Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 6
    +6
    -0

    yaşıtlarımın düğün davetiyeleri kadar beni bunalıma iten çok az şey var; bu haftasonu da iki düğüne davetliydim, ikisine de gitmedim, onun yerine kara bahtım kör talihime, yalnızlığıma, ve aksiliğim ve geçinmesi zor yapım yüzünden muhtemelen yalnız olacağıma lanet edip bütün gün yatakta yattım durdum, sanırım depresyondayım kimseye çaktırmasam da. beni seven ve sevdiğim birine ihtiyacım var, aksi gibi kimse de yok.

    yaş kaç? 30 falan herhalde. evde kaldım diye karalar bağladığına göre. - la grande aquile 30 Ağustos 2017 10:41
    2 26 - patriot 30 Ağustos 2017 10:46
    ohooo daha gençsin. 30'un üstüne çıkınca düşün bunları. - la grande aquile 30 Ağustos 2017 10:48
    4 yaşıtlarımın çocukları ilkokula başladı. benim takıldığım ortama bak - patriot 30 Ağustos 2017 10:49
    ablam 29 yaşında. 3 yıl önce tam senin yaşındayken evlendi. kuzenim(kadın) 32-33 yaşında evlendi. diğer kuzenim(kadın) erken evlense de 34-35 yaşlarında çocuğu oldu. yani kendini üzmemeye, kafana takmama çalış sayın yazar. geç kalmış değilsin. bir yere yetişme acelen de yok sanırım. 4-5 çocuk falan istemiyorsun değil mi? :)) kısmet meselesi. bir gün çıkagelir karşına o kısmet. hayırlısıyla. - la grande aquile 30 Ağustos 2017 10:58
    2 ahahah herkes mesaj atmış üzülme falan diye. ya ne üzüleceğim ordan bakınca evlilik meraklısı bir kız gibi mi duruyorum. sadece yalnız olmama üzülüyorum - patriot 30 Ağustos 2017 13:02
    :dd - la grande aquile 30 Ağustos 2017 13:08
  • 2
    +2
    -0

    geçen gün anneme sinirlendim ardından da bulaşıkları yıkamaya gittim ve 2 tabak 1 bardak kırdım annem bilse canımı okur

  • 0
    +2
    -2

    hoşuma gitmeyen entirileri gördüğümde eksilemek için alarm kuruyorum. sekiz dakika sonra bir eksi daha atacağım.

  • 1
    +1
    -0

    yine bi deliliğe karıştım ama içimi sorgulamak istemiyorum. sorgulamaya kalksam içinden çıkamayacağım. sadece sebebsiz gülmeyi özlediğimi hissediyorum geri kalan hislere kapılmak istemiyorum.

  • 3
    +3
    -0

    ölüyorsun. 
kızamam ki sana.
birine öldüğü için kızılmaz ki. küfredilecek bir neden olamaz bu. sövülmez durup dururken bu yüzden. kalkıp da neden ölüyorsun denilmez. 
onun yaşamıdır sonuçta. sen onun dışında kalan bir şey olursun, ona dahil olamayan. o kendi içind çoktan kabullenmiş ve buyur etmiştir ölümü. bedeni de tam gaz ilerliyordur o yolda. son nefesleri tükeniyordur yollarda. boynuna vuran her nefese şükretmek kalır sana. 
bir o kalıyor işte. 
son solukları. 
tatlı solukları. 
ölene kızılmıyor işte.
hayat sana ne yaptı, ölme de denilmiyor bu lanet yaşamda.
kabul ediyorsun sessizce.
seve seve olmazsa sike sike. 
mecburen tamam diyorsun.

  • 5
    +5
    -0

    boşluktayım.hani sezen aksu'nun "bir boşluk ki asla bitmeyecek" dediği tarzda bir boşluk bu
    boşluktayım çünkü kendimi affedemiyorum,yaptıklarım ve yapmadıklarım yüzünden kendimden tiksinir boyuta geldim.zamanında siktir git hayatımdan demediğim için,diyemediğim için geceleri uyuyamıyorum.çünkü başıma da yıkılsa o benim evimdi.siz siz olun kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.ben bunu tecrübe ederek öğrendim ve çok acıtıyor.çünkü dünyalara değişmem dediğim o kadının gözünde ben hiçbir şeymişim meğer.

  • 88
    +88
    -0

    ...

    bir sabah instagram'dan gelen mesaj isteği ilişti gözüme. ;

    ''takip isteğimi neden kabul etmiyorsun?''

    tanımadığım bir kadın sabahın köründe bu mesajı gönderiyor, yanımda ise sevgilim derin bir iç çekerek uykusuna devam ediyordu...

