Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    şimdi eskiden bilmediğim bir şeyi biliyorum:değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşüyor.
    simyacı-paulo coelho

  • 1
    +1
    -0

    "her tanrı otobiyografiktir. bizden gelmekle kalmaz, aynı zamanda bizim kendi yorumumuzdur. tanrı'yı düşünmeyen, kendisine yabancı kalır. çünkü kendini tanımanın tek yolu tanrı'dan geçer ve dünya tarihi onun aldığı biçimlerin tamamlamasından başka bir şey değildir."

    "içinde ölecek hiçbir şeyi kalmamış insana tanrı acısın!"

    - (bkz: gözyaşları ve azizler)

  • 1
    +1
    -0

    birlikte olmanın yalın mutluluğu yetiyordu onlara.
    gabriel garcia marquez - kolera günlerinde aşk

  • 1
    +1
    -0

    "gerçek zaten her zaman en korkunç olan şey gene de yalana, kendi kendini aldatmaya dayanacağına gerçeğe dayanmak her zaman daha iyi."

  • 0
    +1
    -1

    yanılıyorsun. "siz" anlanamaz, "sen" anlanır. bazı kitaplarda "sizi seviyorum"u okuyunca gülerim. sanki "siz" sevilirmiş! "sen" sevilir, değil mi?

  • 1
    +1
    -0

    özgürlük istiyordum, soluğum kesilircesine! özgürlüğüme kavuşmak için dudaklarımdan bir dua koptu ve esen hafif rüzgarla dağılıp gitti. bu kez daha alçakgünüllü bir dilekte bulundum. değisiklik, heyecan istedim. bu dua da boşluğa karıştı. yarı çılgınlıkla, "tanrım!" diye bağırdım, "öyleyse şimdikinden başka, yeni bir kölelik bağışla bana!"

    (bkz: jane eyre)

  • 4
    +4
    -0

    ben... ben sadece bir şeyi anlamıyorum, nasıl... nasıl bir insan bunu yapabiliyor, o anlarda nasıl onunla birlikte ölmeden durabiliyor... nasıl oluyor da ertesi sabah bir uykudan uyanabiliyor ve dişlerini fırçalayabiliyor ve bir kravat takabiliyor.. o nefes, uğruna çabaladığım, mücadele ettiğim, ruhumun bütün güçleriyle tutmak istediğim o ilk insan... elimden kayıp giderken... bilmediğim bir yere doğru, dakika dakika, giderek daha büyük bir hızla kayıp giderken ve hummaya tutulmuş beynimde, o, o biricik insanı nasıl sımsıkı tutabileceğime dair hiçbir bilgi yokken... benim hissettiklerimi yaşadıktan sonra, nasıl oluyor da yaşamaya devam edebiliyor..

    (bkz: amok koşucusu)

  • 2
    +2
    -0

    halbuki şimdi ruhunda ufak bir kımıldama bile yoktu. yalnızlık hissi asabına tatlı bir rahatlık veriyor ve kafası uzun zaman koşup yorulduktan sonra güneşin altına ve sarı otlara yatan bir çocuk vücudu gibi ince sızılarla karışık bir uyuşukluğa gömülüyordu.

  • 6
    +6
    -0

    çoğumuz , problemleri yanlış kurduğumuz için daha baştan çözümsüzlükle karşılaşırız

  • 1
    +1
    -0

    kız için bütün günler birbirinin aynıydı ve bütün günler birbirine benzediği zaman da insanlar, güneş gökyüzünde hareket ettikçe, hayatlarında karşılarına çıkan iyi şeylerin farkına varamaz olurlar.

  • 2
    +2
    -0

    şöyle dedi: "çok korkuyorum".
    'neden' diye sordum.
    öyle mutluyum ki, doktor resul. böylesine büyük, müthiş mutluluk, insanı korkutuyor.
    yine nedenini sordum, şöyle dedi :
    "senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler."

  • 0
    +0
    -0

    ama ben açık fikirli birisiyim. bu akşam üzülüyorum kendim için. çünkü, acı çekeceğim kesin.

  • 0
    +0
    -0

    'i̇nsanın derdini avutan akıl ve hikmettir,denizlerin ötesindeki yerler değil.'yani tedbil-i mekanın bir anlamı olmadığı nasıl bir hastayı taşımanın yarar değil zarar verdiği düşünülürse düşüncelerin hasta olduğu durumda aynı şey geçerli.hemen devamında 'onun için kalabalıktan kaçmak yetmez.bir yerden başka bir yere gitmekle iş bitmez.i̇çimizdeki kalabalık hallerimizden kurtulmamız,kendimizi kendimizden koparmamız gerek.'
    sonuç olarak sağa sola veya bir manzaraya gitmek bizi kurtarmaz çünkü kendimizi yanımızda taşıyoruz.

  • 0
    +0
    -0

    "acaba ağaçtan, ottan ya da uçamayan böceklerden filan bir yerden sevmeye başlamış mıydım? bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde."

    korkuyu beklerken-oğuz atay

  • 0
    +0
    -0

    bir şaire kur yapan kadının, şairin şiirlerini okumak istediğini söylemesi üzerine aldığı yanıt;

    "yüzünüz sivilceli. kadife pantolon giymişsiniz. dudaklarınız öldüm ölesiye güzel. yanaklarınız anlatılmamalı. şarap içiyoruz yanaklarınızın rengine. bankta filan değil, evdeyiz şimdi. saz çalıyorum. türküleri paylaşıyoruz, kimsenin imzası olmadan. bütün türkülerimiz ve şarap anonim. demiri toz ediyorlar, sevgiyi yoz.."

    (bkz: hüzünbaz sevişmeler)
    (bkz: yılmaz erdoğan)