Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 8
    +8
    -0

    sanırım uzun bir yazı olacak. bir sürü çelişkinin ve düşüncenin içindeyim. sürekli kendimle konuşuyorum ve bu yazı bu konuşmaların ufak bir kısmının dışa vurumu olacak. konu bütünlüğünü sağlayamayacağım da besbelli.
    sürekli kendime gelmem, böyle olmamam gerektiğini söylüyorum. ama hiçbir şey yapamıyorum. fazlasıyla aciz, güçsüz ve zayıfım. bir insan bir şeyin farkındaysa tam anlamıyla karşı koyamıyorsa bile ufak da olsa bir adım atabilmeli. ben bunu bile yapamıyorum. tek dediğim kendine gel sen bu değilsin böyle biri olmamalısın. sonuç sıfır.
    kendime fazlasıyla kızgınım. bir kız yüzünden bu kadar sefil hale gelmek anlamsız, saçma, geri zekalıca, aptalca. bunu kabullenemiyorum. bu kadar tepe takla olmamam gerekir, bu kadar güçsüz olmamalıyım. ben bu olmamalıyım hazmedemiyorum. neyin beni üzdüğünü unuttuğum zaman bile oldu. bu nasıl bir ruh halidir?
    i̇nsanlara ellerindeki imkanı kullanmadığı için kızardım ve şu an bunu fazla fazla yapan kişi benim. buna ne zaman dur diyeceğimse mechul. çünkü ben bir aptalım ve farkında olsam da buna karşı koyamıyorum.
    i̇nsan zihnine biraz da olsa hakim olabilmeli ve söz geçirebilmeli, zihninin kontrolünü çoğu zaman sağlayabilmeli. ben bu kontrolü tamamen kaybetmek üzereyim.
    hiçbir zaman girişken ve konuşkan bir insan olmadım. şimdiyse hiç hiç girişken değilim ve zaten az olan konuşkanlığım daha da azaldı. 2-3 istisna hariç birileriyle konuşasım gelmiyor. yani bu tam olarak konuşasım gelmiyor da değil. mesela burda birine yazsam ya da sınıfta biriyle konuşmak istesem tabi ki cevap verir. ama işte ben bu cevabı sorgular hale geldim. gerçekten benimle konuşmak istiyor mu yoksa ayıp olmasın diye mi cevap veriyor. bu yüzdendir ki o 2-3 istisna hariç kimseyi rahatsız etmiyorum. belki bu istisnalar dışında benimle konuşmak isteyenler vardır ve ben onlarla konuşmayarak/yazmayarak ayıp ediyorumdur ama yapabileceğim bir şey yok. birilerini rahatsız etmek istemiyorum. kendimi kimseye yamayamam. kimsenin yanında bir sığıntı olamam, kendimi zorla kabul ettirmek istemiyorum.
    kendimi değersiz hissetmiyorum ama insanların gözünde bir değerim yokmuş gibi hissediyorum ve muhtemelen haklıyım. bu normal bir zamanda olsa gram umrumda olmazdı. fakat şu an önemsiyorum.
    bir anormallik de söz konusu. bir olaya normal bir insanın verdiği gibi tepki veremiyorum. normal bir insanın ah vah tüh diyeceği şeylere çoğu şeye dediğim gibi ee ne olmuş ne var bunda diyorum. fazlasıyla tepkisiz biriyim sanırım. duygusuzluk da var galiba. bu duygusuzluk içinde gidip bu kıza bu kadar kapılmam da ayrı bir ironi.
    nerede nasıl davranmam gerektiği hakkında çoğu zaman hata yapıyorum. eksikliğini fazlasıyla hissettiğim bir şey.
    mükemmeliyetçi biri değilim. yani en azından öyle olmadığımı düşünüyorum. hatalar, noksanlıklar illaki olacak ama olmaması gereken bir noktada varsa ve sıkça yapıyorsam bunu kendime yakıştıramıyorum. ben bu olmamalıyım.
    kendimi en iyi ifade ettiğim ortam geçen sene malum kişiyle tanıştığım dershane ortamıydı. belki de kendimi olduğundan kat kat daha iyi biri olarak göstermiş olabilirim. i̇nsan sevdiği kişinin gözünde mükkemmel biri olarak gözükmek ister sonuçta. ama kendimi bu kadar iyi ifade etmiş olmama rağmen gram değer görmemiş olmak bundan sonrasında neden insanlarla muhattap oluyum ki düşüncesine itiyor beni. her defasında bu sonuçla karşılaşacak olmaktan korkuyorum.
    hiçbir şey yapasım gelmiyor. bu salak saçma ruh halinin bana yapışmış olması üzücü. yemek yerken canım sıkılıyor doymadan kalkıyorum. film izleyim diyorum 5. dakikada sıkılıp kapatıyorum vs.
    o kadar boş bir insan olup çıktım ki hayret edersiniz. vaktini bu kadar kalitesiz geçiren insan nadirdir.
    kafam çok dolu cümleye dökemediğim, döksemde anlaşılmaz olan bir sürü şey var.

