bugüngündem
bugün
/
  1. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    karşımda ki insan sırf bana alışmasın, iyi bir insan olarak hatırlamasın, onu gizli tuttuğumu özel olarak içimde sakladığımı bilipte bu duyguyu yüreğinden atamayacak gibi olmasın, bana olan duygularını bastırsın, onda bıraktığım etkiyi arayacak duruma gelmesin, yaşamını yeniliklerle sürdürsün, ben olamadigim zaman da ayakta dimdik dursun, ilgimi yeri geldiğinde göz ardı edebilsin, üniversitesine odaklansin, hayatını kurtarsın diye ben yüreğimi köşeye koyup kalpsizmis gibi davrandım. gözlerime bakıp sözlerini yuttugunu gördüm, için gitti, 'ozlemeyecek misin beni, sarıl bari' dediğinde kollarımı kıracak oldum sarılmayayim diye, ağlayacak olduğum o sahnede kahkaha attım karşısında. 'gidemeyeceğim' derken gözleri dolu doluydu abi, 'git artık' dedim abi ama benim içim gitti. 'bana anlat, neyin var' dediğinde 'sussana' diye bağırdıgim oldu bir caddede. o bir cadde boyu yolda 3 kez durdu 4 kez sarıldı 7 kez öptü. bir kalastan farksız durdum karşısında. 'kırdıysam pardon, ben seni güldürmek istedim sadece' dedi o bir cadde boyu yolda. benim gikim çıkmıyordu gene, oysa içimde fırtınalar kopuyordu. neyse abi, 7-8 saat sonra uçağı var. benimle olamadı ama en azından yolu açık olsun bu güzel insanın.
  2. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sırf acı çektiğine inandırmak için kendi kendine aşık olmayı zorlayan insanlar var ve asla aşkı anlayamayacaklar arv.
  3. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yine bir bayram geldi ve yine bir yanım hüzün dolu. bayram sevdiklerimize sarılmaktı ya hani... peki ya sarılamadıklarımız? bu hayatta doya doya sarılamadıklarımız? 1,5 yaşındaki bir yeğen, 7 yaşından beri doyulamamış bir baba, hiç hatırlanmayan ikiz kardeşin..? yine bir bayram daha geldi ve her bayram sarılabildiklerinin kıymeti daha da artıyor.
  4. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sözlükteki ilk bayramım. o kadar mutluyum ki anlatamam. ilkler daima önemlidir benim için. bu koca aileyle, sözlükteki kardeşlerimle, abilerimle ablalarımla... hepinize gönülden sevgiler. iyi bayramlar..
  5. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    akrabalarımdan nefret ediyorum
  6. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    stalka yeni bi soluk getirdim resmen her anından haberim var ama gerçekten umrunda değilim platoniklik bazen çok acı verici olabiliyormuş hakikaten herkese ne kadarsa bana da o kadar malesef bu biraz üzücü
  7. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çünkü sen arkana bakarak koşuyorsun, düşmekten önünü bile göremiyorsun.
  8. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    az evvel word sayfamda tuttuğum, daha önce ilgimi çekmiş bilgilerin bazılarını buraya döktüm. böyle şeyler okumayı, saklamayı seviyorum. paylaşmazsam da bi anlamı olmazdı bunların. arada sırada böyle paylaşımlar yapıcam bundan sonra.
  9. -1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    geri döndüm döndüm dolaştım geri geldim sayın yazarlar
  10. -1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sinirim yatıştıktan sonra yaptığım, söylediğim, düşündüğüm her şeyden ama her şeyden pişman oluyorum. haklı da olsam değişmiyor. böyle tam göğsüme bir ağırlık çöküyor. keşke biraz olsun kendime hakim olmanın yolunu bulabilsem. keşke.
