Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1
    +1
    -0

    bu hayatta başkalarının hatalarının bedelini çekmek kadar saçma bir şey yok sanırım. senin hiçbir suçun yok ama üzülüp, yorulan kişi sensin. küçükken büyüklerimin hatalarının bedeli çekerdim. o zamanlar tabi üzülsen de bir oyun oynadığında unuturdun her şeyi. büyüdüm hem büyüklerimin hem küçüklerimin hataları yüzünden hayatım zindan oluyor. hani bırakmıyorlar ki ben hata yapayım da kendi hatamın sonuçlarına katlanayım. allah’tan ya nedense bu yapılan hataları hep benim önüme çıkartıyor. ben bu hataları, yanlışları düzeltmeye çalışırken o kadar yorulup, üzülüyorum ki kendi hayatıma konsantre olamıyorum. bırak ne halleri varsa görsünler diyorum ama bu kişiler en yakınların olunca öyle de yapamıyorsun. siz siz olun bu hayatta hatalar yapsanız bile bu haların bedelini başkalarına ödetmeyin. yanlışlarınızı kendiniz düzeltip, başkasının hayatını mahvetmeyin. çünkü sizin hatalarınız yüzünden bir başkasının hayatını da mahvetmeye hakkınız yok.

    1 ancak bu kadar içimizden biri olabilirdin - uykucuks 30 Mart 2019 23:55
  • 3
    +3
    -0

    "bir insanın sevilebilmesi için kendisi gibi olmaması gerekiyormuş, sevilebilmek için herkes gibi olmak gerekiyormuş."

    lm

    1 👍 - kara12 30 Mart 2019 23:21
    1 dırın dırın dırı dırı dırı dın.. - uykucuks 30 Mart 2019 23:57
  • 9
    +11
    -2

    bazı geceler mutlu zamanlarımızın fotoğraflarına bakıyorum. yalanım yok son üç ayımızı düşündükçe diyorum ki; ulan karı iyi ki o taksiye binip defolup gittin.
    ama ondan önceki bir yılımız, kendi ellerimle yarattığım o güzel emek arada sırada anılmayı hak ediyor.
    şimdi fark ettim kapalı havalarda gözlerin elaya dönüyormuş. gözümün içine bakarken hep yeşildi. yemyeşil. hala çok utanmazım. hala arsız. uslanmıyorum. tüm dünyamı serdim önüne. sonra bir lafınla toplayıp gittim dimdik. her şeyi değiştirdim ama uslanmıyorum.

  • 2
    +2
    -0

    uzun ilişkiden çıktıkdan sonra bir oh cekiyosun tamam ama sonra o kişinin boşluğunu, yokluğunu o kadar çok hissediyorsun ki cümlelere, kelimelere sığmıyor. hayatının merkezine koyduğun kişi yok olup gidiyor. ne bileyim garip

  • 6
    +6
    -0

    insanın kırık kalbi cehennem olsa,
    kıranların içinde yanıp kavrulacağını bilsen,
    alelacele tutup çıkarmaya çalışacakların başlattı aslında bu ateşi.
    biliyorsun.
    biliyorsun da,
    yine de yanıp kavrulsunlara razı olamıyosun sen bunu içinde taşırken.

  • 2
    +2
    -0

    gece olunca yine bir hüzün çöküyor üstüme.kendi düşüncelerimin ağırlığında eziliyorum.uykularimin artık pek bir hükmü yok üzerimde ki nerdeyse gün yüzü görmez oldum.bu huzursuzluğum daha ne kadar devam eder bilemem.kendimi sorgulamaktan yoruldum.tukendim

