Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 2
    +2
    -0

    "dünya ile arama uzaklık koydum. dünya güzeldi , içim de güzel olsun istedim."
    kırmızı saçlı kadın, orhan pamuk (sayfa 89)

  • 2
    +2
    -0

    - herkes geçer diyor. geçer mi efendim ?- herkes ne bilir acımı olric ?her gün biraz daha acır sonra, biraz daha ve biraz daha. ama en sonunda ne olur biliyor musun olric? geçmez evet geçmez. geçti sanırsın ama, geçmez... örneğin, alışverişe çıkarsın bir mağazaya girersin. öyle bir şarkı çalmaya başlar ki hatırlatır, dağıtır. geçmez...geçer sanırsın ama geçmez. daha az akla gelmeye başlar, alışıyorum galiba dersin. arkadaşlardan biri görmüştür onu biriyle bir yerde bir şeyler içerken.. boğazın kurur, yutkunamazsın ama geçmez... geçer sanırsın ama geçmez. telefonun ekranında duvar kağıdı değildir artık, kendinden bile sakladığın bir fotoğrafını görürsün aklındaki galeride. gözüne çarpar, hatırlatır. vurur, geçmez. rehberden adını silmişsindir, numara aklından geçip gitmez. oturduğu semtin otobüsü önünden geçer sen durakta gözlerin dolmuş beklerken. defalarca doğru durakta inme telaşı yaşadığın o toplu taşıma faaliyeti gözden yaş taşırma hareketine döner. binmezsin, ama geçmez. yine geçti sanırsın olric,unuttum dersin.. ama geçmez olric... adına bir filmde rastlarsın, alelade bir radyo programının canlı bağlantı kısmında istek bir şarkı üzerine..sezen aksu - vazgeçtim talep olunmuştur. çalınır, geçilmez. acır, geçme. birilerini öpüşürken gördüğünde gözünüze çarpan ani bir düşünce ile sarsılır dudağın bir başka dudağa geçme eylemi ve ardından gelen. o da birini öpüyor mudur acaba sorusu ve muhtemeldir öpmesi.. canın acır için kanar, geçmez... başka birini basmak istersin kanayan yarana. saçı onun gibidir, gözleri onunkiler gibi kocaman. sesi onunki gibi ince. bakarsın, gördüğün o değildir.. hayal kırılır, parçalar esner. dağılır, ama geçmez. acır ama, geçmez olric.

    oğuz atay- tutunamayanlar

  • 3
    +3
    -0

    ''kötülüğümüz içimizde bizim; içimizse kurtulamıyor kendi kendisinden.''
    -denemeler, montaigne

  • 2
    +2
    -0

    karanlıkta yolumu bulabilirim ancak senin aydınlattığın kadarını gorebilirim.

  • 1
    +1
    -0

    yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimsede uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım;
    kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.

  • 0
    +1
    -1

    "çok sevdik. gerçekten de çok sevdik biz. tek bir hatayla. yanlış sevdik biz... onsuz yaşayamam diyerek... bitecek bir şeyi bitmeyecek gibi sevmişiz biz. çok sürmedi zaten, gözlerimizi kapadık, gözlerimizi açtık, bir koca umut damladı gözlerimizden, ve bitti..." (bkz: eyvallah)

  • 5
    +5
    -0

    "benim kahramanımsın" . sözlerimi duyduğunu, dudaklarının hafifçe kıvrılmasından anlamıştım. yüzünde tek bir saniye bile kalmayan küçük gülümsemesi dağılırken etrafım tamamen iplerle kaplandı. görüşüm kapanmadan önce gördüğüm son şey onu yüzü olmuştu. kozanın dışında kalan tek yerim avucumdu. bileğini yakaladım ve reddedemeyeceğim gerçeği atmayan nabzıyla kabullenmek zorunda bırakıldım. cansız bedeninin son kırıntılarıyla elimin etrafına da kozasını ördükten sonra, kelebek ömrünü tüketmişti.
    irem - gizem günyer - kelebek

  • 7
    +7
    -0

    bütün olan geçen şeylere rağmen, sen yine bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin...
    -reşat nuri güntekin

  • 2
    +2
    -0

    "keşke birbirimizden uzak bulunaydık da
    dün aksam tesadüf etmeyeydik biz."
    -nazım hikmet ran.

  • 4
    +4
    -0

    --- spoiler ---
    masaya oturalı ve sadece tokalaşarak beni yabancı birisini selamlar gibi davranalı kırk beş dakika olmuştu. bir devreye dört gol sığdırmıştı yirmi iki kişi, başımızın hemen üzerindeki televizyonda oynanan maçta. ancak biz iki kişi hepi topu on kelime dahi edememiştik. senkronize susuyorduk. kaşıkla bir yandan daireler çizerken masanın üzerinde, bir yandan da inatla soğuyan çayını içmeye devam ediyordu. kafasını kurcalayan bir mevzu vardı bu belliydi. çünkü çay soğukken bir boka benzemezdi. "iyi misin?" dedim, sadece sustu. bende sustum sonrasında. beş dakika sonra "ben yapamıyorum." dedi. ölümünü bekleyen kanserli bir hasta gibi bu mutlak sonu bekliyordum aylardır. sonunda iki kelime ile senelerin ipini çekmişti. ne kadar da kolay çekmişti. aynı soğukkanlılık ile "tamam o zaman." demiştim. çünkü bir erkek kendini küçük düşürmemeliydi bir kadın karşısında, ağlamamalıydı da. erkek dediğin son noktayı koymalıydı ama onu bildim bileli o hep erkek gibi bir kadındı. "neden diye sormayacak mısın?" dedi, "hayır gerek yok." diye karşılık verdim sakinlikle. "senin için çoktan bitmiş demek ki." dedi, "siktir lan." diyemedim, sustum. içime doldu bütün küfürler, sustum ve kendi kendimi zehirledim. bardakta kalan son yudumu da götürdü dudaklarına, ayağa kalktı ve elini uzattı. "hoşça kal." dedi. teşekkür ettim ve usulca gidişini seyrettim. sonra ne mi oldu? bir çay daha söyledim kendime sonra aynı bardağa iki sigara eşlik etti. erkek adam ağlamazdı hani, ortada erkeklik yapacak bir durumda yoktu artık.
    ağladım.
    --- spoiler ---

