Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 1 bunu niye eksilemişler la - asosyalolanyazar 30 Ekim 2018 21:35
    hiçbir fikrim yok - kıpçak bey 30 Ekim 2018 21:48
  • 0
    +0
    -0

    telefonunun başında çaresiz biz size döneceğiz diyenleri bekliyorum.:(

  • 1
    +1
    -0

    *bugün aşkın, arkadaşlık hislerine dönüşümüne bizzat tanık oldum.

    ben de ilk defa şahit oldum. i̇lginç bir durumdu. - undine 31 Ekim 2018 00:12
    evet :) - undine 31 Ekim 2018 00:15
  • 2
    +2
    -0

    güven problemim var. eskiden çok çabuk güvenen biriydim herkese her şeye karşı.
    şimdi asla güvenemiyorum tam aştım dediğim an daha büyük sarsıldım her şeye şüpheyle yaklaşmaktan çok yoruldum birine güvenmek çok zor ama güveninin kırılması saniyeler alıyor bu durumu aşamıyorum üzülüyorum allahim

    1 boş ver güvenip de kendini üzeceğine takıl böyle işte ne güzel - xedegerveren 31 Ekim 2018 00:17
    1 dimi 12nin bir etkisi var hepimizde, gündüzleri mutluysan sıkıntı yok arada üzüntü de iyidir :) - xedegerveren 31 Ekim 2018 00:20
    1 geceler geceleeeer - xedegerveren 31 Ekim 2018 00:22
  • -9
    +0
    -9

    pişmanım söslük, serseri olmaya çalışcam diyodum, yapmaya da başladım ama ben yapamam ya. vicdanım kurudu, ortaya çıkacak diye aklım çıkıyo.

    uzun zamandır flörtleştiğim bir kız var inanılmaz iyi biri, masum ponçik, böyle çok arayamaz müsaitsen konuşalım hihi tadında, hatta buraya da yazmıştım.

    neyse bi de ortamlardan tanıştığım okulumdan bir kız var biraz kaşar takılmayı seven bir hatun. lak arar naber tatlım şurdayım gelir misin. okuldaysan göreyim seni, bana mavi tik atma vs.

    geçenlerde ailem evde yokken 2. kızımızı eve aldım. (ki kendisinin de hevesi varmış) aramızda bir şey olmadı ama beraber uyuduk. sabahında diğer kızın günaaydın ☺️ mesajını falan cevapladım.

    aşırı gerginim sözlük. of.

