Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • o zaman en çok sen kendini seveceksin :) - poncik_panda 11 Kasım 2018 20:37
  • 4
    +4
    -0

    biliyorum ki, içimdeki boşluğu bir tek allah sevgisi doldurur.
    rabbim, sana yakınlaştıracak her işte var olmamı nasip et.

    1 amin. - yarimadam 11 Kasım 2018 19:57
  • 12
    +12
    -0

    bir şarkıda "yalnız kalacaksın, yapayalnız" derken hep o bölümün ya sesini kısardım ya da geçirirdim. kabullenmek istemezdim o durumu "o" varken. şimdi böyle abana abana dinliyorum, bazen şarkılar çok haklı olabiliyor.

    1 erkin koray - tek başına - kıpçak bey 12 Kasım 2018 00:33
  • 8
    +8
    -0

    kelimeleri anlamlı birer cümle olacak şekilde dizebilecek mıyım emin değilim. ama zaten dert ettiğim de bu değil. benim derdim içimdeki korkunç hislerimi yazarak biraz olsun rahatlatabilmek.

    kendimi nasıl avutacağımı bilmiyorum. derdimin artık onun ölümü veya özlemi olmadığını anladıktan sonra kendimi avutabileceğim tek bir cümle bile kuramıyorum. kimim ben, bu boşluk kim, hangi zamandayım, ruhum ve bedenim neden sürekli mücadele ediyor, neden ruhum başka yere bedenim başka yere sürüklüyor beni, neden bir tarafım öbür tarafıma uymuyor, ben neden artık duygularım ve mantığım arasında denge kuramıyorum, neden canımı yakan şeyleri elimin tersiyle ittiğim gibi içimdeki yabancıyı hayatımdan atamıyorum, neden sürekli ama sürekli beynimde bitmek tükenmek bilmez bir ses var, neden bu lanet olası ses beni bir an bile rahat bırakmıyor, neden insanlarla iletişim kurmama engel oluyor, ben neden birilerine sürekli öyle olmadığımı kanıtlamak zorundayım, neden bu içine düştüğüm anlamsızlık kuyusundan tek çıkış yolum bir psikolog, neden ben kendi düşüncelerimi bile kontrol altına alamıyorum da bir psikolog benim düşüncelerimi kontrol altına alabilir, neden kendi yarama merhem olamıyorum, neden ruhumu bu kadar derinden acıtan şu his bir türlü bitmiyor, neden ben yaşıtlarım gibi sınavları dert edinemiyorum, neden insanlar benim rahatlığıma özenip inceden laf dokundururlarken gülümsemek yerine "gördüğünüz bu tablo tıpkı raydan çıkmış bir treni durdurmak için yapılacak hiçbir şeyin olmamasından doğan çaresizlik ve kabulleniş gibi" diyemiyorum ya da neden "sizene ulaşan!" diye haykıramıyorum suratlarına, neden insanlara karşı temkinli davranmak zorundayım, neden kimse kendi hayatına bakmıyor, neden beni rahat bırakmıyorlar, neden?

    kendi kendime yokuş oluşum yetmiyor mu ki bir de insanların bitmek tükenmek bilmez eleştirileri ve ihanetleri yükleniyor omuzlarıma? yo yo, yanlış anlaşılmasın; umrumda olduğundan kurmuyorum bu cümleyi. kendimi bildim bileli becerebildiğim tek şey sanırım insanların ne düşündüklerini önemsememem. ama işte temkinli olmak bile sıkıyor canımı.

    canım yanınca "canım yanıyor ulan benim!" bile diyememek yarama tuz oluyor daha da yakıyor. hayır, hiç mi mutlu olamayacağım diye sormuyorum hiç. benim derdim bu değil ben biraz olsun sakinlik istiyorum. birazcık lan, ufacık. hani istiyorum ki bu ses bir sussun, bu his birkaç dakikalığına da olsa kemirmesin ruhumu, bir kere olsun uykuya daldığımda gevşemiş olayım, bir sabah sadece tek bir sabah uyandığımda çenem dişlerimi sıkmaktan ağrımamış olsa, artık kalktığımda "bugün de uyandık ha" demek yerine "şükür, bugün de uyandık hamdolsun!" diyebileyim. ölüm fikriyle et ve tırnak gibi olmak beni ne kadar üzüyor tahmin bile edemezsiniz ama kime sorsam ben ölümü kaçış olarak görüp kabullenmiş bencilin tekiyim. benim her seferinde ölüme gülümsedikten sonra nasıl utanıp kendimden nefret ettiğimi bilemezsiniz. bilmeyen de zaten. çünkü siz yok musunuz siz, insanın zaafı neresiyse oraya doğrultup silahınızı tam on ikiden vurursunuz. bam! tebrikler. kırgın ve kızgınım. beni anlamadığınız için değil, beni rahat bırakmadığınız için. acımı bile alay konusu yaptığınız, gösteriş için acı çektiğimi düşünüp bu iğrenç düşüncelerinizi yüzüme vurduğunuz için.

