Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 5
    +5
    -0

    günün anlam ve önemine binaen konuya dair yazılmış ve yazılacak olan tüm şiirlerden nazarımda çok daha vurucu sarsıcı ve etkileyici olan en sevdiğim diyebildiğim tek şiiri bırakıyorum buraya.
    en sevdiğim kısmı da şurasıydı;

    yanlış şehirlere götürür trenlerim.
    ya ölmek ustalığını kazanırsın,
    ya korku biriktirmek yetisini.
    acılarım iyice bol gelir sana,
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
    aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    ümitsizliğimi olsun anlasana
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

    bilmiyorum ben, bu şiir benim için çok ama çok başka bir şey, atilla ilhan bu noktada çok özel bir şey.

    --- spoiler ---
    aysel git başımdan ben sana göre değilim
    ölümüm birden olacak seziyorum.
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
    aysel git başımdan istemiyorum.

    benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
    dağıtır gecelerim sarışınlığını
    uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
    aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    benim için kirletme aydınlığını,
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

    islığımı denesen hemen düşürürsün,
    gözlerim hızlandırır tenhalığını
    yanlış şehirlere götürür trenlerim.
    ya ölmek ustalığını kazanırsın,
    ya korku biriktirmek yetisini.
    acılarım iyice bol gelir sana,
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
    aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    ümitsizliğimi olsun anlasana
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

    sevindiğim anda sen üzülürsün.
    sonbahar uğultusu duymamışsın ki
    içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
    uzak yalnızlık limanlarına.
    aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
    büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
    çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
    sakın başka bir şey getirme aklına.
    aysel git başımdan ben sana göre değilim,
    ölümüm birden olacak seziyorum,
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
    aysel git başımdan seni seviyorum...
    --- spoiler ---

  • 0
    +0
    -0

    tutuklandım bi' gönülde,
    beraat yoktur görünürde.
    körlük cereyan eder,
    aşk insanı sömürünce.

    gardiyanlar kötülükte sınır tanımazlar.
    artık kalbim değil, kırıkları hasta.

  • 1
    +1
    -0

    seher vaktinin en ağır hüznündeyim
    saatlerin gıcırtısında düşüncelerim deliriyor
    ve her düşünce aklımdan çıkmak ister gibi
    bakıyorum hava daha aydınlanmamış
    ve bir sigara daha yakıyorum beklerken
    tren geçiyor sanki seni götürürmüş gibi
    çaldığı korna sesi gür ve beni korkutuyor
    yüreğimden gidiyorsun gibi hissediyorum
    sonra yüzümü gökyüzüne çeviriyorum
    güneş hafif hafif doğmaya başlamış
    ve ben uyumaya gidiyorum,
    çünkü geceleri seni düşünürken
    yeterince yoruluyorum...

  • 1
    +1
    -0

    üşüyor musun?
    üzülme be,
    gel yanıma..
    o kadar yaktın ki canımı;
    isınırsın. üşümezsin bir daha.
    -cemal süreya

  • 0
    +0
    -0

    ...
    çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    beni o limana çıkaramazsın...
    -nazım hikmet ran

  • 0
    +0
    -0

    her gün yeniden sevmeseydim seni
    geçmiş der geçer giderdim bende
    takili kaldigim yerde sen yoksun ama
    ben bir adım atamıyorum ileriye
    kafamın içi katliyam
    dostlarım acıyor halime
    ama sen yine.duymuyor yine görmüyor ve en acısıda yine sevmiyorsun beni.

  • 2
    +2
    -0

    seni, anlatabilmek seni.
    iyi çocuklara, kahramanlara.
    seni, anlatabilmek seni,
    namussuza, haldan bilmez,
    kahpe yalana

    ahmet arif

  • 1
    +1
    -0

    yağmur - tevfik fikret
    küçük, muttarid, muhteriz darbeler
    kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
    olur dembedem nevha ger nagme saz
    kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
    küçük, muttarid, muhteriz darbeler

  • 1
    +1
    -0

    oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
    bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
    seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
    iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
    memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
    sonrası iyilik güzellik.
    cemal süreyya dan aşk şiiri

  • 0
    +0
    -0

    ey ekmeği alınanlar! selam sizlere!
    ey rütbesi çalınanlar! selam sizlere!
    kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
    ocakları dağıtılan ülkü devleri,
    selam size! üstünüzde bütün bakışlar,
    bir gün olur tarih sizi elbet alkışlar!

    atsız beğ

  • 0
    +0
    -0

    boynuna o yeşil fuları sarma çocuk! gece trenlerine binme, kaybolursun. sokaklarda mızıka çalma çocuk, vurulursun..

  • 0
    +0
    -0

    sen geldin benim deli köşemde durdun
    bulutlar geldi üstünde durdu
    merhametin ta kendisiydi gözlerin
    merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
    bulutlar geldi altında durduk

    "sezai karakoç"

  • 0
    +0
    -0

    eğer...
    o'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla, o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...

    o'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, o'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, o'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    dünyanın en güzel yeri o'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat o'nunla güzel ve onsuz müptezelse (=değersizse) ... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, o'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    her şiirde anlatılan o'ysa... her filmin kahramanı o... her roman o'ndan söz ediyor, her çiçek o'nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa... iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

    eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire o'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi o'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

    o'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep o'nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...

    kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... her gidişte ayaklarınız "geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
    o halde bugün sizin gününüz!

  • 0
    +0
    -0

    eğer

    çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse 
    sen aklı başında kalabilirsen eğer 
    herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır 
    hem kendine güvenebilirsen eğer 
    bekleyebilirsen usanmadan
    yalanla karşılık vermezsen yalana 
    kendini evliya sanmadan 
    kin tutmayabilirsen kin tutana

    düşlere kapılmadan düş kurabilir 
    yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer 
    ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir 
    ikisine de vermeyebilirsen değer 
    söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz 
    kandırabilir diye safları dert edinmezsen 
    ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz 
    koyulabilirsen işe yeniden

    döküp ortaya varını yoğunu 
    bir yazı-turada yitirsen bile 
    yitirdiklerini dolamaksızın dile 
    baştan tutabilirsen yolunu 
    yüreğine sinirine dayan diyecek 
    direncinden başka şeyin kalmasa da 
    herkesin bırakıp gittiği noktada 
    sen dayanabilirsen tek

    herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen 
    unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken 
    dost da düşman da incitemezse seni 
    ne küçümser ne de büyültürsen çevreni 
    her saatin her dakkasına 
    emeğini katarsan hakçasına
    her şeyiyle dünya önüne serilir 
    üstelik oğlum adam oldun demektir

    -rudyard kipling

  • 1
    +1
    -0

    anımsa, beden, ne denli sevilmiş olduğunu değil yalnızca,
    o uzanmış olduğun yatakları değil yalnızca,
    ama o arzuları da anımsa: gözlerde
    senin için sakınmadan parıldayanları
    ve senin içinde titreşen arzuları
    ve bir engel yüzünden gerçekleşmemiş olanları.
    şimdi her şeyin geçmişte kaldığı şu anda
    kendini vermiş gibisin neredeyse bu arzulara-
    nasıl parıldarlardı, anımsa, o sana bakan gözlerde,
    nasıl titreşirlerdi senin içinde, anımsa, beden.

    kavafis

  • 3
    +3
    -0

    ...oysa sen, yemekten önce bitirdin tatlını.
    şimdi sindir fazla şekerini.
    ben kalkıyorum masandan.
    artık yalnız atıştırmalara alışmalısın sende
    çünkü; biz de bittik, sen de...