Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    bir gece habersiz bize gel
    merdivenler gıcırdamasın
    öyle yorgunum ki hiç sorma
    sen halimden anlarsın
    sabahlara kadar oturup konuşalım
    kimse duymasın
    mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
    dokunarak uçalım.

    insanlardan buz gibi soğudum,
    işte yalnız sen varsın
    öyle halsizim ki hiç sorma
    anlarsın.
    cahit külebi

  • 1
    +1
    -0

    sen bana bakmıyorsun ben sana bakmıyorum ya
    o sıra,
    birileri kova sallıyor ortamızdaki kuyuya
    kuyudur, her zaman yusuf çıkmaz içinden
    faydalı ihtimaller çıkıyor bizim de bahtımıza
    i̇htimal ki bana baksan bir sürü şey düzelecek
    i̇htimal ki sana baksam boynuna sarılacağım
    i̇htimal, dize getireceğiz devleti ve anneni
    i̇htimal, kuyuya beton bile dökebiliriz
    i̇ki susuzuz suyu bulsak kana kana içebiliriz.
    başkaları ne der demeden birbirimizi sevebiliriz.
    ali lidar

  • 8
    +8
    -0

    (bkz: mutlak seveceksin)
    --- spoiler ---
    Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş; 
    Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

    Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
    Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
    Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
    Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

    Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
    Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver! 
    Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer! 
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    Ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
    Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin! 
    Aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    --- spoiler ---

    Senden sonra şiir bitmeliydi Atsız Beğ. Senden ötesi olmamalıydı.

    Gecesini güzelleştirmek adına bestelenmiş halini dinlemek isteyenler için .

    1 ozan ünsalın seslendirmesi daha çok hoşuma gidiyor benim, dinlemeni öneririm ama büyük ihtimalle senin gitmez :d - yarimadam 24 Aralık 2018 21:12
    1 o nasıl bir ön yargıdır sevgili yarım? ozan ünsal'ın yeri başka :) - poncik_panda 24 Aralık 2018 21:19
    1 bilmem grup volkana göre daha sert bir sesi var :) , neyse eğer başkaysa sıkıntı yok mutlu oldum şuan biraz :d - yarimadam 24 Aralık 2018 21:20
    1 onu o yapan da sesi değil mi zaten? :) başka başka. beni de mutlu ettin şu an biraz ^^ - poncik_panda 24 Aralık 2018 21:22
    1 öyle tabi. o adamın ses mizacı çok güzel, resmen söylerken içindeki kini, öfkeyi, vatan sevgisini hissettiriyor :) - yarimadam 24 Aralık 2018 21:29
  • 0
    +0
    -0

    ...
    gelgelelim,
    beter, bize kısmetmiş.
    ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
    susmak ve beklemek, müthiş
    genciz, namlu gibi,
    ve çatal yürek,
    barışa, bayrama hasret
    uykulara, derin, kaygısız, rahat,
    otuziki dişimizle gülmeğe,
    doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
    kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
    asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
    ve asıl biz biliriz kederi.
    ...
    ahmed ari̇f

  • 2
    +2
    -0

    bazıları hiç delirmez
    ben, bazen koltuğun arkasında
    3-4 gün boyunca yattığım olur
    orda bulurlar beni
    melaikeymiş derler
    sonra gırtlağımdan aşağı
    şarap döküp
    göğsümü ovarlar
    yağ serperler üzerime
    sonra kükreyerek kalkarım
    atıp tutar, köpürürüm
    onlara ve evrene küfreder
    bahçeye kadar kovalarım
    sonra kendimi çok iyi hisseder
    tost ve yumurtanın başına otururum
    bir şarkı mırıldanıp
    aniden
    pembe besili bir balina gibi
    sevimli olurum
    bazıları hiç delirmez
    ne korkunç hayat sürüyorlardır
    allah bilir

    charles bukowski

  • 2
    +2
    -0

    ele geçirilen mermilerle
    bir ad yazar ya masaya terörle mücadele,
    ele geçirilen yalnızlıklarla
    isyan yazabilir misin, kader yazabilir misin sebebe?