    belki bir gün bütün bu aptallığıma dur derim ve bir şeyleri değiştirmeye başlarım.

    not: okuduğunuz için teşekkür ederim.

    edit: not eklendi.

    sorun orada. bir şey yapasım gelmiyor. yoksa kafa dağıtacak birçok şey var. - la grande aquile 09 Nisan 2018 21:08
    havalar ısınıyor bisiklet sürmeye çıkarım muhtemelen. kum torbası var ara ara da onla haşır neşirim :d - la grande aquile 09 Nisan 2018 22:00
    aynen öyle. kulaklığı takıp 2 saate yakın bisiklet sürüyorum. cumartesi hava güzel olursa sürneye çıkarım muhtemelen. - la grande aquile 09 Nisan 2018 23:07
  • 1
    +1
    -0

    artık çok darlanıyorum sözlük. neye laf ettiysem hepsini tek tek kendim yapıyorum resmen. her geçen an umrunda bile olmadığım insanı özlüyorum. her geçen gün onu unutmak için bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama yine akşam olduğunda onu istiyorum. ama tabi ki benim ne istediğimin hiç bir önemi yok.

  • 2
    +2
    -0

    en sevdiğim kolyemi arkadaşıma hediye olarak almıştım zamanında. kafamı bozdu vermedim, ben takıyorum.

  • 1
    +1
    -0

    insanların beni yakından tanımalarına izin vermiyorum. uzun ilişkilerim ve arkadaşlarımda buna dahil. insanların beni çözmesini zayıflık olarak görüyorum, hayır yalnız başıma ölüp gitmiyorum.

  • 1
    +1
    -0

    son 3 yıldır mutlu değilim. malesef bir insanı seviyorum. olmayacağını bile bile seviyorum hem de. i̇nsan bu salaklığı bile bile nasıl yapar diye kendime kızıyorum. tabi ki sevmek güzel ama karşılık görmüyorsan hayat zindan oluyor sevene. i̇nsanların ne dertleri var nelerle uğraşıyorlar diyorum kendime . bense bir kız uğruna kendimi yiyip bitiriyorum . keşke onu hiç tanımasaydım .

  • 3
    +3
    -0

    derdiyle dertlendiğim en yakın arkadaşım mutluluğunu kıskandığımı düşünüp benimle konuşmama kararı aldı ! valla ben insanları anlayamadan ölecem.

  • 6
    +8
    -2

    beni çok severdi baharı, şiiri, gökyüzünü nasıl seviyorsa beni de öyle severdi. kıyamazdı bana, kıyamazdı dokunmaya, kıyamazdı öpmeye, kıyamazdı bakmaya. aşkından, özleminden, kırdığının korkusuyla ağladı .sonra da tekrar benimle güldü ,yanı başımda güldü. yağmur yağan günleri yanında olmadığım için sevmedi. aslında yanında olmadığım hiçbir günü sevmedi. benim olmadığım günleri ölü kabul etmiş öyle derdi. geçmişte gelecekte.. hayat arkadaşı oldu bana, yanımda durdu, uzakta da olsa yanımda hissettim onu. ellerini tutmadım ama ellerinin sıcaklığı avucumda. güldüğü zamanlar da yanında olmadığım için gülüşleri hep yarımdı. beni bir insan gibi sevmedi de, beni kendi parçasıymış gibi sevdi. can parçasıymış gibi sevdi..
    onun hayatına girdiğim ilk gün gibi… “bilerek ve istemeyerek” yaptım. “beni bu kadar seveceğini düşünmedim, hesap etmedim” oysa ilk defa aşık olacaktı hiç tanımadığı, bilmediği birine. yaşamla ölüm arasında kaldı defalarca kez. şu an yaşayabiliyorsa devam ediyordur bıraktığım enkazın içinde.
    gözlerime baktığı her zaman sanki zaman duruyordu. sanki dünya da ben ve ondan başka kimse kalmıyordu..bana şiirler yazdı, bana kendi elleriyle şiirler yazdı. mısraların da benim olduğum, dizeleri beni anlatan şiirler. beni benden daha iyi tanırdı,ses tonumdan beni bir anlatırdı, ben bile o kadar tanımazdım kendimi. kendimi bile bana öğretti.. kendisini benimle öğrendi. birbirimizden bir şeyler götürmedik, bir şeyler kattık. mutlu oldum..çok mutlu oldum. i̇yi ki tanıdım,iyi ki sevmeyi öğrendim.i̇yi ki sevdim.
    di’li geçmiş zamanda kaldı güzel sevmeler. i̇yikilerimde kalacaksın hep. gönlüm senden hep razıydı öyle de kalacak merak etme. ben seni çok sevdim. senin kadar beceremedim belki de bu sevme işlerini affet bu yüzden. ama olmadı olamadı bazı şeyler. kalan ömründe yüzün hep gülsün. yarattığım enkazdan çık ve çok daha güzel bir hayata uyan. tek dileğim senin mutluluğun. kalbini hiçbir zaman kapatma sevmelere. sevilmeye en çok layık olan adam, bir rüyaydı bizimki ve güneş erken doğdu..

