Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("sözlük yazarlarının en çok pişman olduğu şeyler") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

    ... diger entiriler (71) ...
  • 2
    +3
    -1

    ben ve tabularım... 18 yaşıma kadar bunlarla büyümüştüm. önümde herkese karşı katlarca örülü duvarlarım, hiçkimseyi yaklaştırmamam ve ulaşılamazlığımla tanındım hep.

    bir gün, bir insanla tanıştım. i̇lk tanıştığım anda hayatımda hiç hissetmediğim bir enerji aldım ondan ve ilk defa birine karşı savunmasızdım. daha sesini bile duymamış, fotoğrafını bile görmemiştim, bana kurduğu tek bir cümlesi yetmişti. garipti, çok garipti...

    o gün dedim kendime, bir şey olacak ama ne?hayırlısı olsun... zamana bıraktım her şey aşırı karmaşıklıktan dümdüz hale geçiyordu ve sonra düz halden karmaşıklığa. arap saçına dönen olaylar bir anda tüm açıklığıyla önüme çıkıyordu, darmaduman oldum. yavaş yavaş bir şeyler oldu, duygularım alevlenmeye başlıyordu ve ben karşı gelemiyordum. bunca seneki yaşamıma rağmen, ben savunmasızdım. büyüdüğüm ve geliştiğim ortam görülüp gerçek hayatta tanınsaydım çok daha iyi anlaşılırdı bu cümlelerim.

    bir zaman sonra fark ettim çekemiyorum kendimi, kurtulamıyorum, bağlanmışım, tutulmuşum... ben aşık olmuşum. aşka inanmayan binlerce kez laf eden, yaklaşan herkesi uzaklaştıran, kapalı ve gizemli bir sandık şeklindeki ben, eski ben değilim. ben ben değilim, bana bir şeyler olmuş ve kendimi tanıyamıyorum. kendime kızıyorum, anlayamıyorum, anlatamıyorum, ağlıyorum ve susamıyorum...

    gel gelelim allah sesimizi duydu şükrettim, her günümde daha çok dua ettim bir şekilde benim sevdiceğim oldu bu güzel insan. daha iyi tanıdım, tanıdıkça daha çok sevdim, sevdikçe daha çok bağlandım, bağlandıkça daha çok şükrettim, şükretmemi sağlattığı benim en mükemmel varlığa yani 'o'na daha da yakın olmamı sağladığı için daha da aşık oldum.

    eh malum (bkz: uzak mesafe ilişkisi) ... ve sevdiceğim dikkat çekiyor biraz maalesef... tek tesellim yaklaştırmıyor yanına birilerini ama gelmek isteyenler bir şekilde ulaşmaya çalışıyor. ve aşırı kıskancım. kötü bir özellik, daha kötüsü ise kıskançlığımı bağırarak, trip atarak geçirmiyorum. kendimi yiyip bitiriyorum sadece, delicesine üzülüyorum... bazen gözlerimden yaşlar çıkmıyor bir süre sonra, öyle söyleyeyim. zaman geçiyor ve gün geçtikçe uzağımda olması daha da zor geliyor. zaman geçtikçe daha çok seviyorum ve daha çok vakit geçirmek istiyorum. sırf beden için değil de ruhani sevdaya düştüğümüz için mutluyum, allah nazardan esirgesin. bunların yanında, ben bir kızım ve ister istemez daha çok ilgi bekliyorum. o yazamasa arayamasa bile bazen unutulduğumu hissetsem bile dayanamıyorum ve bir şekilde ulaşmaya çalışıyorum. gurur dedikleri şey var ya hani, o bende yok arkadaşlar. ya da bu konumda olan hiçkimsede yok, bilmiyorum. ve ben bu adama cidden tutuldum, evlenmek istediğim kişi. birlikte olup dünyayı daha da yaşanabilir hale getirmek istediğim kişi. dünyamı birleştirip, yanından hiç ayrılmak istemediğim, hayatımı adamak istediğim kişi. allah herkese böylesine sevgi nasip eylesin, biz de içinde olmak üzere herkesi sevdiğine kavuştursun, amin...

    şöyle bir sorun var ki, duygularımı aşırı yoğun yaşıyorum ve kendimi bu kadar yıpratmaktan çok yoruldum. her olay bir yana da bu gönül meseleleri insana kafayı yedirtiyor.

    en büyük pişmanlığım aşık olmak diyemem, aşk acı veren en tatlı şeydir bence. ama keşke diyorum, insan karşısındakiyle duygu yoğunluğu ve yansıtma bakımından denk düşse...

    anlayacağınız değiştirmeme imkan olmayan bir hal içerisindeyim, sevgi duygusunun yoğunluğu. küçüklüğümden beri sevgim çok kuvvetlidir, asla kin güdemiyorum ve fazla affediciyim, hep alttan alıyorum. bu sefer yapmayacağım diyip her seferinde yeniden yapıyorum. durduramıyorum kendimi, bu da bir yerden sonra "saflık/ kerizlik" diye tabir edilen duruma dönüşüyor. sözlerine çok güvendiğim bir büyüğüm demişti, merhamet ve sevgi duygunun ileri seviye olmasından dolayı böylesin sen diye.

    sevgi dedim ya, işte o sevginin en can yakıcı noktası ileri boyuta taşınıp aşık olma durumuna gelmesi.

    aşk acıtıyor, çok acıtıyor. karşımdakinden daha fazla değer vermem(en azından bu şekilde hissetmem) ve kendime engel olamamam çok canımı yakıyor... keşke elimde imkan olsaydı biraz daha rahat ve umursamaz olabilmem için.

    keşke diyorum daha az sevebilseydim. daha doğrusu şöyle söyleyeyim; kendime sağlık problemleri yaşatacak kadar sevmeden durdurabilseydim kendimi.

    anlayacağınız, sevgi duygumu kontrol edememek benim en büyük pişmanlığım, gençliğimin baharındayken 70 yaşındaki insanın yükünü çekiyor gibi olmak, kendimi ileri seviyede hırpalamak.

    sevin arkadaşlar çok sevin, aşık olun ama dozunda, ben yapamıyorum kaçırıyorum o dozu inşallah hayati tehlike yaratmaz bir gün, bari siz yapın...

    edit: çok uzun olmuş, okuyan olursa teşekkürlerimi iletiyorum.

    o 3.kişilere beddua etmek istiyorum. umarım bir şekilde karşılık bulursun acımaz daha fazla canın, kendim gibi olanları gördükçe daha da üzülüyorum - rosia 26 Mart 2017 01:37
  • ... diger entiriler (71) ...