    1 ya uykuyu teklet ertesi gün erken uyu ya da yok işte diğer türlü kendinle kalırsın. pek hoş şeyler yapmaz kendin kendine. sen iyisi mi uykuyu sarkıt uykusuz kalma ihtimalin artıyor ama tutarsa güzel uyursun bir de erken yatar erken kalkar hale gelirsin bozmadıpın sürece. - çılgın att 31 Mart 2019 05:39
    1 hiç uyumadigim günler oluyor erken uyumam gerekirken uyuyamiyorum. - hcroztrk165 31 Mart 2019 06:01
    şöyle oluyor. normal şartlarda uyku gündüz gelir artık çünkü neden yorulur. o zaman uykuya direniyoruz ve en azından saat 18'e kadar uyumamaya çalışıyoruz ki o saatte uyuyunca zaten sabah 5-6 yı bulur uyanmak. çok dikka dağıtmadan yavaş yavaş istediğimiz saate getirip bırakıyoruz. neyse uzun ve saçma oldu yeterince çenem de düştü. hörmetler. uykusuz geçen geceler vuslata erecek umarım zira bekliyoruz - çılgın att 31 Mart 2019 06:33
    tavsiye icin teşekkürker. - hcroztrk165 31 Mart 2019 14:52
  • 2
    +2
    -0

    babam muhtar adayıydı. elimden geldiği kadar destek oldum. çalıştım kapı kapı gezip oy istedim. bugün diğer muhtar adaylarına baktım da hepsinin yanında tüm akrabaları dostları. bizdeyse kimse yoktu. sadece annem, babam, ben ve kardeşlerim var. kaybettiğimiz şimdiden belli. zaten ne zaman kazandık ki.

  • 1
    +1
    -0

    yeniden yazı yazmaya başladım. kalemim soğumuş arkadaşlar, eskisi kadar iyi değilim. bir yandan da kafamda o kadar çok şey var ki yazıya dökemiyorum, kıyamıyorum. elim hızlansın diye yazabildiğim kadar yazacağım. bu konuda yetenekli olduğumu düşünüyorum, hatta en iyi olduğum konu diyebilirim. sınavdan sonrasına erteleye erteleye iki senedir boşlukta süzülüyorum. umarım kendimi bir an önce toparlayabilirim.

  • 0
    +0
    -0

    neden 898 gün önce burayı sevip yazar olduğumu bu günlerde daha iyi anlıyorum.
    asosyal olmam
    iyi günler

  • 2
    +2
    -0

    boşluğa düştüğümde karşıma çıkan ilk insan beni etkileyebilir. bu durumu bir türlü geçiremiyorum. i̇tirafım ve zayıf noktam budur. i̇şin garibi her üç yılda bir tepetakla olup o boşluğa düşerim.

  • 4
    +5
    -1

    9 ay oldu ama ben yine de çoğu şeyi senden başkasına anlatmak istemediğim için hep susuyorum. sen bunu hiç haketmiyorsun ya. gerçekten hiç haketmiyorsun.

    1 hem de hiç :/ - sevdigimezaralti 04 Nisan 2019 21:15
  • 3
    +3
    -0

    Duyguları hissedememek.
    Özellikle biz sağlıkçılarda sıkça rastlanılır. Kendimden de biliyorum, stajyerlik zamanlarımda her gördüğüm hasta için üzülürken, bugün bir aydır nerdeyse haftanın her günü gördüğüm hastama yarım saat boyunca cpr yaptım ve hiçbir şey hissetmedim. O filmlerde duyduğunuz monitör sesi dakikalarca kulağımın dibinde öterken bir yandan kırılan kaburga kemiğinin ucunu bileğimde hissettim yine de ölüm saati söylendiğinde ufacık bir ürperme bile olmadı. Halbuki daha ilk kez kalp masajı yapışım, ilk kez bir ölü görüşümdü. Ama çalıştığım birkaç yıllık zaman bile yüreğin soğumasına yetiyormuş anladım.
    Kendimi bunun için suçlu hissetmeli miyim bilmiyorum. Etrafımdaki herkesin yüzü düşmüş, onca çabaya rağmen döndürememiş olmanın üzüntüsünü dile getirirken benim hiçbir şey hissetmemiş olmam beni kötü biri mi yapar onu da bilmiyorum. gecenin bu saatinde nöbetime devam ederken tek düşündüğüm, bu gece bir arrest daha olursa acil arabamdaki ilaçlar tamamlanamadığı için yaşayacağım sıkıntı. Bir de kaburga kemiğinin bileğimde bıraktığı iz

