bugüngündem
bugün
/
  1. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    her sabah uyandığımda gördüğüm rüyanın anlamına bakarım eğer kötüyse baya güne moralim bozuk başlarım ve hatta rüya içinde kendime şöyle dediğim bile oluyor " aha bak burayı unutma buranın anlamına bak " ya bu normal mi sizce sizde de oluyor mu
  2. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün iş yerine geldiğimde başta garanti olmak üzere akbank ve yapıkredi bankalarından aranmamın ardı arkası kesilmedi. her ay düzenli ödememe rağmen borcum 1 hafta gecikti. borcumu nasıl ödeyeceğimi düşünürken çaresizce oturdum. arabayı elden çıkarmayı düşündüm, telefonu satmayı, değişik hayaller kurdum. intiharın eşiğindeyim desem yeridir. sonra youtube'de gezerken küçük ömer 'in zaman gazetesine verdiği röportaja denk geldim. izledim. izledim. izledim. ağlamamak için zor tuttum kendimi. sonra saldım. çünkü empati kurabildim. sonra dedim ki '' derdimi sikeyim '' daha yaşı 10 bile değilken dünyanın yükünü sırtlamış. onun yanında benim derdim ne ki? sonra uzunuzadıya düşündüm. aklıma kurt düştü, beynimi kemirmeye başladı resmen. kıçı kırık bankalardan aldığım krediyi 1 hafta geciktirince onlar hesap soruyor, ödeme yapmamı yoksa cezalandırılacağımı(icra) kaba bir dille söylüyorlar. aklıma mevlana'nın şu sözleri geldi ; ''gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, , bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz... beri gel, beri ! daha da beri ! niceye şu yol vuruculuk ? mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik... ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.'' . ya allah varsa?. ya çaresizliğimin sebebi bu ise? bilemiyorum belki de sığınacak bir kapı arayışımdandır bu düşüncem. ama ömerin bu videosu beni derinden etkiledi gerçekten. belki de artık inanmanın vakti gelmiş ve bu bana vesile olmuştur. başta dediğim gibi bankalar bana borcum olduğu için hesap soruyorken, ''bana dön ve dua et '' diyen bir yaratıcı neden olmasın. duygularımı tarif edemiyorum, biliyorum ama şu an kurabildiğim cümleler bunlar. sanırım kalbime iman doluyor. değişik bir duygu. inanın kalbim acıyor. hislerimi tarif edemiyorum, ama bir yandan da yanlış ayetler, sureler ve hadisler. ensarlar beynimi kemiriyor. yıllarca yaptığım bilim araştırmaları. okuduğum bir dünya evrim makaleleri. hepsi boşuna mıydı? bu konu hakkında detaylı araştırmalar, bilge insanlardan dersler almaya karar verdim. umarım bugüne kadar yanılmışımdır ve çok geç kalmamışımdır... . . . gelişmeleri editleyeceğim. (bkz: ateizm) edit: imla!
  3. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    az önce arkadaşımla canımız çok sıkıldı ve açıp ateş ve su oynadık, üstüne bi de kapıya ilk kim varacak yarışı yaptık
  4. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çağrı tanerden iğrendiğim kadar kimseden iğrenmedim şu hayatta
  5. -14
    +
    -entiri.verilen_downvote
    itiraf ediyorum, jeyminin gitmesine bu kadar üzülceğimi düşünmemiştim. zalım insan bir hoşça kalın der, allah'a emanet olun der. seni daha akopiyle cumaya yollıcaktım. zalımsın jeymi zalımsın, gelme sakın geri.
  6. -23
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu entryme eksi oy verilmesini istiyorum.
  7. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sayın spor hocam o bisikleti ben kırmıştım ama kızarsın diye demedim
  8. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yüzüme bile bakmıyorsun ama senile aynı havayı solumayı bile köpek gibi özlüyorum
  9. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    biliyor musunuz 18 şubat 1979'da sahra çölüne kar yağmış, şubat 2016 tarihinde de bana...
  10. -1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sen beni tanımazsın severim de söylemem
  11. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ulan çektiğim acının haddi hesabı yok. geçmiyor yani azalmıyor böyle bişey olamaz. delirdim artık napcağımı şaşırdım ankarada olmuyo diyip gele gele karabüke geldim, neden geldim kime geldim bilmiyorum sadece geldim. napcağımı bilmiyorum ulan en zor şey çaresizlikmiş şu yaşta öğrendim bunu da.
