Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    bu suskunluk beni öldürüyor
    bana bağırmanı isterdim
    susma zeynep bir şey söyle
    sesin yere basmadan yürüyor
    bu aynadaki yabancı kim
    neden sustun kaldın öyle
    *
    keşke bağırsaydın zeynebim
    sessizliğini anlamak zor
    zeynep ne güzel bir isim öyle
    ilaç söyle bana doktor
    yazamam ama sen söyle
    yetmez ki mürekkebim

  • 6
    +6
    -0

    ne yapsam değmiyor tenime ellerin.
    ellerinde intihara özenen çocuklar,
    gözlerinde derin bir kuyu…
    düştükçe ölüyorum en az üç yerimden.
    bir yağmur yağsa şimdi şehre,
    en mahrem anında yakalayıp geceyi,
    ele avuca sığan bir -şey- yapsak…
    bir buluş gibi, bir akım, bir şiir gibi…
    mutluluk canlanıp otursa yanı başımıza.
    ama…
    amalarla kesiliyor nefesim en tatlı yerinde.
    ne yapsam değmiyor tenime ellerin.
    aynı şeyleri düşlemek günah sayılmıyorsa,
    kaldığım yerden her daim seni özlüyorum.
    ve uzayıp uzayıp gözyaşlarımın sonunda,
    yere göğe sığdıramıyorum bu hüznü.
    her şeyi tersine giderken adımlarımın,
    gel de duyma soğuk duvarlar ardındaki sessizliği.
    ne yapsam değmiyor tenime ellerin.
    ne yapsam beklemiyor kapımda sesin.
    girmiyor içeri.
    bakmıyor,
    sevmiyor.

  • 5
    +5
    -0

    sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi..
    onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
    i̇nsan her gün anımsar mı aynı gözleri
    seni seviyordum ve senin haberin yoktu
    ...
    kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    geri dönüyordu, çoğalarak
    senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun
    kalp ağrısı oluyordun,
    birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
    mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
    cesurduk...
    ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
    ben seni seviyordum sen bilmiyordun..

  • 3
    +3
    -0

    ..
    bekler o kız akşamları yaslı
    bir yalnızlık içinde, mutluluk özler
    yuva kurmuş gözlerinde kaygı
    dönmeyen sevgiliyi gözler.
    karanlık rüzgardı, gecenin birinde
    büyü yaptı, kız şimdi bir fener.
    mutludurlar fener alevlerinde
    seviyorum seni! diye fısıldayan kişiler

  • 2
    +2
    -0

    "gülleri sarı severim; toprağı ıslak…
    türküleri yanık, şiirleri hoyrat
    havayı nemsiz, çayı demsiz…
    bir seni olduğun gibi,
    bir seni her şeye rağmen,
    bir seni, hala…”

    ümit yaşar oğuzcan

  • 4
    +4
    -0

    ..
    dünyanın en uzun hüznü yağıyor
    yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
    kar yağıyor ve sen gidiyorsun
    ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
    belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz
    o insan ve tabiat çağını
    dön bana ve dinle
    kuşlar uçuşuyor içimde
    loş bir keman solosu gibi
    kuşların uçuştuğunu içimde
    dön bana ve dinle
    ...

  • 2
    +2
    -0

    biliyorum; saçlarının sarısı
    gözlerinin yeşiline karışmış
    biliyorum; sana benzemek için
    melikeler birbiriyle yarışmış
    fosforlu ve derin bakışlarına
    çağlar boyu nice destanlar yazılmış
    oysa ben görülmedik bir lale yaprağına
    gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum
    gözlerin değişip kaplasın karanlığı
    bütün ufukları sarsın gözlerin
    gene de hep bende kalsın gözlerin...

  • 1
    +1
    -0

    bir kez gönül yıktınsa bu kıldığın namaz değil
    yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil

  • 1
    +1
    -0

    uyumak şimdi,
    uyanmak yüz yıl sonra, sevgilim...

    hayır,
    kendi asrım beni korkutmuyor
    ben kaçak değilim.
    asrım sefil,
    asrım yüz kızartıcı,
    asrım cesur,
    büyük
    ve kahraman.
    dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.
    ben yirminci asırlıyım
    ve bununla övünüyorum.
    bana yeter
    yirminci asırda olduğum safta olmak
    bizim tarafta olmak
    ve dövüşmek yeni bir âlem için...

    yüz yıl sonra, sevgilim...
    hayır, her şeye rağmen daha evvel.
    ve ölen ve doğan
    ve son gülenleri güzel gülecek olan yirminci asır
    (benim şafak çığlıklarıyla sabaha eren müthiş gecem),
    senin gözlerin gibi, hatçem,
    güneşli olacaktır...

  • 3
    +3
    -0

    anılar defterinde gül yaprağı
    gibi unutuldum kurudum
    başıma düşmüş sevda ağı
    bir başıma tenhalarda kahroldum
    sen kimbilir, rüzgârlı eteklerinle
    kimbilir hangi iklimdesin, ben
    sensiz bu sessizlikle
    deli gibiyim sensiz
    bu sessizlikleayrılıkla başım belada
    gözlerini çevir gözlerime
    yoksa sensiz bu sessizlikle
    deliler gibiyim
    sensiz bu sessizlikle

    acz

  • 1
    +1
    -0

    ümit yaşar oğuzcan

    beni unutma

    bir gün gelirde unuturmuş insan
    en sevdigi hatıraları bile
    bari sen her gece yorgun sesiyle
    saat on ikiyi vurduğu zaman
    beni unutma
    çünkü ben her gece o saatlerde
    seni yaşar ve seni düşünürüm
    hayal içinde perişan yürürüm
    sen de karanlığın sustuğu yerde
    beni unutma
    o saatlerde serpilir gülüşün
    bir avuç su gibi içime, ey yar
    senin de başında o çılgın rüzgar
    deli deli esiverirse bir gün
    beni unutma
    ben ayağımda çarık, elimde asa
    senin için şu yollara düşmüşüm
    senelerce sonra sana dönüşüm
    bir mahşer gününe de raslasa
    beni unutma
    hala duruyorsa yeşil elbisen
    onu bir gün benim için giy
    saksıdaki penbe karanfilde çiğ
    ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
    beni unutma
    büyük acılara tutuştuğum gün
    çok uzaklarda da olsan yine gel
    bu ölürcesine sevdiğine gel
    ne olur tanrıya kavustuğum gün
    beni unutma