  • kıyamam ben sana - xedegerveren 11 Nisan 2018 20:11
  • 6
    +6
    -0

    beş çocuğuyla sokağa atılan fatma girik gibi hissediyorum

  • 5
    +5
    -0

    samimiyetsiz insanlara, ona farklı buna farklı şey söyleyen insanlara, söylediği gibi davranmayan insanlara tahammülüm yok.

  • 3
    +3
    -0

    bazı durumlarda madden ve mânen yetemediğimi hissediyorum,bünyem yetmiyor

  • 3
    +3
    -0

    o beni prenses peri sanıyor
    ne hata yapsam geri sarıyor
    mitolojiden biri sanıyor
    bendeki de saç o taç görüyor

  • 2
    +2
    -0

    dışardan bakıldığında herkesin yaşamak isteyeceği bir hayat yaşıyorum. başarılı olduğum bir çok konu var, maddi anlamda hiçbir sıkıntı çekmiyorum. etrafım bir çok insanla dolu. ama yine de yalnız hissediyorum, yine de hiç kimseyle içimdekileri paylaşıp konuşamıyorum ve bunu hayatım boyunca da yapamadım. artık içimdekiler de dolup taşacak hale geldi ve buna rağmen içimde kala kala mental olarak beni fazlasıyla etkileyip güçsüz düşürüyor. sürekli bi mide bulantısı ve halsizlik, ciddi anlamda yoruldum artık kaldıramıyorum içten içe çürüyorum sanki ve kimse bunu görmüyor çünkü en yakınımdakiler bile beni hep gülen eğlenen biri olarak biliyor. insanlara karşı olan inancımı da yitiriyorum artık, fazlasıyla kırgın hissediyorum kendimi ve hiçbir şekilde samimi bulmuyorum kimseyi. bu da beni fazlasıyla ümitsizliğe itiyor..

    çok güzel yere değindin, eyv. - mandalinakokusu 11 Nisan 2018 01:26
    teşekkür ederim, bilmukabele. - mandalinakokusu 11 Nisan 2018 01:38
    ben de çok eğlenceli biriyim çok da arkadaşım var ama bu öyle bir şey değil be knk - mandalinakokusu 11 Nisan 2018 13:21
  • 1
    +1
    -0

    gecenin bu saatinde aklıma takılan şey; sözlükte bir azalma, bir yok oluş mu var yoksa uzun zamandır takılmadığım için bana mı öyle geliyor?

    2 sözlüğe hoşgeldiniz - weltschmerzz 11 Nisan 2018 01:54
    hoş gördük. - notilus 11 Nisan 2018 07:23
  • 2
    +2
    -0