  12. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün doğum günüm iki arkadaşım yanımda. güzelde insanın içinde bir burukluk var sözlük. babam hiç bir doğum günümde yanımda olmadı bugün 20. doğum günüm yanımda yok. sıkıntı ne biliyo musunuz? olabilecekken bir önemli günümde yanımda olmaması. kaybeden hep biziz. ama gün gelicek kendi çocuğumun her doğum gününde yanında olucam. ona varlığımı hissettiricem. arkasında biri oluğunu hissettiricem. tek başına güçlü görünmek çok zor be sözlük. onu tek başına bu kadar güçlü yetiştirmicem. en azından yalnızlığı kabul edicek kadar güçlü olmasına izin vermicem asla!
  13. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ergenliğe yeni girdiğim zamanlardı 8. sınıf filan ben tabi deli zamanlar banyoda sabunu deldim onunla mastürbasyon yapıyorum bir gün yemek yiyoruz abim kahkaha atarak geldi bakiin dedi elimde ne var bu çıkardı benim delik sabun amk yerinde o gün almayı unutmuştum yüzüm muzum kızardi tabi babamdan yakında duvarı da deler nidaları annemden olum sen de ne var öyle sözleri o gün bu gündür 19 yaşındayım hala hatırlayıp gulerler burdan askerde olan o güzel abimin amk .
  14. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bağzı şeylerden öyle bıktım ki. uyanır uyanmaz baktığım beyaz tavana karşı sigara yakıp bugünde uyandık amına koyayım diyip üzülüyorum. sonsuz bir uyku istiyorum artık ağzırısız ve sızısız. hayallerimizi yaşayacak kadar güzel değil bu dünya veya dünyamızı güzelleştirecek şeyler gelmedi daha. acaba kaçıncı duraktadır? kaç saatlik yolu kalmıştır gelmeye? aman geç gelmesin hayal turizmin kaptanına söyleyin hızlı getirsin onu. bekleriz en kötü. sahi beklerkende yorulur mu bir insan? sanki banka kuyrunduğayımda bütün banklar dolu bir ben ayaktayım ve o önemde en az 50 kişi varmış gibi bekliyorum. mesai biterse ne yaparız? bir rica etsek 23 yıldır burdayım lütfen bizim hayalleri araya sıkıştırın diye ıstar etsek ve bakoda oturmaktan beli kambur olmuş, gözlüklerinin üstünden bakan, şişman kadın bize olmaz derse biz bu hayalleri hangi bankadan kredi çekelim birader. 3 katlı triplex kartondan evimiz için hayal krediside mi vermezsiniz? ya ben bu hayallerle ortada kaldım be abi napayım? yıkılışlarına bir bir sigara yakıp izleyelim en iyisi
  15. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ilk defa bir insanı o kadar begenmiştim ki, insanı diyorum çünkü güzelliğe vurgu yapmak isteseydin bir kız diye devam ederdim fakat samimi konuşmasıyla içten gülümsemesiyle ve yanındaki arkadaşının bozuk moralini düzeltmek için şapşallaşması derken karşımdaki profil tüm hatlarıyla dürüst,sevecen,mutluğunu bencilce elinde tutmayan paylaşan bir insan vardı karşımda buraya mutlu son yazamayı okadar çok isterdim ki be sözlük ama olmadı ben cesaret edemedim o ise 2 ay sonra bölümden ayrıldı eğer görürseniz benim adıma selam verin çok zor değil zaten bu devirde insan görmek okadar nadirleşti ki yakında fosillerinden petrol çıkmaya başlar
  16. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    daha 4-5 yaşındaydım ve evde çok dolanırdım dolapların içine falan girerdim dolap arkalarındaki halıların yanına girerdim. o dönemlerde de içlerinde hep bembeyaz bi toz bulurdum kendimi çok kötü hissederdim, annem ve babamın uyuşturucu satıcısı olduğunu düşünür annemle babamı polisler alıp götürür diye de bu olaydan hiç kimseye bahsetmezdim. allah affetsin çok salak bi çocukmuşum
  17. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    herkese tedirgin olmayin sinav icin soyle boyle diyorum ama ben hepsinden tedirginim
  18. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    vefasız olmamla bilinirim sözlük, öyle diyorlar yani bende onların yalancısıyım. hep içimden severim pek arayıp sormam kimseyi. onlar bana bir şekilde ulaşırsa da eski günlerdeki gibi çok samimi davranirim araya yıllar girmemiş gibi. yarın 4 yıldır görüşmediğim bi arkadaşımla görüşücez. ayni şehirde olmamıza rağmen kendisine defalarca ulaşmaya çalışmama rağmen, bir türlü bana dönüş yapmamıştı. (sözde bana vefasiz derler) dün bir sürü bahaneler sıralayıp buluşalım falan dedi. kabul ettim. ama bi sor niye? tabi ki o 4 yılın hesabini sorup bi güzel haşlamak için. bide galiba kendisini çok özledim. (bu kısım gizli) ben vefasız biri değilim sözlük.
