Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 2
    +2
    -0

    " onu unutabildiniz mi?"
    o an yine bir sessizlik oldu. delal tam arkasını dönüp gidecekken, " en mutlu anımda bile," dedi " hiç aklımdan çıkadı ki..."

  • 4
    +4
    -0

    "insan sevgisi zaman zaman yalnızlığımızın boyutlarını aştı, zaman zaman da insanlar yalnızlığımızı bir başınalığımızdan daha derin, daha dayanılmaz boyutlara iteledi."

    tezer özlü-yaşamın ucuna yolculuk

  • 1
    +1
    -0

    tamam küfürbaz olabilirim, en azından yapmacık insanlardan değilim, gelip rakıma su olacaklar gidip başka masalara meze olmayı seçti, umut verip gidenin sıfatını sikeyim ben hep aynı yerde, aynı zaman diliminde, bi neşet baba sesinde, gelmeyecekleri mi bekledim, ne değişti ki?
    yine kaybettim.
    orospu çocukluğunun yeni adıydı belki de 'seni üzmek istemedim.
    emrah serbes

  • 1
    +1
    -0

    dönel cismin hacmi, doğuran alan ile, hacim oluşurken alanın geometrik merkezinin aldığı yolun çarpımına eşittir.
    mühendislik mekaniği statik - r.c hibbeler
    bu da kitap sonuçta dimi :d

  • 2
    +2
    -0

    ben seni iki mavinin arasında sevdim. denizin biraz üstünde, gökyüzünün biraz altında...

  • 1
    +1
    -0

    o hissi ne zaman anlatmaya kalksam
    dilimin ucunda,
    ne zaman yazmaya kalksam
    kalemin ucunda
    intihar etti kelimeler

  • 3
    +3
    -0

    "sizin alınız al inandım
    morunuz mor inandım
    tanrının büyük âmenna
    şiiriniz adamakıllı şiir
    dumanı da caba
    ama sizin adınız ne
    benim dengemi bozmayınız"

  • 5
    +5
    -0

    bir yerde okumuştum, mösyö boustouler, tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altında yatarken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz. i̇şte kendimi aynen böyle hissediyorum, yönünü şaşırmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum. dahası, sözcüklere dökemeyeceğim kadar derin bir bunalımdaydım.

  • 1
    +1
    -0

    "...çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz. "

  • 3
    +3
    -0

    yalnızlıktan nasıl kurtulunur?
    yalnız ölmek mi?
    hayır insanların içinde, milyonun içinde iki ölü. üç ölü. dört ölü, beş ölü. bırak ölüleri saymayı. bu beşinci bira. boş ver şu birahaneyi de. camın dışarısını da. o gelmeyecek ki. ha!

    yalnızlığın yarattığı insan
    sait faik

  • 1
    +1
    -0

    kendine alıştırdığın, emek harcadığın şeyden sonsuza dek sorumlu olursun.

    küçük prens

  • 0
    +0
    -0

    "biri vardır örneğin, deli gibi görmek istediğiniz... hak etmişsinizdir de bunu, ama göremezsiniz. kırk çeşit imkansızlık bir araya gelir ve bir türlü göremezsiniz. oysa onu görmeyi hiç hak etmeyen (hak etmeyi bilerek kullanıyorum, çünkü bu bir hak bence...) bir sürü saçma sapan adam her gün görürken, burnunun dibinden ayrılmazken hatta; siz göremezsiniz. mahalle bakkalı, mesai arkadaşı, komşusu... coğrafi mecburiyet dışında hiçbir vasfı olmayan bir dolu insan, sizin bir kez bakmak için yanıp tutuştuğunuz gözlere her gün bakar... siz bakamazsınız..."
    (bkz: tesirsiz parçalar)

  • 2
    +2
    -0

    fakir düşmüş bir ailede doğdum.
    buna rağmen çocukluğum epeyce mesut geçti. fakirlik, içimizde ve etrafımızda ahenk bulunmak şartıyla –ve şüphesiz muayyen bir derecesinde– zannedildiği kadar korkunç ve tahammülsüz bir şey değildir.
    onun da kendine göre imtiyazları vardır. benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti.

    saatleri ayarlama enstitüsü

  • 1
    +1
    -0

    'adam öldürünce ölmeye katlanmamız bir katilin kurbanı olmamak içindir.' j.j.rousseau - toplum sözleşmesi

  • 3
    +3
    -0

    artık sanki yaşamıyorum, yaşayan birini seyrediyorum; daha önce bildiğim romanı okur gibiyim. bir roman kendini okumaya başlasaydı herhalde bu kadar sıkıcı bulurdu kendini.

    oğuz atay

  • 4
    +4
    -0

    eğer yalnız ve mutsuzsan, o zaman güzel havalarda, çatıdan gökyüzünü seyretmeyi dene. gökyüzünü korkusuz seyrettiğin sürece içinin temizliğinden emin olacak ve tekrar mutlu olacağına inanacaksın.
    anne frank'in hatıra defteri

  • 3
    +3
    -0

    + dua edince geçecek mi?

    - dualarını küçümseme evlat: varlığından, ısrarından, pişmanlığından; kısacası yakarışından, yeni bir yaşam var eder allah; ama sen bilmezsin. seni bir duvara toslatır, duvarı yıkar ve önüne yeni bir yol açar.