Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    sevgileri yarınlara bıraktınız
    çekingen, tutuk, saygılı.
    bütün yakınlarınız
    sizi yanlış tanıdı.

    bitmeyen işler yüzünden
    (siz böyle olsun istemezdiniz)
    bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
    kalbinizi dolduran duygular
    kalbinizde kaldı.

    siz geniş zamanlar umuyordunuz
    çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
    yılların telâşlarda bu kadar çabuk
    geçeceği aklınıza gelmezdi.

    gizli bahçenizde
    açan çiçekler vardı,
    gecelerde ve yalnız.
    vermeye az buldunuz
    yahut vaktiniz olmadı.

  • 0
    +0
    -0

    i̇lhan şeşen-sen benim şarkılarımsın
    belki bir şarkının her sesinde
    belki bir sahil meyhanesinde
    belki de içtiğim sigaranın dumanısın

  • 0
    +0
    -0

    ben de günahkar kullarındanım allahım
    bir kulhuvallahi bilirim dualardan,
    bir de yarabbi şükür demeyi doyunca
    bir kere oruç tutmam ramazan boyunca
    ama çekmediğim kalmadı sevdalardan
    ben de günahkar kullarındanım allahım

    benim gibi kulun çok dünyada allahım
    eğer bilmiyorsan işte, haberin olsun.
    ekmek derdi, aşk derdi unutturdu seni.
    i̇nsan hatırlamıyor dün ne yediğini.
    zaten yediğimiz ne ki hatırda dursun.
    benim gibi kulun çok dünyada allahım

    yazdıklarıma sakın darılma allahım
    meleklerin sana bunları söylemezler
    artık, pek yarattığın gibi değil dünya
    i̇nsanlar hem sabuna karıştı, hem suya
    ne olursun, hoşuna gitmediyse eğer,
    yazdıklarıma sakın darılma allahım.

    sana bir şey soracağım affet allahım
    beş vakit kızlar doluyor camilerine
    beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar
    benim bir defa görüşte yüreğim sızlar
    sen tutulmadın mı içlerinden birine
    sana bir şey soracağım affet allahım

    i̇şte insanlar bu minval üzre allahım
    kıt kanaat sere serpe yollar boyunca
    sen, bizim için hala o ezeli sırsın.
    sen de bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın..
    herkesin kederi, gailesi boyunca.
    i̇şte insanlar bu minval üzre, allahım!..

    turgut uyar

  • 1
    +1
    -0

    bütün iyi kitapların sonunda
    bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
    meltemi senden esen
    soluğu sende olan
    yeni bir başlangıç vardır.

    parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın
    gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
    onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
    her başlangıçta yeni bir anlam vardır.

    nedensiz bir çocuk ağlaması bile
    çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.

    edip cansever

  • 1
    +1
    -0

    i̇ki şehri var gecenin, biri gözümde
    tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
    gibi çöken siste, bana bu uykusuz
    şehri niye bıraktın, göze alamadığım
    bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
    gece değil istediğin hayli karanlık
    bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
    hevesindesin! gözlerini anlıyorum henüz
    bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
    gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
    göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
    ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
    öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
    sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
    şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim :
    biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
    biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
    bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
    konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
    gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde
    kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?
    haydar ergulen -sis

  • 1
    +1
    -0

    turgut uyar 'ın (bkz: benim pencerelerde bekleyen)
    şiiri
    "bütün pencerelerde bekleyen benim,
    ve
    o çalmayan bütün telefonlarda
    aylardır konuşan da.
    kabul.
    bir kez yolda karşılaşalım
    onunla da avunacağım.
    adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
    sesini duysam, susacağım.
    yel esiyor ama
    değirmen dönmüyor.
    kuraklık bu.
    adın ekmeğe dönüşmüyor..”

  • 2
    +2
    -0

    i̇talyanca konuşsaydım sever miydin beni?
    i̇ngilizce almanca falan olmuştur tabi de
    eminim hiç i̇talyanca bilen sevgilin olmamıştır.
    ben şimdi kursa gitsem,sen beklesen.
    beklemesen bile çok ileri gitmesen.
    ufak tefek yakınlaşmaların olabilir ama ileri gitme olmaz mı?
    neyse işte ben kursa gitsem.
    i̇ki seneye sökerim sanıyorum, malum kafam kalın biraz.
    sonra gelsem yanına.
    calvino'yu dante'yi vs kendi dilinden okusam.
    gözüne girer miyim o zaman?
    i̇talyanca konuşmayı öğrenirsem sever misin beni?

    doğru düzgün bir adam olsaydım sever miydin beni?
    kavga etmesem, küfür etmesem, tesbih çekmesem.
    bak şimdi sen beni seversen
    sen şimdi beni bir sev var ya.
    sevinçten ortalığın .mına korum..
    pardon pardon, küfür yok,
    valla son olur bu etmem bir daha.
    i̇şe gider eve döner efendi efendi takılırım.
    doğru düzgün bir adam olursam sever misin beni?

    toplumsal duyarlılıklarım olsaydı sever miydin beni?
    mendil satan çocuklara dertlenip
    nesli tükenen hayvanlara içlenseydim.
    ne bileyim işte bu petrol sızdıran tankerlerin anasına avradına..
    yok ama küfür yok doğru.
    bu petrol sızdıran tankerlere protesto mesajları falan çekseydim
    yoksullukla mücadele eden sivil toplum örgütü gibi şeyler var ya hani?
    gerekirse onlara bile üye olabilirim.
    toplumsal duyarlılıklarım olursa sever misin beni?

