Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("geceye bir şiir bırak") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    daha gidilecek yerlerimiz var
    şu sohbetini dinler gideriz.
    coştukça şarkılar, türküler, sazlar
    rakı mı, şarap mı, içer gideriz.

    geçse de umudun baharı yazı
    gözlerde kalıyor yaşanmış izi
    kimseler kınamaz burada bizi
    ne varsa hesabı öder gideriz.

    söyleyecek sözü olan anlatsın
    isterse içine yalan da katsın
    yeter ki kendinden, bizden söz etsin
    yalanı doğruyu sezer gideriz.

    neler gördük neler bu güne kadar
    daha gidilecek yerlerimiz var
    bizi buralarda unutamazlar
    kalacak bir türkü söyler gideriz.

    sevgiye var olduk sevdik sevildik
    kavgalara girdik öldük, dirildik
    bir anlam fırını içinde piştik
    anlamlı güzeli sever gideriz.

    -özdemir asaf

  • 0
    +0
    -0

    erkek kadına dedi ki:
    seni seviyorum ama nasıl?
    avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatıp kırasıya, çıldırasıya...
    erkek kadına dedi ki:
    seni seviyorum ama nasıl?
    kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    kadın adama dedi ki:
    seni seviyorum ama nasıl?
    baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
    ve artık biliyorum:
    toprağın yüzü güneşli bir ana gibi
    en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...

    fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olanın parmaklarına
    başımı kurtarmam kâbil değil!
    sen yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak...

    sen yürümelisin,
    beni bırakarak..

    kadın sustu.
    sarıldılar...

    bir kitap düştü yere...
    kapandı bir pencere...

    ayrıldılar... nazım hikmet

  • 3
    +3
    -0

    bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    biliyorum
    ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    yıllarca sonra
    öldüğüm gün bile gelsen
    bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup
    çocuklar gibi sevineceğim
    kalkıp sarılacağım ellerine
    uzun uzun ağlayacağım

    ümit yaşar oğuzcan

  • 2
    +2
    -0

    görmüyorsan yürek yangınımı
    sinaya git
    musa şahit
    tur'a sor

    tecellisi aşkın ne imiş gör
    nedir sevda?
    ne süveyda?
    nur'a sor

    öptüğüm ölümümdü gözlerinde
    azrail'e
    israfil'e
    sur'a sor

    yeter kanıt değilse şayet sana
    mahşeri bekle
    bir melekle,
    huzur'a sor

  • 1
    +1
    -0

    parmak uçlarımdan öptü,
    usulca.
    gülümsedi.
    şiir gibi konuştu.
    baktı,
    uzun uzun.
    gözleri,
    umudum oldu.
    sesi,
    sürekli dinlediğim bir şarkı.
    ama
    dinlemekten hiç bıkmadığım.
    kokusu,
    sahaflarda
    rafların arasına sıkışıp kalmış
    kitap kokusu gibi,
    huzur verici.
    sakalları
    çocuk olduğum,
    rahatça oyun oynayabildiğim tek yer.
    -bilinmeyenokuryazar

  • 2
    +2
    -0

    ne hasta bekler sabahı,
    ne taze ölüyü mezar.
    ne de şeytan, bir günahı,
    seni beklediğim kadar.

  • 0
    +0
    -0

    ne hasta bekler sabahı,
    ne taze ölüyü mezar.
    ne de şeytan, bir günahı,
    seni beklediğim kadar.
    geçti istemem gelmeni,
    yokluğunda buldum seni;
    bırak vehmimde gölgeni
    gelme, artık neye yarar?

    necip fazıl kısakürek

  • 1
    +1
    -0

    ağlamak için gözden yaş mı akmalı? 
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? 

    sevmek için güzele mi bakmalı? 

    çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? 

    hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? 
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? 

    hırsızlık; para, malmı çalmaktır? 
saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? 
solması için gülü dalından mı koparmalı?
    
pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? 

    öldürmek için silah, hançer mı olmalı? 
saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

  • 2
    +2
    -0

    bana sarıl

    içeri gir.
    kapıyı ört.
    işıkları yak.
    bana sarıl.

    dışarı çıkalım.
    sinemaya gideriz.
    filmi terk ederiz.
    yani illa terk edilecekse bir şey…
    yürürüz.
    sarhoş olurum.
    sen olma.
    bana sarıl.

    gökyüzüne bakarız.
    karanlıkta olsa bakarız.
    dua ederim. ikimizin yerine.
    sen etme.
    bana sarıl.

    sigara içeriz.
    ellerimiz üşür.
    ben ısıtırım.
    sen bana sarıl.

    paramız biter, yürürüz.
    bitmeyen bir yol buluruz.
    bitmeyen bir türkü söyleriz.
    aşık olurum.
    sen olma.
    bana sarıl.

    konuşuruz.
    hep anlatırız.
    kimleri öptüğünden bahsedersin.
    ağlarım.
    sen ağlama.
    bana sarıl.

    kavga ederiz.
    küfür ederiz.
    bağırırsın.
    küserim.
    sen küsme.
    bana sarıl.

    güleriz.
    unuturuz öleceğini annelerimizin.
    anneler ölmesin.
    annem ölürse bana sarıl.
    çünkü bilirsin,
    bazen anneler ölüyor. anneler ölünce çocuklar hep hüzünlü bakıyor. hep yorgun bakıyor. hep kırmızı bakıyor. hep düşecekmiş gibi bakıyor.
    ve benim sırtımı dayayabileceğim bir duvarım yok.
    gölgesinde dinlenebileceğim bir omuzum da yok.

    korkuyorum.
    bana sarıl.

    canım acıyınca,
    ellerim titreyince,
    en çok gök gürleyince,
    yağmur yağınca,
    ve her gün doğumunda,
    düşünce bir bebek rahme,
    bir kuş uçunca,
    denizler dalgalanınca,
    en çok yıldızların altında,
    bu cehennemin dört bir yanında,
    nefes aldıkça…
    bana sarıl.

