bugüngündem
bugün ()
/
  1. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    en sevdiğim kolyemi arkadaşıma hediye olarak almıştım zamanında. kafamı bozdu vermedim, ben takıyorum.
  2. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    insanların beni yakından tanımalarına izin vermiyorum. uzun ilişkilerim ve arkadaşlarımda buna dahil. insanların beni çözmesini zayıflık olarak görüyorum, hayır yalnız başıma ölüp gitmiyorum.
  3. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    son 3 yıldır mutlu değilim. malesef bir insanı seviyorum. olmayacağını bile bile seviyorum hem de. i̇nsan bu salaklığı bile bile nasıl yapar diye kendime kızıyorum. tabi ki sevmek güzel ama karşılık görmüyorsan hayat zindan oluyor sevene. i̇nsanların ne dertleri var nelerle uğraşıyorlar diyorum kendime . bense bir kız uğruna kendimi yiyip bitiriyorum . keşke onu hiç tanımasaydım .
  4. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    derdiyle dertlendiğim en yakın arkadaşım mutluluğunu kıskandığımı düşünüp benimle konuşmama kararı aldı ! valla ben insanları anlayamadan ölecem.
  5. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    beni çok severdi baharı, şiiri, gökyüzünü nasıl seviyorsa beni de öyle severdi. kıyamazdı bana, kıyamazdı dokunmaya, kıyamazdı öpmeye, kıyamazdı bakmaya. aşkından, özleminden, kırdığının korkusuyla ağladı .sonra da tekrar benimle güldü ,yanı başımda güldü. yağmur yağan günleri yanında olmadığım için sevmedi. aslında yanında olmadığım hiçbir günü sevmedi. benim olmadığım günleri ölü kabul etmiş öyle derdi. geçmişte gelecekte.. hayat arkadaşı oldu bana, yanımda durdu, uzakta da olsa yanımda hissettim onu. ellerini tutmadım ama ellerinin sıcaklığı avucumda. güldüğü zamanlar da yanında olmadığım için gülüşleri hep yarımdı. beni bir insan gibi sevmedi de, beni kendi parçasıymış gibi sevdi. can parçasıymış gibi sevdi.. onun hayatına girdiğim ilk gün gibi… “bilerek ve istemeyerek” yaptım. “beni bu kadar seveceğini düşünmedim, hesap etmedim” oysa ilk defa aşık olacaktı hiç tanımadığı, bilmediği birine. yaşamla ölüm arasında kaldı defalarca kez. şu an yaşayabiliyorsa devam ediyordur bıraktığım enkazın içinde. gözlerime baktığı her zaman sanki zaman duruyordu. sanki dünya da ben ve ondan başka kimse kalmıyordu..bana şiirler yazdı, bana kendi elleriyle şiirler yazdı. mısraların da benim olduğum, dizeleri beni anlatan şiirler. beni benden daha iyi tanırdı,ses tonumdan beni bir anlatırdı, ben bile o kadar tanımazdım kendimi. kendimi bile bana öğretti.. kendisini benimle öğrendi. birbirimizden bir şeyler götürmedik, bir şeyler kattık. mutlu oldum..çok mutlu oldum. i̇yi ki tanıdım,iyi ki sevmeyi öğrendim.i̇yi ki sevdim. di’li geçmiş zamanda kaldı güzel sevmeler. i̇yikilerimde kalacaksın hep. gönlüm senden hep razıydı öyle de kalacak merak etme. ben seni çok sevdim. senin kadar beceremedim belki de bu sevme işlerini affet bu yüzden. ama olmadı olamadı bazı şeyler. kalan ömründe yüzün hep gülsün. yarattığım enkazdan çık ve çok daha güzel bir hayata uyan. tek dileğim senin mutluluğun. kalbini hiçbir zaman kapatma sevmelere. sevilmeye en çok layık olan adam, bir rüyaydı bizimki ve güneş erken doğdu..
  6. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    beni yalnız bırakıyorlar.
  7. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    beş çocuğuyla sokağa atılan fatma girik gibi hissediyorum
  8. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    samimiyetsiz insanlara, ona farklı buna farklı şey söyleyen insanlara, söylediği gibi davranmayan insanlara tahammülüm yok.
  9. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bazı durumlarda madden ve mânen yetemediğimi hissediyorum,bünyem yetmiyor
  10. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    o beni prenses peri sanıyor ne hata yapsam geri sarıyor mitolojiden biri sanıyor bendeki de saç o taç görüyor
  11. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    dışardan bakıldığında herkesin yaşamak isteyeceği bir hayat yaşıyorum. başarılı olduğum bir çok konu var, maddi anlamda hiçbir sıkıntı çekmiyorum. etrafım bir çok insanla dolu. ama yine de yalnız hissediyorum, yine de hiç kimseyle içimdekileri paylaşıp konuşamıyorum ve bunu hayatım boyunca da yapamadım. artık içimdekiler de dolup taşacak hale geldi ve buna rağmen içimde kala kala mental olarak beni fazlasıyla etkileyip güçsüz düşürüyor. sürekli bi mide bulantısı ve halsizlik, ciddi anlamda yoruldum artık kaldıramıyorum içten içe çürüyorum sanki ve kimse bunu görmüyor çünkü en yakınımdakiler bile beni hep gülen eğlenen biri olarak biliyor. insanlara karşı olan inancımı da yitiriyorum artık, fazlasıyla kırgın hissediyorum kendimi ve hiçbir şekilde samimi bulmuyorum kimseyi. bu da beni fazlasıyla ümitsizliğe itiyor..
