Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    -"totoca, çocuklar emekli midirler?"
    -"ne?"
    -"edmundo dayı hiçbir iş yapmıyor, ama para alıyor. yani çalışmıyor ama belediye ona her ay para ödüyor."
    -"bunda şaşılacak ne var?"
    -"çocuklar da bir şey yapmıyorlar; yemek yiyorlar, uyuyorlar, sonra da analarıyla babalarından para alıyorlar."

    1 şeker portakalı - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:35
  • 5
    +5
    -0

    sonra çıkıyorsun dışarı, bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: "napalım, kısmet değilmiş..."

    sabahattin ali - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:35
    severiz - al pacino 15 Haziran 2017 01:54
  • 5
    +5
    -0

    en iyisi düşünmemekti. kaçmaktı. kendi içime kaçmak. fakat bir içim var mıydı? hatta ben var mıydım? ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi.

    1 ahmet hamdi tanpınar - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:36
  • 1
    +1
    -0

    i̇nsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. kendisini tutsak kabul etmediği sürece tutsak sayılmaz.ama kâinatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır.i̇drak ettikleri şey zamanın ve mekanın tutsağı haline getirir.

  • ooo, alper canıgüz - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:36
    oğullar ve rencide ruhlar onun ilk kitabı. zaten o bir roman dizisi tavsiye ederim. - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:47
    rica ederim - patiklipenkuen 15 Haziran 2017 01:49
  • 0
    +0
    -0

    beni asıl rahatsız eden şey, sağır edici gürültünün arasında yalnızlığın o incecik temasını işitmekti; ama bunu asla kimseyle paylaşmadım. anlaşılmamaktan korkuyordum.
    -susanna tamaro - kökler, yollar ve yitik benler

  • 1
    +1
    -0

    doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.

  • 1
    +1
    -0

    bülbül neden başka bir şeye değil de dikenleri, ayaklarını tırmalayan güle aşık oldu ?
    çünkü biliyor ki, asla güle sahip olamayacak, asla vuslata eremeyecek. böylece güle olan aşkı hiç bitmeyecek. dünyada vuslata eren aşk, gerçek aşk değildir. vuslat, sevginin musluğu kapatır. insanın yandığı halde en çok sevdiği ateş aşk ateşidir.
    vuslat dünyada aşk ateşinin suyudur. ateşi söndürür.
    bazen bülbülün güle olan aşkı o kadar zirve yapar ki, bülbül gülün saçlarını yolar. hiçbir yaprak kalmayana kadar, sinirini alana kadar yolar. sonra yapraksız, goncasız dala bakar, ağıt yakar. yolduğu yaprakları alır yuvasına taşır, duvarlarını gül yaprağı ile süsler. yaptığı zulüm değil sitemdir. amacı aşkıyla yandığı güle ağıt yakmaktır. sadece ağıt yakmak için bütün yapraklarını yolar.
    sonra gider gonca gülün karşısına dikilir, yorgun düşünceye kadar güzel şarkılar söyler. gönlünü alır gülün. gonca, bülbülün sesiyle bütün acıları unutur, tekrar açmaya başlar.
    severken hakiki aşık isen, bazen sitem etme hakkın vardır.

  • 0
    +0
    -0

    "ayna" dedim "seni bölük bölük bölerim."
    "denememeni tavsiye ederim" dedi "bölünerek çoğalırım ve çoğaldıkça fazla suret veririm, hoşuna gitmez."

  • 1
    +1
    -0

    "umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne sabahın üçünde özelikle onun orda, yerinde olmadığı kuşkusuna kapıldığında telefon etmeyi gururuna yediremiyosan,ister istemez içe dönüp kendinle başbaşa kalırsın; o anda akrep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman postalamayacağın mektuplar yazarsın ona, ya da odanda ileri geri volta atarsın, hem küfür hem dua edersin sarhoş olursun, ya da kendini öldürecekmiş gibi davranırsın.
    bu gidişat bir süre sonra tatsızlaşır, bıktırır adamı. yaratıcı biriysen acılı anlardan ortaya elle tutulur bişey çıkarabilir miyim diye sorarsın kendi kendine. i̇şte bir gece saat üç sularında başıma gelen tam da buydu.birden karar vermiştim. çektiğim acıyı tuvale dökecektim..."

  • 9
    +9
    -0

    size yemin ederim ki,gereğinden fazla anlamak bir hastalıktır,gerçek bir hastalık.
    fyodor dostoyevski/yer altından notlar

  • 1
    +1
    -0

    elimde olsa ömrümü yıldızlı bir pakete sarıp ellerine bırakırdım.

  • 3
    +3
    -0

    ...sevmek tehlikelidir...

    ...sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki üç saat boyunca unutursun.
    "ama yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin. böylece onu üç saat düşünüp iki dakika unutmaya başlarsın. yakınında değilse, bağımlıların uyuşturucuyu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin. uyuşturucu bağımlılarının, gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları, kendilerini aşağıladıkları gibi, aşk için her şeyi yapmaya sende hazırsındır"

