Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
    hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
    rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
    biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
    hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
    dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
    birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    (bkz: sessiz gemi)
    eğer gerçekten sevdiğiniz birini kaybettiyseniz çok duygusal bir şiirdir...

  • 1
    +1
    -0

    i̇ki yıldız arası göğe asılı hamak…
    uyku, uyku… zamansız ve mekansız, uyumak.
    uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;
    harfsiz ve kelimesiz düşünmek yaradanı.
    i̇lgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik;
    bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik.
    usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden;
    bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!

  • 1
    +1
    -0

    zaten bahtım gözlerin gibi kara
    bazen beliriyor elimde bir sigara
    hasretinin dumanı tütüyor gözümde
    öyle büyük ki, ne kaçkar ne zigana

  • 4
    +4
    -0

    Gülce
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Ulu dilber kalesinin burcunda
    Muhteşem belaya nazır
    Topuklarım boşluğun avcunda
    Derin yar adımı çağırır
    Dikildim parmaklarımın ucunda
    Bir gamzelik rüzgâr yetecek
    Ha itti beni, ha itecek
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Civan hazır
    Divan hazır
    Ferman hazır
    Kurban hazır

    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Güzelliğin zulme çaldığı sınır
    Başım döner, beynim bulanır
    El etmez
    Gel etmez
    Gülce'm uzaktan dolanır
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Gülce bir davet
    Mecaz değil
    Maraz değil
    Gülce bir afet
    Peri değil
    Huri değil
    Gülce beyaz sihir
    Gülce ölümcül naz
    Buram buram zehir
    Yar yüzünde infaz

    Bir gamzelik rüzgâr yetecek
    Ha itti beni, ha itecek
    Güzelliğin zulme çaldığı sınır
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Ben fakir
    En hakir
    Bin taksir
    Ateşten
    Kalleşten
    Mızrakla gürzden
    Dabbetülarz'dan
    Deccal’den, yedi düvelden
    Korku nedir bilmeyen ben
    Tir tir titriyorum Gülce’den
    Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan
    Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
    Saniyeler gözlerimde birer can
    Her saniyede bir can veriyorum

    Ömer Lütfi Mete 1981

    bu, oktay kaynarca'nın sesinden...

    bu, efsane kuşçu'nun (emin gürsoy) sesinden...

    bu da ibrahim sadri'nin sesinden...

    En sevdiğim şiirlerden biridir, bende yeri çok ayrıdır bu şiirin, bu gece bu şiirin ve ömer lütfi mete'nin şerefine kaldırıyorum incebelliyi...

  • 3
    +3
    -0

    kapıları çalan benim
    kapıları birer birer
    gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler

    hiroşimada öleli
    oluyor bir on yıl kadar
    7 yaşında bir kızım
    büyümez ölü çocuklar

    ...

  • 2
    +2
    -0

    umulmadık bir gün olabilir bugün,
    bir çay söyle yağmurların kokusunda...

  • 2
    +2
    -0

    hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
    hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
    bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
    kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
    bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
    fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
    bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
    en eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
    hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
    gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
    güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
    yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
    ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
    o sakin o yalansız, o kuytu gözlerini..
    (bkz: ümit yaşar oğuzcan)

  • 3
    +3
    -0

    bana sor sevgili kâri’ sana ben söyleyeyim
    ne hüviyyette şu karşında duran eş’ârım :
    bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
    ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkârım.
    şi’r için “göz yaşı” derler, onu bilmem, yalnız,
    aczimin giryesidir bence bütün âsârım !
    ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
    dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım !
    oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
    oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.

