Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir nazım hikmet şiiri bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +2
    -1


    dörtnala gelip uzak asya'dan
    akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
    bu memleket bizim!
    bilekler kan içinde, dişler kenetli
    ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benzeyen toprak
    bu cehennem, bu cennet bizim!
    kapansın el kapıları bir daha açılmasın
    yok edin insanın insana kulluğunu
    bu davet bizim!
    yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    ve bir orman gibi kardeşçesine
    bu hasret bizim!

  • 13
    +13
    -0

    ben
    senden önce ölmek isterim.
    gidenin arkasından gelen
    gideni bulacak mı zannediyorsun?
    ben zannetmiyorum bunu.
    iyisi mi, beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun
    içinde bir kavanozun.
    kavanoz camdan olsun,
    şeffaf, beyaz camdan olsun
    ki içinde beni görebilesin...
    fedakârlığımı anlıyorsun :
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    ve toz oluyorum
    yaşıyorum yanında senin.
    sonra, sen de ölünce
    kavanozuma gelirsin.
    ve orda beraber yaşarız
    külümün içinde külün,
    ta ki bir savruk gelin
    yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    ama biz
    o zamana kadar
    o kadar
    karışacağız
    ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
    yan yana düşecek.
    toprağa beraber dalacağız.
    ve bir gün yabani bir çiçek
    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak
    iki çiçek açacak :
    biri sen
    biri de ben.
    ben
    daha ölümü düşünmüyorum.
    ben daha bir çocuk doğuracağım.
    hayat taşıyor içimden.
    kaynıyor kanım.
    yaşayacağım, ama çok, pek çok,
    ama sen de beraber.
    ama ölüm de korkutmuyor beni.
    yalnız pek sevimsiz buluyorum
    bizim cenaze şeklini.
    ben ölünceye kadar da
    bu düzelir herhalde.
    hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
    içimden bir şey :
    belki diyor.

    bende benle ayni şiiri atan birileri varmidir acaba diye bakiniyordum tam :) - icert_earty 03 Aralık 2019 01:58
  • 7
    +7
    -0

    ben içeri düştüğümden beri

    güneşin etrafında on kere döndü dünya.

    ona sorarsanız:

    “lâfı bile edilmez,

    mikroskobik bir zaman.”

    bana sorarsanız:

    “on senesi ömrümün.”

    bir kurşun kalemim vardı

    ben içeri düştüğüm sene.

    bir haftada yaza yaza tükeniverdi.

    ona sorarsanız:

    “bütün bir hayat.”

    bana sorarsanız:

    “adam sen de, bir iki hafta.”

    katillikten yatan osman,

    ben içeri düştüğümden beri,

    yedi buçuğu doldurup çıktı,

    dolaştı dışarlarda bir vakit,

    sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri,

    altı ayı doldurup çıktı tekrar,

    dün mektup geldi, evlenmiş,

    bir çocuğu doğacakmış baharda.

    şimdi on yaşına bastı,

    ben içeri düştüğüm sene,

    ana rahmine düşen çocuklar.

    ve o yılın titrek, ince, uzun bacaklı tayları,

    rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldular çoktan.

    fakat zeytin fidanları hâlâ fidan,

    hâlâ çocuktur.

    yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde

    ben içeri düştüğümden beri.

    ve bizim hane halkı

    bilmediğim bir sokakta

    görmediğim bir evde oturuyor.

    pamuk gibiydi, bembeyazdı ekmek

    ben içeri düştüğüm sene.

    sonra vesikaya bindi,

    bizim burda, içerde, birbirini vurdu millet

    yumruk kadar, simsiyah bir tayın için.

    şimdi serbestledi yine,

    fakat esmer ve tatsız.

    ben içeri düştüğüm sene

    ikincisi başlamamıştı henüz.

    daşav kampında fırınlar yakılmamış,

    atom bombası atılmamıştı hiroşima’ya.

    boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman.

    sonra kapandı resmen o fasıl,

    şimdi üçüncüden bahsediyor amerikan doları.

    fakat gün ışıdı her şeye rağmen

    ben içeri düştüğümden beri.

    ve “karanlığın kenarından

    onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp

    doğruldular” yarı yarıya.

    ben içeri düştüğümden beri

    güneşin etrafında on kere döndü dünya.

    ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine,

    ben içeri düştüğüm sene

    onlar için yazdığımı:

    “onlar ki toprakta karınca

    suda balık

    havada kuş kadar çokturlar,

    korkak, cesur,

    cahil, hakîm

    ve çocukturlar,

    ve kahreden

    yaratan ki onlardır,

    şarkılarımda yalnız onların mâceraları vardır.”

    ve gayrısı,

    meselâ benim on sene yatmam,

    lâfü güzaf.

    not: orhangutan 'ın en sevdiği nazım şiiriydi yanlış hatırlamıyorsam. iki güzel insanı andık bu vesileyle vesselam.

