bugüngündem
bugün ()
/
  1. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sözlüğe uzun zaman sonra uğramak tuhaf hissettirdi sanırsam. yazılan entireleri girip girip çıkıyorum yazmaya elim gitmiyor. geride bıraktığım çok şey olduğunu farkettim. iyi ki de bırakmışım. boynum bükük ama mutlu bi balığım..
  2. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇nsanlardan soğuyorum. en yakın veya en uzak soğuyorum işte. herkes bi aşktır tutturmuş gidiyor tek sorun sizin o 1-2 sene sonra unutacağınız aşklarınız değil tamam bende çekiyorum o acıyı ama hayattaki tek derdim bu değil. eskiden bende hayatımın merkezine birini koyardım her şey ondan ibaretmiş gibi davranırdım. muhtemelen yahudi adlı kullanıcımız ya sallama be diyerek okuyacak bunları. çünkü içinizde beni en iyi tanıyan o. yapmayın arkadaşlar kimseyi hayatınızın merkezi yapmayın. belli amaçlarınız olsun hedefleriniz olsun. yarın bi gün dünyadan göçüp giderken bi boka yaramamışım demek yerine ulan dolu dolu ömür geçirmişim deyin. hiç kimse ömrünüzü yaktığınıza değmez.
  3. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çarpım tablosunu hiçbir zaman ezberlemedim
  4. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sanırım ileriki hayatımdan spoiler yiyorum. birkaç hafta sonra “sözlük yazarlarının en sevdiği şarkı sözleri” gibi bir başlığa “sarı saçlarına deli gönlümü bağlamışım; çözülmüyor” yazacağım gibi geliyor. hayırlısı. umarım yanlış yapmıyorumdur. iyi geceler.
  5. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    dersane matematik öğretmenimi fake hesapla trollemistim kayseri'de otel otel gezdirip resepsiyonlarina fake hesabimin adını sordurmuslugum vardır aq abazasi selam çılgın kız diye mesaj atarsan bende seni surundururum tabi aq (bkz: iste adami böyle sikerler)
  6. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    16.12.2017 izmir anathema konserinde yere masaj kartı düşüren bendim, itiraf edeyim dedim.
  7. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    online listesinde haz etmediğim yazarların nerede bulunduğunu az çok biliyorum,o kısımlara geldikçe hızlı hızlı geçiyorum ki okumayayım o nicki.görmesi bile sinir ediyor beni.
  8. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    temas edilince gözlerimi dolduran meseleler var. hayatımın bütünü içinde ufak ancak belli bir kesitinde kocaman görünüyorlar. mezun olamadım. i̇ki dersimin kalmış olması,3 aydır her gün işe gitmem, bir davanın sanığı için beş sayfa savunma yazmam, bilmem kaç dava klasörü incelemem hiçbir şey ifade etmiyor orada oturan kalem memurları için. yetki belgesi yalnızca avukatlara verilir, sen stajyer bile değilsin daha öğrencisin dosyayı görme yetkin yok diyerek alıyorlar elinden dosyayı mesela. adliyelerin kalem odalarında büyüyen birisi olarak alışkın değilim kalemde bir talebimin geri çevrilmesine. çok da bir şey isteyen bir çocuk değildim, çizdiğim resmi delmek için delgeç isterdim ablalardan. bazı abiler de uçak yapmayı öğretirdi bana. bugün de istediğim alt tarafı müzekkere cevabının gelip gelmediğiydi. sabahın dokuz buçuğunda hiçbir öğrenci keyfi gelip dosya incelemez sanırım. evet yetki belgem hukuksuz, evet henüz stajyer bile değilim, evet hâlâ öğrenciyim. adliye koridorlarında koşarak büyüyüp adliye köşelerinde ağlamak ağır geliyor insana. hiç tanımadığı birisinin nasıl böyle yaralayıcı olabileceğine şaşırıyor. bir tanıdıkla karşılaşmamak için tuvalet ararken keşke seninle karşılaşsam dedim. neredesin? ben tüm bunları yaşarken sen neredesin? seni önemsemediğimi düşünme dedin. mümkün mü bunu düşünmemek? ben neler neler düşünüyorum, nerelerden düşüyorum, sen neredesin? bazen ailemin beni çok yanlış yetiştirdiğini düşünerek onlara kızıyorum. saygı ve sevgi içinde büyüyünce insan herkesten bunu bekliyor. oysa dünya benim büyüdüğüm fanus gibi değil, insanlar saygısız; insanlar sesini yükseltmeye ve karşısındakini yetkisiyle ezmeye bayılıyorlar. sevgi benim gördüğüm, tanıdığım, hissettiğim gibi yaşanmıyor. i̇yi niyet kimi zaman kazansa da bu meslekte çoğu zaman yok sayılıyor. hamdım, pişiyorum, ancak yana yana pişiyorum. edith piaf'ın dediği gibi, dua ediyorum çünkü aşka inanıyorum.
