Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("nazım hikmet ran") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 25
    +26
    -1

    fikirleri yüzünden çok çekmiş romantik devrimci büyük üstat. türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısıdır, şiirleri elliden fazla dile çevrilmiştir. en sevdiğim şiiri hoşgeldin kadınımdır.

  • 36
    +37
    -1

    lades şiiri efsanedir.

    "dün akşam dedim şen sevgiliye;
    seninle lades tutuşalım diye.
    imalı bir eda katıp sesine,
    sevgili dedi ki; "söyle nesine?".
    dedim aldatırsam ben seni,
    öpeyim bir kez beyaz enseni,
    aldanırsam üç gün yüzüme bakma,
    saçını önümde çözüp bırakma,
    görelim yenecek diye kim kimi,
    güldü; kabul etti bu teklifimi...
    sevgilinin dalgınlığı benden de derin,
    otururken kuş tüyü ipek minderin
    bir ucunda o, bir ucunda ben
    başımız önde düşünüyorken
    ne hile bulalım diye yarına
    sevgili saçını omuzlarına dökerek dedi ki;
    "al tara saçımı, bir tel incitmeden!"
    ben oyunu, ladesi değil,
    tüm benliğimi unuttum bir an
    o'nun bu beklenmeyen iltifatından
    daha tarağa elim gitmeden
    "lades!" dedi, yerinden fırlayarak,
    düştü, parçalandı yerde fildişi tarak."

    bu şiirini duyduğum gün içim acımıştı. şiirin nazım hikmet'e ait olması, nazım hikmet'in ise hiçbir yere ait olmaması, en önemlisi de hasbehas türk olmasına karşın sırf siyasi düşüncesinden dolayı vatandaşlıktan çıkarılmış olması içimi acıtmıştı.

    (bkz: lades)

  • 21
    +23
    -2

    Otobiyografi şiiri şu şekildedir;

    1902'de doğdum
    Doğduğum şehre dönmedim bir daha
    Geriye dönmeyi sevmem
    Üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
    On dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
    Kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
    Ve on dördümden beri şairlik ederim.

    Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
    Ben ayrılıkların
    Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
    Ben hasretlerin

    Hapislerde de yattım büyük otellerde de
    Açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
    Otuzumda asılmamı istediler
    Kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
    Verdiler de
    Otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
    Elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

    Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'te
    961'de ziyaret ettiğim Anıtkabri kitaplarıdır

    Partimden koparmaya yeltendiler beni
    Sökmedi
    Yıkılan putların altında da ezilmedim
    951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
    52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

    Sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
    Şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
    Aldattım kadınlarımı
    Konuşmadım arkasından dostlarımın

    İçtim ama akşamcı olmadım
    Hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

    Başkasının hesabına utandım yalan söyledim
    Yalan söyledim başkasını üzmemek için
    Ama durup dururken de yalan söyledim

    Bindim trene uçağa otomobile
    Çoğunluk binemiyor
    Operaya gittim
    Çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
    Çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
    Camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
    Ama kahve falıma baktırdığım oldu

    Yazılarım otuz kırk dilde basılır
    Türkiye'mde Türkçemle yasak

    Kansere yakalanmadım daha
    Yakalanmam da şart değil
    Başbakan filan olacağım yok
    Meraklısı da değilim bu işin
    Bir de harbe girmedim
    Sığınaklara da inmedim gece yarıları
    Yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
    Ama sevdalandım altmışıma yakın
    Sözün kısası yoldaşlar
    Bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
    İnsanca yaşadım diyebilirim
    ve daha ne kadar yaşarım
    Başımdan neler geçer daha
    kim bilir.