  • 0
    +0
    -0

    ne dağlar yıkılır, nede duvarlar
    of çeker ağlarım, yetiş nerdesin
    kurumuş pınarlar, gelmez baharlar eyvah eyvah...
    ah eder ağlarım, yetiş nerdesin

    canım nerdesin sen, gülüm nerdesin sen
    bekle ben öleyimki o zaman gelesin

    beyaz mintanına, boş yastıgına
    yüs sürer ağlarım, yetiş nerdesin
    yandım ataşına, kül oldum yana yana
    diz çöker ağlarım, yetiş nerdesin

    yusuf hayaloğlu

  • 0
    +0
    -0

    İyiyim desem de inanma
    Her duygumu saklarımda sır gibi
    Ahh şu yaşlarım beni ele veriyor..
    .
    İyiyim desemde inanma
    Yüreğimden nefes alıp, yüreğimden veriyorum.
    .
    Sorma şimdi nasılım diye
    Gittiğin yolda okuduğum türküyü mü söyleyeyim?
    Hala yollarına baktığımı mı?
    .
    Nerden bileyim ey sevgili işte, nerden bileyim?
    Bir hicran kandili yanıyor gecemde
    Sorma şimdi nasılım diye..
    İyiyim desem de inanma.


    dinlemek isteyenlere

  • 5
    +10
    -5

    sana gitme demeyeceğim,
    ama gitme, lavinia.
    adını gizleyeceğim
    sen de bilme, lavinia.

  • 3
    +3
    -0

    seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum.

  • 1
    +1
    -0

    güzel havalar
    beni bu güzel havalar mahvetti,
    böyle havada istifa ettim
    evkaftaki memuriyetimden.
    tütüne böyle havada alıştım,
    böyle havada aşık oldum;
    eve ekmekle tuz götürmeyi
    böyle havalarda unuttum;
    şiir yazma hastalığım
    hep böyle havalarda nüksetti;
    beni bu güzel havalar mahvetti.

    orhan veli

    çok güzel değil mi beee

  • 0
    +0
    -0

    uzaktan seviyorum seni!
    kokunu alamadan,
    boynuna sarılamadan.
    yüzüne dokunamadan.
    sadece seviyorum!
    öyle uzaktan seviyorum seni!
    elini tutmadan.
    yüreğine dokunmadan.
    gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
    şu üç günlük sevdalara inat,
    serserice değil adam gibi seviyorum.
    öyle uzaktan seviyorum seni,
    yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
    en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
    en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
    öyle uzaktan seviyorum seni!
    kırmadan,
    dökmeden,
    parçalamadan,
    üzmeden,
    ağlatmadan uzaktan seviyorum.
    öyle uzaktan seviyorum seni;
    sana söylemek istediğim her kelimeyi,
    dilimde parçalayarak seviyorum.
    damla damla dökülürken kelimelerim,
    masum beyaz bir kağıtta seviyorum.''

  • 0
    +0
    -0

    mübeccel mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayayım ha
    n'olur uzat bacaklarını galata'dan denizlere uzat uzat da
    zırlamadan anlat on ikisi de deli olan kardeşlerini mübeccel
    anlat kimlerin yüreğinde kız kulesi gibi grev çivileri var
    kimler boş sarnıçlara iğilmiş ha bağırır ha bağırır
    sen kahırlanma bana gözlerim çin'de benim çiçek bahçelerine kaçmış
    benim hiç çin'de bir ablam olmamış hiç çiçekçi dükkanım olmamış

    (bkz: ece ayhan - galata kantosu)

  • 0
    +0
    -0

    üç kez seni seviyorum diye uyandım
    tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

    sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

    sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    -taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

    cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

    kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

    eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.

    deniz eskisi ilhan berk

  • 1
    +2
    -1

    göğe bakma durağı
    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    bu evleri atla bu evleri de bunları da
    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat.
    turgut uyar

    "senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum."

  • 0
    +0
    -0

    sus, kimseler duymasın,
    duymasın, ölürüm ha.
    aymışam yarı gece,
    seni bulmuşam sonra.
    seni, kaburgamın altın parçası.
    seni, dişlerinde elma kokusu.
    bir daha hangi ana doğurur bizi?

  • 1
    +1
    -0

    ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    sevmek için güzele mi bakmalı?
    çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
    saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    solması için gülü dalından mı koparmalı?
    pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mi?

  • 0
    +0
    -0

    en uzak mesafe
    ne afrika'dır
    ne çin
    ne de hindistan
    ne seyyareler
    ne de yıldızlardır geceleri ışıldayan...
    en uzak mesafe
    iki kafa arasındakı mesafedir.
    birbirini anlamayan.
    - can yücel