Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 2
    +2
    -0

    mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    dikey ve yatay mutsuzluktan
    mükemmel mutsuzlugundan insansoyunun
    sevgim aciyor

    biz giz dolu bir sey yasadik
    onlar da orada yasadilar
    bir dagin çarpikligini
    bir sevinç sanarak

    en basta mutsuzluk elbet
    kasaba meyhanesi gibi
    kahkahasi gün isigina vurup ta
    ötede beride yansimayan
    yani birinin solgun bir gülden kaptigi frengi
    öbürünün bir kadindan aldigi verem
    bütün ishanlarinin tarihçesi
    bütün söz vermelerin tarihçesi
    sevgim aciyor

    yazik sevgime diyor birisi
    güzel gözlü bir çocugun bile
    o kadar korunmus bir yazi yoktu
    ne denmelidir bilemiyorum
    sevgim aciyor
    gemiler gene gelip gidiyor
    daglar kararip aydinlanacaklar
    ve o kadar

    tavrim bir seyi bulup cosmaktir
    sonbahar geldi hüzün
    kis geldi kara hüzün
    ey en akıllı kişisi dünyanın
    bazen yaz ortasında gündüzün
    sevgim aciyor
    kimi sevsem
    kim beni sevse

    eylül toparlandi gitti iste
    ekim falan da gider bu gidisle
    tarihe gömülen koca koca atlar
    tarihe gömülür o kadar

  • 0
    +0
    -0

    nasihatım sana: her şeyle iştigali bırak;
    adamlığın yolu nerdense, bul da girmeye bak.
    adam mısın: ebediyyen cihanda hürsün,gez;
    yular takıp seni bir kimsecikler sürükleyemez.
    adam değil misin, oğlum; gönüllüsün semere;
    küfür savurma boyun kestiğim semercilere.
    -mehmet akif ersoy-

  • 3
    +3
    -0

    gözlerin gözlerime değince
    felaketim olurdu, ağlardım
    beni sevmiyordun, bilirdim
    bir sevdiğin vardı, duyardım
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felaketim olurdu, ağlardım

  • 0
    +0
    -0

    sorma bana ne kadar seviyorsun diye?!
    o kadar işte!
    tavanı kadar sokağın,
    ve dibi kadar cehennemin.

  • 0
    +0
    -0

    parasını gönderemeyen..gönderip de üstünü alamayan? indir abijim o çocuğu abla sen de geç oraya

  • 0
    +0
    -0

    bilmem neyi aradım bir ömür kuşlarında
    binbir gece yürüdüm hangi muamma için
    zümrüd-ü anka uçar senin bakışlarında
    benim rüyalarımda birkaç deli güvercin
    nurullah genç-bir kaç deli güvercin

  • 1
    +1
    -0

    gerilir zorlu bir yay
    oku fırlatmak için;
    gece gökte doğar ay
    yükselip batmak için.
    mecnun inler, kanını
    leyla’ya katmak için.
    cilve yapar sevgili
    gönül kanatmak için.
    şair neden gam çeker?
    şiir yaratmak için.
    dağda niçin bağırılır?
    feleğe çatmak için.
    açılır tatlı güller
    arılar tatmak için.
    tanrı kızlar yaratmış
    erlere satmak için.
    insan büyür beşikte
    mezarda yatmak için.
    ve...........................
    kahramanlar can verir
    yurdu yaşatmak için...

    (bkz: atsız)

