bugüngündem
bugün ()
/
  1. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün orospu çocukluğu nedir, nasıl yapılır'a bir kez daha şahit oldum. insan bir yıl aradan sonra yine aynı şeyi yapar mı be? ama o bunları yaparken bile nefretinle hâlâ seviyorsun anlamıyorum. yine sıçtı ağzına diyorum ama vazgeçemiyorum. olmuyor abi olmuyor onu unutturacak biri de çıkmıyor her günüm zehir geçip gidiyor.
  2. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    burası benim sigaraya çıktığım balkonum
  3. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hayatımda ilk kez bu kadar siktiriboktan bir ruh halindeyim şu amına çaktığımın sınavı yüzünden. sözlükte ettiğim küfür sayısı şimdiye kadar beş bile değildir ama şu anda okumakta olduğunuz entry'de küfür edebilirim. rahatsız oluyorsanız okumamanız tavsiye edilir. her şeyin ta amına koyayım, hepsinin ta amına koyayım ulan. ne bir senesi amk evlatları, ben şu sınava çok ciddi şekilde yıllarımı verdim. eşit ağırlıkçıyım, kendime göre bir hedefim vardı ve bugün baktığımda... siktir edin amk yazmıyorum hiçbir şey. emeğimin karşılığını alamamamda emeği geçen herkesi allah bildiği gibi yapsın.
  4. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sanırım ondan hoşlanıyorum, sanırım ona aşık oldum ve hayatımı yine sikmeye başladım. sanırım ona hiç açılamicam, sanırım o beni arkadaş olarak görüyor ve sanırım yine hayatımın amına koydum
  5. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    herkese anlatırım burayada yazmadan edemicem. 8. sınıftayken hergün okuldan kaçıp internet kafeye gider bağlanıp gta 4 oynardık neyse havaalanındayız arabayı ben sürüyorum arkadaşta yanımda ateş ediyo bende heyecandan düz süremiyodum bu başladı tabi. sana araba vereninde sana ehliyet vereninde amınakoyum v.s. o ara kafayı bi çevirdim babam bizi izliyo ( o zamanlar internet kafeye gitmeme çook kızardı) bütün küfürleri duydu tabii. beni çağırdı parayı ödedim arabaya bindim abi evde yakın yavaş yavaş gidiyoruz eve varana kadar arabadan atlayıp kaçmayı düşündüm ( ama yemedi bunun akşamı var) evin önüne geldik arabadan indik bana bir vurdu yerdeyim yani yakadan tuttu kaldırdı tekrar yere vurdu böyle böyle devam ediyodu ki en son annem çıkıp tamam yeter demesiyle son buldu. o günden sonra gta oynamadım.
  6. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    haftada bir gün okula geliyor, ondada görüşebilirsek 15-20 dakika anca görüşüyoruz. bazen bir ay görüşmediğimiz oluyor. ona, bişi olmaz deyip geçiştiriyorum ama, o kadar zoruma gidiyor ki bu durum, diğer insanlar el ele tutuşup gezerken, belki niyetleri sadece uçkur olanlar her allahın günü görüşüp dolaşırken, ben sevdiceğimi ayda bir ancak görüyorum. yazık değil mi bana. allah tan telefonu varda sesini duyuyorum en azından.
  7. 14
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kaybediyorum sözlük.. her denememde kaybediyorum.sevgimi kaybediyorum kendimi kaybediyorum özgüvenimi kaybediyorum.kendimden çok onu düşündüğüm için kaybediyorum.sevdiğim için kaybediyorum.kazanmayı düşünemiyorum.kaybetmeye o kadar alışmışım ki.ağlıyorum.. onu bile cesurca yapamıyorum.sessiz sessiz.içime
  8. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok özlüyorum be sözlük, fazlasıyla özlüyorum.
  9. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    seviyorum sevildiğimi de hissediyorum mutluyuz darısı başınıza
  10. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    küçükken, yani 8 yaşıma kadar falan insanlar nasıl doğuruyor merak ediyordum. ben nasıl oldum falan diye. sonra rüyalar görmeye başladım bu düşüncelerle birlikte. annem hep pazara gider elma falan alırdı. aklımda kalmış olacak ki rüyamda pazardaydık ve annem geziyordu. her yer insan, hiç meyve falan yok bir şey yok. küçük çocuklar seçiyor "bunu alayım" diyor ve bi bakıyorum o benim:( sonra 1 yıl boyunca sürekli çocukları öyle pazardan tek tek seçerek alıyorlar sanıyordum. o 1 yıl psikolojim alt üst olmuştu.