    (küçük iskender)

  • 1
    +1
    -0

    hiçbir şeyden çekmedi dünyada
    nasırdan çektiği kadar
    hatta çirkin yaratıldığından bile
    o kadar müteessir değildi;
    kundurası vurmadığı zamanlarda
    anmazdı ama allah´ın adını,
    günahkar da sayılmazdı.
    yazık oldu süleyman efendiye

    ii

    mesele falan değildi öyle,
    to be or not to be kendisi için;
    bir akşam uyudu;
    uyanmayıverdi.
    aldılar, götürdüler.
    yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
    duyarlarsa olduğunu alacaklılar
    haklarını helal ederler elbet.
    alacağına gelince...
    alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

    iii

    tüfeğini depoya koydular,
    esvabını başkasına verdiler.
    artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
    ne matarasında dudaklarının izi;
    öyle bir rüzgar ki,
    kendi gitti,
    i̇smi bile kalmadı yadigar.
    yalnız şu beyit kaldı,
    kahve ocağında, el yaz işiyle:
    "ölüm allah´ın emri,
    ayrılık olmasaydı."

  • 1
    +1
    -0

    ey acılara tat veren güzellik
    yüreğimize hoşgeldin
    hoşgeldin de
    çicekli dallara gönderdin öfkemizi
    artık şimdi üstümüze
    i̇ster dolu yağsın
    i̇sterse kar
    biz ki bildikten sonra sevmeyi
    bütün sabahlar
    acı renginde olsa ne çıkar...

  • 6
    +6
    -0

    ağlasam sesimi duyar mısınız,
    mısralarımda;
    dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle?
    bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,
    bu derde düşmeden önce.
    bir yer var, biliyorum.
    her şeyi söylemek mümkün.
    epeyce yaklaşmışım, duyuyorum.
    anlatamıyorum.

  • 1
    +1
    -0

    ....ne mi yapacağım bundan sonra?

    ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
    şiir yazmayacağım bir süre,
    fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
    hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.
    senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
    falcı kadınlara inanmayacağım artık.
    trafik polislerine adres sormayacağım,
    geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye….

    ne yapacağımı sanıyorsun ki?

    tenin tenime bu kadar sinmişken,
    ömrüm azala azala önümden akarken,
    gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
    senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
    bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.

    şükrü erbaş

  • 0
    +0
    -0

    zemheri ayazında
    dudaklarımı okumayı bırak
    kelimelerin teferruat olduğu bir oyundur hayat
sözler anlamın ağırlığıyla çökerler
    sen uçarı duyguların sana konduğu yere bak
    plan yapma yorulursun
kaderi tasarlama boşuna
suya düşer planların
gözün uymaz olur kaşına
    sana oyununun bilmediği bir eğimle
    gövdene teslim olacak bir duruş gerek
    bilme bilirsen kovulursun
sana cehaletle unufak olacak bir savruluş gerek
    bana sorma sorarsan sana seni unutturacak bir varoluş gerek
    sakın ümidini kesme bahardan
kar erir, yaz soğur, güz kalır elbet
senin ismin gönlümde üzeri çizilmiş durur
nicedir mıhlanmış gibi çekici hatırımda yok
ölmüş bir süvarisin atın hala koşuyor
    ne yapsan şavlonlarla dans
ne etsen muhakemeye everans
    yazık sana
    bu orman yüktür
    ars
    lan
    ları
    na
    sebepleri kobay
    sonuçları muamma
    bu etrafı çöl
    bu susuzluk
    bu aşılması imkansız göl
    bu bir türlü yavrulamayan döl
    ey bütün kırbaçların izi hatrına
ölmek ayıp değil sevgilim
öleceksen
lütfen
öl

  • 1
    +1
    -0

    güneş batıyor onbinküsuruncukez
    ve doğuyor sabahı garantiye alan ümit akşama
    radyoyu açıyorsun kuşlardan kalan bir şarkı başlıyor bize
    gök hapsinden kaçıp kaçıp konduğumuz kadar özgürlük
    biliyorum sen de yıldızları sevmiyorsun öylece duruyorlar
    o iyi dilekler de kaçırdığımız demlerin içinde duruyorlar
    derken hiç tanımadığımız bir yerden es(!)
    hayat bu kadar tutuk işte biz bu kadar çaresizken
    ağlıyorsun
    onbinküsuruncukez