  11. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    658 gün oldu benden gideli, tekrar gelmesi için çok uğraştım her fırsatı değerlendirdim ama olmadı bırakın arayıp sormayı attığım mesajlara dahi cevap vermezdi. sonra bi gün akşam hiç beklemediğim bi anda mesaj attı hal hatır sormak için yazdım sadece dedi inanın bu bile yetmişti bana sonra ara sıra sende yaz dedi merak etme dedim bitti konuşma orada aradan 2 ay falan geçti 3 gün önce gece yarısı arkadaşımla konuşurken birden konusu açıldı mesaj at falan diye gaza getirdi beni ben de aklına uyup attım tabi sabaha karşı cevap vermiş uyandığımda yazdım tekrar ve bana son cümlesi 'benden sana yar olmaz beni bekleme arama sorma yazma hiçbir şekilde git seni seven insanları al hayatına ve beni unut' oldu. kanım çekildi diyecek hiçbir şey bulamadım, hiç ah etmemiştim şu zamana kadar ama ilk defa ağlaya ağlaya ettim. umarım bir daha yüzün gülmez, vicdan azabından yaşayamaz hale gelirsin
  12. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ben görünmezim.
  13. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    on yaşında bir muhabbet kuşum var her gece yatmadan önce ona kitap okuyorum ve çok konuşan bir kuş olmasına rağmen saatlerce hiç ses çıkarmadan gözlerini kapatıp beni dinliyor sol omuzumda. bazen de başını yanağıma yaslıyor bu mükemmel bir duygu ve küçük dinleyicimin bu güzel hareketi her zaman bana kendimi önemli hissettiriyor sanırım o benim hayattaki küçük şeylerle mutlu oluşum.
  14. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    Tipitip'i burnu uzun diye karadenizli zannederdim ->
  15. 13
    +
    -entiri.verilen_downvote
    piskolojik sorunlarım var
  16. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bakın size hayatımda en huzurlu hissettiğim yeri hayalimi anlatayım küçük köy de bir ev iki katlı tam meydan da tüm tepeler gözünün önünde , önünde yemyeşil bahçe, önü kocaman avlu, arkası tarla, biraz yukarıda göl; karşısı kavaklar, yanı çamlık, önünden dere geçiyor şırıl şırıl arada bir kurbağalar firar ediyor, ev de yürürken yere bastığında o ahşap gıcırtısı bile huzur veriyor evin tavanında iğde yaprakları asılı taştan örülmüş duvarlar da emeklerin izi var bir pencereden bakıyorsun camı açınca üzüm salkımları odaya giriyor davetsizce onları bal arılarıyla paylaşıyorsun, bir pencereden mezarlık gözüküyor mesela ölümü hatırlatışı bile güzel akşama kadar bahçelerdesin sonra biraz gökyüzü kızıllanınca yak semaveri otur cevizin gölgesinde ama ellerin toprakla uğraşmaktan yorulmuş olsun en alttaki cevizlerden düşsün kafana arada acıtmaz sonra meydandan geçen kim olursa olsun o kopkoyu demli ve bir o kadar tatlı çayından içmeden geçmesin sırtında tırpan elinde el arabası bahçelerinden gelen insanlar tatlı muhabbetinde soluklansınlar , komşunun köpeği gelsin başını okşa merhametini hatırla kavaklardan binbir çeşit rengarenk kuş uçsun gözlerini kapat sadece cıvıltıları dinle evin taştan duvarlarının arasına yuva yapan serçelere ekmek kırıntıları bırak, arada baykuş evin bacasından içeri düşsün her seferinde sana ben bacadan girme demiyor muyum diye kız , havası mutluluk , suyu huzur, toprağı bambaşka bir yer olsun ama bu şehirde bize kalan egzoz dumanlarına bürünmüş kapkara ve samimiyetsiz havayı solumayalım artık mesela
  17. 11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hayatım boyunca ne bayram harçlığı toplayabildim ne de bayramlık aldırabildim .
  18. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    telefonumu sıfırladım ve yazılım güncellemesini yaptım düzelsin diye iyice bok ettim amk bu sefer daha kötü oldu
  19. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    psikolojik tedavi görmem gerekiyor biliyorum ama kabul etmiyorum
  20. 14
    +
    -entiri.verilen_downvote
    4 veya 5 yaşındaydım spagettiyle ilk tanışmam. hüüp diye çekiyordum teker teker. sonra bi çektim genzime kaçtı ama nasıl kaşındırıyo bi hapşurdum burnumdan çıktı. o gündür spagettiye tövbeliyim
  21. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yaşadığım her şey yüzünden içimde gezinen ağlama dürtüsünü zor zaptediyordum ve bunlara ağlamak yerine sebepsizce ağlamak istedim. yaptıklarım yüzümden değil, eğer onlar yüzünden ağlamaya başlarsam kendimi durduramam bile. çare olarak kendime meşgale buldum, açtım efkar dolu bir playlist ve bol soğanlı kısır yaptım. şey belki sevmedim yaptığım kısırı ama halbuki en sevdiğim gibi olmuştu, biraz büyük doğranmış, bol limon soslu. asıl bahanem sebepsizce ağlamaktı ve iyi de geldi. bundan sonra ağlamak istediğimde kısır yaparım galiba.
