bugüngündem
bugün ()
/
  1. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    Demin eşyalarımı düzeltirken eski günlüklerimi buldum. Ta 2013-14 yılı. Allahim neler yazmışım. Nasıl bir kafa? Kendimden utaniyorum su an. Hayir başkası okusa sictim. Yok böyle bir şey. Yok aşık olmuşum cocuk bana goz kırpıp ertesi gun başkasıyla el ele tutuşmuş. Vay aq hatırlamıyorum bile. 8. Sınıfta yazdiklarim var. Mert, tugay, furkan uclemesiyle seneyi bitirmişim. Simdi çocukları görsem tanımam bile. Allah beni alsın, akıl fikir felan versin. bu da 8. sınıf tipim
  2. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    başak.. senden sonra bir süre kendime gelemedim. toparlamam öyle kolay olmadı. aslına bakarsak alışmak çok zordu. öyle basit birşey değil inan bana hayatını geleceğini hayallerini yalnızca bir kişiye ayırıp daha sonra ondan ayrı kalmak hiç de kolay değil. ne kadar acı bir. tecrübe olduğu hakkında en ufak tecrüben bile yok. hiç yüzüstü kalmadın ve aldatılmadın. bütün alışkanlıklarından vazgeçmek zorunda kalmadın. bu yüzden anlamanı beklemiyorum senden. senden sonra bi takım şeyler denedim seni unutmak için, fotoğraflarını yaktım. sevdiğin şarkıları dinlemedim bi daha. beğendiğin herşeyden nefret etmeye çalıştım işe yaramadı ama daha sonra çok sigara içmeye başladım, sigara efkar dağıtır derler ya yemin ederim yalan. her nefeste biraz daha doldu özlemin ciğerlerime ve gözlerimi yaşartan sigara dumanı değil yokluğundu sadece. sonra içinden bir ses daha öncede yaptığım gibi git dedi buralardan. git bir daha dönme. onun yaşadığı şehirden uzaklaş anılarından kaç, herşeyden uzaklaş. olmadı, yapamadım. insan giderken geri de bırakamıyor ki kalbini en sevdiğim renkti siyah. benim için simsiyah olurdun bu kahrolası dünyada o kadar karanlığın içinden doğan bir umuttu gülümseyen yüzün ve ben yüzünü her avucuma aldığımı hayal ettiğimde, umudu ellerime bıraktığı için şükür ederdim tanrıya. sonra gittin işte umudumu kaybettim. sonra siyah sevmekten de vazgeçtim. seni bu kadar çok seviyorum diye sakın kendini bişey zannetme çünkü benim seni sevdiğim kadar güzelsin. sana herkesten farklı baktığım sürece özelsin. şimdi acı çekiyorsam özlüyorsam üzülüyorsam seni hayla yokluğuna alışamadığım için çok sevdiğimdendir. yani sen kalbimi kırıyorsun ya benim kırılganlığım sana olan sevgime aslında. emin ol oda zamanla son bulacak. ama unutma bir gün o kadar çok mutlu olacağım ki o kırıklar en çok sana batacak. senden sonra, senden sonrası hiç olmadı. ne yaşadığımı bildim ne sevdiğimi ne de sevildiğimi. öyle bir boşluğa attın ki beni değil bi çıkış yolu, kendimi bulamıyorum hayla. farklı birileriyle her şeyi baştan başlamayı denedim. bunun sebebi de yine sensin. ama bu da olmadı. kime sığındıysam seni daha çok hatırladım, kime sarıldıysam senin kokun değdi burnuma. en çok senin saçlarını sevdim en çok seni düşündüm öyle ya en çok sen acıttın içimi. dilerim ki en mutlu olduğun anda kırılsın bütün umutların. sana kıyamadığım kadar çok kırıldım. benim gibi ol eksik kal, hep biraz yanım. ağla sevgilim ağla sayamadığım o kadar çok ahım var ki sana tırnağın kırılsa beni hatırla'
  3. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu aralar acayip yalnız hissediyorum ve fazlasıyla sevilmek istiyorum