    (bkz: oğuz bal)

  • 5
    +5
    -0

    bizim memlekette aranan kaybolur.
    şark oturup beklemenin yeridir. biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.
    -huzur

  • 2
    +2
    -0

    varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi fakat yokluğu müthişti.

  • 1
    +1
    -0

    "bazı insanların, bazı şeylere hiç hakları yoktu: ne var ki, insanlar da en çok bu hiç hakları olmayan şeyleri yapıyorlardı."

    oğuz atay -tehlikeli oyunlar

  • 1
    +1
    -0

    "allahım, onu neden yalnız bıraktın? neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? neden korkuyu göğsünden çekip almadın? neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin? isa'yı neden bu kadar geç tanıttın ona? neden günahlarının yükünü taşıyacak gücü ona da vermedin? selim de, kendi çapında bir kaç kişiyi kandırabilirdi senin yolunda. meyveleri gösterdin de ağaca çıkma becerikliliğini esirgedin. neden küçük yaşta latince, eski yunanca, ingilizce filan öğretmedin ona? (sen ki bütün dilleri ezbere bilirsin)

    dua etmesini bile öğretmedin ona. evde yalnız kaldığı geceler, karanlıkta yorganı başına çekti ve ter içinde mısra 193 ile mısra 214 arasında söylediği gülünç yakarmayı uydurabildi o zor şartlar altında. daha iyi bir şeyler söyletemez miydin? neden onu canı kadar seven annesinin bile selim'i ‘benim korkak oğlum’ diye sevmesine göz yumdun? “benim akıllı oğlum güzel oğlum” dediği zaman da neden, şımarmasını önlemedin? bir duvardan bir duvara çarpıp durdun onu. bir uçtan bir uca itip durdun onu. öğretmeni: “yalan söyleme, bu resmi sen yapmadın” dediği zaman neredeydin? neden bir karşılık bulmasına yardım etmedin? oysa o resmi selim yapmıştı. on bir yaşında, “benim kızla konuşuyorsun” diye, erdal'dan ilk tokadı yediği zaman, aslında kızla konuşmamıştı. neden babasının verdiği on liranın üstünü bir kerede yola düşürmesini sağlamadın da, önce iki buçuk lirayı düşürdü ve koşa koşa dönüp bu parayı ararken kalan dört lirayı da kaybetti? soruyorum: neden? sonra neden karakola gönderdin selim'i, parayı bulan var mı diye sormaya? neden polisleri güldürdün ve selim'i ağlattın? polisler daha mı iyiydi selim'den? biliyorum isa daha büyük acılar çekti diyeceksin. bu kadar ayrıntılara girmezdi diyeceksin. asıl, ayrıntılara girmeliydi bence. her şeyi yaşamalıydı. ilkokula göndermeliydin isa'yı da selim gibi. sonra, selim senin oğlun değil ki. olsaydı da bilmiyordu. biliyorum, bunlardan daha acıklı sözler yazdı romancılar diyeceksin. ben daha neler duydum diyeceksin. demek bunu söylemekle bitiyor her şey. sen onlara inan. (ne kaybettiğini bilmiyorsun onlara inanmakla) küçük ayrıntılara daha girme bakalim. isa'nın ikinci gelisinde durumu kurtaracağını saniyorsun. selimde ikinci kere gelse görürsün. yalnız bu sefer ayni zamanlarda gelsinler artik. araya yine binlerce yıllık bir uçurum koyma. sonunda ilk gelislerinde yaptığın gibi ikisinide yalnız birakma..."

  • 2
    +2
    -0

    "başıboş, bencil ve serserice dolanmaya devam eder o huzur bulmuş sevimsiz hatıralar beyninizin içinde. ne hatırlanacak kadar berraktırlar ne de unutulacak kadar bulanık." emrah serbes- deliduman

  • 2
    +3
    -1

    ben ölünce beni onun gamzesine gömün olric.

    siz öldükten sonra gülecekse külleriniz okyanusa daha cok yakışır efendimiz.

  • 3
    +3
    -0

    "elbette bizden mesut memleketler ve vatandaşlar vardır; elbette ki iki asırlık hezimetlerin, çöküntülerin, henüz kendi şartlarını bulamamış bir imparatorluk artığı olmamızın bir yığın neticesini hayatımızda, hatta etimizde duyacağız. fakat bu ıstırabın bizi inkâra götürmesi, daha büyük bir hezimeti kabul değil midir? vatan ve millet, vatan ve millet oldukları için sevilir; bir din, din olarak münakaşa edilir, ret veya kabul edilir, yoksa hayatımıza getirecekleri kolaylıklar için değil..."
    ahmet hamdi tanpınar - huzur