  11. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    dertlerimi anlatamaktan,içime ata ata boğulmaktan bıktım be sözlük. resmen fake insan oldum ne gülüşlerim gerçek ne de tavırlarım. anlayamıyorum kendimi göz göre göre hata yapıyorum düzeltmek istemiyorum. işlerin boka sarması hoşuma gidiyor. cadde de, kampüs'te insanların gözlerinin içine bakıp " ne kadar sahtekar ve yapmacık hayatınız aq samimiyetsizleri" diye bağırmak istiyorum yapamıyorum. kimse de ama kimse de annemden gördüğüm sevginin %1'ni göremiyorum. delirdim be sözlük mantara bağladım iyice. sonu güzel bitse bari^^
  12. 11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    annemle babam ayrılalı 1 yılı geçiyor.onlar evliyken hiç bi gece kapıyı kilitlediğimizi hatırlamıyorum.ama taşındığımızdan ve evde 2 bayan olarak kaldığımızdan beri her gece kapıyı 10 kez kilitliyorum.bu beni üzüyor.
  13. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sevilmeyi özledi. salak salak yılda 2 insandan hoşlanıp platonik takılmaktan bıktım. artık bunalmaya gerilmeye başladım şu 3 aydan beri. en son birine yada bir topluluğa bir boka patlayıp o insanlarin kalbini kırmaktan ve şiddet uygulamaktan korkuyorum. bilmiyorum sözlük. sonum pek mutlu görünmüyor.
  14. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ititaf ediyorum bu saate kadar uyumamamın tek sebebi "onu rüyamda görürüm de canım daha çok yanar" korkusu
  15. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    her sabah camdan dışarı bakıp, koşuşturma içerisinde olan insanlara küfrediyorum. nasıl oluyorda her şeye alışabiliyorlar ? bu onların güçlü, benim aciz olmamla alakalı olabilir mi ? günde 5 saat uykuyla hayatını döndürmeye çalışan ben, anlam veremiyorum. nasıl huzurla uykuya dalıyorlar ? yada nasıl oluyor gündelik dertlerine kendilerini verebiliyorlar ? her gün 2-3 insanla belli başlı muhabbetler içerisine girsemde kafamda milyonlarca olay dönüyor. yaşananlar, yaşanma ihtimali olanlar... bütün senaryolar kafamda tekrar tekrar dönüyor. ben mi kafayı yiyorum yoksa millet mi çok gamsız ? galiba çözmek de istemiyorum. bu karmaşa beni meşgul ediyor. şikayet etcek şeylerim olmasa napardım, bilmiyorum.
  16. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    8. çocuğu da kız doğmuş aşiret ağası gibi uyanmak nedir bugün anladım. günaydın sistem köleleri
  17. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kardesim dedigim insanlar tarafindan yalnizliga itildim sevdigim kisiyi kaybettim. kaybettigim degerlerimi cok ozluyorum be sozluk.. en acisi da hala cok severek onu ozluyorum
  18. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    eski sevgililerimin benden sonra özgür isimli erkeklerle çıkmaları, bu biraz tuhaf ama gerçek, sanırırım ilişkilerimde diktatörlük yapıyorum
  19. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    onu bugün rüyamda gördüm.hiç bitmesin istedim lan napiyım hergün bi sigaralık muhabbetle yetıniyorum...
  20. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    herkesin bir hikayesi vardır illa ki sözlük. bu da doğduğumdan bu yana benim hikayem. umarım güzel bir şekilde devam eder. havacılık, evet. havacılıktan bahsedeceğiz. peki nedir havacılık ? kimisi için bir hobi, kimisi için bir tutku, kimisi için de bir hayal midir ? bilemiyorum belki de öyledir. en azından benim için öyle. ve şükürler olsun ki hayallerin gerçekleşme ihtimali var. konuşmaya yeni yeni başlıyorum. idealleri olan bir çocuk yetiştirmek istediklerinden mi yoksa beni konuşturabilmek için mi yaptılar bilmiyorum ama birisi bana "büyüyünce ne olacaksın" diye sorduğu zaman "pilot olacağım de" demişti ailem. anlamını bilmeden, soruşturmadan herkese pilot olacağım diyordum. yaş iki. büyüyordum. anaokuluna gidecek kadar büyümüştüm. "kocaman" olmuştum. dersimizi işledikten sonra kimi arkadaşım tamir köşesine kimi arkadaşım araba köşesine giderken ben kitap köşesine gidiyordum. okumayı bilmiyordum tabii ki. "uçak resimli kitap" vardı kitap köşesinde. adı uçak resimli kitaptı benim dilimde. haftanın 5 günü uçak resimli kitabı elime alıp sayfalarını çeviriyordum. okumayı öğrenmeyi çok istiyordum. abime "bu tarağa benzeyen ne ? e mi ?","bu bayrak direğine benzeyen ne ? f mi ?" diye sora