Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    --- spoiler ---
    ya sonsuza dek kalırsa zamanın olmadığı bir boşlukta? çıldırır mıydı? ya da zaten delirmişti... hayır, delirmemişti. hiçbir zaman aklını kaçırmamıştı, sadece gerçeği kabul edemeyecek kadar korkmuştu.
    --- spoiler ---
    olasılıksız- adam fawer

  • 0
    +0
    -0

    en zavallı insanlar bile akıldan yana paylarına razıdırlar. başkalarında bizden daha fazla yiğitlik, beden gücü, tecrübe, güzellik görebiliriz; ama akıl üstünlüğünü kimseye bırakmayız

  • 0
    +0
    -0

    " her şeyi biliyorum zeze. bunun için geldim. yüreğinde yaşayacak ve seni koruyacağım. bana inanıyor musun?
    " evet , inanıyorum . hayatımda bir kere benimle yeryüzünde en güzel şarkılarını söyleyen bir kuşum oldu yüreğimde."
    " şimdi nerede?"
    " uçtu, gitti. "

    (bkz: vamos a aquecer el sol)

  • 3
    +3
    -0

    'yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. yabani bir hayvanın insan karşısında tedirginliğine benzeyen bir duyguydu bu'

  • 1
    +1
    -0

    "odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyen bir mum gibi, hayır yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. fakat, diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş."
    (bkz: sadık hidayet kör baykuş)

  • 1
    +1
    -0

    (bkz: şeker portakalı ) "şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın yüreğini parçalayan ve sırrını kimseye anlatmadan ölmesi gereken şeydi."

  • 1
    +1
    -0

    "ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum"
    tolstoy/ i̇tiraflarım

  • 1
    +1
    -0

    "hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. her yere aitmiş gibi davranırlar."
    hakan günday, kinyas ve karya

  • 3
    +3
    -0

    nedenini bilmesem de ,her işte tereddütlüyüm.zihnimde yarattığım ,kendime özgü ideal düz çizgiyi bulmak için , kim bilir kaç kez aramışımdır iki nokta arasındaki en uzun yolu.etkin bir canlı olmayı beceremedim hiç.i̇nsanların hiç ıskalamadıklarını ben ıskaladım; ötekilerin olanca doğallığıyla yaptıklarını , ömür boyu bilinçli bir şekilde yapmaya uğraştım.başkalarının neredeyse istemeden elde ettiklerine erişmeyi diledim hep.hayatla benim aramada ,baştan beri mat camlar oldu : ne gözümle ,ne elimle algıladım onları; ve ne hayatımı yaşadım ne tasarladıklarımı , olmak istediğim kişinin düşüydüm sadece..

    birkaç satırla tüm hayatımı anlatmış.

  • 0
    +0
    -0

    kısacası çeşitli yollardan kadınları aladatıp, azdırıyoruz. düşlerini çoşturuyoruz, dürtüklüyoruz, sonra da kadınlıklarına lanet okuyoruz. doğrusunu söyleyelim ki biz erkekler, hemen hepimiz kendi günahlarımızdan çok, karılarımızın günahlarından gelecek ayıptan korkarız. bir erkek kendi vicdanından çok karısının vicdanı üstüne titrer. ne fedakarlık öyle değil mi? tek karısı ondan daha namuslu kalsın da hırsız olmaya, yemin bozmaya, karısının adam öldürmesine, aforoz edilmesine razıdır herkes...

  • 0
    +0
    -0

    "zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir."
    sabahattin ali/ kuyucaklı yusuf

  • 42
    +43
    -1

    - insan türk olur da nasıl kemal paşa'dan yana olmaz?

    yaban, yakup kadri karaosmanoğlu

  • 0
    +0
    -0

    bir yakınının kötü duruma düştüğünü gördüğünde insanın, bu kötü duruma düşen en yakını bile olsa, içten bir üzüntüyle, acıyla kıvransada hiçbir insanın kurtulabilmesinin söz konusu olmadığı o tuhaf mutluluk duygusu vardı hepsininin içinde. (bkz: suç ve ceza)

  • 2
    +2
    -0

    mehmet: “aktif unutmanın yararları hakkındaki nutku sen anlatmamış mıydın bana? hani insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı? hani unutmak, insan soyunun en büyük şifasıydı.”
    ben: “doğru ama...”
    mehmet: “doğru ama ne?”
    ben: “aklım karıştı sanırım; bu konuyu değiştirsek iyi olacak.”
    mehmet: “bilen insan bilmiyormuş gibi yaşayamaz.”
    sesim çıkmıyormuş gibi kalakaldım.
    kardeşimin hikayesi-zülfü livaneli

  • 3
    +3
    -0

    keşke suya atılıp çamura dönüşebilsem ve toprağa saçılıp yok olsam, o zaman içimde hissettiğim bu yabancılık belki azalır.

  • 3
    +3
    -0

    "ben güneşi görmekten bezdim artık
    varsın bütün dünya yok oluversin."

  • 0
    +0
    -0

    "tanrı'nın bizler için tayin ettiği acıların belki bir anlamı vardır, belki her birimiz bir günahın bedelini ödüyoruzdur. böyle bir suçu kimin işlediğini kim söyleyebilir ki?
    ... hedefi bilinmeyen ama ısrarla yürünen yoldur kutsal olan."

  • 0
    +0
    -0

    "yaşam konusunda hala tecrübesiz biriyim. şimdiye kadar resimde ve ötekilerde ne denli başarılı oldumsa yaşamaktan yana o kadar çizgide kaldım. her zaman bir tablonun ancak astar boyası, oyunun birinci sahnesinin birinci perdesi, şiirin ancak ilk dörtlüğü..."