    i̇tiraf ediyorum, ölün istedim. teker teker astım kafamda sizi, teker teker kestim. aldım birinizin kafasını rendeledim diğerinin kolunu kopardım. çünkü siz uyuyan kediyi aslana dönüştürürsünüz. i̇nsan olmadığınıza o kadar eminim ki, o kadar emin. nefretimi gizleme gereği duymadım sizin gibi varlıklardan ama siz o kadar korkunçsunuz ki bu bile benden uzak durmanızı sağlamadı. kalbimin tam orta yerinden akan oluk oluk kan yetmedi sizi beslemeye. gözlerimdeki kini kendinize mal etmediniz hiçbir zaman, acaba bana mı diye bile düşünmediniz. tek bir insan görmek istemiyorum, suratınıza kusmamak için gözlerimi kaçırmak zorunda kalıyorum. ne acıdır ki bunun için bile kendimi suçluyorum. günah keçisi bellemişim kendimi ruhumu rahat bırakmıyorum. ulan ne acınası haldesin sevdigimezaralti görüyor musun, herkes huzurlu uykusundayken sen kendinden kurtulamıyorsun. i̇şte sen bu yüzden kaybediyorsun. i̇şte sırf bu yüzden.

  • 2
    +2
    -0

    her şeyin bittiği o yerde asılı duruyorum. boynumda umutlarım ve hayallerim, sırtımda yasladığım kişilerin bıçakları var.

    bir kişiyi en iç sınırlarınıza alınca hayatınız tepetaklak oluyor işte. hep bendeydi sorun, yine bende. herkes gibi olabilirim sandım. yok, olmuyor. ilk defa birinin beni en savunmasız halimle görmesine izin verdim, o da zaman kaybetmeden kaçtı zaten. sorun değil, hiçbir insanın benim hayatımda kalıcı yeri olmadığını biliyorum zaten. beni üzen şey onu kaybetmiş olmak değil, onun bendeki yerinin dolmayacağını bilmek. tam şimdi ayak ucuma baksam bu kırık kanepenin ucunda oturup evde sigara içirmediğim için tırnaklarını kemirdiğini görebilirim mesela, bu üzüyor. ya da beni yedi seneyi geçkindir tanıyor olmasına rağmen hiç tanımıyormuş gibi tepki vermesi üzüyor. biraz da ben onun yerini doldurmaya korkarken onun şimdiden yerimi birkaç kişiyle doldurduğunu görmek üzüyor. ben onun için hayatındaki bir tozdan fazlası değildim çünkü. ben kimsenin hayatında bir tozdan farkı olamam ki.

    güvendiğim yerden kırıldım, en büyük korkularımdan birinin beni bu şekilde bırakması olduğunu biliyordu çünkü.

    en büyük korkularımı biliyordu. bilmesine rağmen beni en büyük korkumla bir odaya kilitleyip kapıyı mühürleyecek kadar değer vermiş bana sadece.

    giden zamanıma yanıyorum. ilk birama, ilk defa birinin omzunda hıçkırarak ağlayışıma, ilk defa birini evime getirişime, ilk defa bir arkadaşımı babam kişisiyle tanıştırışıma ve ilk defa birine kendimi bu kadar açışıma yanıyorum.

    ironik olarak, kriz geçirmemek için eşyalarına tutunduğum kişi şimdi kriz geçirmeme sebep olan kişi.

    hayatım boyunca babam kişisinin kızı olma şansımı, annemin ve kardeşimin sevgisini, birkaç sevgilimin güvenini kaybettim ama bu kadar yakın olduğum bir ‘arkadaşımın’ ellerimden kayıp gidişi beni her şeyden çok etkiledi. hayatımdan onlarca erkek geçti, hiçbirinde ‘arkadaşım’ dediğim kişiyi kaybettiğimde olduğum kadar çökmedim. hayatımda ilk kez bir arkadaşım öldüğünde böyle hissetmiştim. o kadar acıtıyor. o kadar korkutuyor.

    şimdi her zamanki gibi elinde sevdiğim dondurmayla gelse, sakızla gelse ya da sadece gelse yine affederim. onsuz geçen zamanlarımda gerçekten dibi gördüm, dayım öldü mesela ama gıkım çıkmadı. gıkım çıkamadı çünkü çıksaydı sallanmaz görüntüm titreyecekti, sonrası tuzla buz bir lilithimsi. toplayacak kimse de yok zaten, toprağa karışır giderdim.

    sadece yolda karşılaşsak bile afferim çünkü onu affetmek için bir sebebe ihtiyacım var. bu sebep havanın yağmurlu olması bile olabilir.

    bir daha birilerine güvenir miyim? muhtemelen evet çünkü akıllanmıyorum. bir daha bu hataya düşer miyim? evet çünkü akıllanmaz bir salağım ben. şimdi buraya yazayım da zamanı gelince tekrar okurum.

