Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    --- spoiler ---
    "...
    sana büyük bir sır söyleyeceğim
    korkuyorum senden
    korkuyorum yanınsıra gidenden
    pencerelere doğru akşam üzeri
    el kol oynatışından
    söylenmeyen sözlerden
    korkuyorum hızlı-yavaş zamandan
    korkuyorum senden
    sana büyük bir sır söyleyeceğim
    kapat kapıları
    ölmek daha kolaydır, sevmekten
    bundandır işte benim yaşamaya
    katlanmam
    sevgilim..."
    --- spoiler ---

    (bkz: louis aragon)
    (bkz: sana büyük bir sır söyleyeceğim)
    (bkz: başka dilde aşk)

  • 1
    +1
    -0

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

  • 2
    +2
    -0

    karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
    yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
    bu gece dağ başları kadar yalnızım
    çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
    dudaklarımda eski bir mektep türküsü
    karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
    gözlerim gözlerini arıyor durmadan
    nerdesin?
    atilla ilhan

  • 3
    +3
    -0

    söylediklerim birikti içime yine
    susuyorum
    duymuyor musunuz beni?
    avazım çıktığı kadar susuyorum
    neden sağır kulaklarınız?
    canım yanıyor
    hissetmiyor musunuz?
    yaralarım kanıyor
    görmüyor musunuz?
    ne zaman bıraktınız hissetmeyi?
    ne ara kör oldu gözleriniz?
    ben
    pes ediyorum.

  • 2
    +2
    -0

    çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte olduğunu biliyorum.

    tecrübesiz olsaydım kalbimi seçmelerindeki düşmanlığı anlayamazdım.

    ona acımadan söyliyelim: hedeflerinde doğrudurlar. farkında olmadan, kendimizi ordan oraya atarken, aslında kalbimizi kaçırmaya, hedeften çıkarmaya çalışıyoruz.

    buraya niçin geliyorum sanki.

    her seferinde aynı yorgunlukta ayağa kalktığım, ve ana yola giden önemsiz yokuşu denize inen dalgalara karşı koyar gibi çıktığım halde.

    şehre yürümek kolay mı?

    oturuyorum öylece.

    havanın, denizin, denizdeki hareketin, dizlerime sürtünerek koşan çocukların, sessizlikle önüme bırakılan çayın, motor gürültülerinin, ıssızlık içinde korku doğurarak kayan yelkenlilerin, sağ omuzumu ağırlaştırarak ufka inen güneşin, ve gelip giden insanların hayata doğru kımıldatamadıkları bir varlığım şimdi.

    yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.

    kederli olduğum da söylenemez zaten. buna sebepte yok çünkü. ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var.

    dedim ya oturuyorum öylece. i̇yi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. ağırlıksız duran bedenimi küçümseyeceklerdi. sonra da birbirlerine dürterek, ya da ilerdeki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, “kalbini yok etmişin haline bakın, hınzır pek de pratik, belli etmiyor hiç” diyeceklerdi.

    ama iyi ki yoklar.

    yüzümü saklamayı düşünmeden durabiliyorum.

  • 1
    +1
    -0

    'anılar defterinde gül yaprağı gibi unutuldum kurudum
    başıma düştü sevda ağı
    bir başıma tenhalarda kahroldum
    sen kim bilir rüzgârlı eteklerinle
    kim bilir hangi iklimdesin,
    ben sensiz bu sessizlikle
    deliler gibiyim sensiz
    bu sessizlikle

    ayrılıkla başım belada
    gözlerini çevir gözlerime
    yoksa sensiz bu sessizlikle
    deliler gibiyim
    sensiz bu sensizlikle.'

    (bkz: cahit zarifoğlu)

  • 2
    +2
    -0

    yalnız kaldınız sanırsınız,
    biliyorum.
    yalnız bırakılmışsınız,
    biliyorum.
    ötesi yok.

  • 1
    +1
    -0

    ...
    biliyorsun içimin zayıf vücudumda
    az yağda, kısık ateşte,
    çok daha koyu kızıllarda,
    çığlık atmasın diye ağzı bağlanmış hâlde
    aklı sende
    fikri sende
    ruhu sende kavrularak can veremediğini.

    ...

  • 2
    +2
    -0

    "..kırk kere söyledim bir daha söylerim
    savaşta ve barışta, karada ve denizde,
    düşkünlükte ve esenlikte
    zamanımız apayrı bize göre
    yanyana olduk mu elele
    aç kalsak ağlamayız biliyorum..."

    (bkz: turgut uyar)

  • 3
    +3
    -0

    eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlar da...
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor...
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum...
    biraz da kirletti sensizlik beni!
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    "i̇yiyim"ler yamaladım dilime.
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni...
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni...
    benim derdim yeter bana banane!
    alıştım mı yokluğuna?
    tedirginim aslında,
    biraz kırgın...
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    ara sıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
    vaz mı geçiyorum varlığından?
    ya başkasını seversem?
    i̇nan o zaman seni hayatım boyunca affetmem

    özdemir asaf

  • 0
    +0
    -0

    sana gitme demeyeceğim.
    üşüyorsun ceketimi al.
    günün en güzel saatleri bunlar.
    yanımda kal.

    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    i̇ncinirsin.

    sana gitme demeyeceğim,
    ama gitme, lavinia.
    adını gizleyeceğim
    sen de bilme, lavinia.