    yaşadığım sorunları çevreme yansıtmadığım ve insanların beni hep bir depresyon havasında bilmesinler diye özenle her zaman ortalama ailevi ve arkadaş sorunlarına sahip biri gibi davranmaya özen gösterdim, yüzüm sürekli gülerdi, çok derin hiç kimseye anlatamazdım ve bu yüzden duygusuz, ilgisiz, alakasız biri haline geldim. çevrem de sandı ki sevgiye, ilgiliye, alakaya, iki kelam etmeye tokum sadece kakara kikiri yapmakla yükümlüyüm. ve ben sırf içimdeki sıkıntıları dışa vur(a)muyorum diye beni herkes mutlu görmeye başladı. senin derdin yok diye bu konuda alttan bakılmaya başlandı tabiri caizse önce sıkıntısı büyükler konuşsun senin zaten anlatacak bir şeyin yok dendi. sıkıntılarımı içime atıp sadece kendimle debelenip durmakla hata mı yaptım diye kendimi sorguluyorum şu an. her gece kabuslardan çığlık atarak uyanmayı değil susarak uyanıp kendine gelinmek öğretildi, dayanamayacak gibi olunca birine tutunmak yerine yere düşmeden ayakta durabilmeyi. küçükken karanlıktan korktuğumda annemin yanına uzanmak istediğimde bile dua edip tek başıma yatmam gerektiğini söylerdi ve ben bunun ne kadar doğru olduğunu sorguluyorum. yaşadığım sıkıntıyı bir tek annem biliyor fakat çektiğim sıkıntının farkında değil, ki ondan başka kimse de ne yaşadığımı bilmiyor gerçi hoş o da yaşadığım şeyin boyutunu, bana ne derecede zarar vereceğini bilmiyor. bu konuda kime kızabilirim ki? içimde koca bir alev varken sıkıntım varken bu derdi oynamak bir erdem mi yoksa düpedüz yalan mı bilmiyorum ama tek bildiğim var ki bu kafayla bu dertle yaşanmaz.

  • 1 i̇lginç bir mantık :d - abisininkamili 11 Nisan 2018 11:00
  • 5
    +5
    -0

    o kadar güzel iyi taklidi yapıyorum ki, annem bile halimi anlamıyor.
    dışarıya gülücükler saçan, mini minnoş ben içimde kıvranıyorum.

    evet; anlatsam herkes dinler ama anlatacak bir şeyim yok ki. koca bir boşluktan ibaretim; sabah uyanıp gece uyumaya şartlanmış.
    ne dışarı çıkıyorum, ne insanlarla sohbet edebiliyorum. bahanem de hazır ha, ya çok yorgunum.

    müziklerden tat almıyorum, yediğimden sadece zorunluluktan yiyorum, uyanıyorum ama maaş için uyanıyorum, uyuyorum ama sabah uyanmak için.

    uzun bir yazı yazmak için de, yorgunum.

    1 o kadar kötü bir durum ki yaşamıyormuşsun gibi. seni anlıyorum gerçekten.inşallah geçer bu durum. - çaykoydaiçekla 12 Nisan 2018 22:12
  • 1
    +1
    -0

    vizeler biteli daha bir hafta olmadı ve ben finallere çalışmaya başlayacağım az sonra. sanırım ders çalışma hastalığına yakalandım

  • 1
    +1
    -0

    bugün öğleden sonra fotokopi almak için okula gitmiştim, aldiktan sonra bir de içecek almıştım şunu içip öyle gideyim dedim. sonra uzun süredir görüşmediğimiz bir arkadaşla denk geldik. neyse oturduk biraz sonra başka arkadaşları da geldi. yaklaşık 7-8 saat oturmuşuz ve yurda gitmek için kalktım. uzun süredir kimseyle birkaç saatten fazla oturup muhabbet etmiyordum. en son karnıma falan ağrı girmeye başlamıştı. i̇şin kısası diyeceğim şu, muhabbet etmek güzel, oturun muhabbet edin. dersi, sınavı kenara koyup muhabbet edin, çoğu şey halledilir nasıl olsa. i̇nsanın kafasını dağıtması için bazen hakikaten gerekiyor bunlar.

  • 1 tukendim sendromu - tirbison25 13 Nisan 2018 22:05
    1 sanırsam tam olarak öyle 👍🏻😄 - platonik hasta 14 Nisan 2018 01:06
    1 allah kolaylık versin çaresi salıverilmesi aman bana bir şey olmasın demen - tirbison25 14 Nisan 2018 01:08
    1 aklıma istemsizce "aman ali rıza bey ağzımızın tadı bozulmasın" repliği geldi 😂 :d - platonik hasta 14 Nisan 2018 01:09
    bak o da olur iyi bir yöntem - tirbison25 14 Nisan 2018 01:11
  • 4
    +4
    -0

    ölmek istiyorum ve sinirimden her gece ağlıyorum. hayatım bombok. kolakoliğim (1 haftada 15 şişe falan çıkıyor evden). babamı, babamdan sonra baba yerine koyduğum abimi ve hayatımda değer verdiğim birçok kişiyi kaybettim. aşığım. aşık olduğum kıza açılacağım gün kız orospu çocuğunun biriyle çıkmaya başladı. hayatımda herşey bombok. euro karşısında değer kaybeden türk lirası gibi bir grafiği var hayatımın.