    göle yeni bir gemi gibi indirilirken
    o ressamın yaptığı o resimde olmayan
    ve yeterince yontulmayan bir heykelse taş
    ancak bir şarkıyla tamamlanandan
    kulaklarımıza dönerken işimiz hep mi bu kadar yaş!
    durdurmam imkan dahilinde değil kalbimi ve sen...
    varsın bir zaaf olarak geçsin kayıtlara
    evden kaçmak isteyen çocuklarla büyüdüm ben

    sorun değil kaldırımları şehirlerin içinden tartışabiliriz
    bu da bizim kusurumuz olsun: açlığımıza kavgamızı bahane etmek
    oh ki borsayı bombalamak isteyen adamlar bizim cemimizden
    anahtar uydurulamaz kilidimize
    normal şartlar altında bildiğin anormaliz
    siparişin gecikmesi en çok garsonla tanışma imkanı sunar bize
    sen durmadan gidersin ben tutar döndürürüm kalbini
    uçak düşer kara kutu sehpa olur iki dem muhabbete
    iplerinden boşanmış süratli bir trapez
    kadar yangının var çadırı yırtıp çıkmaya
    kanıyorsun
    onbinküsuruncukez

    affettikçe dertlenen
    dertlendikçe affeden
    iki ara bir dere
    fasit bir dairede oturuyoruz sevgilim
    söylenmeyen şeyler söyleyemediklerimiz
    ağlanmayan şeyler ağlayamadıklarımız
    babası ölen çocuklarla unutanlar köprüsünde
    sürekli mektup bekleyerek yaşamaktan vazgeçmedik hiç
    iyiydi işte
    sahnenin dar mikrofonun bozuk üstümüzün yırtık olması
    başka şarkılardan bu şarkıları söylememiz iyiydi

    derdi olan ceketini çıkarmaya vakit bulamaz sanki
    öpüşlerin hayali uykuların ninnisidir
    bu kadar dağ bu kadar çıkılmak için sevda
    evlerini yamaçlara kuranların rahatlığı rahatsız edicidir
    ömrümü seninle bir otelde aidiyet kusarak
    havluların ve yalnızca kapıların altından esen rüzgarların şahitliğinde
    ömür seni seviyorum demek kadar geçicidir
    topu topu bir gün çatallanıp çatlayarak susacak bir ses
    anlıyorsun
    onbinküsuruncukez

    ne olacak kime ne
    bir yerimizden yakalanmışız işte
    anlamak en yapışkan yükü bu hayatımızın
    yangında ilk yakılacak!
    zihnin hayaletler doğuran arsız gebesi
    sırat'ta ilk atılacak!
    beni anlamanı öldür seni anlamamı bağışla
    gözlerimiz ne kadar güzel ne kadar nefes nefes
    herkeslere bakma herkesler havamıza astım
    uzan tut kendine kalbinin tozlarını alacak bu bez
    kalıyorsun
    onbinküsuruncukez

    bir şu yalnızlığın bastırdığı kanlı geçiştirmeler…
    büyük sofranın içinde ne diye küçük sofralar açıyorsun?
    çiçekleri öldürülmüş sanıyorsun onlar zaten ölüler
    çiçekleri canlanmış buluyorsun ki vallahi canlılar
    ara vermeden solan renklerin arasında
    benim giderek daha da kırmızı olan bir kırmızım var
    senin de olsun!
    son sürat sana doğru koşarken beni vurdular
    sen vurdun demiyorum ama beni vurdular

    benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun

    kimsenin olamadım
    kimsem olmadı allah'tan ve anamdan başka
    şartsız şurtsuz kim affettiyse hepimiz onunuz esasında
    vurgunuz yarım kalana
    kendimizle dargınız
    ağlamak için insanın kendinden başka bir yari daha olmalı yarasında
    her türlü galeyana hazırım
    yeter ki düştüğüm zaman kalkmayayım

    trensizliğimi yutuyor her defasında bomboş kalan bir gar
    sabaha daha çok var ama biliyoruz ki bir sabah var
    ölüp gideceğiz işte yetmedi mi o güzelim şarkılar
    yetmedi mi bu kadar hayvanımıza bu kadar kafes
    radyoyu açıyorsun kuşlardan kalma bir şarkı başlıyor yine
    dönüyorsun
    onbinküsüruncukez

    alper gencer/ onbinküsuruncukez

  • 1
    +1
    -0

    kış kıyamet bir gün
    bakarsın çıkıp gelmişim
    varsın azgınlaşsın tipi
    ve uguldayadursun dışardaki rüzgar

    sakın şaşırma küçügüm
    üşümüs bir serçe gibi
    titremesin ellerin
    apansız çıkıp gelecegim
    kış kıyamet de olsa bir gün