  9. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    8nci sınıfa kadar altıma işedim.
  10. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    https://i.hizliresim.com/8NBkkd.png Ben bu mesaji alinca az once kizilderili naralari attim lan yurtta. Atılmam insallah... Ya haftasonu haber vericekti vermedi moralim baya bozuldu sonra bu sabah sicacik gulumsemesiyle gunaydin dedi icim isindi o soguk anatomi labinda. Ya beni mutlu etmek bu kadar basit be kizim... Allahim nolur guzel bitsin nolur ya
  11. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yarın antidepresana geri dönüyorum.
  12. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    geceleri içlik olarak kullandığım taytla yatıyorum
  13. 17
    +
    -entiri.verilen_downvote
    herkesten gizli her gün sabaha karşı 4'te uyanıp hint dizileri izliyorum.
  14. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    parasız, işsiz, kpss, anksiyete, aile, çevre, arkadaş, kadın her şey ama her şeyden bıktım. götüm yemiyor ya kaçıp gideyim ya da kendimi öldüreyim. bu korkaklıktan eziklikten de sıkıldım daha ölmeyi bile beceremiyorum. en fazla buraya yazabiliyorum.
  15. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hemen hemen çoğu sabah gördüğüm alt komşumuz olan bir dede var ve bana her gördüğünde o samimi ses tonuyla iyi dersler evladım tarzı şeyler söylüyor. i̇şte bu yüzden bu sıralar birkaç sene önce kaybettiğimiz dedem daha çok aklıma geliyor, daha çok özlüyorum onu. yeni yeni anlıyorum onun yokluğunu. o zamanlar küçüktüm farkında değildim hiçbir şeyin ama babamın neler hissettiğini biraz anlamaya başlıyorum sanırım. not: komşu dede sağ olsun sayesinde her sabah dedeme 3 kuluvalla 1 elham(halk dilinde) okuyorum.
  16. 9
    +
    -entiri.verilen_downvote
    iki sene önce kendime bir kapüşonlu almıştım bedeni smalldu ama yine de bana baya büyüktü. eve geldim koltuğun üzerine bıraktım odaya girdim babam giymişti. bu ne bu bana küçük daha büyüğü yok muydu dedi ben tabii anlamadım. boş boş suratına baktım. bana almadın mı dedi o öyle diyince hayır diyemedim evet baba dedim. bu küçük ama dedi yarın değiştiririm dedim gittim değiştirdim başka bir taneyle. hâlâ görünce hüzünleniyorum sidjnd
  17. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    merhaba yine ben geldim. defalarca yazdım buraya aynı cümleleri. her cümlemde anlatmaya çalıştım kendimi. okunup okunmaması umrumda değildi. ama eğer okuyorsan bu yazdıklarımı lütfen bana yardımcı ol. henüz hayatının daha başında olan 18 yaşında bir bireyim. 1-2 ay öncesine kadar hayatım hiç beklemediğim kadar güzel gidiyordu. arkadaşlarım vardı. beni sevdiğini düşündüğüm bir kız arkadaşım vardı. her nefes alışımda içime huzur doğan bir kudret vardı. bunların hepsi teker teker yok oldu. her nefes canımı acıtmaya başladı. ciğerlerim ağır gelmeye başladı artık. etrafımda samimiyetsiz gülücükler görmek ağır gelmeye başladı. her gün yeni bir darbe yemek ağır gelmeye başladı. ne yapacağımı bilemez oldum. i̇çimde çok büyük bir yalnızlık alevi var sönmek bilmeyen. lütfen yardım et bana.
