Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    Tut Yüreğimden Ustam

    Ustam!
    Aklım firarda.
    Gözbebeklerim de müebbet hüzün,
    Dilimde ay kesiği bir yara,
    Düşüm kırık dökük,
    Umudumun boynu bükük,
    Bir öksüzün omuzlarında sukut.
    Yüreğim sana emanet sıkı tut.
    Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
    Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

    Ustam,
    Ne zaman o senin bildiğin zaman,
    Ne sevda gördüğün masallardaki.
    Eskiden,
    Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
    Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
    Mendillere yazılırdı isimler,
    Yüreklere kazılırdı gizlice.
    Sevdalılar asil ve de yürekli
    Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
    Oysa şimdi;
    Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
    Meşru sevdalardan,
    Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
    Günahkar gecelerden.

    Beni herkes sevdaya asi sanır,
    Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
    Hasret tanır,
    Zulüm tanır,
    Ölüm tanır,
    Yüzüm yüzümden utanır.

    Yorgunum ustam;
    Ne katıksız somun isterim senden,
    Ne bir tas su,
    Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
    Var gücünle asıl sükunetime,
    Çığlığım kopsun,
    Uzat ellerini güneşe dokun,
    Uyandır uykusundan,
    Tut yüreğimden ustam tut,
    Tut beni, sür güne…

    Müthiş Tuncel kurtiz yorumuyla

  • 0
    +0
    -0

    sevgi̇lerde

    sevgileri yarınlara bıraktınız
    çekingen, tutuk, saygılı.
    bütün yakınlarınız
    sizi yanlış tanıdı.

    bitmeyen işler yüzünden
    (siz böyle olsun istemezdiniz)
    bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
    kalbinizi dolduran duygular
    kalbinizde kaldı.

    siz geniş zamanlar umuyordunuz
    çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
    yılların telâşlarda bu kadar çabuk
    geçeceği aklınıza gelmezdi.

    gizli bahçenizde
    açan çiçekler vardı,
    gecelerde ve yalnız.
    vermeye az buldunuz
    yahut vaktiniz olmadı.

    behçet necati̇gi̇l

  • 3
    +3
    -0

    --- spoiler ---
    "...
    sana büyük bir sır söyleyeceğim
    korkuyorum senden
    korkuyorum yanınsıra gidenden
    pencerelere doğru akşam üzeri
    el kol oynatışından
    söylenmeyen sözlerden
    korkuyorum hızlı-yavaş zamandan
    korkuyorum senden
    sana büyük bir sır söyleyeceğim
    kapat kapıları
    ölmek daha kolaydır, sevmekten
    bundandır işte benim yaşamaya
    katlanmam
    sevgilim..."
    --- spoiler ---

    (bkz: louis aragon)
    (bkz: sana büyük bir sır söyleyeceğim)
    (bkz: başka dilde aşk)

  • 1
    +1
    -0

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

  • 2
    +2
    -0

    karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
    yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
    bu gece dağ başları kadar yalnızım
    çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
    dudaklarımda eski bir mektep türküsü
    karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
    gözlerim gözlerini arıyor durmadan
    nerdesin?
    atilla ilhan

  • 1
    +1
    -0

    dünyadan, memleketinden, insandan
    umudum kesik değil diye
    i̇pe çekilmeyip de
    atılırsan içeriye,
    yatarsan on yıl, on beş yıl
    daha da yatacağından başka,
    'sallansaydım ipin ucunda
    bir bayrak gibi keşke''
    demiyeceksin,
    yaşamakta ayak direyeceksin.
    belki bahtiyarlık değildir artık,
    boynunun borcudur fakat,
    düşmana inat
    bir gün fazla yaşamak.

    i̇çerde bir tarafınla yapayalnız kalabilirsin,k
    kuyunun dibindeki taş gibi.
    fakat öbür tarafın
    dünyanın kalabalığına
    öylesine karışmalı ki,
    sen ürpermelisin içerde,
    dışarda kırk günlük yerde yaprak kımıldasa.
    i̇çerde mektup beklemek,
    yanık türküler söylemek bir de,
    bir de gözünü tavena dikip sabahlamak
    tatlıdır ama tehlikelidir.