  • 0
    +0
    -0

    sen benim 17 yaşımsın
    deli çağımsın
    sen benim ayakkabımın arkasına ilk basışımsın
    ilk cigaram,ilk ıslığım,ilk kızgınlığım,ilk aldanışımsın.
    sen benim ilk ütülü gömleğim
    ilk şiirim,ilk kavgam,yaşamı ilk fark edişimsin.
    sen benim 17 yaşımsın
    yazlık sinemanın kapısında,saçları taralı bir oğlan
    cebimde iki gazoz parası,
    gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolar
    iki film bu akşam
    birinde yılmaz güney oynuyor
    birinde fikret hakan
    bak suat sayın söylüyor cızırtılı plaktan
    rüyadır gördüğüm bütün ümitler,
    gözlerin beni perişan eyler,
    aşk masalında şarkılar söyler,
    beni hülyalara salan gözlerin
    yazlık sinemanın kapısında,saçları taralı bir oğlan;
    bir külah çekirdeği
    mangal gibi yüreği var bilesin!..
    sen benim 17 yaşımsın
    deli çağımsın,aynaya ilk bakışımsın
    babamla ilk kavgam,evden ilk kaçışımsın.
    serçeleri sevdimse senden
    minibüslerde muavinlik ettiysem,
    bir teselli veri dinlediysem orhan babadan
    emirgan`da çay içtiysem
    tophanede sabahçı kahvelerini öğrendiysem
    nerden bildiysem şiirlerini ümit yaşarın
    pazar sabahları kapının önünden geçtiysem
    içimde kıpır kıpır bu soğuk meltem
    sen benim 17 yaşımsın
    okulu ilk asışım,ilk kez birine gümüş kolye alışım
    sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım
    ilk yakalanışımsın
    sen benim 17 yaşımsın
    mahallenin delikanlısı,elleri ceplerinde,
    dudağında ıslığı,başında kavak yelleri,
    şarkılar mırıldanıyor;
    zalimin zulmü varsa,sevenin allahı var yeni çalıyor
    kırk beşlik plaklarda
    hayri şahin ortalığı kavuruyor.
    mahallenin delikanlısı,cebinde iki gazoz parası
    yüreğinde bir pıtırtı
    alışmaya çalışıyor,sana alışmaya
    akşamları işportaya çıkıyor
    bir defter,bir kalem,bir çakı alana
    aynayı bedava veriyor
    yani günler geçiyor 17 yaşının bütün tadıyla
    sen benim 17 yaşımsın;deli çağımsın
    ilk maça gidişim,cemil turanı ilk seyredişim
    ilk sevincimsin
    ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme,
    öyle güvendiğimsin
    sabahları eskici geçiyor kapıdan
    karşı komşu nazile teyze ekmek istiyor bakkaldan
    çocuklar top oynuyor mahallenin arsasında
    bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor,iyi mi
    her şey güzel oluyor,
    bu hengame nasıl yakışıyorsa istanbula
    bana da aşk öyle yakışıyor
    anam "koş kapa" diyor muslukları
    üç gündür akmayan sular geliyor
    ben 17 yaşındayım
    hayat benden yana duruyor
    sen benim 17 yaşımsın
    deli çağımsın,ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın
    ilk cigaram,ilk kızgınlığım,ilk aldanışımsın,
    sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,
    ilk şiirim,ilk kavgam,yaşamı ilk fark edişimsin
    sen benim 17 yaşımsın!
    sen benim,sen benim, sen benimsin
    sen benim, her şeyimsin
    hiçbir şeyimsin, hiçbir şeyimsin

  • 0
    +0
    -0

    bismillah dedim öyle buyur ettim içeri
    duasız, aminsiz büyütmedim içimde seni...
    sardım, sakladım...
    hep bir olmanın,
    iki cihan yâr olmanın nasipli ihtimallerine sığındım.

  • 0
    +0
    -0

    "uzaktan seviyorum seni. kokunu alamadan, boynuna sarılamadan, yüzüne dokunamadan. sadece seviyorum." - cemal süreya

  • 0
    +0
    -0

    sen uyurken ben her gece
    dalga olup vururum sahillere
    rüzgar olup eserim sessizce
    sen uyurken yüreğim gelir üstünü örtmeye
    sırf bensizlikten üşüme diye

  • 1
    +1
    -0

    izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer,
    ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer,
    gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
    devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer,
    gece gündüz yok olur, an-ı demadem de geçer.

    bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi,
    çağlıyan göz yaşı mı, yoksa bu hicran seli mi?
    inleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi?
    çevrilen dest-i kaderle bu şuurun fi'limi,
    ney susar, mey dökülür, gulgule-i cem de geçer.

    ibret aldın okudunsa şu yaman dünyadan,
    nefsini kurtarıgör masiva-vü mafihadan,
    niyyet-i hılkati bul aşk-ı çıkar aradan,
    önü yoktan, sonu boktan bu kuru davadan,
    utanır gayret-i şefkatle cehennem de geçer.

    ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
    süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre,
    cahilin korku kokan defterini tanrı düre!
    marifet mahkemesinde verilen hükme göre,
    cennet iflâs eder, efsane-i adem de geçer.

    serseri neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne,
    girmemiştir bu avalim, bu bedayi gözüne.
    cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne .
    pir olur sâki-i gülçehre, bakılmaz yüzüne,
    hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer..

  • 1
    +1
    -0

    gökyüzünün denize yansıttığı mavilik geliyor aklıma,
    gönlümün bir köşesinden bile sen geçince.

  • 4
    +4
    -0

    havalar ısınmaya başlayınca
    bu aşk da biter
    ben ki bırakırken
    bir anlık gülümsediniz diye
    paltonuzun sıcaklığıyla
    avunan vestiyer
    .....

  • 2
    +2
    -0

    iki rayı gibiyiz
    bir tren yolunun
    yakın olması
    neyi değiştirir
    son istasyonun...sunay akın/ayrılık

    1 ekmek carpsin bunu yazmaya gelmiştim.. - bidon 05 Mart 2017 01:33
    vay be canım kardeşim benim de içimden geldiydi başlığı aratıp yazdım...farklı yerlerde aynı şeyleri hissediyoruz demekki ah be dünya - behzatc 05 Mart 2017 01:36
    1 bu hissi tattıranlar utansın kardeşim - bidon 05 Mart 2017 01:51
  • 3
    +3
    -0

    bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek.
    iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar,
    böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar.
    zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar,
    bütün kara parçalarında,
    afrika dahil.