  • -3
    +0
    -3

    çok mutsuzum sayın sözlük ahalisi çok.
    yalnızlıktan ishal olabilirim o kadar vahim durumum..

  • 9
    +9
    -0

    nadir yazıştığım insanlara, iyi geceler deyince muhabbetimizin ertesi gün devam etmeyeceğini bildiğim için iyi geceler demeden uyku evresine geçip ertesi gün muhabbeti devam ettiriyorum.

    1 aynen ben de :d - asosyalolanyazar 14 Kasım 2018 01:22
    1 yalnız bu çok sinir bozucu bir şey. karşıdaki de mal gibi cevap bekliyor çünkü. yani sabah günaydınla muhabbeti devam ettirmek çok da zor değil bence. - abisininkamili 14 Kasım 2018 01:34
    yani ben nadir yazıştığım birinden mesaj beklemem genelde. gördüğümde cevap yazarım. - asosyalolanyazar 14 Kasım 2018 01:43
    şuan sanada hak verdim ama şöyle düşün nadir mesajlastigim kişinin tek focuslandigi şeyin ben olduğumu sanmıyorum, zorluktan çok kalıplaşmış ve kasıntı bir muhabbete dönüyor ve konu yarım kalmış gibi oluyor. en son nerde kalmıştık topuna giriyorsun ki o noktadan sonrası muhabbet bir leşleşiyor gibi. - yarimadam 14 Kasım 2018 01:43
    @yarimadam kasıntı muhabbete neden ertesi gün devam etme gereği duyuyorsun ki o zaman? @asosyal yine de çok sinir bozucu bir durum. - abisininkamili 14 Kasım 2018 01:51
    1 muhabbet kasınti değil ki aksine hoş, bunu kasıntı yapan normal muhabbetlere dönmesi benim amacım zaten bunu engellemek :) - yarimadam 14 Kasım 2018 01:53
  • 2
    +2
    -0

    canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. beynim yorgun,bedenim yorgun,bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. heveslerim yorgun,iyimserliğim yorgun,konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece. çok yorgunum.

    okurken ben bile yoruldum. - asosyalolanyazar 14 Kasım 2018 01:23
    kusura bakma ama bu yazının aynısını pek çok kişi kendi yazmış gibi okudum eğer sen yazmadıysan alıntı olduğunu belirtseydin keşke. - uykucuks 14 Kasım 2018 01:37
  • 8
    +8
    -0

    yarım bıraktığı yerde, olduğum yerde adımlarımı sayıklıyorum ama beni bıraktığı duygularda değilim. i̇nsanın yıkılması gerekiyormuş bazen, ancak o zaman sınırlarının ne kadar olduğunu çözebiliyorsun. beni kendime getirdiği için teşekkür etmek isterdim ona. tüm nefretimle.

    1 benimkine de teşekkür ediver ben kendisi ile konuşunca yemek yiyemiyorum - delidoktor 15 Kasım 2018 02:32
  • 2
    +2
    -0

    aşık olma modumu kapatamıyo muyuz? ben niye bu saatte çevrimiçi oluşunu izliyorum gerizekalı mıyım ben? yeter artık bıktım kendimden

    1 bu saatte çevrimiçiyse umudu kes bence - xedegerveren 15 Kasım 2018 18:08
    2 yok zaten oluru olmayan bi konu ben kendi kendime platonik takılıyorum - baloncuuk 15 Kasım 2018 18:40
  • 0
    +0
    -0

    nefes al ver “kıskanmayacağım”
    nefes al ver “kıskanmayacağım”
    nefes al ver “kıskanmayacağım”
    kimle konuşuyor lan bu saatte
    nefes al ver “kıskanmayacağım”
    nefes al ver “kıskanmayacağım”

    1 ona sor? zor bir şey değil sonuçta? - undine 15 Kasım 2018 07:38
    kimseyle ciddi düşünen biri değil ki ve sorsam da ilgimi fark ettiği an sıkılır benden öyle biri biliyorum ben de arada arkadaş olarak konuşup mutlu oluyorum ama haberi yok tabi bu durumdan - baloncuuk 15 Kasım 2018 13:18
    senin düşüncelerin ama bunlar. onun düşüncelerini bilmiyorsun bence. - undine 15 Kasım 2018 13:29
  • -4
    +1
    -5

    kızıyla her konuştuğunda içim gidiyor içim eriyor.
    baba oluşunu sevdiğim adam gibi adam.
    ölürüm lan ben bu adama. ama dokunamam..