sora okumayı öğrendim. takvim yaprağını okumaya çalışırken annem farketti. ertesi gün okula koşarak gittim tabii. uçak resimli kitabı elime aldım, adı "pilot olacak çocuk"tu. yaş altı. koca adam olduğumu sandığım dönemlerde üstümde mavi önlük vardı. evet, koca adam okula başlamıştı. okumayı bilmenin rahatlığıyla kendimi derslere rahatça verebiliyordum.bunun sonucunda deneme sınavında derece elde etmiştim. babam "nereye götüreyim oğlumu" diye sordu. "istanbul'a" dedim. futbola olan tutkumun yaptığı çağrışımdan "tamam, maça mı ?" dedi. hayır dedim, havaalanına. havaalanına gittik. bir ara kafile halinde uçuşa giden hostesleri ve pilotları gördüm. rüyalara daldım, gittim. karşımda üniformalı bir adam vardı. iki kez omzuma vurup "inşallah" dedi. "inşallah abi, çok sağol tabii ki inşallah da yok mu bana başka kıyağın ? uçağı sürdürsen bir tur mesela ? hem köyde araba da kullanıyorum ben. olmaz mı ? saçmalama oğlum ya. uçak onun değil, nasıl kullandırsın ?" cümleleri akıp gitti içimden, birisinin omzuma dokunmasıyla.. yaş on. ve artık uçakla tanışma vaktim gelmişti. bana sorarsanız geçmişti ile ama neyse... tek başıma bir yolculuk yapacaktım. kendim istemiştim bunu. insan tek başına olduğu zaman daha iyi hayal kurar. hayallerini kimse bilmeden sonsuzluğa kadar uzatır. havaalanına girdiğim andan itibaren kendimi oranın en havalı insanı olarak görüyordum. neden mi ? uçacağım çünkü ben. gökyüzünün eşsiz mavisini en yakından seyreden insan olacağım. hem de pilotlar kadar ! ait olacağım. yerdeyken başımı kaldırdığım zaman gördüğüm yere ait olacağım. hayallerime 3 saat boyunca ait olacağım işte be. şimdi siz söyleyin ben kendimi havalı hissetmeyeyim de kim hissetsin ? uçağa gidiyordum artık. uçağa gitmek için bindiğim otobüs dünyanın en güzel otobüsü, onu kullanan şoför de dünyanın en güzel insanıydı benim gözümde. yaşadığım anın her saniyesinden keyif alıyordum sözlük. bir şey kendine nasıl bu kadar bağlayabilirdi beni ? bağladı işte. gökyüzünün mavisi, havacı olmanın gururu bağlamıştı. havacıların uçsuz bucaksız bir pamuk tarlasına sahip olacak kadar zengin olması bağlamıştı. önlerinde mavinin her tonunu görebilecekleri bir resim olması bağlamıştı, hem de hiç çözmemecesine. yaş on iki. mavi önlüklü kocaman adam artık genç oldu. defalarca uçağa bindi ve her defasında gökyüzüne daha çok aşık oldu. fakat o, gökyüzüne aşık olmaktan ziyade gökyüzüne "ait" olmayı istiyordu. hayallerine ulaşmak için 1 senesi kaldı. önünde 2 engel kaldı. doğduğundan beri aynı hedefe nişan alan o kocaman adam ateş ettiğinde hedefi vuracağını umuyor. yaş on yedi. belki bu yazı bitti ama mavi önlüklü kocaman adamın hikayesi bitmedi. hatta yeni başlıyor. kim bilir, şu an çalışma masasında bu yazıyı yazan eller yarın kokpitte uçağı kaldırmaya çalışacak. belki iki yaşında "pilot olacağım" diyen küçük adam ileride sayın yolcularına uçuşumuza hoşgeldiniz diyecek. hayatta her an her şey olabilir ama güzel şeylerin daha çok olması dileğiyle..
  21. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hiçbir şey demeden gitti. bok gibi kaldım öyle.
  22. -1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    arada bir bizim moderasyona coşsam da çoğunu seviyorum ciddigibiyim ve nabu hariç. yauyy yerim sizi
  23. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    lisede çocuğun biri gelip seni seviyorum demişti bende senin için üzüldüm demiştim. 5 yıldır başka kimse sevmedi aq ahı tuttu çocuğun.
  24. -4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    seri eksileyen ibne benim.
  25. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün kendimi bile inandırdım artık o kadar iyi rol yapıyorum ama içten içe çürüyorum hissediyorum bunu önünede geçmiyorum ama bıraktım bunu yaptığım oynadığım role adadım kendimi mutsuzum çok mutsuzum ama kabullenmiyorum şuan bile kabullenmiyorum ne zamana kadar gider bu böyle bilmiyorum daha da mutsuz olucam biliyorum gittikçe batıyorum yavaş yavaş ama bir anda dibi görsem nerde olduğumu anlıcam ama olmuyor insanı hep yavaş yavaş öldürüyorlar süründürüyorlar kurtulamıcam sanki bundan belki de artık bu sondur bunun devamı yoktur artık tamamen biterim belki pes ederim artık yok olurum belki. keşkelerle yaşamaktan iyidir
/