Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("devriksekiz") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

    ... diger entiriler (142) ...
  • 4
    +4
    -0

    link

    ne diyeceğimi bilemiyorum. böyle bir şeye hazırlıklı olunabilir miydi emin değilim ama çok hazırlıksız yakalandım şurada dediğin ve değindiğin her şeye.

    kendimle konuşuyormuş gibi hissettiğim de oldu, yeni keşfettiğim ilkel kabilenin geleneklerini mercek altına alan bir belgeselci gibi hissettiğim de oldu. hem çok tanıdık, hem ilk defa şahit olduğum ve çözülmeyi bekleyen bir denklem gibiydi dediklerin.

    bu zıt her iki durumdan da büyük keyif aldım. ama enteresan bir şekilde yüzüme çarpan bazı gerçeklerin keyif vermekle alakasının olmadığını, hatta tabiri caizse tat kaçıran şeyler olduğunun bilincindeydim. fakat buna rağmen keyif aldım.

    belki de sonunda bazı içsel meselelerin tercüme edildiğini görmemden dolayı mutlu olmuşumdur? ya da acıya katlanma pahasına yaralarını teşhis etmeye ve kendisini tedavi etmeye çalışan bir adamın çabası bana da umut vermiştir?

    "yalnız olmadığımı hissettim." gibi bir klişe iliştirmek istemiyorum buraya. -çünkü çok da samimi bulduğum bir kelam değildir bu. sen içinde o kadar meseleyle çebelleşirsin. onca fikir ve duyguyla güreş tutarsın. galip geldiğin an, tam birincilik kürsüsüne çıkacağın sırada biri gelir bu lafı eder, seninle aynı yollardan geçtiğini iddia ederek, direkt olarak söylemese de esasen birincilik kürsüsüne ortak olduğunu ima eder.. senin verdiğin emekten nemalanmak değildir bu. çok daha başka bir şeydir. ayrıca yalnızlık hiçbir şekilde dağılmayacak kadar sağlam bir durum. o yüzden demiyorum o lafı.-

    ama şunu gönül rahatlığıyla diyebilirim; kendini arındırmaya çalışan zihinlerin ve ruhların bu tarz iç döküşlerini çokça seviyorum. benim de zaman zaman yaptığım/yapmaya çalıştığım bir şeydir bu.

    ve şuna inanıyorum; her iç döküş, bir defaya mahsustur. o yüzden diyorum; yalnızlık aslında aynı şeyleri hissettiğimizde ve düşündüğümüzde bile dağılmaz. sen yarın şu yaptığın iç döküşün aynısını yapamazsın. keza ben de çoğu dediğine katılmama rağmen şu yazdıklarına değinmeye kalksam, iskeleti aynı olsa bile bambaşka bir yazı çıkartırım ortaya.

    ilave olarak; okurken neredeyse her bir dediğinin üzerine diyecek şeyler birikti içimde. bazıları destekleyen, bazıları muhalif olan cinsten. diyebileceklerim, dediklerinle aynı kan grubundan. fakat hazır sen durulmuşken, hiç de o konuları gündemine getiresim yok. çok yorulmuşsun, başlamışken devamını getir istirahatinin.

    hem bende birikenler bende kalsın şimdilik. kim bilir belki bir gün, bir zaman ben de kendi içimde onların hakkından gelirim ve zafer gösterisi olarak bir kalem saplarım göğsüme. akıtırım ne var ne yoksa ulu ortaya. belki o zaman alenen belli eder kendini dediklerinle diyeceklerim arasındaki mutabakat.

    neyse. lafı uzatmayı esasında severim. ama lafı, lafı zaten çoktan uzattığımın farkına varlıktan sonra uzatmayı hiç sevmem. az önce bi' neyi, ne kadar yazdığıma bakayım dedim, bakmaz olaydım.. baya baya nick altını kirletiyorum şu an. bunun için de peşinen kusuruma bakmamanı rica ediyorum..

    hiç zafer ekin karabay okudun mu bilmiyorum ama bir göz atmanı tavsiye ederim. -hemen değil ama, daha sonrası için tabi.- bunu da şu yüzden belirtmek istedim; malum yazını okurken karabay'ın bazı dizelerini mırıldanırken buldum kendimi.

    ayrıntı: (bkz: #2303531)

    not: kalemine ve zihnine sağlık.. henüz direkt olarak adam akıllı bir sohbetimiz dahi olmamasına rağmen, görüşlerine şahit olmaktan her zaman büyük keyif aldığım nadide insanlardansın. -aslında sözlükteki x yazarı, sözlükteki y yazar, x'in günlük hayattaki arkadaşlarından daha iyi tanıyor olabilir.. çünkü şekil a'da da olduğu gibi fikir üretme, yorum getirme gibi olayları burada azımsanmayacak seviyede gerçekleştiriyoruz. hatta belki de günlük hayatta yaptığımızdan daha verimli yapıyoruz? birbirimizin zihin yapısına çokça şahit oluyoruz. ve mesela ben günlük hayatta bazen inanılmaz kapalı kutuyumdur. beni tüm anonimliğime rağmen günlük hayattaki arkadaşlarımdan daha iyi tanıyor olabilirsiniz yani. tabi buraya girerken samimiyetsiz yapay bir maske takmadığım takdirde geçerli bu dediğim.- her şey gönlünce olsun. sadece söylemek istedim..

    "yazık, şairler kadar cesur değilim
    çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
    gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor."

    3 e ebenizin amı ama. insan okucak bunları - a shih na 06 Mart 2019 09:27
    1 hajsdghashj bkz: doktor bu ne - louis froziel 06 Mart 2019 14:22
    error. - anahtar 06 Mart 2019 19:23
  • ... diger entiriler (142) ...