    1 sağlıkçılar olarak soğukkanlı olmazsak işimizi iyi yapamayız. (soğukkanlı olmak merhametsiz olmak anlamına gelmiyor burası ayrı bi konu) - cubukrakeer 02 Nisan 2019 03:15
    1 duyguları hissedememek bana çok koyuyor. sağlık alanından uzaklaştığıma hem seviniyorum hemde it gibi pişmanım. sevdiğim işi yaptırmadılar bana. - çılgın att 02 Nisan 2019 03:21
    soğukkanlı olmak gerekiyor tabiki ama soğukkanlılıktan daha öte bendeki. aynı şeyler sadece hastalarımın değil yakın çevremdeki kişilerin başına geldiğinde de bir fark yapmıyor - anahtar 02 Nisan 2019 03:38
    @çılgın sisteme söverek it gibi çalışıyorum ama hiç pişman değilim. yine olsa yine yaparım - anahtar 02 Nisan 2019 03:39
  • 1
    +1
    -0

    normalde bu saatlerde uyumayi gectim uykum bile gelmezken sinava calismak icin uyumuyorum ama uykum tavan şuan ya neden.

  • 2
    +2
    -0

    hiç kolay değil bazı şeyler. mutlu değilim ben de. ama açılan bir yarayla sürekli oynarsan, kanadıkça kanar ve zararı da sana olur. yaranın kapanması için en iyi yol aklına getirmemek, oynamamak. ancak böyle kabuk bağlayacak ve kapanacak.

    unutkan olmak gerekiyor bazen. az önce doğmuşçasına yaşamak. takılmamak geçenlere. ve umut dolu şarkılar dinlemek gerekiyor. avaz avaz haykırmak umudu, yaşanmamışa, bilinmeyene olan merakı. bastırmak için keşkeleri, hatırladıkça kötü eden şeyleri...

  • 4
    +4
    -0

    dün gece ani bir kararla bugünden için oruç tutmaya karar veren babama jest olsun diye mutfağa girdim bugün. geçenlerde canı keşkül istemişti, ondan yaptım. tam her şeyi hazırlamışım, tam keyfim yerinde, tam bugün böyle final yapsın demişim; arkadaş grubuna gelen haberle oda arkadaşımın kanser olma riskiyle karşı karşıya olduğunu öğrendim..

    yapılan son testler erken teşhis içindi. ve çıkan sonuçlar hiç de iç açıcı değilmiş. ilk fırsatta yanına giderim paşamın da, bu gece nasıl geçecek hiç bilmiyorum. oturdum, canımın sıkkınlığını evdekilere yansıtmamaya çalışıyorum şu an. kafa dağıtmak için tomb raider'a falan yeniden mi başlasam acaba?

    hayat, beni neden yoruyorsun'u geçtim. beni neden öldürmüyorsun?

    şş hallederiz enişelenme - belkismibusra 02 Nisan 2019 22:51
    harbi mi? boş zamanlarında kiralık katillik mi yapıyorsun yoksa? - louis froziel 03 Nisan 2019 00:43
    bildin tüh - belkismibusra 03 Nisan 2019 00:58
    bazı şartlarım şunlar; yağmurlu havalarda öldürmeyeceksin. mermileri temizleyeceksin. kapalı havalarda ve salı günleri de öldürmeyeceksin. - louis froziel 03 Nisan 2019 01:25
  • 2
    +3
    -1

    yaşama ayak uydurmaya çalışmaktan çok yoruldum. yıllardır devam ediyor bu ve ben artık gerçekten yakalayamıyorum hayatı.

  • 3
    +3
    -0

    şu an nba'de troll bi' maskot olmayı istiyorum. hem de öyle böyle değil, aşırı kere aşırı istiyorum.

    koca bir pofuduk kostümün içinde aklıma eseni yapma fikri. binlerce insanın gözünün önünde -ifşa bile olmadan- götü başı dağıttığım düşüncesi. çok, çok cazip, çok..

    yeter ki eğlen ve eğlendir.

    twerk bile yapsan yadırgayan olmaz. hatta istersen hatun tüket. kimse bir şey demez.

    seyircilerle takıl, oyunculara tatlı/sert sataş, çılgınlar gibi dans et, deliler gibi oyunlar oyna, yerlerde yuvarlan, önüne gelene posta koy, istediğine cilve yap, güvenlik görevlilerinin tahammül sınırlarını zorla, hakemleri bunalt, ponpon kızları sabote et..

    israfçı ibneler çok eğleniyor lan. ben de istiyorum.. hem de tam olarak şu eleman olmak istiyorum; link -ulan şu adamın yerinde bir gün geçireyim, en az bir hafta pamuk gibi gezmezsem benim de adım louis değil hdjsdhasgdh-

    meraklısına notlar;

    link 1

    link 2

    link 3

    link 4

  • 1
    +2
    -1

    haftaya hayatimda ilk kez yurtdışına çıkacağım ama bundan daha çok heyecanlandığım bir şey varsa istanbula tekrar gelecek olmak. dünyanın en güzel şehri benim için, çok seviyorum be!