  12. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    gecenin bu saatinde aklıma takılan şey; sözlükte bir azalma, bir yok oluş mu var yoksa uzun zamandır takılmadığım için bana mı öyle geliyor?
  13. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yaşadığım sorunları çevreme yansıtmadığım ve insanların beni hep bir depresyon havasında bilmesinler diye özenle her zaman ortalama ailevi ve arkadaş sorunlarına sahip biri gibi davranmaya özen gösterdim, yüzüm sürekli gülerdi, çok derin hiç kimseye anlatamazdım ve bu yüzden duygusuz, ilgisiz, alakasız biri haline geldim. çevrem de sandı ki sevgiye, ilgiliye, alakaya, iki kelam etmeye tokum sadece kakara kikiri yapmakla yükümlüyüm. ve ben sırf içimdeki sıkıntıları dışa vur(a)muyorum diye beni herkes mutlu görmeye başladı. senin derdin yok diye bu konuda alttan bakılmaya başlandı tabiri caizse önce sıkıntısı büyükler konuşsun senin zaten anlatacak bir şeyin yok dendi. sıkıntılarımı içime atıp sadece kendimle debelenip durmakla hata mı yaptım diye kendimi sorguluyorum şu an. her gece kabuslardan çığlık atarak uyanmayı değil susarak uyanıp kendine gelinmek öğretildi, dayanamayacak gibi olunca birine tutunmak yerine yere düşmeden ayakta durabilmeyi. küçükken karanlıktan korktuğumda annemin yanına uzanmak istediğimde bile dua edip tek başıma yatmam gerektiğini söylerdi ve ben bunun ne kadar doğru olduğunu sorguluyorum. yaşadığım sıkıntıyı bir tek annem biliyor fakat çektiğim sıkıntının farkında değil, ki ondan başka kimse de ne yaşadığımı bilmiyor gerçi hoş o da yaşadığım şeyin boyutunu, bana ne derecede zarar vereceğini bilmiyor. bu konuda kime kızabilirim ki? içimde koca bir alev varken sıkıntım varken bu derdi oynamak bir erdem mi yoksa düpedüz yalan mı bilmiyorum ama tek bildiğim var ki bu kafayla bu dertle yaşanmaz.
  14. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bazen kahvenin telvesini yiyorum.
  15. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    1.58'im ama soranlara 1.60'ım diyorum.
  16. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu yaşta ölümü düşünecek ne yaşıyoruz
  17. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    o kadar güzel iyi taklidi yapıyorum ki, annem bile halimi anlamıyor. dışarıya gülücükler saçan, mini minnoş ben içimde kıvranıyorum. evet; anlatsam herkes dinler ama anlatacak bir şeyim yok ki. koca bir boşluktan ibaretim; sabah uyanıp gece uyumaya şartlanmış. ne dışarı çıkıyorum, ne insanlarla sohbet edebiliyorum. bahanem de hazır ha, ya çok yorgunum. müziklerden tat almıyorum, yediğimden sadece zorunluluktan yiyorum, uyanıyorum ama maaş için uyanıyorum, uyuyorum ama sabah uyanmak için. uzun bir yazı yazmak için de, yorgunum.
  18. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    vizeler biteli daha bir hafta olmadı ve ben finallere çalışmaya başlayacağım az sonra. sanırım ders çalışma hastalığına yakalandım
  19. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    eskiden çalıştığım çay bahçesindeki patronum iphone 6 telefonumun titreşimi gibi osuruyordu. her osurmasında elimi cebime atıyordum.
  20. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün öğleden sonra fotokopi almak için okula gitmiştim, aldiktan sonra bir de içecek almıştım şunu içip öyle gideyim dedim. sonra uzun süredir görüşmediğimiz bir arkadaşla denk geldik. neyse oturduk biraz sonra başka arkadaşları da geldi. yaklaşık 7-8 saat oturmuşuz ve yurda gitmek için kalktım. uzun süredir kimseyle birkaç saatten fazla oturup muhabbet etmiyordum. en son karnıma falan ağrı girmeye başlamıştı. i̇şin kısası diyeceğim şu, muhabbet etmek güzel, oturun muhabbet edin. dersi, sınavı kenara koyup muhabbet edin, çoğu şey halledilir nasıl olsa. i̇nsanın kafasını dağıtması için bazen hakikaten gerekiyor bunlar.
  21. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    tükendim.
  22. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çay taşırken elimi yaktım (bkz: ben bir malım gelin beni alın)
  23. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    telefonumun zil sesi taş devri'nin müziği. arayan olunca fred'in yaba daba do kısmını duymak için bilerek bekletiyorum.
  24. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    etrafımda bir sürü insan varken ilk defa kendimi bu kadar yalnız hissediyorum ve sanırım altından kalkamayacağım
  25. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    18 yaşına geldim 19 olmama az kaldı daha sevgilim olmadı sevgili sözlük. flört kısmında takılıp kalıyorum. anlamıyorum doğrusu sıkıntı nerede? ha çok büyük eksiklik mi onu da bilmiyorum. i̇nsan varlığını bir kere tatmadı mı yokluğu nasıldır bilemiyor tabi.
/