    özdemir asaf

  • 4
    +4
    -0

    tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak.
    evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin.
    sokağa fırlayacaksın.
    sokaklar da dar gelecek, tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi.
    ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü.
    kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin.
    birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan.
    "önemli olan sağlık…"
    "yaşamak güzel."
    "boş ver, her şey unutulur."
    sen hiçbirini duymayacaksın.
    gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin.
    ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
    hep ondan bahsetmek isteyeceksin.
    "ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını kaldırıp ”ne dedin?" diye sormayacaksın.
    yalnız kalmak isteyeceksin.
    hem de kalabalıkların arasında kaybolmak.
    i̇kisi de yetmeyecek.
    geçmişi düşüneceksin.
    neredeyse dakika dakika…
    ama kötüleri atlayarak…
    onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin.
    gittiğin yerlere gitmek…
    bu sana hiç iyi gelmeyecek.
    ama bile bile yapacaksın.
    biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın.
    aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin.
    hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin.
    aksini iddia edenlerden nefret edeceksin.
    herkesi ona benzetip, kimseyi onun yerine koyamayacaksın.
    hiçbir şey oyalamayacak seni.
    i̇laçlara sığınacaksın.
    birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
    sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
    bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek.
    boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin.
    uyumak zor, uyanmak kolay olacak.
    sabahı iple çekeceksin.
    bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin.
    ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler.
    ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin.;
    belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
    nafile…
    düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek.
    rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin.
    her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin.
    telefonun çalmasını bekleyeceksin aramayacağını bile bile.
    her çaldığında yüreğin ağzına gelecek.
    ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla.
    yüreğin burkulacak.
    canın yanacak.
    bir daha sevmemeye yemin edeceksin.
    hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden.
    onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın.
    defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin.
    yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin, onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek.
    ama bir umut…
    onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
    bu umut seni gitmekten alıkoyacak.
    gel gitler içinde yaşayacaksın.
    buna yaşamak denirse.
    razı mısın bütün bunlara?
    hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
    o halde âşık olabilirsin.

    1 +++++👍 - kml 24 Kasım 2017 22:23
  • 0
    +0
    -0

    karanlık gök yüzü
    parıldayan yıldız
    içimde bir hüzün
    izlerim gök yüzünü

  • 2
    +2
    -0

    seviyoruz ya senle biz
    alt katlarına iniyoruz birbirimizin
    dizlerin yeşermiyor mu ansızın
    birden çıkıyoruz
    beynin serseri tavrına
    buluşmanın telaşlı noktasından

  • 0
    +0
    -0

    bacakları kıllı kıllı
    ağzı burnu sakallı
    kirli ayakkabıları
    i̇nsan mısın sen baki

    bir zamanlar lisedeyken bir arkadaşa ithafen yazılmış üzerinden 5 sene geçmesine rağmen unutulmayan, ezberimde olan akrostiş :)

  • 1
    +1
    -0

    sana gitme demeyeceğim.
    üşüyorsun ceketimi al.
    günün en güzel saatleri bunlar.
    yanımda kal.

    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    i̇ncinirsin.

    sana gitme demeyeceğim,
    ama gitme, lavinia.
    adını gizleyeceğim
    sen de bilme, lavinia.

  • düzelttim eyvallah. :) :) - çılgın att 30 Kasım 2017 01:54
  • 1
    +1
    -0

    çekilmez bir adam oldum yine
    uykusuz, aksi, lanet
    bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi
    azgın bir hayvan döver gibi
    o gün çalışıyorum
    sonra birde bakıyorsun ki
    ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü
    sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün
    ve beni çileden çıkarıyor büsbütün
    kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet
    çekilmez bir adam oldum yine
    uykusuz, aksi, lanet
    yine her seferki gibi haksızım
    sebep yok olması da imkansız
    bu yaptığım iş ayıp rezalet
    fakat elimde değil
    seni kıskanıyorum.
    -nazım hikmet

  • 1
    +1
    -0

    'yağmur yağinca durmaz' duasi
    bismilahirrahmanirrahim
    yağmur yağınca her şey
    iyiye gidiyor sevgilim
    çamuru çıkıyor dünyanın
    rahatlıyoruz
    eve yalın yalın dönüyoruz da
    kimsesiz yoktur yine de
    yalnızlığı fazla
    abartıyoruz

    kar düşer
    sümbülleri tükenir toprağın
    bize cemre düşsün
    bize cemre düşsün de su olup ağlayalım
    sen sabah ağlarsan ben de sabah ağlarım
    habeşli bir ses vuruyor alınlarıma
    yıkan da ikindiyi kılalım

    sevgilim seninle ben
    şu aynı topraktan yan yana büyüyebiliriz
    sen kuş olup uçarsın
    ben kuş olamasam ki
    konduğun yer olurum gelip bana konarsın
    gecikme
    sakın geçirme ateşimi
    erken konsan yanarsın

    senin kalbin sana
    benim kalbim sanadır
    ama yağmur herkesindir sevgilim
    yağmur şu şah damardan içeri
    allah'ın kuluna mesafesidir
    âmin

  • 3
    +3
    -0

    "unuturum" diye uyudum.
    yine seninle uyandım.
    belli ki uyurken de sevmişim seni...

    cemal süreya