    6 ponçik kızla ilişkini bitirip kurtarırsın kızı umarım :( - dilhun7 01 Kasım 2018 00:27
    1 arkadaşlar bu arada şunu netleştireyim 9 aydır falan hiç bi kadına güvenmiyorum. ponçik sandığım kızlar bana bunu öğretti.. - at mi var arkamda 01 Kasım 2018 00:32
    3 kadınlar da sana güvenmiyordur umarım 9 aydır, kimin cezasını kime kesiyosun diye sormazlar mı - dilhun7 01 Kasım 2018 00:38
    1 sana daha önce de dedim. olmuyor, yapamıyorsun ki yapamamışsın. - undine 01 Kasım 2018 00:45
    kimseyi üzdüğüm yok, sevgilim değil ki ikiside sonuçta. ben kendi vicdanımla hesaplaşmaya çalışıyorum ama aylardır adım atmayan birisi var. belki de çekindiği için, istemediği için nedenini bilmiyorum, anlamadım da. ben aramayınca aramayan birisi. burda size ponçik olarak anlatmam neden onun tarafınızı tutmanıza sebep oluyo - at mi var arkamda 01 Kasım 2018 01:35
    bilmiyorum ben elimden geldiğince daha doğrusu karşıdan bir şeyler gördükçe adım atıyorum. ama karşının adımları benimki kadar değil. bir şey istiyosanız çaba sarfetmek gerekmez mi? tiyatroda denir ya, rol verilmez alınır diye. o hesap, hayatında rolün olmasını istediğin birinden bir şey beklememek gerek. boşuna linç etmeyin - at mi var arkamda 01 Kasım 2018 01:38
    bazen benimle konuşmaktan sıkıldığını düşünüyorum zaten, ara ara naptın vs dediğimde de şunu diyo buluştuğumuzda da sen bişiy anlatmıyosun, hep ben anlatoyorum sen anlat. hatta bi keresinde buluşmadan önce gece konuşuyoduk dedi ki “ konuşcağımız konular bitcek keşke her şeyi konuşmasaydık” ne? tamam her zaman çok konuşmam sadece sıkıldığımda boş yaparım ama konumuz bitmesinlik bi adam da değilim. belki de onunla konuşasım gelmiyo bilmiyorum - at mi var arkamda 01 Kasım 2018 01:44
    kafamı çok karıştırdınız şerefsizler. gidip biraz insanları darlıycam ben az mı konuşuyorum diye. çok konuşma taktiği bilen söylesin.. - at mi var arkamda 01 Kasım 2018 01:45
    1 bugün 2. kızın bizi tanıştıran arkadaşı arayıp aranızda ne var diye sordu. geçiştirdim. ve sanırım ben ikisi arasında kıyasa girmeye başlıyorum. - at mi var arkamda 02 Kasım 2018 00:31
    1 ne zaman ponçik kızın gerçekleri öğrenip salya sümük ağladığı ya da içinden çirkef bi canavar çıkardığı bölüme geçicez sonunu merak ediyorum çok - dilhun7 02 Kasım 2018 23:40
    1 dün gece 2. kızla beraberdik bugün ötekiyle kahve içtim oturdum. sanırım 2 siylende bir şey yaşamak istemiyorum. kendimden midem bulanıyo. - at mi var arkamda 04 Kasım 2018 00:30
    bi yandan da umrumda değil hiç bir şey, öyle bir boşvermişlik. sanki öğrenip yüzüme nasıl yaptın deseler, omuz silkip öyle oldu işte diyecekmişim gibi. - at mi var arkamda 04 Kasım 2018 00:34
    i̇kisini de istediğine emin misin? - undine 04 Kasım 2018 00:37
    1 şey derler. "1.sine gerçekten ilgi duysaydın 2.si olmazdı." - undine 04 Kasım 2018 00:38
    sanırım zaten 2. siyle bir daha bir şey olmaz. o küçük bir kaçamaktı. gelişmeleri yazarım. burası benim günah defterim - at mi var arkamda 04 Kasım 2018 00:57
    2. kıza sadece takılmak istediğimi söyledim. o da flörtleştiğimizi sanıyodum dedi, benden hoşlandığını benimde ondan hoşlandığımı düşündüğünü söyledi. i̇kimizinde farklı yaklaşımları olduğu için buluşamıyoruz gibisinden şeyler söyledi. bence biraz zorlasam fakbadi oluruz - at mi var arkamda 09 Kasım 2018 03:31
    uzun süredir 2. kızla arayı bozmuş görüşmüyoduk baya rahatlamıştım.sadece 1.yle konuşuyodum. sonra kaşındım mesaj attım. 2 gün sonra 2. kız sanırım seninle flörtleşmek istiyorum dedi. bende deneyelim olmazsa da yaşandı bitti saygısızca deriz dedim. kabul etti. soxam - at mi var arkamda 01 Aralık 2018 10:43
    1 kardeş senin amacın tam olarak ne? - undine 01 Aralık 2018 13:29
    1 i̇ki kız tarafından da bırakıldım sanırım. i̇yi kız uzatılmış flörtten soldu, 2. kız köpek çekmemden bezdi. ben ortada kaldım, hakettiğimi buldum - at mi var arkamda 17 Aralık 2018 22:59
  • 2
    +2
    -0

    insanlar uzulmesin diye yalan söylüyorum şöyle ki biri gelip saçım güzel olmuş mu bu yakışmis mi tarzi sorular sorduğunda hoşuma gitmese bile kalbini kırmamak için yakışmış diyorum umarim bu yüzden günaha girmiyorumdur.

  • 0
    +0
    -0

    her gece, on dakikada bir odamın içini aydınlatan devriye gezen polis araçlarının mavi-kırmızı ışıkları olmasaydı muhtemelen sensizliğe daha çabuk alışırdım.

  • 9
    +9
    -0

    yediğim kazıklar artık koymamaya başladı hatta postumu sertleştirdi. 1 hafta öncesine kadar geberirken umursamamaya başladığımı fark ettim. ölseler toprak atacak durumda olduğumu hissediyorum. çünkü acımadan hayatımın içine sıçtılar.

