Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir yazı bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    siyahın yeri hep ayrı olmuştur bende. içimi, dışarıya en net şekilde gösterdiğimin belirtisiydi kanımca. bundan dolayı kıyafetlerimin hemen hemen hepsi siyah olmuştur.
    çoğu kez insanların "yine mi siyah?" serzenişini duyduğumdan artık ne düşündüklerini dahi önemsemiyordum. o'na kadar. hayatım boyunca tanıdığım en renkli insandı o. yemyeşil gözlerine bakarken, sıla gibi "bana biraz renk ver" demiştim, hiç unutmam. sanırım o'na ilk kez seni seviyorum deyişim bu şekilde olmuştu. onunla beraberken siyahı da unutmuştum. artık renk vardı hayatımda, kıyafetlerime de yansıyan. çok uzun sürmedi bu renk cümbüşü hayatımda. zaten güzel bir şeyin hayatımızda uzun sürdüğü nerde görülmüştü ki? her neyse konumuzda bu değil zaten. gitmişti. bana kattığı renkleriyle beraber hem de.
    benimde siyaha dönmem uzun sürmedi. varlığında "bana biraz renk ver" şarkısını söylediğim insanın, yokluğunda "back to black" şarkısını söylüyorum. son olarak senin amına koyayım blake. bitti.

  • 0
    +0
    -0

    sustuğun kadar acır , susmak zorunda kaldığın kadar yok olursun.
    canın yandığı kadar güler, ağladığın kadar bağırırsın.
    gerçeklere ne kadar yaklaşırsan, benliğinle o kadar kavga edersin .
    yaptığın hatalardan dolayı hayatını bok etmek mi istiyorsun? bir daha düşün. .
    kim hata yapmadı ki bu hayatta ? hiçkimse kabul etmesede, hatalarımızla büyümedik mi ?
    yanlışlarının ardından duyduğun tek ses hıçkırıklarındı ne çabuk unuttun bunu ?
    ne çabuk affettin seni paramparça eden insanı, insanları. .
    onları affettikçe kendine küsmedin mi?
    artık kendinden nefret etmiyor musun ? her gece intihar filminin senaristi olmuyor musun, beynindeki mükemmel sahnede oynamıyor musun en güzel repliklerini. .
    yönetmenliğini yapmıyor musun ?
    canına yandığım bunları gözyaşlarının ardında , saklandığın o karanlık duvarların sardığı benliğini kaybettiğin yerde düşünmüyor musun ?

  • 11
    +11
    -0

    bilsen nasıl üşüyorum
    al şu ellerimi ısıt biraz
    ya da al götür bu soğukları
    bu yağmurları
    görmüyor musun beni öldürecekler artık
    beni öldürecekler diyorum sana
    geçmiş gelecek bütün yıllarım
    bütün umutlarım al senin olsun al
    beni bu karanlık denizlerde bırakma

  • 2
    +2
    -0

    “elinden bir şey gelmemenin acısını iniş takımları olmayan melekler bilir. bir arabanın farlarına kilitlenip kalmış sincaplar bilir. suyun dibine ağır ağır çöken taşlar bilir. matkapla göğsünün ortasına açılmış bir pencere düşün. perdeyi aralayıp kendi yarandan bakıyorsun dünyaya. eskisi gibi acımıyor ve de asıl bu acıtıyor.

    sen gittin ve herkes ölmeye başladı”

  • 3
    +3
    -0

    bazen birini ozledin diye hiç kimseyle konusmak istemezsin mesela

  • 6
    +6
    -0

    "fuzuli aşkı anlatırken elemden, ayrılıktan, parçalanmaktan bahsediyordu. aşk ayrılığının azap olduğunu söylüyor, azabın 'azb' kökünden türediğini ve 'lezzet' demek olduğunu söylüyordu. demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu."

  • 2
    +2
    -0

    "biz maddeye hükmediyoruz , çünkü zihne hükmediyoruz.gerçeklik kafanın içindedir.yavaş yavaş öğreneceksin,winston."

  • 3
    +3
    -0

    albert einstein'a göre "insanı ayakta tutan kas sistemi ve iskelet değil ; prensipleri ve inançlarıdır.bence de öyle ben bu durumu çok fazla kabul ettim.kırmızı çizgilerimi insanlara çok net ifade ettim.tabularımı asla yıkamayacaklarını belirttim.peki bunlara rağmen yakınımda ki insanlar bunu nasıl yargılamaya ve sorgulamaya kalkışıyor.samimiyetim bu durumu açıklıyor.fazla esnek gözüküyor.galiba bu benden kaynaklı bir sorun.uzatmanın bir anlamı yok.ben ve tabularım.kırmızı çizgime basan insanlar tabularımla kabullenenler benle konuşur.ohh bee rahatladım.

  • 3
    +3
    -0

    "her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. her gün bir kuzey kışı indi içime. her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. belki de her şey. her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. minareleri her gün sabah ezan sesleriyle ben açtım. her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. güvercinleri yolculadım. her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. her gün bir taş parçası söktüm içimden. her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. her gün "âh" ettim bir kere, bir kere o âh'ı geri aldım. her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. her gün acını tattım. her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. her gün bir kilidi açmaya çalıştım. başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. çile nedir, günah ne? bana ne bunlardan. dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa."

    (bkz: taş parçaları)

  • 8
    +8
    -0

    "evet" dedi temkinli bir şekilde. " nasil bu kadar iyi dayandığını bilmiyorum. ben olsam , paramparça olurdum. " eski bir dosta yalan söylemenin manası yoktu. " paramparçayım. "

  • 2
    +2
    -0

    kollarım gidiyor önce, ayaklarım, ellerim, saçlarım gitmişti zaten. bileklerim gitmişti biliyor musun bir sen kalıyorsun içimde yüreğimin alazında biz bize ağlaşıyoruz sessizce...

  • 4
    +4
    -0

    adın üç kere geçti
    saçma sapan bir filmde yalnız olsam
    çok ağlardım ama annem bakıyordu
    otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
    anne dedim, hadi çay koy da içelim

  • 2
    +2
    -0

    limanlar, gemiler için en güvenli yerlerdir. ama hiçbir gemi limanda beklemek için yapılmamıştır.

    ++ - yoklugunbitirdi 29 Kasım 2018 03:00
  • 12
    +12
    -0

    hangi şehre gidip,
    hangi insanla uyuduysan,
    nereye döküldüyse sevdiğim güzelliğin,
    kimin üstüne düştüyse,
    bakmaya kıyamadığım kirpiklerin,
    orada kal.
    bir gecelik " nasılsına" sığdırma vicdanını.
    kalbim artık evin değil.
    gelme...

  • 0
    +0
    -0

    sen artık kendinden ibaretsin. sırf sana aitsin sen. yeniden birilerinin bir şeyi, en kıymetli şeyi bile olmayı istemeyeceksin. i̇stesen de pek beceremeyeceksin

  • 2
    +2
    -0

    "kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim, bir insana bırakmaktansa. öyle çok korkuyorum insandan."