  • 1
    +1
    -0

    biliyorum sana giden yollar kapalı 
    üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni 

    ne kadar yakından ve arada uçurum; 
    i̇nsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi 

    uyandım uyandım, hep seni düşündüm 
    yalnız seni, yalnız senin gözlerini

  • 0
    +0
    -0

    nedenini bilmem. belki şiiri iliklerime kadar hissettiğimden, belki de her okuyuşumda çektiğim "keşke"lerden.
    zaten bilen bilir. şiir denildiğinde her daim ilk aklıma gelen budur;

    bağlanmayacaksın

    bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “o olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
    demeyeceksin işte.
    yaşarsın çünkü.
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
    ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    senin onu sevdiğinden…
    çok sevmezsen, çok acımazsın.
    çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    paldır küldür yürüyebileceksin.
    ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
    çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin,
    güneşi, ayı, yıldızları…
    mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “o benim.” diyeceksin.
    mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    mesela gökkuşağı senin olacak.
    ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    mesela turuncuya, ya da pembeye.
    ya da cennete ait olacaksın.
    çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak…

  • 0
    +1
    -1

    konuşuyoruz desem konuşmuyoruz da
    ayrı ayrı şeyler düşünüyoruz üstelik
    birbirimize bakarak.
    ne seviyoruz ne de sevmiyoruz birbirimizi..
    ne varız ne de yokuz gerçekte.
    i̇ki lamba gibiyiz, iki ayrı yerinden
    aydınlatan odayı.

    değilsek de yakın birbirimize
    uzak da sayılmayız büsbütün..
    gökyüzünde iki uçurtma başıboş
    yan yanayızdır sadece.

    her çiçek bir çoğulluktur gününe göre
    yalnızlık çoğulluktur.
    sanırım bir giz de yok bu beraberlikte...

    (bkz: edip cansever)

  • 0
    +0
    -0

    tanrı'nın hayal gücünü beğenmiyorum.
    ben tanrı olsam
    peygamberler göndermez
    direkt konuşurdum insanlarla.

    ben tanrı olsam
    hitler'i iyi kalpli bir yahudi olmakla cezalandırırdım,
    yahut yetenekli bir yazar yapardım onu.
    içindeki kötülüğü insanlara değil
    tuvallere boşaltırdı

    ben tanrı olsam
    devletler yok olur
    gül kokulu bireyler var olurdu sadece,
    atlar çılgın zamanlar koşardı.

    ben tanrı olsam
    düşünce gücüyle herkesin
    istediği karakter olmasını sağlardım,
    dünya bir şiirin
    yaratılım sürecine dönüşürdü böylece.

    ben tanrı olsam intihar ederdim
    insanlarla birlikte
    acı çekmeyi öğrenemediğim için.

    (bkz: cesar mendoza) - acı çekene saygı

  • 1
    +1
    -0

    "biz ne zaman
    yelken açsak sevdalara,kesiliyor bütün rüzgarlar.
    ve biz ne zaman bir parça aşk istesek,
    yalnızlık kesiyor önümüzü."

  • 0
    +0
    -0

    duydum ki sefere çıkmayı kuruyormuşsun etme
    bir başkasını sevmeye bir başkasını dost etmeye niyetlenmişsin yapma yapma
    sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
    hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun etme

    bizim dudağımız kurur sen kurayacak olursan
    gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
    çalma bizden bizi gitme o ellere doğru
    çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

  • 1
    +1
    -0

    gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım
    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım
    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

  • 1
    +1
    -0

    kaldırımlar~
    sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
    ...
    kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
    ...
    ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
    i̇ki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
    tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
    yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
    ...
    ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
    gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
    islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
    örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

    ~necip fazıl kısakürek

  • 0
    +0
    -0

    i̇ncecikten bir kar yağar,
    tozar elif, elif deyi
    deli gönül abdal olmuş,
    gezer elif, elif deyi

  • 1
    +1
    -0

    biliyor musun,
    çok çabuk umutlanırım ben
    hani göz ucuyla bakmıştın ya çantanı karıştırırken
    lila fuların, kelebek tokan, boynundaki ben...
    şiir gibiydin o an
    asla çıkmayacaksın ezberimden

  • 38
    +38
    -0

    terketmedi sevdan beni
    aç kaldım , susuz kaldım
    hayın , karanlıktı gece
    can garip can suskun
    can paramparça..
    ve ellerim , kelepçede
    tütünsüz , uykusuz kaldım
    terketmedi sevdan beni..

    -ahmed arif

    1 i̇lk fırsatta dinlerim , teşekkürler :) - poturcuk 04 Haziran 2017 16:24
  • 5
    +5
    -0

    çünkü ayrılık da sevdaya dahil
    çünkü ayrılanlar hala sevgili
    hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte
    her şey onunla ilgili...