Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    "tiyatronun kulisinde bir gün yangın çıkmış.palyaço haber vermek için sahneye gelmiş.herkes bunun bir şaka olduğunu sanıp alkışlamaya başlamış.palyaço uyarmaya devam ettikçe alkışlar daha da hızlanmış.sanırım dünyanın sonu, her şeyin bir şaka olduğunu sananların yükselen alkışları arasında gelecek."

  • 2
    +2
    -0

    "müthiş surette yalnız kaldığımı hissettim.ah! bilhassa bu kadar kalabalığın içinde yalnızlık ne acı oluyor yarabbi!.."

  • 1
    +1
    -0

    şu an adını bile anmak istemediğim sikim bey oteli yapacak olan sokum inşaat'ın sahibiydi, bizim bölge vekili götüm bey'in de damadıydı. işte böyle yarrak kulik bir ülkede yaşıyorduk...
    _emrah serbes - deliduman_

  • 5
    +5
    -0

    ölüm yaşamdan daha belirgindir.
    ölüm yaşamdan daha kesindir.

    yaşam belirsizdir; oysa ölüm,
    belirgin ve kesindir.

    hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,
    sonunu değil, sonucunu bulur: ölüm
    yaşamın sonucudur - kişinin nasıl bir
    yaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.

    ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,
    yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,
    yaşamı bilinçli kılar - ölümü yaşamdan koparmadan,
    ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin vermeden,
    ölümü, her an, yaşam kılar.

    oruç aruoba , de ki işte

  • 1
    +1
    -0

    "savaşı, o’nun ne olduğunu bilmeyen ve hiçbir zaman ateş altında bulunmayanlar
    çıkarmış ve sebep olmuşlardır. savaşın ahlâkla ilgili kısmı onu yapan ve
    yaşayanlarla değil, sebep olanlarla alakalıdır.
    bugüne kadar tüm savaşlarda sadece ve sadece anneler kaybetmiştir. başka hiç kimseye bir şey olmamıştır. hiçbir sonuç, annenin mezara kadar devam edecek olan
    yûreğindeki ateşe derman olamaz. acı çekmeyen ve çekenlerden haberi olmayan, acıları dindirmenin yollarını aramaz, arasa da doğru şeklini bulamaz."
    savaş çığırtkanlarına okutulması gereken, savaşın içinden birinin satırları.
    (osman pamukoğlu - unutulanlar dışında yeni bir şey yok, önsöz)

  • 8
    +8
    -0

    şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek : seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda .

  • 2
    +2
    -0

    sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.
    bin muhteşem güneş

  • 0
    +0
    -0

    geriye kalan şey sabırsızlık, tedirginlik ve heyecan duygularından bir kombinle beklemekti. bekledim. beklemek insanın içini kavurur. ve ne ironileri, insan hep bekler. doğmayı bekler, büyümeyi bekler, iş sahibi olmayı bekler, sevgiliyi bekler, bebeği bekler, ölümü bekler. hayat beklemektir aslında. yaşamayı beklemekle azrail'i beklemek arasında geçen süreye "yaşadı" derler. o süre tamamlandığında da vadesi doldu... sanki insan ödenmesi gereken bir banka borcuymuşçasına... belki de öyledir, ölüme borcu olan bir tanrının, aylık kredi taksitleriyizdir.

    mezar taşı gibi düşüyor yağmur - batuhan dedde

  • 0
    +0
    -0

    söz vermiştim kendi kendime :yazı bile yazmayacaktım.yazı yazmak da, hırstan başka neydi? burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim


    son kuşlar

  • 0
    +0
    -0

    "özlemek duvarları en yüksek,kaçılması en yüksek hapisaneydi."

    barış bıçakçı - bir süre yere paralel gittikten sonra

  • 0
    +0
    -0

    tuhaftır ama, küçük hırsızları asıp yok ederler, içeri tıkarlar. ama büyükleri o kadar ilerlemiştir ki ülkeyi ve sarayları yönetirler.

  • 2
    +2
    -0

    "ben yüzlerini unutmaya başladım," dedi sohrab
    "bu çok mu kötü?"
    "hayır. zaman bunu hep yapar."
    -uçurtma avcısı-

  • 4
    +6
    -2

    daha önce paylaşıldı mı bilmiyorum ama.... hakan günday - az

    diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? haklısın. belki de çok az...

    o zaman şöyle demeliyim: seni az tanıyorum... az...

    sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z.
    sadece iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var.

    o alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.

    biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.

    yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.

    senin ve benim gibi...

  • 4
    +4
    -0

    ''palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? i̇çinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam,sen de anlamazsın. ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?"

    (bkz: milena'ya mektuplar )

  • 0
    +0
    -0

    dunyanın hiçbiyerinde böyle rezalet gorulmedi...az gelişmiş aşklar ülkesi olarak dünya milletleri arasında ön sıraları işgal ediyoruz.
    birleşmiş milletler istatisliklerine göre ancak nijerya ve gana bizden daha az gelişmiş,aşık olma oranı yüz binde kırk iki.aşkta geriyizde başka şeylerde ilerimiyiz sanki,yalnız trafik kazalarında birinciyiz buyrun bakalım bin de dört.iki gururumuza dokunuyo..
    emniyet genel müdürlüğünün hesapladığına göre 126 bin 800 bakıpta iç geçirme,44 bin otobüs yada dolmuşta hafif temas,4bin200 peşinden gidipte vaz geçme,850 eve kadar izleme ve 15bin700 uzaktan aşık olma olarak 92 bin 814 ümitsiz aşk olayı kaydedilmiş
    ...
    \tutunamayanlar

  • 1
    +1
    -0

    bu sözlerimi harcanmış yılların manifestosu olarak kabul edebilirsin. çünkü tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden daha fazla ıstırap çektim.

  • -1
    +0
    -1

    amaaan hepinizin sevgilisi olsun, sakin ha yalniz kalmayin.geri zekalilar.hepinizden nefret ediyorum.

  • 0
    +0
    -0

    i̇nsanların içinde tek başına yaşamak kadar kötü birşey yoktur.
    'bilinmeyen bir kadının mektubu, stefan zweig (sayfa 29 - koridor yayınları)

  • 7
    +7
    -0

    karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silâh: kalem. sözle, yazıyla kazanılmayacak savaş yok... kalem sahiplerine düşen ilk vazife: telaş etmemek, öfkelenmemek, kin kışkırtıcısı olmamak. halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani ebediyete.

    cemil meriç - bu ülke

  • 4
    +4
    -0

    yürü git içime!
    i̇çimden seni sevmek gelmiyor değil,
    i̇çimden onu sevmek gitmiyor.