Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    ...sevmek tehlikelidir...

    ...sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki üç saat boyunca unutursun.
    "ama yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin. böylece onu üç saat düşünüp iki dakika unutmaya başlarsın. yakınında değilse, bağımlıların uyuşturucuyu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin. uyuşturucu bağımlılarının, gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları, kendilerini aşağıladıkları gibi, aşk için her şeyi yapmaya sende hazırsındır"

  • olasılıksız? - problemliananas 16 Haziran 2017 03:33
    olasılıksız - palyaconunburnu 16 Haziran 2017 20:42
  • 0
    +0
    -0

    yıllarca yanıbaşında yaşayan selim'in bu yüzü güzellestirmesine nasıl izin vermediğini, sunulan zenginlikleri nasıl kör bir inatla geri ittiğini gördü. "bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yasayabilmektir önemli olan" sözünü söyleyen turgut'un fakir suratını gördü. aynalarla arası iyi değildi bu günlerde. yanımda dururken, ona elimi uzatmak mesele değilken... farkında olmadığım bir varlığı sadece elimden kaçırdım diye peşinden..."başka çare göremedi demek kendini anlatmak için," dedi süleymen kargı. "i̇nanmıyorlar ki. elle tutulur deliller istiyorlar. yok canım, o kadar değil diyorlar her zaman. ölmezsin, diyorlar bu da geçer .. olaylar haklı çıkarıyor onları çoğu zaman. milyonda bir de olsa yanılma, ağır ve elim yanılma sessizce belirince.. milyonda bir için hayatı zehir etmeye değer mi ? diyorlar onlar. onlar biz hepimiz.. turgut umitsizlikle başını salladı:"başka bir yol olmalıydı," dedi. "bir yol bulunmalıydı. i̇nsana bir fırsat verilmeliydi. bana, sana hiç olmazsa.. bu çaresizliğe dayanamıyorum bir defaya mahsus olmak üzere bir istisna yapılmalıydı kayıtlarında bir noksanlık var bir imza eksik diye geri çevrilmeliydiselim. özür dileriz kabul edemeyiz bazı noktaları unutmuşsunuz denemez miydi? turgut'u süleyman'ı unutmuşsunuz? bilseniz ne merakla bekliyorlar sizi. bütün karakollara haber vermişler her yeri aramışlar neden haber vermediniz çıkarken? dikkat et selim.. canın acıyacak dur.. söz veriyorum.. her şeyi yeniden konuşacağız seli̇m'ci̇ği̇m işik..hepsi hak verecek sana.. durmadan başlarını sallayarak haklısınız haklısınız diyecekler.. sen gitmek istesen de bırakmayacaklar seni.. ne olur biraz daha kalın, daha yeni başlamıştık konuşmaya.. söyleyecek o kadar söz vardı ki.. canım selim.. hayır süleyman kargı i̇nanmi̇yorum selim'in öldüğüne reddedi̇yorum, i̇nkar edi̇yorum.. nefes alamıyordu bir şeyler yapmak bir yere tutunmak istiyorum. süleyman kargı yerinden kalktı kütüphanenin yanına gitti. turgut'a dönerek "selim gibilerine işte böyle yaparlar" dedi. "birdenbire yüklenmezler üstüne. önce bırakırlar istediği gibi düşünsün her şeyi, dünyayı dilediği gibi anlamasına, yaşamasına, hissetmesine izin verirler. hatta alkışlarlar överler onu. büsbütün çileden çıkıp sonra geri dönemezsin diye sonrasını biliyorsun işte..

    oğuz atay / tutunamayanlar

  • 0
    +0
    -0

    bana benzeyen, görünüşte bendeki ihtiyaçlara, tutkulara, arzulara sahip bu insanlar niçin kırarlar beni? ancak benimle eğlenmek, bana çatmak için yaratılmış bir avuç gölgeden başka bir şey mi bunlar?

  • 5
    +5
    -0

    "her insanın bir tek gerçek işi vardı, kendine giden yolu bulmak...
    kişiye düşen görev, kendi öz kaderini bulmaktı -rastgele bir kaderi değil- ve onu tümüyle ve kararlılıkla kendi içinde yaşamaktı.
    bunun dışındaki her şey sanatsal bir varoluştu, kaçmaya yönelik bir girişimdi, kitlelerin ideallerine doğru bir kaçıştı, uyumluluktu ve insanın kendi iç varlığından duyduğu korkuydu."

  • 1
    +1
    -0

    "mutluluk için tek şansının ben olduğumu söylemişti. hayatının geri kalanını yalnız geçirmemek için tek şansının ben olduğumu söylemişti. ne kadar ağır bir ifadeydi. ne kadar doğru bir ifadeydi."