    -ali̇ li̇dar-

  • 2
    +2
    -0

    seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi

    geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

    ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

    seviyorum seni
    denizi ilk defa uçakla geçer gibi

    i̇stanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi

    seviyorum seni
    yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    (bkz: nazım hikmet ran)

  • 2
    +2
    -0

    Bir gün gelir de unuturmuş insan
    En sevdiği hatıraları bile
    Bari sen her gece yorgun sesiyle
    Saat on ikiyi vurduğu zaman
    Beni unutma
    Çünkü ben her gece o saatlerde
    Seni yaşar ve seni düşünürüm
    Hayal içinde perişan yürürüm
    Sen de karanlığın sustuğu yerde
    Beni unutma
    O saatlerde serpilir gülüşün
    Bir avuç su gibi içime, ey yar
    Senin de başında o çılgın rüzgar
    Deli deli esiverirse bir gün
    Beni unutma
    Ben ayağımda çarık, elimde asa
    Senin için şu yollara düşmüşüm
    Senelerce sonra sana dönüşüm
    Bir mahşer gününe de rastlasa
    Beni unutma
    Hala duruyorsa yeşil elbisen
    Onu bir gün benim için giy
    Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
    Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
    Beni unutma
    Büyük acılara tutuştuğum gün
    Çok uzaklarda da olsan yine gel
    Bu ölürcesine sevdiğine gel
    Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
    Beni unutma..

    Ümit Yaşar Oğuzcan'ın muhteşem şiiri.
    Selda Bağcan muhteşem söylemiş. buradan dinleyebilirsiniz

  • 1
    +1
    -0

    palyaço turgut uyar
    gocunmam ki ben gocunmam bi palyaço ne kadar gocunmazsa o kadar gocunmam

  • 1
    +1
    -0

    mutluluğun sana verdiği tatili yaşıyor
    bir açılıp bir kapanıyor kirpiklerin
    bilmem alınır mısın söylersem
    unutulmuş bir çirkinlikten başlıyor güzelliğin. (bkz: edip cansever)

  • 0
    +0
    -0

    öyle yıkma kendini,
    öyle mahzun, öyle garip...
    nerede olursan ol,
    i̇çerde, dışarda, derste, sırada,
    yürü üstüne - üstüne,
    tükür yüzüne celladın,
    fırsatçının, fesatçının, hayının...
    dayan kitap ile
    dayan iş ile.
    tırnak ile, diş ile,
    umut ile, sevda ile, düş ile
    dayan rüsva etme beni.

  • 7
    +7
    -0

    i̇kimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım.
    şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından,
    bebe dişlerinden ,güneşlerden, yaban otlarından,
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al, kurtar.
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut.
    bu evleri atla, bu evleri de, bunları da
    göğe bakalım.

    falanca durağa şimdi geliriz, göğe bakalım.
    i̇necek var deriz, otobüs durur ineriz.
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor, hoşlanıyorum.
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun, bir seni uyutmam, birde ben uyumam.
    herkes yokken biz oluruz, biz uyumıyalım.
    nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak, göğe bakalım.

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum, göğe bakalım.
    tuttukca güçleniyorum, kalabalık oluyorum.
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum, ısınıyor.
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir, biner, gideriz.
    dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım, durma kendini hatırlat,
    durma kendini hatırlat,
    durma, göğe bakalım.
    turgut uyar'

  • 2
    +2
    -0

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

  • 3
    +3
    -0

    sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
    şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
    dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

    -senegalliler dahil değil

    sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
    hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

    -yoksa seni rahatsız mı ettim?

    sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

    -freud diye bir şey yoktur.

    sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

    -haydi iç de çay koyayım.

    ah muhsin ünlü

  • 1
    +1
    -0

    ellerim kurtulacak ellerinden, bir kuru dal, ağacından
    çatırdayıp kopar gibi

  • 1
    +1
    -0

    kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bügünlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sesszce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    ”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    ”olur öyle” dedi palyaço,
    ”herkes alçaktır biraz”
    ”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    ”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan”
    dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz

    şiir turgut uyar'ın değil,sahibi bilinmiyor ama youtube'da turgut uyar diye yüklenmiş. yanlış bilgi olmasın. - erotik panda 30 Nisan 2017 00:20
    ciddi misin bunu bilmiyordum hemen düzeltiyorım - youregonnabefine 30 Nisan 2017 00:24
    yıllarca ben de öyle sandım - erotik panda 30 Nisan 2017 00:25
    gerçekten aydınlattığın için teşekkür ederim önemli bi detaymış - youregonnabefine 30 Nisan 2017 00:27
    rica ederim - erotik panda 30 Nisan 2017 00:30
  • 1
    +1
    -0

    günün son ışıkları da başını alıp giderken,
    bir tek şair hazırlanır geceye...
    gece...
    şimdi sabaha dek süren sancılı bir süreç sıralanır,
    sessizlik,
    yalnızlık,
    acıların somutlanışı.

  • 1
    +1
    -0

    şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git.
    gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler
    oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
    sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
    bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
    bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
    yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
    sanki hiç olmamıştı
    oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

  • 1
    +1
    -0

    artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
    hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
    rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
    biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
    hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
    dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
    birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    evet - bikadehsarap 01 Mayıs 2017 10:52