  • 1
    +2
    -1

    başta dünyayı karşımıza alacak kadar güçlüydük. sonra biz olmak istediğine emin olamadığını söyleyip dünyadan yana oldu. ben de onu karşıma almak zorunda kaldım. tek başıma. her şeyi beraber taşıyabileceğimizi söyledikten 15 dakika sonra çocukluk travmalarını elime tutuşturup oradan uzaklaştı. yine sadece ben kaldım. tek başıma. önce birbirimize yakın olabildiğimiz bir masada uzun süre ağladı, sonra beni masada tek bıraktı. öylece yani. aklı karışık erkek hareketleri. neden her defasında güçlü hissettirip sonra bu gücün altında ezilirler ki? karşılarındaki kadının onlardan daha güçlü olduğunu anladıkları için mi yoksa yenemeyecekleri bir savaş başlattıkları için mi? belki de iç savaşlarını taşıyamadıkları için.

      benimle olan her dakika başka bir şey düşünmediğini ama bensiz geçen dakikalarda ilişki istemediğini düşündüğünü söyledi. ilişki sorumluluğunu almak istemiyorum dedi. bu bana yapılan en büyük ayıptı. i̇çimden kopan en içten parçaydı. bu beni yarı yolda otobanın ortasında bırakmaktı. "sorumluluk almak istemiyorum". dediği cümlenin ağırlığının henüz farkında değildi. farkında olsa böyle söylemezdi biliyorum. ama bu cümle, bu cümle midemi bulandırıyor.
    bu cümle canımı neden bu kadar yakmıştı? haketmediğimden mi yoksa verdiğim emekten mi? çünkü gerçekten belki de en olgun ilişkimdi. öyle ergen gibi trip atmalar, kavgalar, bağrışmalar yoktu. sakin bir ilişkiydi. çünkü iki olgun insan olarak birbirimizin özel hayatına saygı duyuyor ve tartışmalarımızı bir psikolog edasıyla çözümleyerek bitiriyorduk. kırgınlık kalmıyordu. benim en başarılı inşaat projemdi bu ilişki ve her bir ilmiği içimde hissederek huzurla atmıştım. güveniyordum, bu ilişkiden adam olurdu. hem daha büyüyecekti bu ilişki belki bir doktor belki bir avukat olacaktı ama en özeli ise başkalarına ilham olacaktı. 4. ayda düşük yaptık.

    güvenden söz açılmışken,

    her şeyin başı güven.

    yaşanan onca aldatmacalı ilişkinin sonunda en nihayetinde kendimi teslim edebileceğim ve geçmişi veya geleceği düşünmem gerekmeyen biri çıkmıştı karşıma. şükürler olsun diyordum, kendim gibi birini buldum. bazı kırılgan noktalarım vardı elbet, özellikle de güvenmekte çok tedbirli olmam gerekirdi ama ben düşünmek istemiyordum. bu aldatılma korkusundan ziyade verilen sözlerin tutulmaması korkusuydu. söz verilen etkinliğin ertelenip başka insanlarla yapılması benim ergenlik ilişkimdeki bir travmayı fark etmemi sağladı. üstelik bu olay ilk defa başıma gelmiyordu ama yeni yeni anlamıştım. ertelenen her etkinlik beni o travmama götürüyor ve aynı acıyı defalarca yaşamama neden oluyordu. bu ilişkiyi yaşama nedenim geçmiş travmalarımı görmek miydi? eğer öyleyse çok başarılı bir ilişkiydi. geçmişi bol bol andığım hatta bazı geceler hıçkırarak ağladığım, uyuyamadığım olmuştu ve bu onunla ilgili değildi. bazı noktalarda tek kişi olmak istediğini o kadar belli etmişti ki görmemek için kör olmak lazımdı.