    tıraştan tıraşa yüzüne bak,
    unut yaşını
    koru kendini bitten,
    bir de bahar akşamlarından;
    bir de ekmeği
    son lokmasına dek yemeği,
    bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.
    bir de kimbilir,
    sevdiğin kadın sevmez olur,
    ufak bir iş deme,
    yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir,
    i̇çerdeki adama.
    i̇çerde gülü, bahçeyi düşünmek fena,
    dağları, deryaları düşünmek iyi.
    durup dinlenmeden yazmayı,
    bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana,
    bir de ayna dökmeyi.
    yani içerde onyıl, on beş yıl,
    daha da fazla hatta
    geçirilmez değil,
    geçirilir,
    kararmasın yeter ki
    sol memenin altındaki cevahir!

    nazım hikmet-hapiste yatacak olanlara bazı öğütler

  • 3
    +3
    -0

    söylediklerim birikti içime yine
    susuyorum
    duymuyor musunuz beni?
    avazım çıktığı kadar susuyorum
    neden sağır kulaklarınız?
    canım yanıyor
    hissetmiyor musunuz?
    yaralarım kanıyor
    görmüyor musunuz?
    ne zaman bıraktınız hissetmeyi?
    ne ara kör oldu gözleriniz?
    ben
    pes ediyorum.

  • 2
    +2
    -0

    çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte olduğunu biliyorum.

    tecrübesiz olsaydım kalbimi seçmelerindeki düşmanlığı anlayamazdım.

    ona acımadan söyliyelim: hedeflerinde doğrudurlar. farkında olmadan, kendimizi ordan oraya atarken, aslında kalbimizi kaçırmaya, hedeften çıkarmaya çalışıyoruz.

    buraya niçin geliyorum sanki.

    her seferinde aynı yorgunlukta ayağa kalktığım, ve ana yola giden önemsiz yokuşu denize inen dalgalara karşı koyar gibi çıktığım halde.

    şehre yürümek kolay mı?

    oturuyorum öylece.

    havanın, denizin, denizdeki hareketin, dizlerime sürtünerek koşan çocukların, sessizlikle önüme bırakılan çayın, motor gürültülerinin, ıssızlık içinde korku doğurarak kayan yelkenlilerin, sağ omuzumu ağırlaştırarak ufka inen güneşin, ve gelip giden insanların hayata doğru kımıldatamadıkları bir varlığım şimdi.

    yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.

    kederli olduğum da söylenemez zaten. buna sebepte yok çünkü. ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var.

    dedim ya oturuyorum öylece. i̇yi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. ağırlıksız duran bedenimi küçümseyeceklerdi. sonra da birbirlerine dürterek, ya da ilerdeki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, “kalbini yok etmişin haline bakın, hınzır pek de pratik, belli etmiyor hiç” diyeceklerdi.

    ama iyi ki yoklar.

    yüzümü saklamayı düşünmeden durabiliyorum.

  • 1
    +1
    -0

    'anılar defterinde gül yaprağı gibi unutuldum kurudum
    başıma düştü sevda ağı
    bir başıma tenhalarda kahroldum
    sen kim bilir rüzgârlı eteklerinle
    kim bilir hangi iklimdesin,
    ben sensiz bu sessizlikle
    deliler gibiyim sensiz
    bu sessizlikle

    ayrılıkla başım belada
    gözlerini çevir gözlerime
    yoksa sensiz bu sessizlikle
    deliler gibiyim
    sensiz bu sensizlikle.'

    (bkz: cahit zarifoğlu)

  • 2
    +2
    -0

    yalnız kaldınız sanırsınız,
    biliyorum.
    yalnız bırakılmışsınız,
    biliyorum.
    ötesi yok.

  • 1
    +1
    -0

    ...
    biliyorsun içimin zayıf vücudumda
    az yağda, kısık ateşte,
    çok daha koyu kızıllarda,
    çığlık atmasın diye ağzı bağlanmış hâlde
    aklı sende
    fikri sende
    ruhu sende kavrularak can veremediğini.

    ...

  • 2
    +2
    -0

    "..kırk kere söyledim bir daha söylerim
    savaşta ve barışta, karada ve denizde,
    düşkünlükte ve esenlikte
    zamanımız apayrı bize göre
    yanyana olduk mu elele
    aç kalsak ağlamayız biliyorum..."

