Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    "bir zamanlar sömürgeler vardı ve buralarda sömürgeciler kendi dillerini bütün okullarda egemen kılmak için çırpınırlardı. milliyetçiler de buna karşı direniş gösterirlerdi. oysa şimdi bunun tam tersi yaşanıyor sanki. üçüncü dünya ülkesi kafası ile geri kalmış uluslar kendi dillerini, kendi ülkelerinde ikinci planda görmeye bayılıyorlar. bunu sağlamak için de büyük bir çaba içindeler.

    bu konuda inanılmaz bir eğilimimiz var bizim. acunda hangi dilin üstünlüğü söz konusu ise ona meyletmişiz zamana göre. gezdiğimiz coğrafyalarda da hem bütün kültürlerden, hem de bütün dillerden etkilenmişiz. bir dönem farsça olmuş tutkumuz. güzelim türkçemizi öteleyip farsçayı resmi dil etmiş, okullarımızda, medreselerimizde, devlet yönetiminde kullanmışız. sonra arapça bela olmuş türkçenin başına. üstelik farsçanın etkisi de sürmüş. ortaya karmakarışık bir dil çıkmış.

    sonra...

    okumuş kesim frasızcaya meyletmiş. hadi, bütün okularda fransızca ağırlığı. bilmeyene, öğrenmeyene bir tuhaf bakar olmuşlar. birinci dünya savaşı ile almanca kendini göstermiş. bir zaman da onun hayranlığına saldırmışız.

    sonra da ingilizce...

    bugün neredeyse bir tutku durumuna yükselmiş ingilizce öğrenme isteği. olmazsa olmaz kabülünde. kentlerin caddelerinde, sokaklarında levhalarda ingilizce egemenliği. adeta bir sömürge ülkesi gibi.

    türkçeyi egemen kılma çabası, birilerinin, bugün de birilerinin illa da karmaşık dili kullanımda tutma çabası.

    zavallı türkçem!
    zavallı güzel dilim!

    sana biz kötülük ediyoruz, biz. başkaları değil. diline sahip olamayan ulusların düştüğü durumları göre göre yapıyoruz bunu. acımasızca harcıyoruz seni. oysa türk birliğinin temeli dil. ulusun varlığının gerekçesi ve güvencesi."

    elbette yabancı bir dil bilmek iyidir, üstünlüktür ancak bunu bir amaç, bir kültür olarak kabul etmek yanlıştır.

  • 8
    +8
    -0

    "özlem, şimdi özleyenin, özlenenin kendisini özlemesini

    isteyen duygudur.

    özleyenin özlenen; özlenenin özleyen olmasını isteyen duygu:

    şimdi, burada, birlikte diyen duygu." (s.41)

    (bkz: oruç auroba - uzak)

    5 biri de demiyor ki oruç ne diyon oğlum sen? :d - devriksekiz 07 Mayıs 2018 16:33
    1 ya fkdldnddk ne demişse güzel demiş ama kabul edelim - lszyn 07 Mayıs 2018 18:55
  • 0
    +1
    -1

    "well in your country," said alice, still panting a little. "you'd generally get to somewhere else- if you ran very fast for a long time, as we've been doing."
    "a slow sort of country!" said the queen. "now, here. you see, it takes all the running you can do, to keep in the same place. if you want to get somewhere else, you must run at least twice as fast as that!" (red queen syndrome)
    -
    this is our predicament with cancer: we are forced to keep running merely to keep still.

  • 3
    +3
    -0

    saç, kıl, tırnak ve ölü derinin bileşenleri toprağın oluşumu ile aynı yapıdadır. topraktan geldik ve toprağa gideceğiz. bir saniye sonramızın garantisi yokken, neden geçmişe takılıyoruz, neden gelecek endişesi ve kaygısı yaşıyoruz?

    1 çünkü geçmişinden ders almayan millet, yok olmaya mahkumdur. :d - problemliananas 07 Mayıs 2018 17:51
  • 1
    +1
    -0

    seninle daha mutlu olurdum bunu elbette biliyorum. ama bildiğim ve hayatıma kattığım bir gerçek var ki, olmayınca olmuyor.
    ahmet batman bana i̇kimizi anlat

  • 1
    +1
    -0

    "deli, dostunu bulamayan kimsedir. yalnızlık, deliliğin hammaddesidir. bir muhatap bulunca, deliliğin çemberinden çıkarız. mesela kendimi mum sanıyor olsaydım ve biri de elektrikler kesilince beni yaksaydı, delilikten yırtardım. yine de insan istiyor ki, bir kişiyle olsun bu 'kalpteki sır' daha doğrusu 'kalbin sırrı' konusunda anlaşabilsin. birisi ''evet'' desin, ''seni anlıyorum. aynı dert bende de var.''

  • 1
    +1
    -0

    "...sana hiçbir resim ve hiçbir işaret bırakmıyorum, senin de bana hiçbir şey bırakmadığın gibi: beni asla, hiçbir zaman tanımayacaksın. hayattayken kaderim buydu, ölümümden sonra da böyle olsun. seni son saatimi paylaşmak için çağırmak istemiyorum, sen adımı ve yüzümü bilmeden çıkıp gidiyorum. içim rahat ölüyorum, çünkü sen ölümü uzaktan hissedemezsin. ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölemezdim."