    (bkz: mehmet akif ersoy)

  • 1
    +1
    -0

    hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
    benimle meydan oku her çaresizliğe
    benimle uyu, benimle uyan
    birlikte varalım on üçüncü aylara

  • 52
    +52
    -0

    zambaklar en ıssız yerlerde açar

    ve vardır her vahşi çiçekte gurur

    bir mumun ardında bekleyen rüzgar

    işıksız ruhumu sallar da durur

    zambaklar en ıssız yerlerde açar

    yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    meyvalar sabırla olgunlaşırmış

    birgün gözlerimin ta içine bak

    anlarsın ölüler niçin yaşarmış

    yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    sezai karakoç- monaroza

    1 kimindi bu şiir - çılgın att 05 Mayıs 2017 00:08
    1 @çılgın att sezai karakoç-monaroza unutmuşum alta eklemeyi - kml 05 Mayıs 2017 00:14
    1 tadı tanıdık hele bildiğim şiir - çılgın att 05 Mayıs 2017 00:15
    1 süper ötesi bişey @çılgın att - kml 05 Mayıs 2017 00:18
    1 öyle - çılgın att 05 Mayıs 2017 00:19
    1 peki öneri şiir alabilirmiyim @çılgın att - kml 05 Mayıs 2017 00:21
    1 defterim yanımda değil ama erdem bayazıt şiirleri güzel tabi üstad necip fazıl, atsız ata, nazım hikmet, şiir isimleri saklı da değil şuanda ma hepsi güzel şiirlerinin bide 'öyle bir ölmeliyim ki' diye bi şiir var - çılgın att 05 Mayıs 2017 00:38
    2 bu şiir sevilmez mi yaa:))@hircindenizinduygusalkizi - kml 05 Mayıs 2017 00:51
    1 teşekkür ederim @çılgın att - kml 05 Mayıs 2017 00:52
    1 akrostiş şiiridir. dörtlüklerin ilk harfleriyle "muazzez akkayam" yazar - hoppalapaşam 05 Mayıs 2017 01:17
    1 sevmeyi de sizden öğrenecek değiliz. diyoruzya keşke onu da onlardan öğrenseymişiz - hoppalapaşam 05 Mayıs 2017 01:22
    aynısı nazımın ceviz ağacı şiirinde de olmuştu bana - çılgın att 05 Mayıs 2017 01:28
    2 bütün şiiri burdan yazmak istedim akrostiş te gözüküyo hem şiiri tam okurduk ama harf sayısı yetmediği için atamıyorum @hoppalapaşam - kml 05 Mayıs 2017 01:36
    ahahshshajajs ben bu şiiri dinlerken yıllardır ölüler niçin yavşarmış anlıyordum vay üstad be diyordum ölüler de yavşıyorsa - fasistmarul 05 Mayıs 2017 21:23
    madem yıllarca dinledin her defasında nasıl yanlış duymayı başardın @fasistmarul - kml 05 Mayıs 2017 22:59
    okuyan öyle okuyor. ben de şiirleri hep dinleyerek ezberlerdim. hiç de açıp okumamıştım bu şiiri o yüzden yani. - fasistmarul 05 Mayıs 2017 23:34
    iyi madem @fasistmarul - kml 06 Mayıs 2017 01:17
    1 kardeş marul o darlama :) - çılgın att 06 Mayıs 2017 01:18
    darlamadım zaten:)) @çılgın att - kml 06 Mayıs 2017 01:23
    kahrolası faşizm peşimi bırakmıyor bana rahatlama imkanı sunman ne hoş @çılgın att - fasistmarul 06 Mayıs 2017 01:23
    en sevdiğim yeşillerden biri marul yeşili ondan :) solmasın o yeşillik @kml mahsul kötü oluyor ondan - çılgın att 06 Mayıs 2017 01:24
    olur arada bende su veririm kurumasın diye @çılgın att - kml 06 Mayıs 2017 01:26
    zahmet etmeyin fazla - fasistmarul 06 Mayıs 2017 01:30
    sözüm sana değil kardeşim :) :) diğer marullara seni seviyoruz - çılgın att 06 Mayıs 2017 01:30
    eyvallah :) marul olmak güzel oluyor bazen - fasistmarul 06 Mayıs 2017 01:32
  • 2
    +2
    -0

    ben senden once ölmek isterim
    gidenin arkasından gelen gideni bulacak mi zannediyorsun
    ben zannetmiyorum bunu iyisi mi beni yaktirirsin odanda ocağın üstüne korsun
    i̇çinde bir kavanozun kavanoz camdan olsun
    şeffaf beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin
    fedakarlığımı anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için..