  • 0
    +2
    -2

    sevdiğim insanlara verdiğim değerin çeyreğini görememekten yıldım artık..

  • 1 kavuşamayacağın birini özlemek - tabularassa 02 Kasım 2018 07:44
  • 2
    +2
    -0

    i̇ki dakika sahile ineyim dedim maşallah herkes sevgili olmuş...

  • 1
    +2
    -1

    özlemek tahmin ettiğimden çok daha ağırmış. bu kadar özleyeceğimi bilsem gözlerimi gözlerinden hiç çekmezdim.

    2 “özlemek inan yaşamaktan daha zor” - undine 03 Kasım 2018 20:00
    o kadar haklısın ki - bilinmeyennokta 09 Kasım 2018 01:23
  • 2
    +2
    -0

    kimseye ihtiyacım yok. biriyle konuşacak ne bir heves ne de güç var. bu hâl daha ne kadar devam edecek ve beni nereye götürecek bilmiyorum. ne bir sinir, ne bir özlem, ne bir üzüntü hiçbirini hissedemiyorum artık. ama güzel yanları da var gibi. kafanda tilkilerin koşturması yerine kelebekler uçuşuyor.

  • 1
    +1
    -0

    arkadaşlar ben galiba birinden hoşlanıyorum abv ne alaka şimdi durup dururken ya vizeler yaklaşırken olacak iş midir bu???

    1 ne olacak bu halimiz dersin ? - a bit of zeynep 03 Kasım 2018 20:46
  • 2
    +2
    -0

    bazen bi durgunluk çöküp kendini o kadar vasıfsız hiçbir şeyi beceremeyen boş hisseden bir tek ben miyim ?

    1 gel bi sarılayım - bi garip makineci 04 Kasım 2018 00:06
  • 1
    +1
    -0

    dünyanın en saçma şeyini yapıyorum sonunda çok fazlaa çoook fazla hayal kırıklığına da uğrayabilirim ama devam ediyorum ben eğitilmez bir insanım

  • 5
    +6
    -1

    konuşmak istediklerim mi çok zor yoksa anlatmak istediklerimi ifade edebilecek kabiliyet mi yok bilmiyorum ancak tek bildiğim ne zaman bir sorun olsa güvenli liman olarak buraya gelip iki karalayıp ardından siliyor olduğum.
    sahiden canlı olsaydın bana çok kızardın eminim.

    lazım olan şey telekinezi olsa gerek. hepsi bu.

    1 silmeden, sadece içini dökmeyi düşünmelisin bence. cümlelerin düşüklüğünü ya da anlam kaymalarını düşünmeden. doğru kelimeleri bulamadığını umursama. anlatmak istediklerini, sen anladıktan sonra gerisi önemli değil :) - undine 04 Kasım 2018 02:21
    2 cümleyi silme nedeni editoryal kaygı değil ancak yine de doğru diyorsun sağolasın .d - geceucanpirasa 04 Kasım 2018 20:59
  • 1
    +1
    -0

    şu sıralar,bana kim nasıl davranıyorsa aynı şekilde karşılık veriyorum ve hiç olmadığım kadar huzurluyum.kendini lüzumsuz yere yormayı bırakmak aşırı iyi bir şeymiş.daha önce denemediğim için pişmanım.
    şiddetle tavsiye olunur.gereksizse salın gitsin.

  • 1
    +1
    -0

    yakınlarda bir yerlerde varlığını yok etmem gereken şeylerin yoğun bunaltısı her gece üzerime yük oluyor.
    ha diyince kusamadığım gibi ha diyince yorganı üzerimden atar gibi de savuşturamadığım bir ağırlıktan bahsediyorum. vücudumda cereyan eden damarlarımdan sızan bütün akımların fişini çekip, bütün dünyayı kusmak istiyorum. hiçbir gerçeklikten tatmin olamayacak kadar küstahım. mazeretlerin askıda kaldığı bir devir yaşıyor ve yaşatıyorum. ne çok özledim oysa; devinimleri durağanlığa tercih ettiğim günleri.

  • 16
    +17
    -1

    en peşininden not: aklıma birkaç bıçak sapladım, ne çıktıysa topluca buraya aktı. okuyup da vaktinizi buraya harcamayın bana kalırsa.