  18. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sabah okulda sunumum var, gözlerim ağlamaktan delicesine şiş, o kadar şiş ki tam olarak açamıyorum bile görüş alanım daraldı düşünün ama lanet olsun durduramıyorum kendimi ve bu göz yaşları da hiç bitecek gibi değil. i̇nsanlara bir şeyler anlatmayı geçtim ayakta durabilecek miyim bilmiyorum. gitmezsem grup arkadaşlarımı yarı yolda bırakmış olacağım, final notum 0 olacak ve dersten kalacağım ama yataktan kalkıp giyinip hazırlanıp hayatıma bir şey yokmuş gibi devam edebileceğimi sanmıyorum. zaten bu gözlerle okulun yolunu bulabilirsem helal olsun bana.
  19. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yazmıyorum di mi lan uzun zamandır buraya. üç beş kelam edeyim bari. dokuzuncu sınıfa başlarken aldığım bir sweatshirt var. okul önlüğüydü. bugün üniversitede ikinci yılım. 6 yıl olmuş. 14 yaşından 20 yaşına yani. 1 cm bile uzamadı şu boyum. gayet rahat giyebiliyorum o sweatshirti dışarıda. o yüzden yeleklerim, giysilerim falan hep eski. başlarına bir şey gelmedikçe hiç büyümediğim için yenisini de almadım. misal şu an üzerimdeki sweatshirt de ya 3 ya 4 yıllık. sevmiyorum alışveriş yapmayı. boyumun 170(belki 2-3 cm daha uzun) olarak kalmasını da sevmiyorum. hayatımın ilk 14 yılını yaşıtlarımdan hep uzun ya da göz hizasında geçirmişken 15-16 yaşlarında hepsinin benden uzun olması, aynı mahallede oturduğumuz ve son gördüğümde boyu 140 olan kızın bugün benden uzun olması benim özgüvenimi kırıyor çok. boy takıntımı belli etmemeye çalışsam da edemiyorum. çok kısayım amk ve bu benim suçum. olmayadabilir ama yükleee omza sorun yok. ortaokulda bi ara ilaç kullandım. kilo yaptı. o kiloları geri veremedim hiç. aslında bakarsanız vermek için uğraşmadım da. o güne kadar yesem de kilo alamıyordum, şimdi yemesem bile veremiyorum. vücudumun o zamanlar dayanıksız olduğunu şimdiyse daha iyi durumda olduğunu, bunun normal olduğunu söylediler. kimse de demedi bu çocuğun fiziksel gelişimine ne oldu diye. yine o ortaokuldan liseye geçiş sürecinde dişlerim çarpıklaştı. bunu da çok takıyorum kafaya, hiç fotoğrafım yok dişlerim ortadayken. yalan yok gerçekte bile gülerken başımı eğiyorum. ha dersen çok mu fotoğrafın var sanki, o da yok. annemin memleketinden kalma bir ten rengim var. bu durumu birazdan başka bir entryde anlatacağım. misal o da beni aşırı kısıtlıyor. sakalım da kıvırcık, saçım da biçimsiz. şimdi bakarsak bunların hiçbirini ben seçmedim. hepsi de birden oldu benim yaşantım böyle değildi çocukken. yemin ederim son kez hatay'a gitmeden evvel bu kadar esmer dahi değildim ahsdgdf ama o liseye geçerken birden öyle bir şekillendi ki dış görünüşüm. cidden zulüm. neden zulüm çünkü bu zamanın normları farklı. sevgiden çok güzelliğe bakılan bir dönemdeyiz. sen bakmıyor musun lan dersen bakabilecek konumda olmadım hiç. olsam da bakmazdım ama zaten. polisin hakkında teninin rengiyle kanaat kullandığı bir dönemde bir kadına çirkinim ama sev beni demek? zor. insan bu kadar şeye düşünüyor madem böyle olacaktı niye o kadar çok döndüm ben bu ölümden diye. yani yaşayacak güzel şeyler olurdu da dönerdi insan di mi? hani bana şimdi diyebilirsiniz başına kötü bir şey gelse, hasta olsan, canın yansa falan hayatın kıymetini anlarsın. zaten direkt bunlarla başlamıştım hayata ben. biliyorum nedir ne değildir kaldım da hayatta zaten diyeceğiniz gibi yaptım hepsini. ne halta yaradı? neyse artık en azından içimde kopan bir fırtına yok. dalgalandık da durulduk. hatta o kadar durulduk ki tüm günümü yataktan çıkmadan bile