  • 2
    +2
    -0

    sevme beni göze güzel gözüken görkemim için,
    sevindiren gözüm ya da yüzüm için,

    ne de dışarıdan görünen hiçbir şeyim için.
    hayır, bir kalp için de değil değişmeyen!
    çünkü bunlar bozulabilir ve hastalanabilir:
    ayrılırsak biz ikimiz.

    sakla, gerçek bir kadın gözünü, onun için
    ve beni hâlâ sev, neden olduğunu bilmeden!
    sebebin böylece yine aynı kalır
    hep benim üzerime düşmek için.

  • 0
    +0
    -0

    dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
    ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
    şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
    kum taneleri var ya onlardan birindeyim
    yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
    bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

    çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

    dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
    sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
    kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
    kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
    ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

    bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
    ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
    bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
    ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
    onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
    bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

    çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

    susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
    ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
    kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
    aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
    seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

    kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
    yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
    sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
    hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
    adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
    esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

    çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil.
    ahmet telli

  • 1
    +1
    -0

    bahçemizin halinden,
    baharımı kıyasla.
    zambaklar verem olmuş,
    kırmızı güller yasta.
    eller yüzler simalar
    resimler aynı değil
    baharlar bile degişmiş
    artık her şey bir başka..

    bu sonbaharda ki ayak izlerim
    sanki geçmiş bir şeyler
    her yerler talan olmuş
    hatıralar bile yanlış
    üç beş kırık bardak
    tas tabak çanak
    bir kaç kiraz dalı
    ürkütülmüş bir kaç kurbağa
    yolcular yok olmuş
    yollar artık bambaşka
    artık akortsuz saz gibi
    dalda kuş çiçekteki arı
    bir uçkur iki bağlama
    yanlızca varı yoğu
    iki göz kırpmışım
    bir kaç da öpücük
    boşunaymış burukluklar
    aceleler, tezler
    hesap kitap yanlışmış
    yıllar boşuna gecmiş
    ayrılıklar hüzünler
    şimdi pususundan
    bakan gözler bir başka
    hesap kitap gerekmez
    var zararı hesapla...

  • 1
    +1
    -0

    artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
    hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
    rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
    biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
    hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
    dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
    birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    necip fazıl- sessiz gemi

  • 1
    +1
    -0

    ..öleceği zaman hayvanlar gibi
    saklanmak istiyor ya insan
    saklanacak bir yeri olmalı
    aşka, çocukluğa, anneye, şiire
    ve eksik ölür insan

  • 4
    +4
    -0

    bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “o olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
    demeyeceksin işte.
    yaşarsın çünkü.
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
    ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    senin onu sevdiğinden…
    çok sevmezsen, çok acımazsın.
    çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    paldır küldür yürüyebileceksin.
    i̇lle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin,
    güneşi, ayı, yıldızları…
    mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “o benim.” diyeceksin.
    mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    mesela gökkuşağı senin olacak.
    i̇lle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    mesela turuncuya, ya da pembeye.
    ya da cennete ait olacaksın.
    çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    i̇lişik yaşayacaksın. ucundan tutarak…

  • 1
    +1
    -0

    sessizlik prangası
    kalbim sana haykırıyor nerdesin
    nefes tüketen aradaki mesafeler
    senden kalan tutunacak tek dal
    bir bileklik kaldı adın yazılı.
    adın zaten ruhuma mühürlü
    zihnime nakışlı.
    mektubun var elimde şimdi,eski
    naif ellerinin bana ulaştırdığı satırlar
    içimdeki canavarla savaşan yegane kelimeler
    bilekliğini taktım bileğime,diğer bileğimde ruhumun prangası.
    prangamla yazıyorum sana.
    prangaya tutulmuş kelimeler özgür senin eline
    bir tek senin eline
    bilekligini taktığım bileğime sarılı bir acı;
    sensizlik acısı gibi.
    görüyorsun ya sensizlik sarılı bir ele sahip bir kişi;
    ve yine sadece sana açılan prangalı bir bilek;
    benim gibi.
    zincirlerimi çözer misin ölmeden önce
    hayır ben zaten öldüm.
    sen gel beni gömüver.
    mezar taşında bir yazı olsun mesela
    "sessizliğin prangası,çok geç gömüldü. "
    ( ahiretlim'e)