  19. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    her zaman sığınacak bir liman buldum belki istediğim değildi fakat kıymet bildim.kıymet bilin.
  20. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sevdiğin insanların hayatında,senin sandığın kadar yerinin olmadığını farketmek acıtıyormuş.
  21. -1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    gelmeyeli sözlük kerhaneye dönmüş.
  22. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kendi paramla gaming laptop almak istiyorum.bide sevgiye ihtiyacım var,sarılmak istiyorum.
  23. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    okul açılmadan bir hafta önce dershane başladı (bkz: hızlandırma) orda ortam kurduktan sonra herkese hemşireliği kötüledim şöyle zor böyle zor işte şu üşleri yapıyon bunu yapıyon diye :d hedefi hemşirelik olan çoğu kişi vazgeçti :d burdan hepinizden özür diliyorum aslında atanırsanız gayet kıyak meslek ama o zamanlar hemşirelik düşündüğüm için önüm kapanmasın dedim ehehehe
  24. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    gün, saat, dakikalar önemsizdi. yıldızlar gökyüzünde meçhul yolculuğunu sürdürürken, karşımda güneşe selam veren bir ışık uyandırdı beni. ben karanlıktan çok korkarım ama içimde öylesine bir karanlık vardı ki korkularımı sarıp beni tutuyordu. sen ışık olup çıktığında karşıma hiç takip etmediğim o takvim ve saatler belirdi önüme. bir menekşe kokusunda seni aramak gibiydi senden öncesi öylesi umutsuz çaresiz ama güzel. sen bir anda aydınlattın beni karanlığın içinden tutup çektiğinde anladım ki aslında beni korkutan karanlık değil hiçbir zaman gün doğmayacağını düşünmekmiş. mükemmel hiç bir şey anlatılamaz ben seni içimde beş harf ile taşıyordum. belkide seni sıkıştırmış içimde öyle saklıyordum. sen bana seni sorduğunda gözlerin demeye asla çekinmedim. göremediğin birşeyi sana söyledim "sen kendine hiç burdan baktın mı?" aslında biliyordum bakamayacağını ama sadece sana kelimelerle anlatılamayacak bir şeyden bahsetmek istedim. düşündüm senin inanmadığın ama etkisinde olduğum büyü beni alıp götürüyordu. zat-ı şahane dedim sana ve bir şansım olduğunu bunca zamandır, karanlıkta olmanın tek suçlusu günün geceye dönmesi değil benim sabaha çıkmamam olduğunu sana anlatmak için bir şans istedim. o gün takvim 23 şubat ı gösteriyordu. sabaha kadar uyuyamayıp sonra güneşin kırmızı ışıklarına malup olmuştum. hızlıca kalktım yatağımdan o gün benim güneşim tepenin ardından ilk defa yüzüme gülümseyecekti. nasıl bir duygu bilmiyorum biz küçükken teletabi diye bir çizgi film vardı ordaki güneşi beklemekti. o gün benim beklediğim belirlediğimiz saati bir kaç dakika gecikmesine sebep olan o an beni heyecandan öldürebilirdi. korkuyordum güneş gözümü yakabilir ve battığında güneş hiç doğmaya bilirdi. heyecanımı yenip günümü aydınlatmaya başladığın ilk saniyeler aslında daha önce hiç rahat nefes almadığımı gösteriyordu bana. hafızamdaki silik yüz hatların belirmeli artık seni hatırlamalıydım. her baktığımda kafanı çevirmen sanki benim heyecanımı alıyordu belkide aydınlığa alışma sürecim gerçekten bu