  4. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇çimde bir ateş yanardı eskiden. bazen harlanır bazen usul usul ısıtırdı beni. günler, aylar geçti. sen su döktün o ateşe. her gün. başlarda küçümsemenle yaptın bunu. sana olan sevdam çok geldi belki de. ağır geldi ateşim. sıradan bir insandın sonuçta; biri bu kadar sevilmemeliydi. sonradan sinirinle yaptın. büyüklüğünle. ağırdın bana belki, senin için, senin yanında çok ama çok basit kalıyordum. hatta kendini daha iyilerine layık görüyor da olabilirdin. sonuçta ben neydim ki? senin anlat anlat bitirilemez özelliklerinin yanında benim ahım şahım hiçbir yanım yoktu. dönüp bakılacak, parmakla gösterilecek biri olamamıştım. ortamlarda aranan ‘o’ kişi ben değildim. sendin. zamanla oldu. birden bitmedi hiçbir şey. aşama aşama ben yandım, sen ateşimi eşeledin. tavırların sevgimin gereksizliğini vurguluyordu sanki bana. sonuçta senin böyle birini sevmen mümkün değildi. hatta bu vakitlerde bu çocukça da denebilen bir hayranlıktı. aşkım bile alt kategorideydi. senin olgunluğunla yarışamaz haldeydim. ve biz son aşamaya geçtik. yıpratmaların da had safhada olduğu o aşamaya. benim geri çektiğim, küllerim içine çöktüğüm, soğuduğum, soğuğumun seni de çarptığı o vakte. beni yeniden ateşlemek için yanardağ olmana gerek yoktu, lavların beni ezer geçerdi sadece, hafif hafif sevsen, közlerime birazcık üflesen, eğer senden geriye bana bir şey kaldıysa ben zaten tutuşacaktım. ama tutuşamadım. belki de hiçbir şey kalmamıştı. benim sönme vaktim gelmişti. belki de ben kendimi gerçekten bitirmiştim. bilmiyordum. ama olmuştu işte. şimdi ben havaya dağılırken parça parça, sen harlı bir sinirle tutuşmuş püsküre püsküre yanıyordun.
  5. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    moralim bozuk olduğunda suratım öyle bir çirkin oluyor ki kendimden nefret ediyorum.
  6. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok yoruldum sözlük güçlü görünmekten , mutlu görünmekten , anlatamamaktan , anlaşılmamaktan , sahte seni seviyorumlardan ,samimiyetsiz her zaman yanındayımlardan , kusur arayan bakışlardan , çıkar dolu arkadaşlıklardan, hiç gerçekleşmeyecek hayallerden, hep bir arayış içinde olmaktan , sürekli başarısızlıktan , insanlardan insanlıktan belki de insan olamamaktan çok sıkıldım çok yoruldum...
  7. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sabah 6'da uyana(maya)cağım.
  8. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün bu saatte neden bu aklıma geldi bilmiyorum. yani tam da şu an farkettim ve uzun zamandır doğrusu soğuduğum bu ortamla paylaşmak istedim. hep değeri sonradan anlaşılan bir eski sevgili oldum ben. yani aslında hep değersiz ama bir o kadar değerli üniversitede 5. senemdeyim ve lisenin başından beri uzun olması hayaliyle yola çıktığım ve en uzunu 1 yıl süren 4 ilişkim oldu. birisi hariç hiçbiri pişman etmedi ve hep iyi ki yaşadım dedim. her biri bana bir şeyler kattı. bazılarınız biliyor ya, beni ciddi anlamda şair yaptılar. ben hiçbir ilişkimde ayrılmayı isteyen taraf olmadım ve tüm eski sevgililerim bir süre sonra bana dönmek istedi. ilginç kısmı şu ki hepsi de hâlâ gururlarından ödün vermek istemedikleri için başaramadı. anladım ki ben kızların sır verdiği o iyi çocuğum. değeri hep sonradan anlaşılan. peki ama bir şey sormak istiyorum hanımlar: neden kaybettikten sonra sizin için bu denli önemli olduğunu farkettiğiniz birisi için gururunuzu yenemiyorsunuz?
