Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("behzat ç. replikleri") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    behzat: benim beynimin içinde bebek bağırıyodu lan!
    hayalet: bebek? abi ne bebeği allahın aşkına ya!
    behzat: cenin daha doğmamış. beynimin içinde.
    harun: ses mi duydun? ses miydi?
    behzat: diyil la.sadece ses değil la ses değil. 3 kilo 300 gram la beynimin içinde bebek la bebek.
    akbaba: abi ne diyon sen ya kurban olayım..
    behzat: la bırak! hamileydim ben. ağırdı bebek. çok ağır. beynim böyle çok ağırdı. doğurmaya çalıştım ben. burnumdan çıkarayım dedim. hımkırdım bu kadar. ıkındım. öyle çıkmadı tabi. burun şey gibi genişlemiyor ki amına koyim. e genişlemiyorsa o ameliyatlar nasıl oluyo? ha? benim bir arkadaşım vardı çocukken. böyle burnunun içerisine kağıt girdi, peçete. tam bir ay sürdü lan onu çıkartmak. 1 ay! peçetenin hacmi ne kadar ki amına koyim? bebeğinki daha fazla tabi. gözümden çıkartayım dedim onu. gözümden. ama kapalı gözüm. ordan çıkmaz ki? ağzım büyük. büyük ama onun da burundan geçmesi gerekiyor. bak! öyle ağızdan beyne direk bir yol yok. ya da varsa da ben bilmiyorum. illa burundan geçicek. bir arkadaşımla konuşurken o söylemişti bana. demişti ki o beyin böyle kıvrımlı bişi demişti. demek ki o bebek, o kıvrımların arasından ööööyle büyüdü büyüdü de, benim kafam niye büyümedi haa? 3 kilo 300 gram lan niye kafam büyümedi benim? demek ki o beyin elastik bir şey. o bebek öyle o kıvrımların arasına girdi. böööyle. ben nefes alınca o da nefes alıyordu. isterse almasın la illa ki alıcak tabii. ben onun yüzünden 1 ay boyunca burnumdan nefes alıp ağzımdan verdim lan! ağızdan karbondioksit verirsin o karbondioksit bebek için zararlı oksijen gerek! biri dedi ki bana haaa işte bu(cevdeti göstererek) bitkilerle dolu bi odada dedi uyursan sen dedi ölürsün dedi ölür. bitkiler odadaki oksijeni emiyormuş amına koyim. vurulduğumda farkettim zaten onu. beynimin içinde bir bebek var. esranın bebeği o. öldürdüm ben onu.. öldürmek için hiçbir şey yapmadım ben. serum verdiler bana. dedim sordum onlara bebeğe bir zararı var mı diye. yokmuş.. hastaneden çıktığım zaman o bebek yaşıyordu. birkaç gün öncesine kadar ağlıyordu. böyle sesi kulağımın içindeydi. ama sonra sustu. artık ağlamıyor. ben bazen böyle kendimi tokatlıyorum, onu tokatlıyorum. uyansın diye. uyanmıyo. çok derin uyuyo. ben uyurken biri beni tokatlasa ben uyanırım. o uyanmıyo. bazen sesi böyle kulağıma çok yakın geliyor. ağzı sanki salyangozumda. belki de ters döndü. öyle poposu geldi salyangozuma. ama içeride bebekler kaka yapmaz ki. yapsaydı benim kulağımdan akardı o öyle. ben de onun hala orada olduğunu bilirdim. öldürdüm onu.. bazen sesinden çok rahatsız oluyordum ben. ben inkar etmiyorum. ama ben bir bebeğinden sesinden rahatsız oldum diye öldürecek kadar orospu çocuğu biri değilim. değilim lan! değilim! orospu çocuğu değilim!

    not: ekşiden kopyaladım, bunu yazmaya kalksam sabah olurdu amk.

  • 4
    +4
    -0

    - siz mi buldunuz la?
    + fucker buldu
    - o kim la?
    + köpeğimiz fucker
    - haa, fakir
    + yok fucker, ingilizce

