bugüngündem
bugün
/
  1. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    lisedeyken master of puppets şarkısının ikinci yarısında başlayan gitar solosunda evlenme teklifi almak gibi bir hayalim vardı shdjdj gerçi hala hoşuma gider o solo beni benden alıyor
  2. -11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    karaktersiz bir insan olduğum doğrudur xd
  3. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kendi işyerimizde 5 yıldır çalışıyorum yaptığım bütün işlerin sonunda senin yaptığın işin aq demekten başka bişey yapmadılar. hayır aq çok bişey istemiyorum bi kere eline sağlık deseler varya o kadar mutlu olucam ki anlatmam ya belki bi itiraf değil ama bi serzeniş be sözlük kardeş
  4. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bi arkadaşın sadece ":)" yazıp yollaması kadar güzel bir şey yok.
  5. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yeni aldığın yemek masasındaki tüm bıçak izlerini yanlışlıkla ben yaptım. üzgünüm anne.
  6. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    döneceğim diyen kimse geri dönmüyor.
  7. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yıprandım ama yıkılmadım diye diye galiba en sonunda yıkıldım. duygular çok garip şeyler. tek bir hareketle üzülebiliyorsanız özellikle benim gibi. elden yapılcak bir şey gelmiyor içinize atıyorsunuz. atıyorsunuz da nereye kadar..
  8. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    nedendir bilmiyorum. arada sırada stalklandığımı hissediyorum ama sonra geçiyor :))
  9. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    babam yarın sevgilisini eve atacak bu yüzden beni postalamaya çalışıyor ağlasam mı gülsem mi bilemedim
  10. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hayat kısa beyler bir an önce ölmeye bakın
  11. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün abdest falan yok tepede mezarlıktan geçmek zorunda kaldım üstüne ıssız bir yerdi ve 8-9 tane köpekten oluşan bir sürü birden karşıma çıkıp kovalayınca söverek turladım mezarlıkta
  12. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    eski kitapları okumayı çok seviyorum. bir kitabın ilk basımları mesela. 1930,1940 yıllarına ait bir sürü kitap var evde. kimisi kütüphaneden kimisi de sahaftan. bazen kitabın kenarlarında notlar oluyor. bunları gördükçe, kitabın eski sahibinin sırlarına ortak oluyormuş gibi hissediyorum. sanki oturup konuşuyormuşuz gibi, bana bir şeyler anlatıyormuş gibi. çok büyük anlamları var kitapların benim için. eski kitaplar söz konusu olunca, bu daha da artıyor. sonuçta, kaç türlü duyguya ortak olup, kaç tane yaşanmışlık barındırıyor kitaplar. bu yüzdendir, en sevmediğim kitabı bile atmam. bir köşede saklarım.
  13. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    fazla düzenli olmaktan bazen nefret ediyorum ..
  14. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    10 yıl kadar önce kuzenim 9 ben 8 yaşındaydık kuzenimin babası vefat etmişti neyse o günden sonra babam kuzeninin yanında dikket et demişti ben de babama çok düşkünümdür her gördüğüm yerde sarılır öperim babamın dediğinden çok kuzenime üzülmüştüm çünkü bir daha babasına sarılamayacaktı. ben hâla onun yanında telefonla konuşurken bile baba diyemiyorum o alıştı ben alışamadım. galiba bu yüzden çok çabuk büyüdük
  15. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bir kaç hafta sonra sevdiğim güzellik, sevgilim hatta hatunum diye sevdiğim insan kafasından ameliyat olacak. kafasında kitle varmış. doktorlar çok zor bir ameliyat olacak diyorlar. inşaallah yaşacak... ama dile kolay yakında tam üç sene olacak. bu en uzun ilişkim benim. beni bataklıktan çıkarıp cevremdeki tüm pisliklerden uzaklaştırdı bu kız ama ölürse ne yaparım bilmiyorum be sözlük... şimdi de whatsapp durumuna ömrüm kısa olabilir bekletme yazmış. kıvırcık ali'nin bir şarkısı var ya o geldi aklıma al ömrümü koy ömrüne diyor ya öyle olsun be sözlük!! çünkü o ölürde ben yaşarsam daha doğru öyle bir hayata yaşamak denirse bitki gibi, ot gibi yaşarım herhalde. allah bana o günleri göstermesin. beni hayata bağlayan insanı benden almasın...
  16. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    deniz gidiyoruz arkadaşla, istnbulds günübirlik ücretli plajlara, yan tarafmzda kaç tane gençler var bunlar suya girdiler sahileden bunlara bakıyoz şakalaşıyolar, nse bunlardan biri boğulma tehlikesi geçirdi sahildeki biz dahil herkes atlayıp çıkardık çoçuğu. bunlar çıktılar denzden tekrar girmek istediler boğulma tehlikesi geçiren ben gelmem defi yanındaki eleman dedi ki, olum 40 lira verdik gerekirse boğuluruz:))
  17. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    az önce hayatımda olan sevdiğim dostlarıma mesaj attım onları sevdiğimi hayatımda oldukları için teşekkür ettiğimi yazdım neden yaptım bilmiyorum. ama kendimi mutlu hissettim sevdiklerinize zor anınızda yanınızda olanlara teşekkür etmek gerek bunu yapmak istedim
  18. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    size de öyle geliyor mu bilmiyorum. aşık olduğun birini unutamıyosun tam olarak. araya mesafeler, zaman, insanlar girse de olmuyo. unuttuğunu düşünüyosun, eski kalp çarpıntıları olmuyo ama ne zaman kendin gibi birini görsen onun yaşadıklarını sen yaşamışsın gibi oluyo. platonik seven her erkek senmişsin, çirkin olduğu için sen sevilmemişsin gibi. bilhassa geceleri o his geliyo. bir film izlerken, dinlediğin bir şarkıdan, okuduğun bir kitaptan ya da sohbet ettiğin bir dosttan duyduğun cümleyle başlıyo herşey. nefes alma da bi zorluk, kalbe bi baskı varmış gibi. ne zaman geçer ki bu his?