  • 2
    +2
    -0

    küçükken abime özenip ayakta işemeye çalışıyordum. doğru hedefi tutturamayacağımdan bacaklarımdan süzülüyordu ahdlwjslwöaş

    ufak bir ayrıntı: kızım.

    4 ayrıntıyı vermesen napardık :d - asosyalolanyazar 15 Kasım 2018 22:06
  • 1
    +1
    -0

    harry potter’ın uzun replikli havalı sahneleri ezbere söylerken insanların yüzünde oluşan şaşkınlıklarını izlemeyi seviyorum

    potterhead diye nick alsaymışın ya - laiklique 17 Kasım 2018 07:32
    nick almam çok aceleye geldi ilk aklıma geleni hemen yazdım :( - baloncuuk 17 Kasım 2018 12:21
  • 0
    +0
    -0

    monster gamebook alıcam. abime alacağım modeli sordum bu nasıl diye o da bi üst modelini felan gösterdi "bunu al, yalnız işletim sistemi hazır gelmiyo geldiğinde format atman gerek" dedi. ben de "manyak mısın tabi ki biliyorum, sen de beni iyice cahil belledin" diye çıkıştım. abim de özür diledi.
    abicim itiraf ediyorum ama büyük ihtimal sen bunu göremeyeceksin. bu laptopu arkadaşım bulduğunda windows ve pardus'tan başka işletim sistemi bilmeyen ben, özelliklerde freedos'u gördüğümde arkadaşıma mesaj atıp "bunun işletim sistemi farklıymış, benim elimdeki programların hepsi windows'a göre, almaktan vazgeçiyorum" demiştim. çocuk iki saat bana freedos'un ne demek olduğunu anlatmıştı.
    ne biliyim ben. şimdiye kadar aldığım laptopların hepsi hazır geldi. ilk kez duydum böyle bi şeyi.

    keşke monster almasaydın :( - kıpçak bey 17 Kasım 2018 14:54
    1 almadım daha zaten. görüşlere açığım ne önerirsin - damla sakizli turk kahvesi 17 Kasım 2018 15:22
    bence freedos olarak da alma. bütçen rahatsa msi öneririm, hp de iyidir. ayrıca indirimleri takip et, büyük mağazalarda bazen çok büyük indirimler oluyor. - kıpçak bey 17 Kasım 2018 16:42
    msi bende çok istedim ama bütçem de belirli. annem 1000-2000 felan ekleyebilir. onda da bi istediğim özellik varsa diğeri yok hepsi varsa bütçemi aşıyo kaldım arada. uzun zamandır büyük bi indirim bekliyorum ama şansıma gelmedi o indirim bi türlü - damla sakizli turk kahvesi 17 Kasım 2018 17:57
    23 kasımda büyük indirim olabilir tekrardan bekle derim - beynineksiklobu 17 Kasım 2018 17:59
    olmazsa kara cumayı beklicem zaten - damla sakizli turk kahvesi 17 Kasım 2018 18:19
  • 0
    +0
    -0

    uğruna neredeyse hayatımdan vazgeçeceğim kişiyi şuan yanımda istemiyorum geçen sene bu an için dünyaları verirdim.
    bu vazgeçme olayı çok farklı ne kadar sevsem de yan yana olsak da olmamamız gerektiğine inanıyorum. eskisinden daha huzurlu hissediyorum itiraf ediyorum ben onu artık hiçbir şekilde yanımda istemiyorum.

  • 3
    +3
    -0

    “oda arkadaşın olmadığı için haber vermedik, gelince söyleyecektik.”
    “zaten bekliyorduk.”
    “yapacak hiçbir şey yok.”
    “çok güzel yaşadı.”
    i̇nsan bazen bu cümlelerin altında ezilebiliyor. kendimi daha önce hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. ne yapacağımı hiç bilmiyorum.

    mekanı cennet olsun. - undine 18 Kasım 2018 15:38
    amin. - aygecedenuzakta 18 Kasım 2018 17:13
  • 0
    +0
    -0

    otobüsteyüm trafikte kaldık müthiş gazım var acayip baskı yapıyor sessiz sessiz bırakıyorum... özür dilerim

  • 1
    +1
    -0

    kabullenmeyerek kaçıyorum. kaçtığım için ise kendimi hem korkak hem de bencil hissediyorum. üzülüyorum ama yeterince değil gibi. kendimi o kadar inandırmışım ki sanki hâlâ var gibi. şizofreniye kadar yolu var bu işim gibi.

  • 0
    +1
    -1

    şeyma subaşıyı takip etmiyorum ama nerdeyse her gün girip 'yine nereleri gezmiş lan' bu diyerek sayfasına bakıyorum.