  • 1
    +1
    -0

    kelime yorgun
    gece soldu çan
    çan ve çayır
    suçsuz çocuklara koridor
    yapraklar balık pulu
    balıkçılar pul pul
    yalnızca bakışlarını kırpıyorlar dokununca
    çatılarda kirişlerde serin dubalarda
    artık göze bakmak oyunu yok

    cahit zarifoğlu

  • 1
    +1
    -0

    yaşamak güzel şey dogrusu 
    üstelik hava da güzelse 
    hele gücün kuvvetin yerindeyse 
    elin ekmek tutmuşsa bir de 
    hele tertemizse gönlün 
    hele kar gibiyse alnin 
    yani kendinden korkmuyorsan 
    kimseden korkmuyorsan dünyada 
    dostuna güveniyorsan 
    iyi günler bekliyorsan hele 
    iyi günlere inaniyorsan 
    üstelik hava da güzelse 
    yaşamak güzel şey 
    çok güzel şey dogrusu.
    (bkz: melih cevdet anday)

  • 0
    +0
    -0

    hiç bir otopsi raporu belirleyememeli eşgalimi
    olay yeri inceleme tutanağında da geçmeyecek adım
    öyle sıradan kim vurdu da olmamalı sonum
    bok yoluna gitti de demeyecekler anlican
    her kafadan ayrı sey çıkmalı ben ölürsem
    kimi intihar demeli
    kimisi kötü alışkanlıkları vardı diye bilmeli
    ama kimse bilmemeli neden öldüğümü
    ezgin kılıç /öyle bir ölmeliyim ki

  • 2
    +2
    -0

    ağlasam sesimi duyar mısınız,
    mısralarımda;
    dokunabilir misiniz,
    göz yaşlarıma, ellerinizle? bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    bu derde düşmeden önce.bir yer var, biliyorum;
    her şeyi söylemek mümkün;
    epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    anlatamıyorum.

    1 görüyorum bakamıyorum @syvldc - kml 07 Mayıs 2017 19:28
  • 4
    +4
    -0

    her şey yapılabilir
    bir beyaz kağıtla
    uçak örneğin uçurtma mesela
    altına konabilir
    bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
    sallanan bir masanın
    veya şiir yazılabilir
    süresi ötekilerden kısa
    bir ömür üzerine
    bir beyaz kağıda
    her şey yazılabilir
    senin dışında
    güzelliğine benzetme bulmak zor
    sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
    her şeyden
    bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
    belki tabiattadır çaresi
    senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
    ve benim
    bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
    anlarım bitkiden filan
    ama anlatamam
    toprağın güneşle konuşmasını
    sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter
    bende filiz çok
    köklerim içimde gizlidir
    gelen giden açan soran bere budak yok
    bir şiir istersin
    “içinde benzetmeler olan”
    kusura bakma sevgilim
    heybemde sana benzeyecek kadar
    güzel bir şey yok..

    (bkz: yeni bir sayfada sana bakmak)

  • 1
    +1
    -0

    üzgün bir çocuğun yalnızlığı
    kadar saydam kalabilseydim
    ömrüm derdim ömrüm nasıl da
    dolu geçmiştir ölebilirim artık

    ölüm hiç de ürkünç gelmiyor
    yaşanmışsa tüm yaşanacaklar
    acı yitiriyor anlamını ve renkler
    kül oluyor körleşirken gökboşluğu

    bu dünya dünya mıdır hani
    bildiğimiz o yamyam küresi
    ki apis öküzlerinin çekip durduğu
    bir cansıkıntısıydı önceleri

    hantal ve gürültücü bir tehdit
    gibi düşüyorken üstümüze
    alaycı bir gülüş takılıyor yalnız
    dudaklarımın hüzün kıvamına

    ömrüm diyorum şimdi ömrüm
    üzgün bir çocuksun sen ve yalnız
    öyle kal çünkü bu dünyada
    sana en çok mutsuzluk yakışıyor (bkz: ahmet telli)