Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    şiir değil ama olsun.
    bazı kadınlar makyajını ağlayarak temizler.

    bazı kadınlar sol göğsünün altında mayın taşır
    beyler.

    oraya ilk ayak basan adam, ayağını çekip gitmeye kalkışırsa eğer;

    mayın patlar,

    kadın dağılır,

    adam ölür, kadının sol göğsünde.

    sonra bir daha kim gelip giderse gitsin sol göğsün altındaki kente,

    asla aynı etki yaşanmaz.

    bir mayın bir defa patlar beyler,

    bir kadın, gerçekten, bir defa sever.

    “bir şiir bir kez yazılır.

    bir kitap bir kez okunur” gibi çürütülebilir bir tez değildir bu.

    bir insan bir kez ölür, türündendir.

    hatta düpedüz eşdeğerdir ikisi.

    ve sevgilim, sana gelince:

    bir gün uğrarsan sol göğsümün altındaki kente,

    hüzünlü bir sesle:

    “buralar eskiden hep benimdi” diyeceksin kendine.
    tuğba karademir

  • 1
    +1
    -0

    beni güzel hatırla!
    bunlar son satırlar...
    farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
    ya da bir yağmur sel oldum sokağında
    sonra toprak çekti suyu...
    kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
    uyandın ve ben bittim...

    beni güzel hatırla!
    çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
    sana sırdaş oldum, dost oldum,
    koynumda ağladın.
    yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
    beni üzdün, kınamadım.
    alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

    beni güzel hatırla!
    sayfalarca mektup bıraktım sana.
    şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
    sakladım günahını, sevabını içimde
    sessizce gittim...
    senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

    beni güzel hatırla!
    sana unutulmaz geceler bıraktım
    sana en yorgun sabahlar...
    gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
    en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
    söylenmemiş "merhaba"lar sakladım her köşeye
    vedalar bıraktım duraklarda.
    ne ararsan bir sevdanın içinde
    fazlasıyla bıraktım ardımda.

    beni güzel hatırla!
    dizlerimde uyuduğunu düşün,
    saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
    mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
    alnından öptüğüm dakikaları...
    birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
    şaşırtmayı severim biliyorsun.
    bu da sana son sürprizim olsun.
    şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
    beni güzel hatırla.
    gidiyorum...

  • 1
    +1
    -0

    birşeyler yazmak isteyeceksin
    kafan gibi kaleminde işlemeyecek
    unutmak isteyeceksin herşeyi
    ama unutamayacaksın hiçbir şeyi
    kıvranacaksın...
    kıvrandıkça anılar aklına gelecek
    yanlış yaptığını fark edeceksin
    özür dilemek isteyeceksin
    fakat konuşmaya cesaretin olmayacak
    çıldıracaksın...

  • 4
    +4
    -0

    göğe bakma durağı

    i̇kimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

    şu aranıp duran korkak ellerimi tut

    bu evleri atla bu evleri de bunları da

    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

    i̇necek var deriz otobüs durur ineriz

    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya

    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

    seni aldım bu sunturlu yere getirdim

    sayısız penceren vardı bir bir kapattım

    bana dönesin diye bir bir kapattım

    şimdi otobüs gelir biner gideriz

    dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

    bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

    durma kendini hatırlat

    durma göğe bakalım

    turgut uyar

  • 1
    +1
    -0

    gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
    istemem sensiz olan sohbet-i yarânı bile

  • 1
    +1
    -0

    artık daha az seviyorum seni
    unutur gibi, ölür gibi daha az
    yeniden ödetiyorum kendime
    onca aşkın öğretemediğini
    kolay değildi
    yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
    kaç acı birden imtihan etti beni
    bir tek gece vardır insanın hayatında
    ömür boyu sürer nöbeti
    bu da öyleydi
    iyi ol, sağ ol, uzak ol
    ama bir daha görme beni

  • 2
    +2
    -0

    "allahım kaderimden şikayetçi değilim
    aksine bahtiyarım evrende bana da rol
    verdiğin için şahsen; allah'ım bizler senin
    falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol"

    (bkz: deplasmanda plasebo)

  • 3
    +3
    -0

    sirf basimin etini yeme diye sey yapiyorum
    böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil

    aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    yatakta yatmayı bildiğin kadar
    sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    bütün kara parçaları için
    afrika dahil

    senin bir havan var beni asıl saran o
    onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    sabahları acıktığı için haklı
    gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    birçok çiçek adları gibi güzel
    en tanınmış kırmızılarla açan
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil

    birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    i̇ki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil

    burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    aklıma kadeh tutuşların geliyor
    çiçek pasajında akşamüstleri
    asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    bütün kara parçalarında
    afrika hariç değil