    -kimsin ?
    +birkaç defa takip isteği attım, görmedin mi yoksa özellikle mi kabul etmiyorsun ?
    -kim olduğunu soruyorum ?
    +en yakın arkadaşının izmir'den arkadaşıyım.
    -amaç ne peki ?
    +şuan yazamadığının... yanında kız arkadaşının uyuduğunun, yaz okulunda olduğunun, hatta şuan beni engellemeyi düşündüğünün farkındayım, sadece konuşmak istiyorum, ben arkadaşın xxx'in izmir'den arkadaşıyım, seni birlikte attığınız bir fotoğraftan gördüm, önce arkadaşınla konuştum... bana sevgilinin olduğundan, mesajıma cevap vermeyeceğinden ve seninle ilgili bir çok detaydan bahsetti... (mahiyetinde uzunca bir mesaj...)

    önce cevap vermedim, birkaç gün sonra aynı kişiden tekrar bir mesaj aldım... ''dersler ağır sanırım, iyi çalış''...
    birkaç gün sonra tekrar, ve daha sonra tekrar.

    bu saçma mesaj trafiğini kesmek adına bir gece kız arkadaşımı arkadaşlarının yanına gönderdim ve başladım mesaj atan kişi ile konuşmaya.

    - teşekkür ederim her şey için lakin benim şuanda seninle konuşmam son derece yanlış, rica ediyorum mesaj atmaya devam etme...

    +biz seninle sevgili olacağız.

    -şaka falan mısın sen ? ne yapmaya çalıştığını bilmiyorum ama saçmalamaya başladın.

    +ben bu sene üniversiteye başlayacağım ve okuduğun şehre gelmeye karar verdim, evet, ailem fazlasıyla karşı çıkacak o kadar uzak bir yere gitmeme, farkındayım... ama olsun, kararımı çoktan verdim, geldiğim zaman görüşürüz, sınavlarına iyi çalış...

    bu konuşmanın üzerine arkadaşımı arayıp olan biteni anlattım, kendisi bana konuştuğum kişinin aslında son derece sessiz sakin tatlı biri olduğundan bahsetti, gördüğüm şey ise tatlılığın aksine oldukça farklı bir durumdu.

    aradan haftalar geçti, instagram üzerinden osym'nın sitesinden çekilmiş bir fotoğraf aldım.

    -dua et de kazanayım...

    evet, mesajı atan kişi oydu ve sadece okuduğum şehirdeki bölümleri yazmıştı.
    anlam veremiyordum.
    aklım almıyordu.

    haftalar sonra tekrar bir mesaj... ''kazandım''

    düşünüyorum, bir insan neden böyle bir şey yapar ki ? diye... mantıklı tek bir cevap dahi bulamıyorum, bunu yapanın muhtemelen kafasındaki birkaç tahta eksiktir deyip susmakla yetinebiliyorum sadece.

    birkaç hafta sonra.

    güzel bir sabah... okula giderken aniden karşıma çıktı.

    sadece fotoğraflarını gördüğüm, sadece attığı mesajlardan tanıdığım kişi karşıma dikilmiş iki çift mavi gözle suratımı süzüyordu.

    uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi elini uzattı... olayın şokundan çıkamadan ayak üstü bir tokalaşma ve tanışma sonrasında acelem var yalanıyla yanından uzaklaştım...

    takip eden aylar boyunca da sürekli olarak uzak durmaya çabaladım.

    bir defa olsun oturup sohbet etmedik.
    bindiğim otobüslere bindi
    gittiğim mekanlara geldi
    yürüdüğüm yollarda yürüdü

    her seferinde kafamı çevirdim... çünkü çevirmek zorundaydım.

    tersti işte.
    olmazdı.

    en kötüsü de korkuyordum... karşıma çıkan en cesaretli, en şirin, en samimi kızdı. ve ben bir şeyler hissetmekten gerçekten çok korkuyordum.

    ihanetti hem bu. başka bir şey değil... evet, belki süren ilişkim muazzam değildi. evet, belki hemen hemen her gün kavgalar ediyor, hatta sürekli ayrılıp duruyorduk lakin sonuç olarak bir ilişkim vardı ve benim oturup onunla konuşmam, tanışmam ihanet sayılırdı.

    bir gün okulda gördüm...
    kolundan çekip anlatmaya başladım.

    ''bak, çok güzel bir kızsın, karakterin, duruşun, zekan... gerçekten üzülmeni istemiyorum, git kendine bir sevgili bul, gül, eğlen, gez, toz, yeni geldin bu şehre, güzel vakit geçir, binlerce öğrenci var, ne seninle konuşabilirim ne de seninle bir şeyler yaşayabilirim, yanlış bu, ikimizi de zora sokuyorsun, yapma''

    yanından ayıldım, birkaç hafta boyunca onu hiç görmedim.

    bir gün tekrar bir mesaj...