    (bkz: bilinmeyen bir kadının mektubu)

  • 4
    +4
    -0

    bir bakış sebep olmuştu bu değişime. kadınların bakışları böyledir, günlerce bunların yanından sakin sakin geçersiniz. hatta kimi zaman bu bakışların var olduğunu bile unutursunuz, ancak günün birinde bir mekanizmanın dişlileri gibi sizi yakalar bu gözler. artık her şey bitmiştir. makina sıkı sıkı yakalamış, o bakış sizi esir etmiştir. artık bundan kurtuluş yoktur. boş yere çırpınırsınız. kimse yardım edemez size. esrarlı kuvvetlerin etkisinde bocalarsınız, üzüntüden kedere, kederden işkenceye düşersiniz. ruhunuz, beyniniz her şeyinizle artık bir başka yaratığın esiri olursunuz. bu şansınıza göre değişir, ya kötü bir kadına oyuncak ya da yüksek ruhlu birisine aşık olarak, mutlu bir insan olursunuz. bu durumdan, utançtan değişmiş, ya da tutkudan asilleşmiş olarak kurtulabilirsiniz ancak.

    1 sayın yazar bu alıntı hangi kitaptan acaba? - hasekikleoptrahz 10 Haziran 2018 10:04
    1 teşekkür ederim - hasekikleoptrahz 10 Haziran 2018 10:07
  • 2
    +2
    -0

    “oysa insan hayatı tek ömre sığmaz.
    ve hiçbir şey güzel bitmez.”

  • 0
    +0
    -0

    “acın havanın kararmasıyla yatışıyordu. mutluluk olasılığı, kışın beşte, yazın daha geç başlıyordu.”

  • 1
    +1
    -0

    --- spoiler ---
    ya sonsuza dek kalırsa zamanın olmadığı bir boşlukta? çıldırır mıydı? ya da zaten delirmişti... hayır, delirmemişti. hiçbir zaman aklını kaçırmamıştı, sadece gerçeği kabul edemeyecek kadar korkmuştu.
    --- spoiler ---
    olasılıksız- adam fawer

  • 0
    +0
    -0

    en zavallı insanlar bile akıldan yana paylarına razıdırlar. başkalarında bizden daha fazla yiğitlik, beden gücü, tecrübe, güzellik görebiliriz; ama akıl üstünlüğünü kimseye bırakmayız

  • 0
    +0
    -0

    " her şeyi biliyorum zeze. bunun için geldim. yüreğinde yaşayacak ve seni koruyacağım. bana inanıyor musun?
    " evet , inanıyorum . hayatımda bir kere benimle yeryüzünde en güzel şarkılarını söyleyen bir kuşum oldu yüreğimde."
    " şimdi nerede?"
    " uçtu, gitti. "

    (bkz: vamos a aquecer el sol)

  • 2
    +2
    -0

    'yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. yabani bir hayvanın insan karşısında tedirginliğine benzeyen bir duyguydu bu'

  • 1
    +1
    -0

    "odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyen bir mum gibi, hayır yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. fakat, diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş."
    (bkz: sadık hidayet kör baykuş)

  • 1
    +1
    -0

    (bkz: şeker portakalı ) "şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın yüreğini parçalayan ve sırrını kimseye anlatmadan ölmesi gereken şeydi."

  • 1
    +1
    -0

    "ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum"
    tolstoy/ i̇tiraflarım

  • 1
    +1
    -0

    "hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. her yere aitmiş gibi davranırlar."
    hakan günday, kinyas ve karya

  • 3
    +3
    -0

    nedenini bilmesem de ,her işte tereddütlüyüm.zihnimde yarattığım ,kendime özgü ideal düz çizgiyi bulmak için , kim bilir kaç kez aramışımdır iki nokta arasındaki en uzun yolu.etkin bir canlı olmayı beceremedim hiç.i̇nsanların hiç ıskalamadıklarını ben ıskaladım; ötekilerin olanca doğallığıyla yaptıklarını , ömür boyu bilinçli bir şekilde yapmaya uğraştım.başkalarının neredeyse istemeden elde ettiklerine erişmeyi diledim hep.hayatla benim aramada ,baştan beri mat camlar oldu : ne gözümle ,ne elimle algıladım onları; ve ne hayatımı yaşadım ne tasarladıklarımı , olmak istediğim kişinin düşüydüm sadece..

    birkaç satırla tüm hayatımı anlatmış.

  • 0
    +0
    -0

    kısacası çeşitli yollardan kadınları aladatıp, azdırıyoruz. düşlerini çoşturuyoruz, dürtüklüyoruz, sonra da kadınlıklarına lanet okuyoruz. doğrusunu söyleyelim ki biz erkekler, hemen hepimiz kendi günahlarımızdan çok, karılarımızın günahlarından gelecek ayıptan korkarız. bir erkek kendi vicdanından çok karısının vicdanı üstüne titrer. ne fedakarlık öyle değil mi? tek karısı ondan daha namuslu kalsın da hırsız olmaya, yemin bozmaya, karısının adam öldürmesine, aforoz edilmesine razıdır herkes...