olmalıydı. takip etmeye başlağım takvim yarıya kadar kıvrılmış dakikalar hızlıca atıyor. ve artık gün batımı yaklaşıyordu. o gün gözlerimi almadığım güneşim bana göz kırpıyor ve bir daha doğacağım diye haykırıyordu.günler yine geçmeze döndü sonra hergünüm aydınlanıyor beni ışığı şımartıyordu. ve insanoğlu hep kaybetti elde ettikleri onu hep biraz daha fazlası diye kışkırttı. fazlasını istemek hatalara sebep verdi. ama yine güneş gülümsedi. çünkü güneşi de biliyordu ona belki yıldızlar fısıldamıştı belkide ona bakan gözlerim yalvarmıştı ne olur bir daha doğ aydınlat beni diye. doyumsuz varlıklar bu insanoğlu hatalarını görmeyip hep istediler birşeyler aslında istekler bazen karşıdaki kişiyi mükemmel görüşlerindendi. hatalar öyle görünmeye başladı ki gözlerimde geceleri uyursam güneş bir daha aydınlatmayacak beni diye kuruntulara sebep oldu. güneş çarpmıştı beni hatalar, hatalar ve yine hatalar sanki ders almak yerine bir eziyet oluvermiştim. ve bu güneşimi yordu ilk defa kapkara bulutlar çöktü üzerime sonra anladım ki o bulutların ardındaki o ışık olmasa ben birdaha uyanamayacağım kötü bir rüyada tekrar tekrar tekrar düşecek ama asla çakılmayacağım. silmeye çalıştım geçmişi sildim elimden geleni ama olmayacaktı. çünkü artık güneşe bakacak bir gözlüğün vardı. ön yargılar umutsuzluklar ve uykusuzluk diye bir gözlüktü bu. siktir etmişti güneş zaten bir kaç gün yüzünü dönmedi bana doğmadı asla. ama artık güneşi sevebilecek bir hatırası vardı beynimde yüz hattı gülüşü bakışı nefes alışı çay içişi herşeyi kaydetmişti gözlerim ve öyle güzel bir kokusu. bu aslında bir kaçış değildi. bu güneşin hayaliyle ay ışığında aydınlanmaktı. ben haketmiyordum güneşi ona haksızlık edemezdim çekilmem en doğrusu idi çünkü bu gözlüğü kırabilecek tek ben varken kırmak yerine takmayı tercih ettim cezamı çekmem gerek. ya uyanamaz gördüklerimle giderim toprak altına yada bu akşam yordu beni deyip karanlığa. sen bir güneşsin benim gibi onlarcasını aydınlatan ben bir güne bakan bir süre seni selamlayıp dalından kopan. sen var ol çünkü sana ihtiyacı var toprağın çiçeğin hatta karanlığın bile ben giderek sana değil kendime veriyorum cezayı. belkide toprak olacağımı biliyorum en azından diyorum böyle hatıralarla gideyim sonsuza sensizlik değil gidişim seni her gün sevebilmek niyetim. allah a emanet ol. hiç anlaşılmayacak bir ben birde benliğim.
  25. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün öylesine ygs ye girdim hiç çalışmadım aslında işte sınav oldu bitti hava yağmurlu ve de baya bi soğuk dışarıda bissürü aile çocuğunun sınavdan iyi bi şekilde çıkmasını bekliyor umutlu gözlerle ağızlarından çıkacak 2 kelimeye bakıyolar kimbilir sınav parasını içlerinde durumu kötü olsada bi yerden bulup denkleştirip vermişti ama her şeye rağmen fedakarlardı onları görünce içim burkuldu ulan dedim bu güzel insanlara çalışmadım öylesine girdim sınava nasıl dersin onları üzmeye hakkımız var mı dışarda saatlerce bekletmeye heleki soğukta çalışın çalışalım arkadaşlar kendimizi düşünmüyosak bile ailemizin bize olan çabası için bir şeyler yapmak zorundayız
/