  • 1
    +1
    -0

    belirli bir süre geçtikten sonra özlem duyduğum şeylerin benim için hiçbir değerinin kalmadığına şahit oluyorum. bu bazen çok korkutuyor.

  • 8
    +10
    -2

    gidecek başka yeri olan
    yanınızda kalmak için zerre çabalamıyor

    bırakın gitsinler, siz de kendinizi dinlemeyi ve onu büyütüp sakinleştirmeyi vakitlice öğreniyorsunuz zaten

    3 “bırakın gitsinler...” zor olan olan ama sonrasını kolaylaştıran ve güzelleştiren bu olmalı. - avkat 08 Nisan 2019 00:59
  • 1
    +1
    -0

    sevilmeyi, çok istiyorsunuz ama sizi sevenleri itip uzaklaştırıyorsunuz. i̇lla siz seveceksiniz çünkü önemli olan sizin sevmeniz. sizinki kalp, siz sevince aşk, siz dokununca tutku… ne de olsa önemli olan “sizin sevmeniz”.
    bencilsiniz. televizyonda duyduğunuz her bir çocuk ölümünün sizler için değeri bir twetten öte değil. bencilsiniz, kuş uçuşu iki saat uzaklıktaki bir ülkede can çekişen insanların değeri sizin için bir dost meclisinden muhabbet konusu olmaktan öte değil. bencilsiniz ve bir o kadar körsünüz. sağırsınız. kör ve sağır olduktan sonra dilin bir önemi var mı? görmeden, duymadan neyi anlatacaksınız?
    siz bunları okurken, bir kısa mesajla gecesini cehennem ettiğiniz insanlardan biri şuan radyoda en sevdiğiniz şarkı çalıyor diye radyoyu kapadı. bir cümleyle silip attığınız kadınlardan biri, ilk rakısını içti. bir şansı çok gördüğünüz kocaman adamlar, şimdi ufacık bir dünyada kendi ıstırabına yenik düştü.
    bugün siz bunları okurken, biri sevgiye dair iyi hislerini bir kenara bıraktı. siz sevdiğiniz insanın teninde parmaklarınızı yüzdürüp hayaller kurarken, kırdığınız bütün kalplerin ahı şimdi üzerinize çöktü, felakete hazır mısınız?
    yarın sabah uyansanız ve hayatınızda değer verdiğiniz dört insan artık bu hayata gözlerini yummuş olsa, teselliyi başkalarında arayacak yüzünüz var mı? yarın sabah uyandığınız da basit bir notla uğruna dünyaları yaktığınız biricik sevgiliniz, sizi, sizden daha fazla değer verdiği biri için terk etmiş olsa, aynaya bakacak yüzünüz var mı sahiden? ayrılığa isyan edecek yüzü kendinizde bulabiliyor musunuz? tek tek, tuzla buz ettiğiniz insanlara sarılacak hakkı kendinizde buluyor musunuz? bencilsiniz, bulursunuz çünkü önemli olan sizin iyiliğiniz.
    işıklar kapanıp, mutlu günlerin finaline geldiğinde ve sevdiğiniz o kocaman adamlar gözünüzde karaktersizin teki olduğunda rakıyı da yarıya kadar değil yaraya kadar içmeye başlayacaksınız.
    kabul edelim, sizi bir rakı sofrasında bile anmayacak adamlar için gözyaşı döktünüz. onlar için siz özgürlüğünüzden, hayatınızdan ve dostlarınızdan vazgeçtiniz. yetmedi, kendi iç kanamanız vardı siz onu bir kenara bıraktınız sizi bir ölüm sarhoşluğunda sayıklamayan adamlara hayatınızı teslim ettiniz. ne de olsa siz sevince aşk, siz hissedince mucizeydi.
    unutuldunuz, kırıldınız, paramparça ettiler sizi. paramparça etmeseler böylesine sığınır mıydınız birilerine? kolunuz kırık, kalbiniz yorgun, adımlarınız tükenmişti. sığındığınız limanlar size en hassas yanlarını açtı. sonra mı? i̇nsanoğlu akıllanır mı, ezdiniz geçtiniz. ne de olsa önemli olan “sizin sevmeniz.”