  9. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hiç gelmeyecek birini bekliyorum
  10. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ölmek istiyorum ama intihar etmek istemiyorum.
  11. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kesinlikle misafirperver bir insanım, severim misafirliği. amma şurada 1 haftalığına gelmişim evime ne gerek var allah'ın her günü misafire ey allah'ım:(((
  12. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu gün ağlamak için bir omuz aradım bulamadım, daha önce kendimi bu kadar yalnız hissetmemiştim.
  13. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sevgi çok garip bir şey. birini çok sevince ona bakıp sen ne güzelsin diyip ağlamak geliyor içimden. sen ne güzelsin çok güzelsin.
  14. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kalbim taşa döndü
  15. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ayaklarımı yerden kesiyorsun. okulda olsun , yemek yerken , yürüken hep seni düşünüyorum. acaba oda yedimi yemeğini , üşüyormudur, hastamıdır iyimidir , cannı sıkkınmıdır gibi deli sorular oluyor aklımda. o güzel gülüşünle rüyalarımı süslüyorsun. hayatımın yönünü değiştirdin gülüşünle her gecen gün dahada yaklaşıyorum kalbine.. seni düşünmek güzel şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel gülüşü dinlemek ayrı güzel, ben artık o gülüşü dinlemek değil görmek istiyorum bu hayatta.. parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. biraz heycan biraz da salıncagı başkası kapacak korkusu işte. başak , bir defa iyi geceler canım dedin. gecenin iyiliğiinden çok , canın olma düşüncesi yeşerir durur içimde. yaşamak ümitli bir iştir. gülüşünü sevmek gibi ciddi bir iştir.. gelişigüzel değil , yaşanılası gibi seviyorum seni aldığın hernefeste yanında olmak gibi seviyorum işte..ben senin en çok gülüşünü sevdim. buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi. önce aşka çağıran, sonra dinlendiren. bana her zaman dost her zaman sevgili.. gülüşünün üstüme sinmişliği var sevgili. bir bozuk saat gibidir yüreğim hep sende durur bu hayatta. belki biraz geç rastladım gülüşüne ama herşey geç gelmiyor mu yurdumuza? ve gülüşüne olmayan özlem hiçbirşeye benzemiyor sevgili. sana bir hayalimden daha bahsedeyim ; bir cafede kahve içeriz. şansımız varsa yağmurda yağar. sonra damlara anlam yüklemece oynarız. benim damlam senin alnından öper güzel şeyler olur belki. bence sen gel kahve içmeye… sadece varlığınla bile huzurlu bir yaşam yaratmana hayranım.. günlük programlarımın tam ortasındasın. konu sen olunca hayattaki herşey duruyor benim için. seninle telefon mesajlarımız da gülmeye bayılıyorum o gülüşünü gördükten sonrakii tepkimi ve hal ve hareketlerimi görebilsen keşke. aşk kelime değil bir cümledir. kurmak içinse özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.. ben daha ne isterim ki bu hayattan , hayatıma giren en iyi armağansın.. kadınlardan öyle şeyler cıkmaz sanıyordum ama ne zaman seni düşünsem içimden kelebekler çıkıyor be gülüşü güzel.. hayat donuk insanlar donuk.. seninle yıldızların altında kitaplar okumak ve daha sonra birbirimize anlatmak en büyük hayallerimden biri mesela bu hayatta. şak diye hayatıma dalan insan… öylesine biri değil yalnızca sen olduğunda bu kadar güzelleşebilirdi hayat. yalnızca sen olduğun için bu kadar güzel hayat.. sana birazda aşkımın evrelerinden bahsetmek istiyorum. i̇lk gülüşünü keşfedişim daha sonra kii aşama gülüşünü görmem ve gülüşünle tanısmam oldu. ilk iki evre olan görme ve tanısma evreleri aşkın durumuna göre yer değiştirebilir.. her iki