    -oturup konuşalım.

    tamam dedim o gün ilk defa.
    tamam.

    buz gibi bir hava, dışarı karlı... 10 15 dakika kadar bekledim buluşacağımız yerde, okuduğumuz şehirde çoğu cafe yan yana olduğu için şehrin tamamen dışına çıktık, birinin görmesi isteyeceğim son şeydi.

    küçücük derme çatma ev yemeklerinin satıldığı bodrum katta bir yere girdik, az çok tanıyorduk birbirimizi, kendisi izmirli olduğu için, soğuğa pek alışık değildi... bir yandan kat kat giydiği atkılarını berelerini çıkarıyor, bir yandan elindeki mendille burnunu silmeye çalışıyordu.

    yaş pasta ve nescafe ısmarlamıştı o gün...
    oturduk, konuştuk yarım saat kadar... gideyim ben dedim. bırakmadı.
    kalkıp farklı bir yere oturduk, başladı anlatmaya...

    babasını seneler önce kanserden kaybetmişti... abisi ve annesi ile yaşıyordu, en büyük hayali istanbul'a yerleşip istediği işi kurmaktı, fotoğrafçıydı ve bunu gerçekten aşkla yapıyordu. tesbihe olan merakımı sadece yakınlarım bilir... babasının tesbihini hediye etmişti o gün.

    ilk defa bu kadar önemli bir hediye almıştım, o kadar garip geliyordu ki hiç tanımadığın birine babandan kalan son hatırayı teslim etme fikri...

    meğersem sevgilimden, hatta arkadaşlarımdan daha fazla tanıyormuş beni.

    nereli olduğumu, nerede yaşadığımı, ailemi, sevdiğim şeyleri, gittiğim yerleri... hakkımdaki çoğu şeyi biliyordu.

    neden buradasın diye sorduğum zaman ; ''içimdeki şey o kadar kuvvetli bir şekilde sen diyor ki, o yüzden buradayım ben'' diye cevaplıyordu.

    aradan birkaç hafta geçti, devam sorunum olmadığı için istanbul'a döndüm, sadece sınavlara girmek için gidiyordum artık okula, bir gün tekrar bir mesaj aldım ;

    - sevgilini gördüm bugün xxx caddesinde... yanında bir çocuk vardı, konuşarak yürüyorlardı.

    fazlasıyla sinirlendim... ağzıma ne geliyorsa söyleyip konuşmayı tamamıyla kestim. haddini fazlasıyla aşmıştı artık.

    kız arkadaşımı arayıp böyle bir şey var mı diye sorduğumda tabii ki hayır yanıtını aldım.

    (sözde) taşlar yerine oturmuştu... kız arkadaşıma iftira atacak, aramızı bozacaktı.

    aradan 2 3 ay kadar geçti, ayrıldık.

    bilin bakalım biz ayrıldıktan sonra toz konduramadığım çok değerli sevgilimin konuşmaya başladığı çocuk kimmiş... ? :)

    evet, haklıydı. yalan söylemiyordu, iftira atmıyordu.
    amacı da sadece beni uyarmaktı.

    kendisine ulaştım, çok çok özür diledim... her şey için pişman olduğumu, yeni bir sayfa açabileceğimizi anlattım, cevap vermedi bir süre... fazlasıyla kırıldığını, yıprandığını söyleyip usulca kapattı telefonu.

    hava güzel...
    izmir de güzel...
    e uzun zamandır görmüyordum izmirli arkadaşlarımı da... bahanem hazır.
    basıp gittim izmire.

    ben kestim bu sefer yolunu.
    önce gözleri doldu, sonra sarıldı.
    kar yağarken bodrum katta bir yere değil, yol üzerindeki bir cafeye oturduk.

    bir buçuk aydır biriyle sevgili olduğunu söyledi.
    kızamadım... kızmaya da hakkım yoktu zaten.
    o kızdı ama, hemde çok... önce bana, sonra kendine.

    verdiği tesbihi masaya bırakıp hayatındaki adama vermesini ya da kendinde kalmasını söyledim, bende durmasının yanlış olduğunu anlattım, kabul etmedi.

    kırsan da, üzsen de onu sadece sen hak ediyorsun dedi, geri uzattı.
    seviyor musun onu dedim.
    çok dedi.
    yapacak pek bir şey yoktu, geri döndüm istanbul'a.

    bir daha görmedik birbirimizi hiç, ne ben onun yolunu kestim, ne de o benim.

    bir gece mesaj attı. önce konuştuk... ardından başladık tartışmaya.

    eski defterler açıldı...

    ve yoktu verebileceğim mantıklı bir cevap.
    haklıydı.
    sonuna kadar hem de...

    yanlış zaman, yanlış yer.
    tam olarak buydu aslında yaşadıklarımız.