  • olasılıksız? - problemliananas 16 Haziran 2017 03:33
    olasılıksız - palyaconunburnu 16 Haziran 2017 20:42
  • 0
    +0
    -0

    yıllarca yanıbaşında yaşayan selim'in bu yüzü güzellestirmesine nasıl izin vermediğini, sunulan zenginlikleri nasıl kör bir inatla geri ittiğini gördü. "bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yasayabilmektir önemli olan" sözünü söyleyen turgut'un fakir suratını gördü. aynalarla arası iyi değildi bu günlerde. yanımda dururken, ona elimi uzatmak mesele değilken... farkında olmadığım bir varlığı sadece elimden kaçırdım diye peşinden..."başka çare göremedi demek kendini anlatmak için," dedi süleymen kargı. "i̇nanmıyorlar ki. elle tutulur deliller istiyorlar. yok canım, o kadar değil diyorlar her zaman. ölmezsin, diyorlar bu da geçer .. olaylar haklı çıkarıyor onları çoğu zaman. milyonda bir de olsa yanılma, ağır ve elim yanılma sessizce belirince.. milyonda bir için hayatı zehir etmeye değer mi ? diyorlar onlar. onlar biz hepimiz.. turgut umitsizlikle başını salladı:"başka bir yol olmalıydı," dedi. "bir yol bulunmalıydı. i̇nsana bir fırsat verilmeliydi. bana, sana hiç olmazsa.. bu çaresizliğe dayanamıyorum bir defaya mahsus olmak üzere bir istisna yapılmalıydı kayıtlarında bir noksanlık var bir imza eksik diye geri çevrilmeliydiselim. özür dileriz kabul edemeyiz bazı noktaları unutmuşsunuz denemez miydi? turgut'u süleyman'ı unutmuşsunuz? bilseniz ne merakla bekliyorlar sizi. bütün karakollara haber vermişler her yeri aramışlar neden haber vermediniz çıkarken? dikkat et selim.. canın acıyacak dur.. söz veriyorum.. her şeyi yeniden konuşacağız seli̇m'ci̇ği̇m işik..hepsi hak verecek sana.. durmadan başlarını sallayarak haklısınız haklısınız diyecekler.. sen gitmek istesen de bırakmayacaklar seni.. ne olur biraz daha kalın, daha yeni başlamıştık konuşmaya.. söyleyecek o kadar söz vardı ki.. canım selim.. hayır süleyman kargı i̇nanmi̇yorum selim'in öldüğüne reddedi̇yorum, i̇nkar edi̇yorum.. nefes alamıyordu bir şeyler yapmak bir yere tutunmak istiyorum. süleyman kargı yerinden kalktı kütüphanenin yanına gitti. turgut'a dönerek "selim gibilerine işte böyle yaparlar" dedi. "birdenbire yüklenmezler üstüne. önce bırakırlar istediği gibi düşünsün her şeyi, dünyayı dilediği gibi anlamasına, yaşamasına, hissetmesine izin verirler. hatta alkışlarlar överler onu. büsbütün çileden çıkıp sonra geri dönemezsin diye sonrasını biliyorsun işte..

    oğuz atay / tutunamayanlar

  • 5
    +5
    -0

    "her insanın bir tek gerçek işi vardı, kendine giden yolu bulmak...
    kişiye düşen görev, kendi öz kaderini bulmaktı -rastgele bir kaderi değil- ve onu tümüyle ve kararlılıkla kendi içinde yaşamaktı.
    bunun dışındaki her şey sanatsal bir varoluştu, kaçmaya yönelik bir girişimdi, kitlelerin ideallerine doğru bir kaçıştı, uyumluluktu ve insanın kendi iç varlığından duyduğu korkuydu."

  • 1
    +1
    -0

    "mutluluk için tek şansının ben olduğumu söylemişti. hayatının geri kalanını yalnız geçirmemek için tek şansının ben olduğumu söylemişti. ne kadar ağır bir ifadeydi. ne kadar doğru bir ifadeydi."

    "bu romanlarda okuduğum acı değildi. bu acı sadece zihnimde değildi; fizikseldi. ruhumu kavuran, beni içten dışa parçalayan bir şeydi ve kaldırabileceğimi sanmıyordum. kimse kaldıramazdı."

  • -3
    +1
    -4

    hemen google den en iyi kitap alıntıları arama sonra kopyala yapıştır.
    ( kitap okumuyorum demek daha kolay )

    1 olabilir belki ama suan okumuyorum ve kopyala yapıştır yapmanın manası yok - filankes 17 Haziran 2017 15:55
    1 tavsiyen için sağol olurda birgün baslarsam:) özellikle sana mesaj atarım buralarda olursak anlayışın için :) - filankes 17 Haziran 2017 16:40
  • 4
    +4
    -0

    "hayırseverlik; köpeğin önüne attığınız kemik değildir.
    asıl hayır severlik sende en az o köpek kadar açken, onunla paylaştığın kemiktir"

    jack london- demir yolu serserileri

    sayfa: 26

  • 1
    +1
    -0

    ''...insanların sizi tanımaları, havaya girip size nasıl zarar verebileceklerini bulmaları ne de olsa biraz zaman ister. henüz size kötülük etmenin en kolay yolunu bulmaya çalıştıkları sürece, biraz nefes almak mümkündür, ama işte o bağlantı noktasını buldukları an, her gittiğiniz yerde kör tuttuğunu beller. sonuçta en keyifli dönem, gidilen her yeni yerde henüz bir yabancı olmaya devam ettiğiniz zaman dilimidir. sonrasında, o aynı hırtlık yeniden başlar. i̇nsan doğası budur. i̇şin püf noktası, o sevgili dostlarımızın sizin zayıf noktanızı iyice bellemelerini gereğinden fazla beklememektir. tahtakurularını sığınacakları çatlaklarını bulmadan önce ezmek gerek. öyle değil mi?''

    (bkz: voyage au bout de la nuit)