  22. 18
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sırf istediği gibi hukuk okuyup kaymakam olmayacağımı söyledim diye akrabaların yanında azarlayıp bağırdı bu gün sevgili babacığım. sanki o bağırınca birden bire istediği olacakmış gibi davranması komik. sanki kuzenlerime 'kızım' diye hitap edip benim yüzüme bakmayınca içimde birden bire istediğini yapmak gibi bir dürtü oluşacağını sanması komik. kendisi baba mesleğini istese de devam ettirememiş. şimdi acısını benden çıkartıyor, dedemin izinden gitmemi istiyor. mimar olacağım dediğimde 'sen yapamazsın ki. sayısal zeka yok sende. beceriksizsin. pişman olursun.' diye azarlaması gözümün önünden gitmiyor sözlük. benim istediğim zaman, inatlaştığım zaman yapamayacağım şey olmadığını bilir oysaki. ve ben hiçbir dersi dinlemeyip çalışmadan sınavlardan geçiyorsam, çalışınca yapabileceğimi bilmemesi komik. 'bir ton laf edip yıllardır görmediğim arkabaların yanında beni azarlayınca, beni aşağılayıp kuzenlerime öz kızınmış gibi davranınca eline ne geçti? sen şımarık insanlardan nefret edersin baba, neden o kıza canım kızım deyip öptün? neden bayramını bizimle geçirmek istediğini söyleyip bizi annenlere bırakıp sevgilinin yanına gittin?' diye hesap sormak istiyorum sözlük. 'biraz toparladığım yaralarıma bıçağı saplamaya devam ediyorsun. bunu bana neden yapıyorsun baba? sen mi göremiyorsun kırıldığımı yoksa ben mi gösteremiyorum sana? benimle dalga geçen ailene malzeme vermek hoşuna mı gidiyor? ayda bin lira verip baba olduğunu iddia ettiğin gerçeğini bildiklerini biliyorsun, ben miyim suçlu olan?' ağzımı açarsam susamam sözlük. susamazsam herkesin kırılmasına neden olacak şeyler söylerim. yani en azından vicdan sahibi olan herkesin. ve babacığım, bana bu gün bir kere daha yokluğunu gösterdiğin için teşekkür ederim. meselenin sadece meslek seçimi olmadığını biliyorsun. mesele senin aile seçimlerin. biz zaman geçirmek için sana yalvarırken işini bahane ettin. umarım birkaç saat sonra ülke sınırları dışına çıkacağın sevgilinin yiğenleri ailene uyum sağlar. onları benden daha çok sevdiğini ve beni onlara benzetmeye çalıştığını biliyorum. babacığım mesele seni bu gün tamamen bitirmem, kalbimdeki odanı kiraya vermemdi. belki kiradan gelecek sevgiyle senin açtığın yaraları birazcık sararım, ne dersin?
  23. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kendi ördüğüm duvarlara hapsoldum.
  24. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    babaların da var rüyaları, unutma.
  25. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yollarını ezberlediğiniz bir yolculuk o kadar keyif verir ki insana. mesela gözünüzü kapattığınızda dönülen virajlardan nerede olduğunuzu bilebilirsiniz. her zamanki köşesinde incir satan amcaya el sallarsınız. tek başına salınan ağaca ben geldim dersiniz. baktığınız boşlukta kaç saat kaç dakika kaldığınızı bilebilirsiniz. bazen hiç bitmesin istersiniz bazen de hemencecik kısalıversin istersiniz. hele de gittiğiniz yerde bekleyeniniz varsa. sürekli arayıp mesaj atarak sizi taciz ederler. her rüzgar güllerini gördüğünüzde sayısını bilmenize rağmen tekrar sayarsanız. çocuk gibi eğlenirsiniz. bu sefer kulaklığımı unutmuşum. 17 senedir kaçırdığım ayrıntıları tekrar tekrar beynime kazımak için inceliyorum yolu. bu yollar benim çocukluğum. bu yollar benim.
/