geçirebilirim. ortam varsa ailemle yaşamama rağmen kimsenin de haberi olmaz markete falan yollamak gerekmedikçe. iyi yanlarım belki varlar sağolsunlar. bunları görüp bana yoldaş olacak birine ihtiyacım var ama işte. aksi halde onlar da bir işe yaramamanın verdiği yük hariç hiçbir işe yaramıyorlar. kafamda biraz huzura ihtiyacım var fazlasına değil. bunu tek başına yapmaya çalıştığımda hayatımı çok saçma noktalara getirdim. hiç işim olmaması gereken saçma karşılaşmalarda buldum kendimi. yani becerebilirim gibi durmuyor. bunu becerememeye zayıflık da diyebilirsiniz anlarım. yani yalnızım. ve bu anlattığım yalnızlığı asla alelade biriyle doldurmaya çalışmayacağım. sempatim olmayan birine arkadaş, yakınlık duymadığım birine dost, sevmediğim birine de sevgili demeyeceğim. bunları diyorsam ciddiyimdir ama bakın. iyi bir arkadaşsın dediysem iyi bir arkadaşımsındır, dostumsun dediysem harbiden iyiyizdir, seviyorum diyorsam da cidden seviyorumdur. bunlardan vazgeçmem diyorsam da vazgeçmem siz istemeyene kadar. o yüzden böyle yalnızım işte ahsdgdf hayatımda yaptığım tek hırsızlık da baya ufakken bakkaldan çaldığım dondurmaydı. ustalıkla da çalmıştım cidden ama eve geldiğimde yediremeyip anneme söylemiştim. o da beni dövüp bakkala parasını ödemişti. ulan hatamı anlayıp sana söylemişim zaten niye dövüyorsun. asla anlamayacağım bu kadını. umarım da anlamam zaten. neyse. ayrıca o halıyı da ben yakmamıştım. o düğmeyi de kapatabiliyordum ama başımda cehennem zebanisi için bekliyordun ve elim ayağıma dolanıyordu. bunlar ufakken annemden yediğim haksız dayaklardı. bir kere de eve gelmedim diye dövmüştü ama haklıydı baya 3-4 sokak ötede geceye kadar parkta oyun oynamıştım. hastasın zaten diye dövmüştü, hastaysam niye dövüyorsun amk. ahdgfd mantığa bak. babamdan dayak yediğimi pek hatırlamıyorum. bir kere alarm çaldığında uyanmamıştı uyandırayım demiştim de telefonu bana fırlatmıştı ama duvarda patlamıştı telefon o geliyor aklıma. bir de onuncu sınıf falandı sanırım bi sabah bi sağ bi sol iki tane tokat atmıştı okul yolunda yalpalayarak gittiydim. sonra akşam geldi baktım yüzüme bakamıyor ahsdgdf barışmıştım hemen. bu konu ne ara küçükken yediğim dayaklara geldi ben de bilmiyorum ama itiraftır. dur biraz histerik goygoy katalım. ulan beeeeeeee hayatın vurduklarının yanında bunların lafı olur mu beeeee ah albayım ahhh beeeeeeeeee.... neyse bitireyim entryi. buraya kadar okuduysanız da teşekkür ederim ne anlattım inanın hiç bilmiyorum.
  20. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇nsanları yarı yolda bırakmak gibi bir huyum var çok şükür
  21. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    aga az önce buraya 5 satırlık bir itiraf yazdım gönder tuşuna basamadan sildim bu da böyle bir itirafım olsun..
  22. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün dershanede ders var diye okuldaki dersi ektim ama suçluluk duyuyorum resmen, içimde bi huzursuzluk var niyeyse
  23. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    şu anda kan veriyorum aşırı heycanlandım smsmmsmsksms
  24. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sms’i whatsapp’tan çok daha fazla seviyor ve samimi buluyorum, sadece çok değer verdiğim insanlarla sms üzerinden konuşuyorum ya da buna çabalıyorum. sms attığım ama ısrarla whatsapptan yazan kişiye de antipati beslemeye başlıyorum burası baya garip
  25. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    aslında yüzüne güldüğüm insanların hiçbirini sevmiyorum, espiri üzerinden yaptığınız eleştirileri götünüze sokun piçler
/