  • 5
    +5
    -0

    saat dört yoksun
    saat beş, yok
    altı, yedi, ertesi gün
    daha ertesi
    ve belki kimbilir...

  • 5
    +5
    -0

    seni düşünmek güzel şey,
    ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum...

  • 2
    +2
    -0

    karşımdasın işte.
    bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
    ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
    kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
    tıkandığım o an,
    elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
    aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
    ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
    ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
    bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
    bitti artık hepsi.
    köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    bakış açım belli oldu yine.
    geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    dağlara çarptım her esişimde.
    yollara küfrettim her gidişinde.
    demiştim sana hatırlarsan:
    "önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
    ‘zamanla bırakmamak’tır."
    şimdi bana, geçen o zamanın
    unutulmaz sancısı kalır
    gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim.

    -ezberlediğim ilk nazım hikmet şiiri ve hala ezberimde 😇

    -edit: imla

  • 1
    +1
    -0

    yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
    belini sarmayalı,
    gözünün içinde durmayalı,
    aklının aydınlığına sorular sormayalı,
    dokunmayalı sıcaklığına karnının.

    yüz yıldır bekler beni
    bir şehirde bir kadın.

    aynı daldaydık, aynı daldaydık.
    aynı daldan düşüp ayrıldık.
    aramızda yüz yıllık zaman,
    yol yüz yıllık.

    yüz yıldır alacakaranlıkta
    koşuyorum ardından.

  • 5
    +6
    -1

    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım
    sana anam gibi hürmet ediyorum
    edeceğim
    senin ilk arşınladığın yoldan gidiyorum
    gideceğim
    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım

  • 8
    +9
    -1

    yok öyle umutları yitirip ,
    karanlıklara savrulmak.
    unutma, aynı gökyüzü altında
    bir direniştir yaşamak

    1 elektrik faturası gelince içimden 3 kere okuduğum şiir.inş karanlıklara savrulmam. - bezelyetanesi 23 Şubat 2017 20:11
  • 2
    +3
    -1

    gözlerin

    gözlerin gözlerin gözlerin,
    gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
    sevinçli bahtiyar
    alabildiğine akıllı ve mükemmel
    dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

    gözlerin gözlerin gözlerin,
    sonbaharda öyledir işte kestanelikleri bursa'nın
    ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
    ve her mevsim ve her saat istanbul.

    gözlerin gözlerin gözlerin,
    gün gelecek gülüm, gün gelecek,
    kardeş insanlar birbirine
    senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
    senin gözlerinle bakacaklar.

    en sevdigim kesitleri...

  • -1
    +0
    -1

    "fedakârlığımı anlıyorsun:
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    ve toz oluyorum."

    ben senden önce ölmek isterim.

  • 0
    +0
    -0

    kızıl saçlısına

    pembe yanaklı al dudaklı bir karım olursa eğer..
    olursa 24 ayar ahlaklı..
    anama bakar gibi bakar..
    ilaha tapar gibi taparım..!

    ama…!
    kalleş çıkarsa karım..
    anam avradım olsun bir teneke benzin döker yakarım…!

    kimine göre kadın..!
    soğuk kış gecelerinde sarılıp yatmak içindir..

    kimine göre kadın..!
    sıcak harman gecelerinde zil takıp oynatmak içindir..

    kimine göre kadın..!
    ömür boyunca omuzumuzda taşıdığımız..
    en büyük sevabımız ve en büyük vebalimizdir..

    ama sen kadinim..!
    benim için sen..
    ne o..
    ne bu..
    şusun sen..!
    benim can yoldaşım kavga arkadaşımsın…

  • 0
    +0
    -0

    dert çok hem dert yok

    yüreklerin kulakları sağır
    .
    hava kurşun gibi ağır...

    ben diyorum ki ona:
    kül olayım kerem gibi yana yana

  • 1
    +1
    -0

    nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet.
    nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    bir ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında amiral vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, amerikan amirali
    amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet
    nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
    vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, amerikan üsleri, amerikan bombası, amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim.
    yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

  • 1
    +1
    -0

    “kimseler yapamaz senin resmini
    sen kendi resmini kendin de yapamazsın
    bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde
    senin resmini ben yapacağım.”

  • 0
    +0
    -0

    gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
    çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben
    koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
    bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
    ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
    gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.

  • 0
    +0
    -0

    tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş tahirle zühre olabilmekte
    yani yürekte.

    meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?

    tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    yani tahiri zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    tahir ne kaybederdi tahirliğinden?

    tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

  • yapti yine serseri - umtiti 18 Şubat 2017 00:07
    1 serseri serbest stilimmm - peathamsx2 18 Şubat 2017 00:08