    "bu romanlarda okuduğum acı değildi. bu acı sadece zihnimde değildi; fizikseldi. ruhumu kavuran, beni içten dışa parçalayan bir şeydi ve kaldırabileceğimi sanmıyordum. kimse kaldıramazdı."

  • -3
    +1
    -4

    hemen google den en iyi kitap alıntıları arama sonra kopyala yapıştır.
    ( kitap okumuyorum demek daha kolay )

    1 olabilir belki ama suan okumuyorum ve kopyala yapıştır yapmanın manası yok - filankes 17 Haziran 2017 15:55
    1 tavsiyen için sağol olurda birgün baslarsam:) özellikle sana mesaj atarım buralarda olursak anlayışın için :) - filankes 17 Haziran 2017 16:40
  • 4
    +4
    -0

    "hayırseverlik; köpeğin önüne attığınız kemik değildir.
    asıl hayır severlik sende en az o köpek kadar açken, onunla paylaştığın kemiktir"

    jack london- demir yolu serserileri

    sayfa: 26

  • 1
    +1
    -0

    ''...insanların sizi tanımaları, havaya girip size nasıl zarar verebileceklerini bulmaları ne de olsa biraz zaman ister. henüz size kötülük etmenin en kolay yolunu bulmaya çalıştıkları sürece, biraz nefes almak mümkündür, ama işte o bağlantı noktasını buldukları an, her gittiğiniz yerde kör tuttuğunu beller. sonuçta en keyifli dönem, gidilen her yeni yerde henüz bir yabancı olmaya devam ettiğiniz zaman dilimidir. sonrasında, o aynı hırtlık yeniden başlar. i̇nsan doğası budur. i̇şin püf noktası, o sevgili dostlarımızın sizin zayıf noktanızı iyice bellemelerini gereğinden fazla beklememektir. tahtakurularını sığınacakları çatlaklarını bulmadan önce ezmek gerek. öyle değil mi?''

    (bkz: voyage au bout de la nuit)

  • 3
    +3
    -0

    "aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"

    "peki, sen ne görüyorsun bakalım?"

    "i̇nsan, sadece insan. seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
    zülfü livaneli - serenad

  • 0
    +0
    -0

    "benim beklediğim aşk başka!" dedi. "o, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... aşk bence bu istemektir. mukavemet edilemez bir istemek!"

  • 0
    +0
    -0

    "ben aşktan daima kaçtım.hiç sevmedim. belki bir eksiğim oldu. fakat rahatım. aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. şu veya bu şekilde.. fakat daima ödersiniz… hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz."

    (bkz: saatleri ayarlama enstitüsü)

  • 1
    +1
    -0

    "elindekileri karyolanın altına boş bavula koydu. çevresine bakındı. yoktu. oturma odasını da aradı. orada da yoktu. bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. kadınlar da böyleydi. dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu."

  • 2
    +2
    -0

    "evet ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor. beden daha çabuk onarıyor kendini. kalbin attığı sürece vücut iyileşebiliyor. oysa ruhun bir kez darbe aldı mı, o yara dikiş tutmuyor. sonuna kadar kendi kendine kanamayı sürdürüyor. ama öte yandan hayat da devam ediyor. ben yeniden başlayamam sanırdım. başka bir kadın olmaz, başka birini sevemem sanırdım. oluyormuş..."

  • 3
    +3
    -0

    "daha çok anlat” dedim.
    "hoşuna gidiyor mu?"
    "çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum"
    "bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
    "gider gibi yaparız."

  • 0
    +0
    -0

    sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!

  • 0
    +0
    -0

    ağlama yavrum. dedi.hep böyle duygulu bir çocuk olarak kalacaksın, pek çok ağlama fırsatı bulacaksın hayatta.

  • 28
    +30
    -2

    kul alnını yere değdirdiğinde, rabbinden başka kimseye muhtaç olmadığını kabullenir. secde ile sadece kafasını değil varlığını da toprağa indirir. rabbinin kendisine verdiğinden şüphesi olanın secdesi tam değildir; alnı yerde olduğu halde aklı yukarıda kalmıştır. hani "burnu havada!" denir ya... "yalnız sana kulluk edelim (diye) yalnız senden yardım dileriz!" dedirttiğine göre rabbimiz, kulluğumuzu o'na lûtufmuş gibi görmek yerine, o'nun bize lûtfu olarak bilmeliyiz.
    (bkz: senai demirci)

  • 4
    +4
    -0

    kimse uyandırmasın kimseyi. herkes mutlu uyurken. en kötü kâbus bile iyidir hayatın kendisinden.
    hakan günday-kinyas ve kayra