Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 0
    +0
    -0

    '"daha çok anlat” dedim.
    “hoşuna gidiyor mu?”
    “çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
    “bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
    “gider gibi yaparız."'

  • 0
    +0
    -0

    yani elbette geçecek o acı. başka acılar gelecek falan ama. o acı geçerken senden neler geçecek, bunun tarifini yapamıyorsun işte.

  • 6
    +6
    -0

    "kitaba verilen vergi %18. yani kitap okuyorsun, %18'ini devlete 'ben kitap okudum buyurun verginiz.' diyorsun. havyara verilen vergi %8! yani devlet diyor ki; 'havyar ye, kitap okuma.' --- emrah serbes

  • 1
    +1
    -0

    ben bu hikayenenin sonunu merak ettim üstad daha sonra ne oldu unutabildin mi ?daha iyisini yaptim hiç unutmadim

  • 3
    +3
    -0

    "bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla bağlanabilirmiş." demiş sabahattin ali

  • 2
    +2
    -0

    'bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. anlıyor musun?”'

    teşekkürler 🌸🌼🍃 - cobanyildizi 22 Mart 2017 00:22
  • 2
    +3
    -1

    -ben ölünce beni onun gamzesine gömün olric.
    -siz öldükten sonra gülecekse külleriniz okyanusa daha cok yakışır efendimiz.
    oğuz atay/tutunamayanlar

  • 1
    +1
    -0

    nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok.

  • 1
    +1
    -0

    bazı kadınların yaraları hücreseldir,
    bazılarınınki ise zihinsel.
    birini iyi etmek için gereken tek şey
    ucube bir yara bandı, diğerini iyileştirmek içinse
    zürafaların uçması gerekmektedir.
    hüsran dolu bir geçmişten asla
    bakire bir gelecek beklenmez.
    umut yorucudur, hayal kırıklıkları ise
    saç kırıklarına sebeptir.
    ve bilinsin ki saçlarını kendi kesen kadınlar,
    geceleri uyumadan yastığı ısırarak ağlıyordur.
    vesselâm…

  • 2
    +2
    -0

    "öncelikle karamsarlık ve umutsuzluğun simgesiydi siyah. evet, bu nedenle giydim. sonra geceye karışmanın ve şiddetin rengiydi. bu nedenle de giydim. sonra renkli insanların yanında entelektüel olanı gösterirdi siyah. pembe kazaklı birinin hayat felsefesi merak edilmez! ve bu nedenle de giydim. en son olarak da, kan lekeleri üzerinde kuruyunca görünmez ve daha da önemlisi zayıf gösterir ki ben bütün bu nedenlerden dolayı giydim. tabii, siyah giyilmesiyle ilgili neden-sonuç komikliği bir yıl civarında sürer. sonra alışkanlık haline gelmiş bir giyim tarzı, insanın hayatına aniden girip, dolabındaki diğer renkleri kıskanıp yakılmalarını sağlar."

  • 4
    +4
    -0

    "her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?"

  • 1
    +1
    -0

    'iyi bir özür,son karşılaşma olduğu bilinerek edilen bir veda gibidir'..

  • 1
    +1
    -0

    i̇nsan kendi adını 10 kez üst üste söylediğinde bile yabancılaşıyordu da , doğumundan ölümüne kadar taşıdığı 'ben ' bilincine niye yabancılaşanıyordu?
    zülfü livaneli

  • 3
    +3
    -0

    "tiyatronun kulisinde bir gün yangın çıkmış.palyaço haber vermek için sahneye gelmiş.herkes bunun bir şaka olduğunu sanıp alkışlamaya başlamış.palyaço uyarmaya devam ettikçe alkışlar daha da hızlanmış.sanırım dünyanın sonu, her şeyin bir şaka olduğunu sananların yükselen alkışları arasında gelecek."

  • 2
    +2
    -0

    "müthiş surette yalnız kaldığımı hissettim.ah! bilhassa bu kadar kalabalığın içinde yalnızlık ne acı oluyor yarabbi!.."

  • 1
    +1
    -0

    şu an adını bile anmak istemediğim sikim bey oteli yapacak olan sokum inşaat'ın sahibiydi, bizim bölge vekili götüm bey'in de damadıydı. işte böyle yarrak kulik bir ülkede yaşıyorduk...
    _emrah serbes - deliduman_