Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • -3
    +1
    -4

    hemen google den en iyi kitap alıntıları arama sonra kopyala yapıştır.
    ( kitap okumuyorum demek daha kolay )

    1 olabilir belki ama suan okumuyorum ve kopyala yapıştır yapmanın manası yok - filankes 17 Haziran 2017 15:55
    1 tavsiyen için sağol olurda birgün baslarsam:) özellikle sana mesaj atarım buralarda olursak anlayışın için :) - filankes 17 Haziran 2017 16:40
  • 4
    +4
    -0

    "hayırseverlik; köpeğin önüne attığınız kemik değildir.
    asıl hayır severlik sende en az o köpek kadar açken, onunla paylaştığın kemiktir"

    jack london- demir yolu serserileri

    sayfa: 26

  • 1
    +1
    -0

    ''...insanların sizi tanımaları, havaya girip size nasıl zarar verebileceklerini bulmaları ne de olsa biraz zaman ister. henüz size kötülük etmenin en kolay yolunu bulmaya çalıştıkları sürece, biraz nefes almak mümkündür, ama işte o bağlantı noktasını buldukları an, her gittiğiniz yerde kör tuttuğunu beller. sonuçta en keyifli dönem, gidilen her yeni yerde henüz bir yabancı olmaya devam ettiğiniz zaman dilimidir. sonrasında, o aynı hırtlık yeniden başlar. i̇nsan doğası budur. i̇şin püf noktası, o sevgili dostlarımızın sizin zayıf noktanızı iyice bellemelerini gereğinden fazla beklememektir. tahtakurularını sığınacakları çatlaklarını bulmadan önce ezmek gerek. öyle değil mi?''

    (bkz: voyage au bout de la nuit)

  • 3
    +3
    -0

    "aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"

    "peki, sen ne görüyorsun bakalım?"

    "i̇nsan, sadece insan. seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
    zülfü livaneli - serenad

  • 0
    +0
    -0

    "benim beklediğim aşk başka!" dedi. "o, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... aşk bence bu istemektir. mukavemet edilemez bir istemek!"

  • 0
    +0
    -0

    "ben aşktan daima kaçtım.hiç sevmedim. belki bir eksiğim oldu. fakat rahatım. aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. şu veya bu şekilde.. fakat daima ödersiniz… hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz."

    (bkz: saatleri ayarlama enstitüsü)

  • 1
    +1
    -0

    "elindekileri karyolanın altına boş bavula koydu. çevresine bakındı. yoktu. oturma odasını da aradı. orada da yoktu. bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. kadınlar da böyleydi. dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu."

  • 2
    +2
    -0

    "evet ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor. beden daha çabuk onarıyor kendini. kalbin attığı sürece vücut iyileşebiliyor. oysa ruhun bir kez darbe aldı mı, o yara dikiş tutmuyor. sonuna kadar kendi kendine kanamayı sürdürüyor. ama öte yandan hayat da devam ediyor. ben yeniden başlayamam sanırdım. başka bir kadın olmaz, başka birini sevemem sanırdım. oluyormuş..."

  • 3
    +3
    -0

    "daha çok anlat” dedim.
    "hoşuna gidiyor mu?"
    "çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum"
    "bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
    "gider gibi yaparız."

  • 0
    +0
    -0

    sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!

  • 0
    +0
    -0

    ağlama yavrum. dedi.hep böyle duygulu bir çocuk olarak kalacaksın, pek çok ağlama fırsatı bulacaksın hayatta.

  • 28
    +30
    -2

    kul alnını yere değdirdiğinde, rabbinden başka kimseye muhtaç olmadığını kabullenir. secde ile sadece kafasını değil varlığını da toprağa indirir. rabbinin kendisine verdiğinden şüphesi olanın secdesi tam değildir; alnı yerde olduğu halde aklı yukarıda kalmıştır. hani "burnu havada!" denir ya... "yalnız sana kulluk edelim (diye) yalnız senden yardım dileriz!" dedirttiğine göre rabbimiz, kulluğumuzu o'na lûtufmuş gibi görmek yerine, o'nun bize lûtfu olarak bilmeliyiz.
    (bkz: senai demirci)

  • 4
    +4
    -0

    kimse uyandırmasın kimseyi. herkes mutlu uyurken. en kötü kâbus bile iyidir hayatın kendisinden.
    hakan günday-kinyas ve kayra

  • 3
    +3
    -0

    adam köpeğiyle konuşuyor be birader! halbuki biz, birçok insanın eşyayla, duvarlarla, kendi hayalleriyle, yataklarıyla, aynalarla, kiminin hatta kravatıyla; genç kızların sandıktaki çeyizleriyle, genç erkek çocukların kendi vücutlarıyla sevişip konuştuklarını işitir, biliriz… garip insanlarla uğraşmak istemem. onlardan bana hayır yok; bana seven, gülen, bağıran mahlukat lazım!”

  • 3
    +3
    -0

    "geceleri gökyüzüne baktığında ben bunlardan birinde olacağım,bunlardan birinde güleceğim sana.gülmesini bilen yıldızların olacak."

  • 1
    +1
    -0

    ”biz her şeye. esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan rabbin adıyla başlayan adamlarız anna."

    tarık tufan - bir adam girdi şehre koşarak

  • 2
    +2
    -0

    "kendi geçmişimi elimde tutamamış olan ben, bir başkasının geçmişini kurtaracağımı nasıl umabilirim?"bulantı/jean paul sartre

  • 1
    +1
    -0

    ''istediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.''