Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    "i̇lk günahtan dolayı değil; içinde bulunduğumuz durumdan dolayı günahkârız."aforizmalar /kafka

  • 2
    +2
    -0

    "ben kalbimi çok sık armağan ederim insanlara ve hemen her zaman yanılırım"budala

  • 1
    +1
    -0

    bu başlık hortladıysa yazmadan geçemem iyi okumalar şimdiden

    "evet, üzüntü ifade eden bir şeyler söylemeliydim ama duyguları öğrensem bile, dozunu ayarlamayı bilmiyordum henüz. yani beynim biliyordu ama kalbim bilmiyordu. zaten o zavallı, yorgun pompa ne bilebilir ki!"

  • 4
    +4
    -0

    bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazan hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.”

  • 3
    +3
    -0

    "bir söylentiye göre, sol tarafına saplanan bir ağrı yüzünden hayata gözlerini yumdu."
    korkuyu beklerken.

  • 5
    +5
    -0

    " insan kocayınca çalar saat gibi oluyor " diye güldü adam
    " ihtiyarlar niye öyle şafakta uyanırlar bilmem. günü azıcık daha uzun yaşayabilmek için mi acep ? "

    ( ihtiyar balıkçı )

  • 2
    +2
    -0

    '' yüreğim çaresizce, delik bir kova gibi boşalıyor. ''
    fernando pessoa - huzursuzluğun kitabı

  • 0
    +0
    -0

    insanlar inanır, diye düşündü gölge.insanlarin yaptığı budur. inanirlar. sonra da inançların sorumluluğunu alamazlar. birşeyler yaratırlar be yarattıklarına güvenmezler. insanlar karanlığı doldurur; hayaletlerle, tanrılarla, elektronlarla, hikâyelerle. insanlar hayal eder ve insanlar inanır, kibir şeyleri dolduran da o inançtır. kaya gibi sağlam o inanç...

    amerikan tanrıları- neil gaiman

  • 1
    +1
    -0

    "doğal gaz faturasının üstündeki maliye bakanlığı logosunu sana benzettiğimde delirdiğimi anladım.ve biraz içim rahatladı.artık kimse bir şey yapamazdı bana. kimse üzemez, kimse zarar veremezdi. kanunun ve tanrının bana verdiği yeni yetkiye dayanarak bağıra bağıra sevebilirdim artık seni. çünkü deliler ve çocuklar her ne halt ederlerse etsinler bir şekilde bağışlanırlardı ve ben artık çocukluk trenini çoktan kaçırdım diye hayıflanmayacaktım.
    ben kurtulmuştum,
    'gerisini onlar düşünsün...' "

  • 0
    +0
    -0

    gençlik yıllarını nasıl geçirdin? en mutlu anlarını nereye gömdün? gerçekten yaşadın mı sen? bak, dünyada her şey nasıl gittikçe soğuyor ,görüyor musun? ve biliyorum ki, daha birçok yıllar böyle gelip geçecek ve arkasından da korkunç yalnızlık bir yılan gibi yavaş yavaş sürünerek gelecek. arkasından sendeleyen yaşlılık da iki koltuk değneği arasında, topallaya topallaya çıkacak karşıma ve hepsinin arkasından da kimsesizlik, perişanlık ve ümitsizlik... hayal dünyası sönecek, rüyalar solacak ve sonbahar yaprakları gibi sararıp tek tek düşüp çürüyecek...
    dostoyevski-beyaz geceler

  • 4
    +4
    -0

    -... bana kalırsa tek bir tür insan var. i̇nsanların hepsi insan.
    +... yalnızca tek bir tür insan varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar? hepsi birbirine benziyorsa, niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar?

  • 1
    +1
    -0

    denizin ortasında ayağına kramp girmesi gibi,
    asansör halatlarının kopması gibi,
    beklenmedik anda gelen acı telefonlar gibi,
    beni sokağın ortasında bırakman gibi,
    aniden gelişen her şeyi sikeyim.

  • 1
    +1
    -0

    kim demiş ön söz okunmaz diye. devenin hörgücünü beşe ayırdılar ve deveyi iğnenin deliğinden geçirdiler.

  • 3
    +4
    -1

    "çocukluk çayın dem kısmıdır sevgili tsubasa, büyümekse sıcak suyudur. dem'e ne kadar su katarsan kat, çayın tadına dem hakim olur. 80 lik bir ihtiyar bile olsan, çocukluk daha ağır basar ruhta. bu böyledir."

  • 3
    +3
    -0

    uzun uzun yüzüme baktı. bir çay içelim mi diye sordu. geri çevirmedim teklifini. beraber bir çay daha içtik ve kalktı gitti. asırlık çınarlar ile istanbul'un o güzel boğaz manzarası arasında sıkıştım kaldım. sevip de sevilmeyen her adam gibi, sevip de sevilmeyen her adam kadar sıkıştım. hem kendime, hem onun kalbine.

  • 32
    +33
    -1

    - apartman girişindeki lambayı sen mi kırdın bülent?
    + hangisini?
    - otomatik yanan, sensörlü lamba.
    + hayır.
    - komşu görmüş, yalan söyleme. süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
    önüme baktım.
    "neden kırdın?"
    cevap yok
    "hasta mısın evladım? söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle."
    "kırdımsa kırdım, ne olacak! çok mu değerliymiş?"
    "lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? yöneticiye de dedim. lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. sen değerlisin benim için."
    "beni görünce yanmıyordu baba."
    "nasıl ya?"
    "görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni."
    "e beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
    "hadi ya! sahiden mi?"
    "evet. ucuzundan takmışlar.bizimle bir alakası yok!"
    babama sarıldım, yıllar sonra.

    erken kaybedenler

    2 içimi sebepsiz bi hüzün kapladı şimdi - delinin_defteriii 07 Eylül 2017 15:00
    4 lambanın anasını sikeyim. ben bu kitabı nasıl okumamışım. hemen almam lazım - drakolaa 07 Eylül 2017 17:32
    1 emrah serbes ❤️ tüm kitapları güzeldir adamın - minnoskedi 07 Eylül 2017 21:03
  • 2
    +2
    -0

    “aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar bazen koşar biriyle birlikte; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir, dördüncüyü atar alevlerin içine. birini yaralar,öldürür ötekini. aynı anda çıkıp sönen bir şimşeğe benzer. geceleyin saklar safakta zapt edilecek kaleyi, çünkü; dayanacak güç yoktur karşısında”
    - zülfü livaneli - kardeşimin hikayesi