  • 1
    +1
    -0

    eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
    ikincisinde daha çok hata yapardım.
    kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
    neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar,
    çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
    temizlik sorun bile olmazdı asla.
    daha çok riske girerdim.
    seyahat ederdim daha fazla.
    daha çok güneş doğuşu izler,
    daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
    görmediğim bir çok yere giderdim.
    dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
    gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
    yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.
    yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
    farkında mısınız bilmem.
    yaşam budur zaten.
    anlar, sadece anlar.
    siz de anı yaşayın.
    hiçbir yere yanında su, şemsiye ve paraşüt almadan,
    gitmeyen insanlardandım ben.
    yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
    eğer yeniden başlayabilseydim,
    ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
    ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
    bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır,
    çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.

    (bkz: anlar şiiri)

  • 0
    +0
    -0

    sıkıntı var
    boğuntu var
    tedirginlik var
    çirkinlik, yalan her şey var
    ama hep umut var her şeyin içinde.

    edip cansever

  • 0
    +0
    -0

    uyumadan gece yarısında
    sabaha doğru şafağın kıyısında
    fısıldayan rüzgar hışırtısında
    sözlüğe entry giriyorum...

  • 1
    +1
    -0

    sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
    bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın.

    anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
    hülyadaki ses varlığının gayesi sanki.
    bak emrediyor:daldığın alemden uyan ki,
    mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın.

    kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder.
    cismin sana yetmez mi? çabuk kalbini sök,ver!
    yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
    mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın.

    ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin.
    yazmış kaderin:aşkıma ömrünce esirsin!
    aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
    mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın.

    (bkz: mutlak seveceksin)

  • 0
    +0
    -0

    çok sevdiğim, hoşuma giden bir şiiri sizlerle paylaşıyorum:
    --- spoiler ---
    güler, gülümser bir şakacı,
    güldürür,düşündürür,
    arada-bir durur, gözleri dalar,
    neler söyler, neler susar..
    yoksa, çok acı bir şakayı
    şakadan da olsa,
    çok yalın bir karanlığa mı saklar..
    oynadığı oyunsa,
    yaşamda oynadığı,
    oyununu mu yaşar..
    oyunda yaşadığı,
    yaşamını mı oynar..
    yaşarcasına, oynarcasına.
    öyküler anlatır olmuşcasına,
    sonunu mutlu bağlar,
    gider evinde ağlar.
    --- spoiler ---
    özdemir asaf

  • 5
    +5
    -0

    (bkz: beklenen)
    ne hasta bekler sabahı,
    ne taze ölüyü mezar.
    ne de şeytan, bir günahı,
    seni beklediğim kadar.

    geçti istemem gelmeni,
    yokluğunda buldum seni;
    bırak vehmimde gölgeni
    gelme, artık neye yarar?

  • 1
    +1
    -0

    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    bu evleri atla bu evleri de bunları da
    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım.

    (bkz: #710805)
    (bkz: turgut uyar)
    (bkz: göğe bakma durağı)

    1 bkz: göğe bakalım diyen yankesici - louis froziel 02 Mart 2019 02:23
    dikkat etmek lazım... hayat bu her an her şey olabilir - delpieroformasi 02 Mart 2019 02:25
  • 4
    +4
    -0

    sen esirliğim ve hürriyetimsin,
    çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
    sen memleketimsin.

    sen ela gözlerinde yeşil hareler,
    sen büyük, güzel ve muzaffer
    ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin.

  • 1
    +1
    -0

    öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    ellerimde koparmaya çaıştığım zincirlerden kalma yara izleri
    yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

  • 2
    +2
    -0

    yaşamaya dair
    .......

    yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak yanı ağır bastığından.

    n. hikmet