Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("fakat müzeyyen bu derin bir tutku") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 16
    +16
    -0

    bir ilhami algör romanıdır.. romanını okumadım fakat filmi için "roman gibi" diyebilirim rahatlıkla.. bir roman gibi, bir kitap anlatımıyla çekilmiş gibi.. amirim her zamanki gibi oyunculuğunu konuşturmuş, sezin akbaşoğulları ise müzeyyen karakterine çok yakışmış.. tekrar izlenebilirliği olan filmlerden..

  • 24
    +24
    -0

    Buluşsaydık ne olurdu ? dedim
    Oturur çay içerdik, küçük bardaksa 1, büyükse 3 şeker atardım sende çayını alırdın içiçeksen içerdin içmeyeceksen önünde dururdu, hatta sıkıldığında çay kaşığıyla bile oynayabilirdin dedi.
    Bi ara “sarılırdım” desin istedim
    Sonra boşver dedim kendime
    Herkes sevdiği adamla karşılıklı çay içemiyor bu ülkede, boşver..

  • 2
    +3
    -1

    kitabı edebi olarak güçlü değildir. ne hikaye, ne dil beni tatmin etmedi klasik yeni dönem edebiyatı.

  • 4
    +4
    -0

    başıboş bir yazarın başıboş güzel bir bayana çetrefilli aşkı. bazen hiç aşık olmamak rahatliktir.

  • 4
    +4
    -0

    ilhami algör ün ortaya çıkacağını tahmin etmediği durumlara sebep olmuştur;

    fakat yusuf bu derin bir kuyu
    fakat müezzin bu derin bir uyku jhfjsdh

  • 3
    +3
    -0

    ya neden bilmiyorum ama en sevdiğim 3. erdal beşikçioğlu filmi. adam yine en iyisi!

  • 7
    +7
    -0

    "bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki" repliğiyle aklıma kazınan film.
    bir de adamın durup dururken müzeyyen diye seslenişi, sırf kadın cevap versin diye.. enteresandı.

  • 3
    +3
    -0

    dün su gibi içip bitirdiğim bir ilhami algör kitabı. gerçekten harika. altını çizeceğiniz bir çok cümleye sahip.

  • 3
    +3
    -0

    "bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki"
    sevdim be..
    vallahi.

  • 4
    +4
    -0

    1 yıl önce filmini izlediğim, arkadaşta olduğunu görünce alıp birde kitabını okuyayım dediğim incecik kitaptır kendisi.
    çok detaylı bir analiz yapmayacağım. zira ciddi anlamda ne üslubunu, ne tasvirlerini ne de uygulamaya çalıştığı bilinçakışı tekniğini sevebildim. evli de olsa iç dünyasında yalnız bir adam, kitap yazıyor. kitap hakkında müzeyyen ile konuşmaları var. çok derinlemesine verilmiş duygular yada olaylar yok.okurken boğuluyormuş gibi hissettim. evet karakterin iç konuşmalarını okumayı, onunla aynı şeyleri düşünebilmeyi seviyorum lakin bu kitapta o duyguyu yakalayamadım. nerde (bkz: oğuz atay) kitapları nerde bu. tekniği öldürmüş resmen. filmden farklı bir kurgusu vardı ki ben filmi de çok çok sevmemiştim ama yinede (bkz: erdal beşikçioğlu) o duyguyu bize verebilmişti, filmi devleştiren oydu. rol arkadaşı da ciddi anlamda iyi oynuyordu senaryoda çok iş yoktu o ayrı.
    üzülerek söylüyorum ki kitabı hissiz ve kasıntı buldum. belki de yanlış bir ruh haliyle okudum bilmiyorum.

  • 2
    +2
    -0

    filmi kitabından daha başarılı. tabi kitabının ayrı bir tadı var. ikisini de zihnine kazımayanlara ilk kitabı okumaları daha sonra filme geçmeleri önerilir. o zaman ayrı bir zevk alınıyor.

  • 2
    +2
    -0

    güzel bir kitaptır kendisi. çekilen filmi de çekim teknikleri ve hikaye anlatma açısından kalitelidir zannımca.

  • 0
    +1
    -1

    başrolünde erdal beşikçioğlunun oynamasından kaynaklı bir türlü sevemediğim filmdir. sen koskoca behzat ç. yi sürekli baksırla gezen değişik bir tiplemeye sokmuşsun nasıl alışayım. başroldeki kızı da sevmemiştim zaten. kitabı filmine bin basar kitabını okuyun arkadaşlar.

  • 7
    +7
    -0

    ***
    “ne olmuştu da, “seninle dünyanın her yerine gelirim,” diyen müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. nerelere gidiyordu? gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? hangisi müzeyyen’di? ya da müzeyyen kimdi? ilk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?”
    ***

  • 6
    +6
    -0

    "tütünümü, anahtarımı aldım, evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksin olanın ruhum olduğunu fark ettim. önemsemedim. yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi."

    bu ve birçok satırın altını çizdiren, güzel bir ilhami algör romanı