  • 1
    +1
    -0

    bende hiç tükenmez bir hayat vardı
    kırlara yayılan ilkbahar gibi
    kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
    göğsümün içinde ateş var gibi

    bazı nur içinde, bazı sisteyim
    bazı beni seven bir göğüsteyim
    kah el üstündeydim, kah hapisteydim
    her yere sokulan bir rüzgar gibi

    aşkım iki günlük iptilalardı
    hayatım tükenmez maceralardı
    içimde binlerce istekler vardı
    bir şair, yahut bir hükümdar gibi

    hissedince sana vurulduğumu
    anladım ne kadar yorulduğumu
    sakinleştiğimi, durulduğumu
    denize dökülen bir pınar gibi

    şimdi şiir bence senin yüzündür
    şimdi benim tahtım senin dizindir
    sevgilim, saadet ikimizindir
    göklerden gelen bir yadigar gibi

    sözün şiirlerin mükemmelidir
    senden başkasını seven delidir
    yüzün çiçeklerin en güzelidir
    gözlerin bilinmez bir diyar gibi

    başını göğsüme sakla sevgilim
    güzel saçlarında dolaşsın elim
    bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
    sevişen yaramaz çocuklar gibi

  • 8
    +8
    -0

    güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
    damla damla birikiyor insan.
    damla damla sevgili...
    bir gün akıp gideceğiz hayata...
    duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
    benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
    ve yine sen damla damla çoğalıyorsun içimde.

  • 10
    +10
    -0

    ölüm, ince bir fısıltıyla geçiyor kulaklarımın ardından,
    ürperiyorum.
    şekilsiz bir fısıltı bu,
    kara ve ıslak kamçısıyla vuruyor etlerimize;
    üfleyip soğutuyor, üfleyip acıtıyor,
    kendi çelişkisinde sarıyor ruhlarımızı,
    kaderin karanlık kefenine...
    gidenler, gölgelerini elleriyle toplayıp,
    şenlikli bir hüzünle çekip gidenler.
    kıvrılıp kalıyorlar kalbimin en tenha yerinde
    şehir çığlıkla söylüyor, ölümün şarkısını..
    minarelerden yükseliyor dualarıyla güvercinler.

  • 1
    +1
    -0

    elimde, sükutun nabzını dinle,
    dinle de gönlümü alıver gitsin!
    saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
    yaşlı gözlerime dalıver gitsin!

    yürü, gölgen seni uğurlamakta,
    küçülüp küçülüp kaybol ırakta
    yolu tam dönerken arkana bak da,
    köşede bir lahza kalıver gitsin!

    ümidim yılların seline düştü,
    saçının en titrek teline düştü,
    kuru yaprak gibi eline düştü,
    i̇stersen rüzgara salıver gitsin!

  • 0
    +0
    -0

    hırçın dalgalarla vuruyor hayat,
    yıkıyor kalbimin kıyılarını acımasızca,
    parçalandıkça arıyorum seni masumiyet,
    nerelerdesin, nerelere gittin benden?

  • 2
    +3
    -1

    'sükut, kıvrım kıvrım uzaklık uzar
    tek nokta seçemez dünyadan nazar
    yerinde mi acep, ölü ve mezar?
    yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
    güneşe göç var da, kalan biz miyiz?'

  • 2
    +2
    -0

    gözlerin kaç gece eder?
    dudakların kaç karafil?
    gülünce sehpalar devriliyor,
    kızgınlığın kaç yanardağ?

  • 9
    +9
    -0

    gönlümle baş başa düşündüm demin;
    artık bir sihirsiz nefes gibisin.
    şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
    akisleri sönen bir ses gibisin.

    mâziye karışıp sevda yeminim,
    bir anda unuttum seni, eminim
    kalbimde kalbine yok bile kinim
    bence artık sen de herkes gibisin.

  • 15
    +15
    -0

    seni düşünmek güzel şey
    seni düşünmek ümitli şey
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
    seni düşünmek güzel şey
    seni düşünmek ümitli şey
    fakat artık ümit yetmiyor bana
    ben artık şarkı dinlemek değil
    şarkı söylemek istiyorum
    (bkz: nazımhikmet)

  • 2
    +3
    -1

    ne hasta bekler sabahı,
    ne taze ölüyü mezar.
    ne de şeytan, bir günahı,
    seni beklediğim kadar.
    geçti istemem gelmeni,
    yokluğunda buldum seni;
    bırak vehmimde gölgeni
    gelme, artık neye yarar?

  • 1
    +1
    -0

    desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
    rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    sende tattım yemişlerin cümlesini.

    desem ki sen benim için,
    hava kadar lazım,
    ekmek kadar mübarek,
    su gibi aziz bir şeysin;
    nimettensin, nimettensin!
    desem ki...
    i̇nan bana sevgilim inan,
    evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    ve soframda en eski şarap.
    ben sende yaşıyorum,
    sen bende hüküm sürmektesin.
    bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    günlerden sonra bir gün,
    şayet sesimi farkedemezsen,
    rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    bil ki ölmüşüm.
    fakat yine üzülme, müsterih ol;
    kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
    ve neden sonra
    tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    hatırla ki mahşer günüdür
    ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
    -cahit sıtkı taranci-