    * sessizlik ve sonuç

    bir dosta sahiptim. şimdilerde herhalde anca arkadaşımdır. lise sonda tanışmış, bir sene boyunca kader birliği yapmıştık. hayatın sillesini yememesi gereken kadar yemiş birinden bahsediyorum. insanlar ona baktığında; küçük yaşta öksüz kaldığını, hayırsız amcaları tarafından varlıklarının talan edildiğini, çocukluğundan beri -hala etkisinde ve krizlerinde olduğu- bazı psikolojik travmalar geçirdiğini anlayamazdı. ben de anlamadım. ama bu çocukta anlayamadığım bir şey olduğunu anladım.

    akıllı ama zaman zaman saçma, karamsar ama yerli yersiz eğlenceli biriydi. farkında değildi kendini dünyadan soyutladığının. ilgilendiği konularda üstüne yoktu. hitler'in hangi savaşta, hangi stratejiyi nasıl kullandığını bile bilirdi. anlattıklarına katıldığı ve katılmadığı noktaları da konuşmasına muhakkak eklerdi.

    vakti zamanında ekşi'de yazdığını öğrendiğimde harlandı sohbetimiz. ne aynı yaştaydık, ne de aynı yaşanmışlıkta. ne aynı tanrı görüşüne sahiptik, ne de aynı şartlarda büyümüştük. ama kaderin cilvesi işte, yol aldık bir süre aynı yolda.

    sonra ne mi oldu?

    bu çocuğu hayata bağlayan şeylerin sadece önem verdiği şeyler olduğunu fark ettim. çoğu insan için de böyledir. ama emin olun bizimkinin dozu diğerleriyle mukayese edilemeyecek kadar fazlaydı. 2-3 dostu, ailesi, bir de belki ona sürekli acı veren sevdiği kız.. bu kadardı hayatı.

    diğer insanların odaklandığı şeylere odaklanmaya tenezzül bile etmiyordu. benim gibi.. sanırım birbirimizde dostluk namına yakaladığımız en kapsamlı ortak tavırdı bu.

    çevremizdeki insanların saçma sapan şeyleri hayatlarının merkezine koymalarını, kendileri gibi yapmayanları da ötekileştirmeye çalışmalarını seyrederdik beraber. bıktığım insan profillerinden birlikte bıkardık anlayacağınız. o zamana kadar da pek çok insan profilinden bıkmıştım;

    + sigara içer misin? (bir dal uzatarak..)
    - teşekkür ederim ama kullanmıyorum.
    + sen ciddi misin?
    - :d (kaç sigara içen böyle şaka yapar amk?)

    .

    + sevgilin var mı?
    - hayır.
    + ohaa.. neden peki?
    - ... (burada hep sessiz kalırdım. "çünkü henüz 'doğru kişi - doğru yer - doğru zaman' üçgenine sahip olamadım. bu olmadan da kimseye meyil etmem. gerçekten seveceğim insana sadık olmam için, ille de onun benim hayatımda olmasına gerek yok. ileride onun güzel yüzüne 'bir tek seni hep bekledim.' demek için bile gerekirse bir ömür beklerim." demezdim. desem de kaç kişi gerçekten anlardı?)

    .

    + instagram adresin ne?
    - instagram kullanmıyorum.
    + louis şaka mısın sen? "onu yapmıyorum, o yok, bu yok.." şu an orta çağa ışınlansan orada fazla sırıtmazsın farkında mısın?
    - günümüzün ortalama bir lise öğrencisindeki müfredat birikiminin, o öğrenciyi orta çağda gayet aydın bir insan olarak var edeceğini biliyor muydun?
    - ...

    gibi gibi..

    daha sonra yollarımız ayrıldı. ben üniversiteye başladım, o mezuna kalmayı seçti. ara ara irtibat kurduk birbirimizle. ama her arasına sonradan mesafe giren ilişki gibi, iletişimimiz günden güne zayıfladı. gel zaman git zaman telefon numaralarımız değişti, sonrası sessizlik..

    aylar önce lise sondan başka bir arkadaşımla konuştum. bana bu arkadaşımdan haber alamadığını söyledi. ben de aynı durumda olduğumu söyledim. ama onun durumu benden farklıydı. o, arkadaşıma konum olarak daha yakındı ve ara ara denk gelip sohbet etme imkanları vardı. demesine göre haber alamadığımız bu çocuk, son zamanlarda intihar temalı şeylerden konuşurmuş.

    aldı bizi bir endişe. söz konusu başkası olsa başka tavır alırdım muhtemelen. ama bu çocuğu biliyorum, ciddi konuşuyorsa o konuya çok fazla odaklanmış demektir. ve korktuğum şekilde odaklanırsa, eyleme geçmesini engelleyecek hiçbir şey yok.