  • 47
    +48
    -1

    liseye gidiyordum abi. sıradan, ortalama bir çocuktum işte. hep arka sırada otururdum. hiç arkadaşım yoktu. okuldan nefret ederdim. hep saçlarımı uzatmak isterdim, babam hep keserdi. babamdan da nefret ederdim. ne zaman kafamı kazısa, karaktersiz bir tip olup çıkıveriyordum ortaya. çocukken saçın çıkıyorsa ve sen kelsen herkes seninle dalga geçer abi. sürekli bugün cuma, enseni kapa diye vurup dururlardı. babam her kafamı kazıdığında kendimden nefret ederdim. çok salak bir tipim olurdu. ne yapayım, benim de kemik yapım böyle. her neyse işte abi, sınav yaparlardı, ben hep düşük not alırdım. gene böyle bir gün sınav yaptılar, hoca kağıtlarımızı dağıttı kontrol etmemiz için. bende gittim sınıftan çocuklardan sınav kağıdımı karşılaştırdım. aynı şeyleri yazmıştık. onlara on vermiş, bana altı vermiş. sonra ben dayanamadım, gittim hocaya abi, ne iş hoca dedim ya, herkesle aynı şeyleri yazmışım, bana altı vermişsin. kopya çekmişsindir dedi, sana güvenemedim dedi. arka sırada oturan, kel, silik bir tipsen kimse seni dikkate almaz abi.
    nazlı bütün bunlara rağmen sevdi beni abi. o sınıfın en güzel kızıydı bence. hep ön sırada otururdu. kimseye aldırış etmezdi. sınıfta bir sürü yakışıklı, varlıklı çocuk vardı. onlara rağmen sevdi beni abi.
    -sonra ne oldu la?
    aynı mahallede oturuyorduk nazlı’yla abi. okul çıkışı hep birlikte yürürdük eve. böyle ara bir yol vardı mahalleye. yolu bayağı uzatıyorduk da, tenha oluyordu işte. sonra bir gün gene böyle yürürken, çok acayip bir şey oldu abi. aynı anda birbirimizin elini tuttuk. ne o önce uzattı, ne ben önce uzattım. birbirimize ima etmedik, yüz yüze bile bakmadık. öylece el ele tutuşup yürüdük. sonra hep yaptık bunu. bazen birileri sokağa girerdi, hop bırakırdık ellerimizi, sonra tekrar baştan.
    -senin kayış nerede koptu la?
    amcam nazlıya tecavüz etti abi. bir gün eve geldim, nazlı’nın üstü başı yırtıktı, ağlıyordu. beni sormaya eve gelmiş. amcam da evde beklemesini söylemiş, erik vermiş buna. ben eve geldiğimde, oruspu çocuğu pantolonunu topluyordu. suratında iğrenç bir ifade vardı. amcam on gün yıkanmasın, kokmazdı abi. sürekli bütün gün otururdu orada burada, sineklenirdi ama kokmazdı. nazlıya nasıl tecavüz ettiğini odadaki ter kokusundan anladım abi. üzerindeki on günlük kir uyanmıştı resmen! foseptik çukuruna düşmüş gibiydi oruspu çocuğu. nazlıya baktım, odadaki kokuyu duymuyordu bile. kendinden o kadar çok tiksiniyordu ki, koku umurunda bile değildi abi. öldürmek istedim oruspu çocuğunu. fırladım çıktım gittim, koşabildiğim kadar koştum. cebimdeki çakıyla bütün vücudumu parçaladım. amcama saldırdım. jandarmalar elimden aldı. amcama el kaldırdım diye babam beni dövdü. babam da orada bitti zaten. evden kaçtım. amcam mahkemede nazlıyı sevdiğini söylemiş. mahkeme de aileleri birbirleriyle konuşturmuş. nazlıyla evlendi, hapisten de yırttı. mahalleden kaçtılar, iki üç ay sonra da zaten amcamın ölüm haberi geldi.
    -nazlı mı öldürdü?
    kaçtıkları yerde amcam nazlıyı satmaya başlamış abi, pezevengi olmuş. amcamı da hepsini de nazlı hakladı abi. çok sonra, bir gün sordum abi, niye beni öldürmedin diye. seni sevdim dedi abi, anasını sikeyim ben bu dünyanın seni sevdim dedi abi..

    1 ulan öğlen öğlen kardeşim sahnenin linki barsa atar mısın ? - amimad 12 Şubat 2017 15:05
    1 eyw - amimad 12 Şubat 2017 18:39
  • 5
    +5
    -0

    - bu ne la? cumaya gittim gelicem.
    + olm biz bunu daha çok bekleriz.
    - niye la ?
    + la olm bugün çarşamba.

  • 2
    +2
    -0

    - seviyorum merkez
    - merkez dinlemede.
    - seviyorum merkez, seviyorum diyorum anladın mı!? seviyorum merkez!
    - anlaşılmadı tamam.
    - lan biriniz de anlayın be seviyorum merkez, seviyorum anladın mı ,seviyorum.
    -gereksiz anons yapmayalım. kodun ne senin?
    - kodu.. kodu söyleyeyim ben kodu söyleyeyim kodu. kodu, hayatımın amına kodu!! hayatımın amına koduu

  • 1
    +1
    -0

    -sizi sahipleneni kaçırdıysanız ölün la. sahiplenmişse, ''takılmalık değil ömürlük ol'' demek istemiştir. ama goca gafalıysanız anlamazsınız.

  • 2
    +2
    -0

    "unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyom la. her gün ne zaman unutcam diye soruyom kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. unutamıyom ben."