    (bkz: turgut uyar)

  • 3
    +3
    -0

    eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlar da...
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor...
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum...
    biraz da kirletti sensizlik beni!
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    "i̇yiyim"ler yamaladım dilime.
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni...
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni...
    benim derdim yeter bana banane!
    alıştım mı yokluğuna?
    tedirginim aslında,
    biraz kırgın...
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    ara sıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
    vaz mı geçiyorum varlığından?
    ya başkasını seversem?
    i̇nan o zaman seni hayatım boyunca affetmem

    özdemir asaf

  • 0
    +0
    -0

    sana gitme demeyeceğim.
    üşüyorsun ceketimi al.
    günün en güzel saatleri bunlar.
    yanımda kal.

    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    i̇ncinirsin.

    sana gitme demeyeceğim,
    ama gitme, lavinia.
    adını gizleyeceğim
    sen de bilme, lavinia.

    özdemir asaf

  • 4
    +4
    -0

    tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak.
    evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin.
    sokağa fırlayacaksın.
    sokaklar da dar gelecek, tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi.
    ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü.
    kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin.
    birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan.
    "önemli olan sağlık…"
    "yaşamak güzel."
    "boş ver, her şey unutulur."
    sen hiçbirini duymayacaksın.
    gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin.
    ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
    hep ondan bahsetmek isteyeceksin.
    "ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını kaldırıp ”ne dedin?" diye sormayacaksın.
    yalnız kalmak isteyeceksin.
    hem de kalabalıkların arasında kaybolmak.
    i̇kisi de yetmeyecek.
    geçmişi düşüneceksin.
    neredeyse dakika dakika…
    ama kötüleri atlayarak…
    onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin.
    gittiğin yerlere gitmek…
    bu sana hiç iyi gelmeyecek.
    ama bile bile yapacaksın.
    biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın.
    aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin.
    hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin.
    aksini iddia edenlerden nefret edeceksin.
    herkesi ona benzetip, kimseyi onun yerine koyamayacaksın.
    hiçbir şey oyalamayacak seni.
    i̇laçlara sığınacaksın.
    birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
    sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
    bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek.
    boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin.
    uyumak zor, uyanmak kolay olacak.
    sabahı iple çekeceksin.
    bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin.
    ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler.
    ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin.;
    belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
    nafile…
    düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek.
    rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin.
    her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin.
    telefonun çalmasını bekleyeceksin aramayacağını bile bile.
    her çaldığında yüreğin ağzına gelecek.
    ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla.
    yüreğin burkulacak.
    canın yanacak.
    bir daha sevmemeye yemin edeceksin.
    hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden.
    onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın.
    defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin.
    yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin, onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek.
    ama bir umut…
    onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
    bu umut seni gitmekten alıkoyacak.
    gel gitler içinde yaşayacaksın.
    buna yaşamak denirse.
    razı mısın bütün bunlara?
    hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
    o halde âşık olabilirsin.

    1 +++++👍 - kml 24 Kasım 2017 22:23
  • 0
    +0
    -0

    karanlık gök yüzü
    parıldayan yıldız
    içimde bir hüzün
    izlerim gök yüzünü

  • 2
    +2
    -0

    seviyoruz ya senle biz
    alt katlarına iniyoruz birbirimizin
    dizlerin yeşermiyor mu ansızın
    birden çıkıyoruz
    beynin serseri tavrına
    buluşmanın telaşlı noktasından

  • 0
    +0
    -0

    bacakları kıllı kıllı
    ağzı burnu sakallı
    kirli ayakkabıları
    i̇nsan mısın sen baki

    bir zamanlar lisedeyken bir arkadaşa ithafen yazılmış üzerinden 5 sene geçmesine rağmen unutulmayan, ezberimde olan akrostiş :)

  • 1
    +1
    -0

    sana gitme demeyeceğim.
    üşüyorsun ceketimi al.
    günün en güzel saatleri bunlar.
    yanımda kal.

    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    i̇ncinirsin.

    sana gitme demeyeceğim,
    ama gitme, lavinia.
    adını gizleyeceğim
    sen de bilme, lavinia.

  • düzelttim eyvallah. :) :) - çılgın att 30 Kasım 2017 01:54