durumda da aşk beklenmedik ve süprizlerle doludur. ben bu ilk iki evrede sana karsı olan sevgimi hissettim… bir diğer evresi de yukarıda da bahsettiğim gibi içimden kelebeklerin cıkmasıydı.. sensizlik de bir eylemdi.. bunaltıcı gecelerde, pencerenin önüne oturduğumda anlıyordum ki sensizliği bile senle yaşıyordum.. sonrası mı, hep hasret , hep gülüşüne yazılanlar… bir kalem alıyorum başlıyorum yolculuğa… seyyah oluyorum her harfimi yoluna kurban eden. önce bir harita çiziyorum, gülüşünü işaretliyorum bütün yollara, ömrümün hazinesine , gülüşüne çıkarıyorum bütün yolları.. mutluluk topluyorum uzak diyarlardan, pencerenden sızsın diye güzel gülüşüne… kalem yorgun, gece uzun, düşlerimden devam edeceğim senli yolculuğuma… hadi çık gel duam gibi… gel gönlüme, düşüme.. yazsam daha çok yazarım , ben artık yaşamıma yerleşen o gülüşü istiyorum… ama olmayacak biliyorum. başlangıç: 03:14 gözlerim kapanmak üzere'
  16. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    günaydın. kuşlar cıvıldamaya başladı ve ben ders çalışıyorum
  17. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    evden çıktığım an, annemi özlemeye başlıyorum. sanırım 7 yaşındayım
  18. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ne hissettiğimi bile hissedemiyorum artık.
  19. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    nickimi sen anlat karadeniz falan yapsaydım dizi başladığında isim hakkı falan der para alırdım belki. evet oturdum bunu ciddi ciddi düşündüm
  20. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    temasayak hesabımı çok özledim. modlar bi bakın hele belki veritabanında kalmıştır 3 5 bişey atarım ayıpsınız.
  21. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    takıntılıyım. hemde insanlara karşı. bir kere sevince çok zor vazgeçiyorum. tamam "biz iki güne mi vazgeçiyoruz aw" demeyin. ama benimki öyle böyle değil. gözümü kapatıyorum mert,açıyorum mert,okula gidiyorum sınıfta otururken aklımda yine mert. i̇şe gidiyorum mert,çay içerken mert. onunla ilk gittiğim kafeye gidemiyorum mesela onunla anımız taze kalsın. çünkü oraya ilk onunla gitmiştim.o kafeyi sadece öyle hatırlayabileyim diye. bazen o kadar çok aklıma geliyor ki tamam çık git diye sesli konuştuğum oluyor. artık arama motorumda ilk onun ismi çıksın istemiyorum. sevilmek istiyorum. benim sevdiğim gibi olmasa da. artık düşünmek istemiyorum.
  22. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    geçen bir arkadaş benim yaptığım bir şeyden dolayı diğer arkadaşı teselli etmeye çalışırken ‘amaaan olmasaydısonumuzböyle’yi bilmiyor musun duygusuz işte takma bunları’ dedi. bilmiyorsun kardeşim duygusuz değilim aşırı duyguluyum ama bilmiyorsun bu gidişte bilmeyeceksin de. her şeyi illa açık açık belli mi etmek lazım. hayatında gördüğün en duygulu insan ben olabilirim o derece duyguluyum. ama belli edemiyorum sadece sorun bu.
  23. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yarın 2 tane vizem var ve ben oda arkadaşımın saçlarını kesiyorum
  24. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    saat 00.00 dan önce çok güzel bi entry girdim. şu an yalan oldu. pişman mıyım evet ama böyle de delikanlıyım. dipnot: aklımı sikeyim
  25. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    gecenin bir yarısı sezen aksu şarkısında aklıma geldin,yüzümde hafif bir gülümseme,gözlerimde ufak bir dalgınlık, ve içimde koca bir yangın. ben o ânın acısını nasıl tarif edebilirdim bilemiyorum,bende bıraktığın enkazın içinden,sağ çıkmayı beklermiş gibi, koca bir enkaz içinde ben ,ve tek sebebi sen.
/