    (11 Eylül 1961-Berlin)

    çok harika yav - arsiz yogurtcu 12 Kasım 2016 04:21
  • 29
    +30
    -1

    Ölenler dövüşerek öldüler,Güneşe gömüldüler
    Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
    Akın var
    Güneşe akın
    Güneşi zaptedeceğiz
    Güneşin zaptı yakın

  • 6
    +7
    -1

    Bizi esir ettiler,
    bizi hapse attılar :
    beni duvarların içinde,
    seni duvarların dışında.
    Ufak iş bizimkisi.
    Asıl en kötüsü : bilerek, bilmeyerek
    hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması...
    İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
    namuslu, çalışkan, iyi insanlar
    ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık...

  • 15
    +16
    -1

    çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    seyir defterini başkası yazsın.
    çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    beni o limana çıkaramazsın.

    doğru söylüyorsun ben de öyle biliyorum da o ara ne düşünerek buraya yazmışım ben de anlamadım çok olmuş yazalı. - candanadam 14 Nisan 2017 23:51
  • 3
    +4
    -1

    yaşamaya dair şiirinin üstüne tanımam. en güzel şiirleri henüz vakit varken gülüm kitabındadır. çok büyük bir şairdir. ustanın ustasıdır. böylesi bir daha belki doğacaktır belki doğmayacaktır. kendisini bu sene henüz doğru dürüst tanıma şansım oldu. bunca zamandır kafam neredeymiş ben de bilmiyorum.

  • 17
    +17
    -0


    küsmek nedir bilir misin?
    küsmek dürüstlüktür...
    çocukçadır ve ondan dolayı saftır.
    yalansızdır.
    küsmek ; seni seviyorumdur.
    vazgeçememektir.
    beni anlatır küsmek
    kızdım ama hala buradayımdır , gitmiyorumdur , gidemiyorumdur
    küsmek ; nazlanmaktır , yakın bulmaktır , benim için değerlisindir
    küsmek ; sevdiğini söyle demektir
    hadi anla demektir
    küsmek ; umuttur , acabaları bitirmektir , emin olmaktır

    yani, diyeceğim o ki :
    ben sana küstüm!

  • 11
    +11
    -0

    Delikanlım!.
    İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin.
    Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
    Delikanlım!.
    Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
    Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir.
    Delikanlım!.
    Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin, ya da bir darağacında can vereceksin.
    İyi bak yıldızlara onları göremezsin belki bir daha...
    Delikanlım!.
    tuncel kurtiz'in sesinden

    seslerini benok benzetiyorum ikisinin aylardır dinlemekten bıkmadığım şiir - çılgın att 28 Mart 2017 03:05
  • 4
    +4
    -0

    insanları seviyorum kavgamı seviyorum,seni seviyorum sevgilim sen kavgamın içinde bir insansın seni seviyorum

  • 4
    +4
    -0

    reddediyorum, entry belki tasinir ama yillardir kendisini bir dost, bir agabey olarak gorurum ve kendisi benim icin nazim'dir sadece ve bu basligi tercih ettim digeri varken. bu ise onunla olan konusmalarimdan biri, sadece yazmak ihtiyaci hissettim.

    dostum nazim, bir dizeni acip okumayali haftalar oldu ve 2 kelam da yazamaz oldum ard arda. ufak insanlarin kucuk cikarlarina alet oldum galiba. dert degil, halledilebilir seyler de biraz yoruldum be kardeslik. bizim cocuklari bilirsin, gorusemiyoruz onlarla. kimi varsa kaybettim yakinlarimdan. elimden ucup gidiyorlar, hep iki adim arkalarindan gidiyorum ve agirliktan farksizim onlar icin. dun gece kotu bir insan oldum, telafisi mumkun olmayan gunahlar edindim. nazim, beni cok erken kirlettiler. saatlerdir bir saga bir sola donuyorum, solumun sizisina uyuyamaz oldum. anlatsam da ne derman olabilecek var ne de anlayabilecek. senin kitabin var ya biliyorsun, sayfalarin arasinda sakladigimdan cok korkuyorum. sanirim yakinlarda bir kavgaya girecegim ama endisem yok. hem biz ne zaman kactik be dostum kavgadan, bizim derdimiz dayak yemekten cok baskasini haksiz alt etmemek degil mi zaten? uzun lafin kisasi benim bir donup gonlume bakmama, bi memleketi ziyaret etmeye ihtiyacim var. bilirim ne denli seversin bizim oralari, senin icin de basacagim topragina. saglicakla kal kadim dostum, senin umudun beni hala ayakta tutan. selam olsun guzel insanlara.