    (odaklanma olayına başlı başına canımı sıkıyor. bir şeye odağın kayınca, diğer bütün şeyler kaçıyor kayıt menzilinden. birden fazla şeye aynı anda/derecede odaklanmayı çok isterdim..)

    gel zaman git zaman elimizdeki her fırsatı değerlendirdik bu arkadaştan haber almak için. ulaşamadık. epey bir süre sürdü bu işlem. her geçen gün umudum zayıfladı. bir yerden sonra yerli yersiz vicdan yapmaya başladım. odaklandığım tek şey oydu. ve bu derece bir odaklanmada ben, yanımdaki insana bile 5 dakikadan fazla odaklanamaz oldum. oda/okul arkadaşlarım durup durup "louis!" diye beni dürterek reset attı kaç zamandır. kafama dağıtmak için yapmadığım çok az şey kaldı ama hiçbiri fayda etmedi.

    derken..

    taze bir hayırlı haber geldi. arkadaşıma sonunda ulaştım :d konuşup aksayan zamanı telafi ettik. çok şükür ki şu an için iyiymiş. üzerimden koca bir yük kalktı ki, iddia ediyorum; naim süleymanoğlu bile bu yükü kaldıramazdı.

    * joel barish'le sohbet etmek isterdim.

    hissediyorum, onunla farkındaşız; sürekli konuşmak iletişim kurmak demek değildir.

    buluşsak sessiz kalma hakkımızı ilelebet kullanmazdık ama çoğu insan gibi -bilhassa da amerika'lılar- aslında bir şey anlatmayan kelimeleri yok yere ağzımızda gevelemezdik. hatta yanımızda rina'daki şarapçı memo ve bizim ismail abi de olsa mesela..

    "ruh, şarabı gördü üzümden önce.." bu dost meclisi de o hesap olurdu bana kalırsa. önceden görürdük birbirimizin bir sonraki halini.

    * lev'i görürsem ona insanın bence de sevgi ile yaşadığını söylemeliyim.

    akşamüstü telefonda babamla konuştum. son derbide kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden koray şener'i öğrenmiş. bana futbolla fazla ilgilenmemem gerektiğini, ilgilenenlerin ne yazık ki böyle şeyler yaşabileceğini söyledi..

    (hayatını kaybetmek.. ne etkili hüsn-i tabir ama... bazı gerçeklerle direkt yüzleşmek bence daha samimi. çünkü direkt yüzleşme olayı hiçbir otorite tarafından suistimal edilemez. garavel usta bağırıyordu ya "öldü lan işte öldü!" diye, dediğinin nesi eksik "vefat etti." demekten? bence samimiyet, hissiyat ve var olan gerçeğin şiddetini yansıtma konusunda fazlası var. hem hayatı kim bulmuş, kim elde etmiş, kim kazanmış ki sonradan kaybetsin?)

    "merhamet ve önlem" babamın olmazsa olmazları olmuştur her zaman için. kandil akşamları yatsı namazı çıkışında dağıtılan lokumlardan bir avuç alıp cebindeki mendile saran, sonra onu evine getirip ailesiyle eşit olarak paylaşan bir babadan bahsediyorum. varlığına şükür ediyorum.

    resulullah'ı tanımayı birçok sebepten ötürü çok isterdim. bunlardan biri de, "en iyi nasıl şükredilir?" sorusunun cevabını öğrenmek..

    bazı zamanlar kendimi boynuzu koparılmış bir gergadan gibi hissediyorum, elimde değil. çok sevdiği mahallesinden taşınmakta olan bir kız çocuğunun, arabalarının arka camından belki de son kez mahallesine sulu gözlerle baktığı gibi gördüğüm de çok oluyor hayatı. bakarken özlemek, susarken anlaşmak, yaşarken ölmek..