  • 2
    +2
    -0

    kimi gün öylesine yalnızdım
    derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
    annem
    ki beyaz bir kadındır.
    ölüsünü şiirle yıkadım.
    bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
    öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
    çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    acının ortasında acısız olmayı,
    kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
    kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
    aşk diyorsunuz ya,
    işte orda durun bayım
    islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
    kendimin ucunda
    öyle ıslak,
    öyle kötü kokan,
    yırtık ve perişan.

    siz aşkı ne bilirsiniz bayım
    aşkı aşk bilir yalnız

  • 0
    +0
    -0

    sen bana ışık ver yeter
    bende filiz çok
    köklerim içimde gizlidir
    gelen giden açan soran bere budak yok..

    yılmaz erdoğan

  • 0
    +0
    -0

    siyah beyaz tuşlarında piyanomun
    seni çalıyorum şimdi
    çaldıkça çoğalıyorsun odada
    sen arttıkça ben kayboluyorum

    seni doğuruyorum geceye
    adını koyuyorum aya bakarak
    her şey sen oluyor her yer sen
    ben ölüyorum

    sesini duyuyorum rüyalarımda
    gözlerimi kamaştırıyor ışığın
    rüzgar sen gibi dokunuyor bana
    ben doğuyorum

    duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
    dokunmuyorsun bana
    sen gibi bir şimşek çakıyor
    tam kalbime düşüyor yıldırımı
    ben gidiyorum
    (bkz: özdemir asaf )

  • 0
    +0
    -0

    sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
    evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
    biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

  • 1
    +1
    -0

    adam yaşama sevinci içinde
    masaya anahtarlarını koydu
    bakır kaseye çiçekleri koydu
    sütünü yumurtasını koydu
    pencereden gelen ışığı koydu
    bisiklet sesini çıkrık sesini
    ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
    adam masaya
    aklında olup bitenleri koydu
    ne yapmak istiyordu hayatta
    işte onu koydu
    kimi seviyordu kimi sevmiyordu
    adam masaya onları da koydu
    üç kere üç dokuz ederdi
    adam koydu masaya dokuzu
    pencere yanındaydı gökyüzü yanında
    uzandı masaya sonsuzu koydu
    bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    masaya biranın dökülüşünü koydu
    uykusunu koydu uyanıklığını koydu
    tokluğunu açlığını koydu.
    masa da masaymış ha
    bana mısın demedi bu kadar yüke
    bir iki sallandı durdu
    adam ha babam koyuyordu.

    (bkz: masada masaymış ha- edip cansever)

  • 0
    +0
    -0

    son nefesindeyim bir mahkûmun, bitiremediği şiirin son mısrasındayım bir şairin.
    en masum hayalinin düşeceği suyun damlasındayım dizleri yaralı bir çocuğun.
    en büyük yakarışların, en büyük çığlıkların duyulmadığı bir yerdeyim bu gece.

    yaşamak buruk hüzünlerin düştüğü toprakların üstünde , toprak olacağını bilerek.
    dikine kesilmiş bir bileğin yanındaki jiletin üstünde oluk oluk kanım ben.
    güzel kalpli bir babanın sessizce çıkıp gittiği gecede karanlığın sesiyim şimdi.

    acının rengiyim ben , yalnızlığın son raddesi , umudun bittiği yerim.
    bir fırtınayım ben bu gece , yerden yere vuran bütün kalbimi.
    hesabın bittiği yerdeyim tanrım, günahların şeffaf olduğu yerde.

    hüzünlü bir şarkının keman solosuyum bu gece , içini acıtacak kadar ince.
    rüzgarın sesiyim bu gece kırık pencerenin kenarından sızan hafifçe.
    annemin saçındaki beyaz bir telim bu gece , yorgunum ben.

    tanrım bu kadar uzun olmak zorunda mı bu gece?

    not: yanında şarkı da vereyim bari :) drops

  • 3
    +3
    -0

    gerilir zorlu bir yay
    oku fırlatmak için;
    gece gökte doğar ay
    yükselip batmak için.
    mecnun inler, kanını
    leyla’ya katmak için.
    cilve yapar sevgili
    gönül kanatmak için.
    şair neden gam çeker?
    şiir yaratmak için.
    dağda niçin bağırılır?
    feleğe çatmak için.
    açılır tatlı güller
    arılar tatmak için.
    tanrı kızlar yaratmış
    erlere satmak için.
    insan büyür beşikte
    mezarda yatmak için.
    ve
    kahramanlar can verir
    yurdu yaşatmak için!
    (bkz: hüseyin nihal atsız)
    (bkz: tanrı türk'ü korusun)

  • 1
    +1
    -0

    perşömen kağıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve
    kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç.
    ece ayhan