  • 4
    +6
    -2

    ya sana zulmedenin amina koyayim be abi. senin yerine ben yatsaydim be abi. ah ulan buram buram umut, ah ulan buram buram yasamak kokan bu adam avlulardan, parmakliklar arasindan gordu gun isigini.

  • 3
    +4
    -1

    ne zaman dara dusse gonlum aliyorum nazimi karsima anlatiyorum olani biteni. cok dusunmuyorum, bunca tutsaklik yeter bir de zihnimin dar, rutubetli, ve yer yer gunes goren koridorlarinda daha cok heba olmasin diye. hapsedecegime konusuyorum. kendisine hala cok darginim, benden once yasayip benden once oldugu icin. olsun be, sen benim dogdugum topraga siirini yazdin mi, sen benim cocukken gectigim sokaklardan gectin mi? hepsini bir bir yaptin, daha ne isterim ben senden? sen benim yoldasim, arkadasim, kardasim. ben bildim de anlatamadim kiymetini.

    sag ol hocam. kendisinin bende yeri ayridir. - deli ibo 13 Şubat 2016 06:16
  • 3
    +4
    -1

    bursa cezaevinde iken cezalı olan mahkumlardan (bkz: antep canavarı)'na su verip sigarasını ikram etmiştir.
    ceza olarak kanalizasyon temizlemek zorunda olan bu mahkumlar su isteseler de kimse yönetimi karşısına alıp bir tas su vermemiştir.
    o sırada uzun boylu,renkli gözlü bir adam gelerek onlara bir sürahi su verip üstüne cebindeki sigara paketinden bir iki dal kendine ayırıp o cezalı mahkumlara vermiş ve arkasını dönüp gitmiştir.
    o gittikten sonra antep canavarımı abdullah dayı arkadaşlarına "kim bu babayiğit allah razı olsun" diye sormuş ve karşılığında,
    o yazar,
    o şair,
    o komünist,
    o vatan haini,
    nazım hikmet demiştir.
    bunu duyan dayı o lafları söyleyeni boğazlamışsa da elinden almışlardır.

  • 5
    +5
    -0

    nazım hikmet- isimsiz şiirler-1962
    yaşım altmış
    on dokuzumdan beri bir düş görürüm
    yağmur çamur yaz kış
    uykuda uyanık
    takılmış düşümün peşine yürürüm.
    neleri alıp götürmedi benden ayrılık;
    kilometrelerle umut, tonlarla keder,
    taradığım saçlar, sıktığım eller.
    bir düşümle ayrılmadık.
    avrupa'yı, asya'yı, afrika'yı düşümle dolaştım
    bir amerikanlar vize vermediler
    denizlerden, dağlardan, çöllerden çok adamları sevdim, adamlara şaştım.
    mapusanelerde ışığıydı hürriyetimin
    ekmeğimin katığıydı sürgünde
    her biten akşamdaydı, her başlayan günde :
    ulu kurtuluş düşü memleketimin.

  • bu baslıgın altında volkan konak'ı görünce okumadan bastım eksiyi. - deli ibo 24 Mart 2016 02:33
  • 2
    +3
    -1

    trabzondan bir motor açılıyor
    sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
    motoru taşlıyorlar
    son perdeye başlıyorlar!
    burjuva kemal'in omuzuna binmiş
    kemal kumandanın kordonuna
    kumandan kahyanın cebine inmiş
    kahya adamlarının donuna
    uluyorlar

    hav... hav... hak... tü

  • 8
    +8
    -0

    seni sevmek güzel şey,
    seni sevmek ümitli şey.
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
    fakat ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil
    şarkı söylemek istiyorum.