    tanrı alemleri kimin için yarattı? adem'i kimin için affetti? ve neden?

    her şey sevgiyle var oldu, onunla yaşıyor, onunla son bulacak..

    nefret etmeyi sevginin zıttı olarak görmüyorum. o hal sadece sevgiye ait en alçak mertebe.. doğa ana, ilkbaharı sevdiği yeşerir. dünya, güneşi sevdiği için onun etrafında döner. insan -ilk başta bahsettiğim arkadaşım gibi- sevdiği şeyler var diye yaşar.

    ama hiçbiri fazla sevginin ölümü getirdiğinin farkında değildir. fazla sevgi -"zamanla" çürüyerek- ölümdür..

    hayatımda en zorlandığım şey; bir şeylerin ayarını ideal olarak tutturmak. sevmenin, uyumanın, susmanın ve dahasının.. yapamıyorum. her seferinde elime yüzüme bulaşıyor bu orantısızlık. yine de şahit olduğum insanlara bakınca iyi durumda olduğumu sanıyorum.

    kendinin farkında olmak lazım sürekli "ben.." demeden. kendine ait olmayan şeyleri taşımaya çalışanlar en çok "ben.." der. "ben şöyle zenginim, vay efendim şu kadar param var." diye ortalıkta dolanan birisi aslında paraya sahip değildir, para ona sahiptir.

    mütevazı olacaksın. insanların -sen söylemeden- senin farkına varması çok daha değerlidir. ama bokunu da çıkarmayacaksın mütevazılığın. çünkü her insan aynı naif dilden anlamaz. kimisine "cahil" bile demeyeceksin, direkt cehaletini söküp yüzüne çalacaksın ki 1000 söz etsen de anlamayacağı şeyi 1 hamlede anlamasını sağlayacaksın.

    "canlı mıydım?
    o uğursuz kıyıda
    öldüğüm gün de bilemedim.

    hep o sallantı, o devinim, o avcıl
    bayrak, bir aş tenceresi, biraz küfür,
    karı kız öyküleri, sonra
    dipteki ölülerin fısıl fısıl
    konuşmalarını dinledim."

    (bkz: the end)

    1 boyle tanıdık gelen, bu karışıklıkta, bu birikmişlikte bir zihin görmeyeli çok olmuştu. güç içinde desem de içinde olsa keşke. - geceucanpirasa 05 Kasım 2018 21:50
  • 5
    +5
    -0

    erasmustan dönüldükten sonra girilen sendrom abartma filan değil doğruymuş içine düştüğüm kocaman boşlukta dibine kadar yaşıyorum bu durumu

  • 5
    +5
    -0

    16 aylık bir diyetin sonunda 46 bedenden 38 bedene düşmenin deliler gibi çılgınlığını yaşıyorum. 36 bedene düşünce karabiber klibini kendi kendime bir daha çekeceğim.

    nası düştün bana da öğretsene - kıpçak bey 05 Kasım 2018 11:06
    1 bir avuç dert djfnfkkf şaka şaka, az yedim her şeyden yedim (dışarıda künefe yemektense evde yapıyordum/şerbetini ve azlık-çokluğunu kendime göre ayarlıyordum, abur cuburu kestim) ve günde bir saat yürüdüm. - avkat 05 Kasım 2018 11:26
    1 gözün aydın. gerçi bende hiçbir şey işe yaramıyor niye sorduysam artık... - kıpçak bey 05 Kasım 2018 11:43
  • 10
    +10
    -0

    ne kadar da mutfakta boş boş oturup aspiratörün loş ışığında anlamsızca yer fayanslarına bakmalık bir gece.

    birazdan da yatağa yatar tavanın harika manzarasını karanlıkta seyre dalarız artık.

    gülelim bakalım, ağlanacak halimize...

  • 4
    +4
    -0

    hiç bu kadar yoğun bir şekilde devam etmek için nedenim yokmuş gibi hissetmemiştim. bu kadar çabuk yorulmuş olmak gerçekten üzücü. insan bu kadar aciz olmamalı.

  • 2
    +2
    -0

    psikiyatri servisindeki hastaları düşündükçe onlara üzülmekten ben hasta olacağım