Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 0
    +0
    -0

    bazen durmak gerekiyor. kendinle başbaşa kalmak... kendi hatırını sorabilmek, kendine "aldırma" diyebilmek, kendi sırtını sıvazlayabilmek gerekiyor. bazen sadece sessizliği dinlemek, yenilenmek için yetiyor.
    şermin çarkacı-ev yapımı sihirli değnek

  • 8
    +8
    -0

    valla kitaptan falan değilde az önce şöyle bir şey okudum ''hanımefendi güzel olduğunuz kadar vay anasını avradınısınız da.''

  • 4
    +4
    -0

    "korkuyu beklerken" "tehlikeli oyunlar"a bile "tutunamayan", gene de o "oyunlarla yaşayan", geleceği elinden alınmış beyaz mantolu bir adam: dipten sarsılmış, kırgın, hatta umutsuz biri: günü geldiğinde yazdıklarının anlamına bile yetisemeyen oğuz atay. biri gülüyorsa bu önsöze, öteki yalnızca bakıyordur. i̇kisi de inanmıyordur şüphesiz. i̇kisi de soruyordur, sonra
    "ben burdayım sevgili okurum sen nerdesin??"
    oğuz atay/ tutunamayanlar

  • 0
    +0
    -0

    "diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? haklısın. belki de çok az... o zaman şöyle demeliyim: seni az tanıyorum... az...

    sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z. sadece iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var. o alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. senin ve benim gibi..."

    hakan günday-az

  • 0
    +0
    -0

    "ben senin bilinç altı karanliklarına ittigin ve gerçekleşmesinden korktuğum kirli arzuların; ben senin bilinç altı ormanlarının tarzanı! yemeye geldim seni. benden kurtulamazsın. ben senin vicdan azabınım!"
    "bagırma, anladık. benim vicdan azabım bu kadar kıllı olamaz. ruhbilimci tarzan lütfen giyin."
    oğuz atay / tutunamayanlar
    " en çok güldügüm kısım ah turgut özben ah" :-)

  • 0
    +0
    -0

    -kelime oyunu yapıyorsun selim.
    -benim bütün işim oyundu, bunu biliyorsun turgut. "hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.

    oğuz atay/ tutunamayanlar

  • 0
    +0
    -0

    birinin sizi evcilleştirmesini kabul etmişseniz; biraz olsun gözyaşı dökmeyi de göze alacaktınız...

  • 0
    +0
    -0

    yazık insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor. karısına sırtını döndü, kolunu yataktan aşağı sarkıttı. hayat düşünceleri tutan bir hapishanedir. i̇nsan can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum.

    oğuz atay / tutunamayanlar

  • 0
    +0
    -0

    kaçmak istiyorum... kimden ve nereye olduğunu bilmeden, yalnızca bir kuş gibi kanat çırpmak istiyorum gökyüzünde, sahi gökyüzü ne kadar da çekici değil mi? milyonlarca insan başını göğe kaldırdığında, o gördüğü mavilikte kaybolmayı diler, çünkü burası artık yaşanılacak bi yer değil.

  • 3
    +3
    -0

    ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek.
    bir yandan da gözucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum.
    tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan,
    bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
    küçük oyunlar istemiyorum albayım.
    kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor…

    🖒😊 - 7admm 28 Nisan 2017 22:34
  • 2
    +2
    -0

    "beni tanımış olduğuna sevineceksin. hep dostum olarak kalacaksın. gülmek isteyeceksin benimle birlikte. koşup pencereyi açacaksın. gökyüzüne gülerek baktığını gören dostların şaşacaklar. onlara diyeceksin ki, " evet, ne olmuş yıldızlara bakarken gulerim ben! " seni deli sanacaklar başına çorap öreceğim bir güzel!"
    yine güldü.
    " sanki sana yıldızlar yerine gülmeyi bilen bir sürü çan vermişim gibi."
    yine güldü, sonra ciddileşti.
    "bu gece.. gelme."
    "seni bırakmam." dedim.
    "acı çektiğini sanacaklar. ölüyormuşum gibi gelecek. bu işler böyle. görme, daha iyi. zaten değmez."

  • 1 ruh adam? - simyaci 28 Nisan 2017 10:21
    1 ruh adam.. şerefin intihar mektubu - detuav 28 Nisan 2017 14:44
    muhteşem kitap... - simyaci 28 Nisan 2017 14:51
  • 0
    +0
    -0

    hiç bırakmıyacağım diyordu. hani şimdi nerde. bıraktı değil mi...

  • 1
    +1
    -0

    ''seni seviyorum... deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum.''

  • 1
    +1
    -0

    birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka birşey değilmiş..

  • 0
    +0
    -0

    ''sadece herkesin okuduğu kitapları okursan, sadece herkesin düşündüğünü düşünürsün.''

  • 1
    +1
    -0

    dengbêj'lerin sesi, sesini suyun derinliğinden alan dicle'nın gümbürtüsüdür, uğultusunu komşu dağların yüksekliklerinden alan herekol dağının uğultusudur, bütün yakınlarını yitirmiş yaşlı bir kadının iniltisidir, yeryüzünde yetim ve öksüz kalmış bir çocuk ağlamasıdır, aşkı yasaklanmış bir âşığın yürek atışlarıdır, büyük orduların önünde yenilmiş ve esir düşmüş bir mir'in kırık kalbinin hüznüdür, melekê tawus'un ölüm soluğunu üzerinde hisseden bir yaralının yakarışıdır, her yerinden şıp şıp kan damlayan bir kılıcın şakırdamasıdır, binicisi düşman kurşununa hedef olmuş bir atın kişnemesidir, hakkari dağlarının doğusundan bagok dağlarına doğru esmekte olan bir rüzgarın ıslığıdır.
    mehmed uzun - diclenin yakarışı

  • 1
    +1
    -0

    "...asılmak üzere olan bir adamı düşün mesela. onu asarsın ve her şey biter. ama onu, asılması için yapılan bütün hazırlıklara şahit olmaya zorlarsan ve tam darağacının önüne getirildiğinde infazının ertelendiğini söylersen adamın hayatının geri kalanını ona zehir etmiş olursun."
    (bkz: babaya mektup)