  19. -7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    regl regl regl dedim 2 gündür 2 gündür karnım ağrıyor aq allah duydu galiba galiba 2 gündür regl olmuş kadar oldum xd (bkz: tenk yu gad)
  20. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bazen diyorum ulan deneysel ilaçlar için denek falanmı olsam en azından insanlığa yararımız olsun
  21. 10
    +
    -entiri.verilen_downvote
    böyle sevilmek istiyorum mesela bir insan çayımı kahvemi nasıl içtiğimi,en sevdiğim yemeğin ne olduğunu bilsin istiyorum ama bende biliyorum çok şey istiyorum
  22. 11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    11,5 hafta oluyor seni görmeyeli. sesini duymayalı da 10 hafta. daha 2 gün önce 'atlattım' dedim insanlara. 'gidecekti zaten, böyle olacağını ikimiz de biliyorduk.' kimse bir senedir seni sevdiğimi bilmiyordu. söyleyince yüzlerinin aldığı ifade var ya? sen orada gizlisin. sonra kardeşim bildiğim insan her verdiğim sırrı insanlara anlattığı gibi, bunu da sana anlatmış. olayların arasında bir okul çıkışı buluştuk seninle. her gergin olduğundaki gibi tuvaletin gelmişti, ayaklarını sallıyordun. ben tiyatro provamı ektim, sen arkadaşlarını. iki saat kadar konuştuk ve senden nefret etmem gerekirken daha da bağlandım sana. o kadar çok eğlenmiştik ki ikimizin yüzünde de gülümseme vardı ayrılırken. beni ders çalıştırdığın günü hatırlıyor musun? matematik özürlüsüydüm, ezberletene kadar silip silip çözdürmüştün bana soruları. gitmem gerektiğinde de beni arada yaptığın gibi minibüse bindireceğini söyledin. her gelen minibüse bir kulp taktın sonra. 'bu çok yeni, bu çok eski, bu çok dolu, bu çok boş, bu çok mavi....' geç kaldığımı söyleyince bir tanesini beğendin. binmeden önce sarılmak istedim. gözün parladı sanki. ilk ve son defa o gün sarıldın bana. ama yalandan değil, sahici sarıldın dakikalarca. ben ki sarılmayı severim, o güne kadar kimse bana o kadar sıkı sarılmadı. sonra ben 'minibüs kaçtı değil mi?' dedim. sen de gülerek nefesini saçıma verdin. sarılmayı bıraktık ama hala yakınımdaydın. yüzlerimizi inceliyorduk. güldün tekrar. 'tamam son gelene bin!' dedin. kovdum, gitmedin. sadece bir adım uzaklaştın ve binene kadar beni izledin o elektrik direğinin arkasından. vedalaştık. ben bindim. minibüsteki tüm insanlar bize bakıyordu sanki. sandım ki sen de beni sevmeye başladın. öyle hareketlerin vardı ki, kalbimi bir uçurumun kıyısından aşağı yuvarlıyordu. ben her şey iyiye gidiyor diye düşünürken beni bir kez daha reddettin. bu sefer arkadaşınla gönderdin haberi. olsun, ben yine sevdim seni. yine kek istedin benden, yine yaptım. yine tüm hocalar bize laf attı çok yakınız diye. güldük geçtik. şenlik haftası seni son bir kez gördüm. tatile gittin ve geri gelmedin. kavga ettik saçma bir olaydan. sana benim seni sevdiğimi söyleyen arkadaşım aramızı açtı. bir daha telefonlarımı da açmadın. şimdi o arkadaşım senin gideceğini söylüyor. hani okulumun yakınındaki yere gelecektin? ben senin yüzünü iki saniye görebilmek için okul değiştirmedim. sen karadeniz'de üniversiteye gidiyorsun, ben senin anılarının olduğu bir okulda sıkışıp kaldım. atlattım sanmıştım. seni düşünmeyince kolaydı. seni deli gibi özledim. o gün daha uzun sarılmadım diye pişmanım, bize grubun anne-babası yakıştırması yapıldığında senin gülüp benim sinirlendiğim ve gülüşünü daha uzun süre izlemediğim için pişmanım, beni kurs çıkışında beklediğinde sınıftan sana daha uzun süre bakamadığım için pişmanım, seninle daha çok iddiaya girmediğime pişmanım. en çok da seni kime anlatsam nefret ettiği halde, seni sevdiğim için pişmanım. elveda, babamdan sonra, en büyük kırıklığım. bu gece senin için ağlayamıyorum bile.
  23. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ne zaman hayata karşı üst üste lose alsam boğaziçi köprüsüne gidip kendimi newton'ın yasalarına serbest bırakmayı düşünüyorum sözlük.bugün olduğu gibi.ama hayatım film gibi aq devamında ne olcağını merak ediyorum diye metrobüse 1.10 basıp gidemiyorum boğaziçine.umarım senarist ters köşe yapmaz da film olması gerektiği gibi biter
  24. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    rakı lazım rakı daha çok rakı :(
  25. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu sıralar sabahları kız arkadasıma günaydın mesajı atmak için uyanıp mesajdan sonra tekrar uyuyorum allah affetsin kdlcldlxllsdod
/