Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("kitaplardan alıntılar") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    evinden cikman gerekmez. masandan kalkma ve dinle. hatta dinleme, yalnizca bekle. hatta bekleme bile, kesinlikle sessiz ve yalniz ol. dunya, maskesini dusuresin diye, gelip kendini sunacaktir sana, baska turlu olamaz. kendinden gecmis bir halde egilecektir onunde.

  • 3
    +3
    -0

    ''hayatın en güzel bencilliğidir aşk.'' elveda güzel vatanım/ahmet ümit

  • 2
    +2
    -0

    bir saat gelir, bir tel kopar, bir kiriş çatırdar, kuşlar havalanır önünden, bir bakarsın hayatının bütün camı çerçevesi inmiş, yine ayazda kalmışsın

    müptezeller-emrah serbes

  • 2
    +2
    -0

    "harese nedir, bilir misin? develerin çölde çok sevdiği bir diken var. deve dikeni yedikçe ağzı kanar. tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."
    zülfü livaneli,huzursuzluk

  • 2
    +2
    -0

    zamanda ağır ağır ilerleyen herkesin, eninde sonunda ters bir akıntıyla açıklara doğru sürükleneceğini, kısacası, hepimizin gideceğini fark ettiğimiz bir zaman geliyordu.

  • 3
    +3
    -0

    "yolun köşesine gelince durup birbirlerinin yüzüne baktılar ve ayrıldılar. ikisinin içinde de hem uzun zaman sonra tekrar görüşmenin verdiği bir memnuniyet, hem de belki bir daha görüşmeyeceklerini sezmekten doğan bir hüzün vardı. hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi."

  • 1
    +1
    -0

    meyhana dışardan kasvetli görünür amma,bir başka letafet bir başka ferehlık var içinde.
    ahmet haşim /bize göre

  • 3
    +3
    -0

    eğer ne istediğini bilmezsen bir bakarsın istemediğin bi sürü şey olur
    -dövüş kulübü-

  • 4
    +4
    -0

    'yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz' ne güzel demiş ahmet hamdi.

  • 1
    +1
    -0

    "ben, seninle ilgili olayları anlatırken aslında senin nasıl bir insan olduğunu belli etmemeye çalışıyorum; aklımca asıl babamı kendime saklıyorum. "

    oğuz atay - korkuyu beklerken

  • 2
    +2
    -0

    -şimdi söyle bakayım kâmran, gülbeşekeri beğendin mi?
    -beğendim.
    -sevdin mi?
    -sevdim.
    -bir daha söyle.
    -sevdim.
    -öyle değil, kâmran, "ben gülbeşekeri sevdim" de.
    kamran bu çocukça ısrarı anlamayarak gülüyordu.
    -ben gülbeşekeri sevdim.
    -bir kere daha kâmran, "ben gülbeşekeri çok seviyorum" de.
    -ben gülbeşekeri çok seviyorum senin istediğin kadar çok seviyorum.
    feride bir çocuk sevinciyle ellerini çırptı,fakat dudakları gülerken gözlerinden yaşlar geliyordu.

    reşat nuri güntekin - çalikuşu

  • 1
    +1
    -0

    "evrenin ruhu'nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. aşk'ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman."

  • 2
    +2
    -0

    "ben! diye bağırdım bütün gücümle. sonra adımı tekrarladım birkaç kere.... ben, çiçeklere bakmasını bilmediğim gibi, kendime bakmasını da bilmiyorum. ben, yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığıma mahkum edildim.... ben yalnızlığa dayanamıyorum,... işte tek başıma yıkılmış durumdayım;... üstelik ne ıstırap çekmeyi ne de gerçekten korkuyu öğrenebildim(ya da öğrenemedim). hangi sözü kullanacağımı bilmiyorum. yalnızlığımın yalnız bana zararı dokundu. (işte, bir cümlede iki kere 'yalnız' kelimesini kullandım.) yenildiğimi kabul ediyorum?... (daha konuş, daha konuş, iyi oluyor, hafızan bileniyor.)... (olmadıklarını bırak.)... hiçbir dediğinizi yapmayacağım, çünkü yoruldum, çünkü her şeyi birbirine karıştırdım, çünkü bu dünyada gizli mezhep bile sonunda gelip beni buldu; fakat sevebileceğim bir kadın, bol para, insan yakınlığı beni hiç bulmadı. ben de üç yıl dört ay önce acılaștım, huysuzlaștım... uzaklara gittim, kimse beni bulamasın diye. onlar da beni ciddiye almadılar, gelmediler;...'
    (bkz: korkuyu beklerken)

  • 3
    +3
    -0

    o zamanlar insanlar daha iyiydiler denemez. kim bilir, ama daha başkaydılar. belki de kuşları daha çok seviyordular. belki de yurekleri yufka, daha acımayla, daha sevgiyle doluydular. belki de doğaya daha yakındılar, kim bilir. şimdiki insanlara vız geliyor kafeslerde küçücük kuşların ölmesi.

    yaşar kemal-kuşlar da gitti

  • 2
    +2
    -0

    delinse yer;çökse gök,yansa kül olsa dört yan
    yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan
    yıldırım'dan,tipiden,kasırgadan yılmayan
    ölümlerle eğlenen tunç yürekli türkleriz!!

  • 2
    +2
    -0

    "dünya ile arama uzaklık koydum. dünya güzeldi , içim de güzel olsun istedim."
    kırmızı saçlı kadın, orhan pamuk (sayfa 89)