Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 12
    +12
    -0

    "yetişkinlere paylaşmayı öğretme.
    fakirler ağaç altında 50 gram zeytin yerken, zenginler para, para, para diye birbirlerini yesinler."

    dedemin bakkalı

  • 11
    +11
    -0

    "belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur,sana çay pişirmek gibi. ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca. tahtalar gıcırdar. hayır,zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini.
    sonra ne yaparım? uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım.
    artık ne olacaksa olsun istiyorum."
    oğuz atay- tehlikeli oyunlar

  • 3
    +3
    -0

    gururun ağır bastığı yerde, diğer tüm duyguların yerle bir olması kaçınılmaz belki.
    ama şöyle bir yokla kendini. şu andaki zafer sarhoşluğundan sıyrıldığında da böyle gülebilecek misin?
    bu tür savaşımların kazananı olmayacağını bilmen gerek.
    ''yıkılmışlıkta, senin de ondan eksik kalır yanın var mı?''

  • 3
    +3
    -0

    ah şu sizin boktan, ucuz, vasat, değersiz, kokuşmuş ilişkileriniz... sonunda beni öldürecek! zaten bir insan, başka bir insanı ne kadar çok sevebilir ki. "kendimden daha çok seviyorum seni."
    hassiktir lan ordan!
    hiç kimse, bir başkasını kendinden fazla sevemez! "seviyorum" diyen de kendine değer vermeyen, sefil, adi piçin önde gidenidir. işte o kadar!

    mesud topal - şehrin sancısı

  • 1
    +1
    -0

    hz yusuf'u (as) bilir misiniz? yusuf (as) hayatının son evresinde, mısır'a '' aziz'' oluyor, kardeşleriyle çok mutlu anlar yaşıyor.
    peki ben şunu soruyorum: hayatının son döneminde çok mutlu anlar yaşayan yusuf (as) bu kadar mutlu anlar yaşarken neden ölümü istedi?
    çünkü ölüm bir yokluk değildir. tırtılın kelebek oluşudur. (bkz: aşk beş vakittir )

  • 1
    +1
    -0

    tamamıyla ciddi olarak söyleyeyim ki, böcek olmayı çoğu zaman arzuladım. yazık ki buna bile layık görülmedim.
    baylar, yemin ederim ki, herşeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.

  • 3
    +3
    -0

    ''insanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.''

  • 0
    +0
    -0

    gitti!yüzümü bile görmek istemiyordu artık. inanmıyor ne bana ne de kararlı oluşuma.hazırlıksız yakalandım yeterince anlatamadım kendimi. bi fırsat daha vermeliydi dinlemeliydi beni yapmadı. çekti gitti;

  • 1
    +1
    -0

    beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni.

  • 1
    +1
    -0

    sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de
    oğuz atay-tehlikeli oyunlar

  • 1 bilmiyorum ki bir yerde karşıma çıkmış bayağı hoşuma gitmişti - balkopugumsu 28 Ocak 2017 00:47
  • 1
    +1
    -0

    herkesin size söylediği gibi makul biri değilim.kötü adamı sevdim hep,kanunsuz,hergeleyi..iyi işleri olan, sinek kaydı tıraşlı,kravatlı tiplerden hoşlanmam.ümitsiz adamları severim,dişleri kırık,usları kırık,yolları kırık adamları..ilgimi çeker.kucuk sürpriz ve patlamalarla doludurlar.adi kadınlardan da hoşlanırım;çorapları sarkmış ,makyajları akmış,sarhoş ve küfürbaz kadınlardan..azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni..serserilerin yanında rahatımdir,çünkü bende seseriyim.kanun sevmem,ahlak sevmem,din sevmem,kural sevmem.toplumun beni şekillendirmesinden hoslanmam.

    #bukowski

  • 2
    +2
    -0

    küçük bi alıntı yapmak isterdim fakat lise döneminde okuduğum kitabın bu bölümü çok anlamlıdır.

    bir gün züleyha, arkalığına beyaz sümbül dalları işlenmiş tahtırevanıyla geçiyordu kütüphanelerin ve tapınakların kenti olan kentinin sokaklarından.

    görkemli bir alayla geldiğini görenler saygı ve hayranlıkla kenara çekiliyor ve züleyha'ya yol açıyorlardı. zengin ve güçlüydü, en fazla da güzeldi. ve kimse kırmızı gülleri saçına züleyha gibi takamazdı.

    birden bir meczub, ehil arslanları, atları ve arabaları aşarak züleyha'nın tahtırevanının önünde dikiliverdi, yürüyüş durdu. züleyha tül cibinliği* aralayarak bu duraklamanın nedeninin anlamak istedi.

    gözlerini kaldırarak züleyha'nın yüzüne bakmaya başladı meczub, "züleyha..." dedi, "sevindir beni!" züleyha kölelerine meczubun sevindirilmesi için işaret etti.

    köleler mor renkli kadife bir keseyi uzattılar avucuna; ama meczub oralı bile olmadı*.

    "züleyha..." dedi, "sevindir beni, bana gülümse! başka bir şey istemem."

    züleyha bu sesi hatırladı ve yüzüne dikkatlice bakınca, aşkını reddettiği silik bir yığın sima arasından bir zamanların ordu kumandanını tanıdı. usulca gülümsedi*.(...)

    başını önüne eğen meczub sessiz ve sakin geldiği gibi çekiliverdi.

    o günden sonra mısır'ın lisanına "sadaka vermek" anlamına gelen yeni bir deyim yerleşti: züleyhanın gülümsemesi.

    yusuf ile züleyha

  • 0
    +0
    -0

    ne kadar yitik, umutsuz ve unutulmuş olduğunuz da fark etmez, hayatınızın hangi döneminde olduğunuz da fark etmez, hepsi geçer, hepsi biter, hepsinin kafası siktirip gider, karanlığın kalbiyse her zaman orada kalır, atmaya devam eder, duyması gerekenler için.
    emrah serbes-müptezeller