    şimdilerde o boşluğa düşmemek için tutunduğu dalın yanında, bense bambaşka bir hayatta.
    bazı geceler mesaj atar, cevap veremem.
    tıpkı bugün olduğu gibi.

    doğum günün kutlu olsun. cevap veremedim gene.
    verecek cevabım yok çünkü.

    beceriksizin tekiyim sanırım.
    ve bunu kabullenmem lazım artık.

    aylar sonra yazdıklarıma baktığım zaman ders çıkartmak adına gönderiyorum bu entry'i sözlüğün derinliklerine.

    3 şey yazıyorum.
    unutmamam dileğiyle.

    anı yaşa
    korkma
    üzülmemesi gereken insanları sakın ola ki üzme

    31.08.2017

    16 uzun bir yazıydı ama okuduğuma değdi doğrusu.best-of'a girmeye layık bir yazıydı.ne desem bilemiyorum ama bak o kız sana karşılıksız sevgi besliyor.bugün böyle seven az bulunur.onu asla kaybetme.bu sefer onu bekleme sırası sende sanırım.beklersin ne olacak.o seni o kadar beklemiş.inşallah mutlu olursunuz. - helgendeejderhagordum 31 Ağustos 2017 05:11
    11 öyle ya da böyle hayatından böyle seven birisi geçmişken onun öylece geçip gitmesine izin verme. o ne kadar uğraştıysa öyle uğraş. ne kadar seversen sev asla seni gerçekten sevdiğine inanmadığın biriyle mutlu olamazsın. şüphen olmasın. onunla mutlu ol. bunu mutlaka yap. - hepsonradan 31 Ağustos 2017 10:05
    8 bakınız; (ciğer bırakılan entryler) - hayat zor 31 Ağustos 2017 10:29
    5 vay babayın kemüğüne. ne okudum la ben? ne diyeceğimi bilmiyorum. vay amk. - la grande aquile 31 Ağustos 2017 11:22
    9 esas kız degil belki ama esaslı kızmış....diğer çocukla seni unutmak için çıkmamasına da ayrı saygı duydum....eğer bir şekilde bir araya gelme şansınız olursa bırakma onu....uzuldum olmamasına :( - sparrow 31 Ağustos 2017 11:34
    6 aga efkarlandım mk.. üzüldüm senin adına be kardeşim ben inanıyorum bir gün yine yollarınız kesişecek.. - kara12 31 Ağustos 2017 22:37
  • 13 ben de dişi bir beyim. dişi bir bayan ne amk :d - la grande aquile 31 Ağustos 2017 11:23
  • 1
    +1
    -0

    bazen diyorum ki kapa bütün stalk hesaplarını isteseydi çoktan ulaşırdı sana.bırak yoluna bak diye.sonra yüzünü bi daha göremeyeceğim geliyor aklıma vazgeçiyorum

  • 3
    +3
    -0

    babam alkol (genellikle bira) kullanıyor hemde benim küçüklüğümden beri asla bana veya anneme zarar vermez yani içmesi bizi fiziksel olarak etkilemiyor. i̇çtiğini de üzerindeki kokudan yürüyüşünden yada araba sürüşünden anlıyorum küçükken umursamazdım ama şimdi 20 yaşıma değdim ve bugün ilk kez baba sen bira mı içtin dedim hayır dedi işten geliyorum ne içmesi ama o kadar eminim ki kokusundan belli bi kere ağzına bir kere bile alkol almamış olan ben bira kokusunu tanıyorum ya, bugün arife neden bunu yapıyosun yaşadığımız yer küçük bir yer neden elalemin ağzına laf veriyosun her şeyi geçtim benim en değerli varlığıma kendine neden zarar veriyosun ya geçen rüyamda babamın ast alt (karaciğer ile ilgili) değerlerini istiyodum bilinç altıma yerleşmiş ten rengi hep kırmızımsı zaten bi hastalığı olduğuna eminim zaten bi ara sürekli hastaneye gidiyordu ama doktorlar test sonuçlarından bi şey bulamadılar bazen babamın aramızdan ayrıldığı artık babiş diyemediğimi telefonu efendim yavrum diyerek açamadığını beni beyaz önlük içerisinde mezun olarak göremediği düğünümde beni kapıdan geçiremediği torunlarıyla oynayamadığını düşünüyorum o kadar çok acı veriyor ki anlatamam sözlük şuan bunları yazarken bile ağlıyorum o kadar çok isterdim ki şunu bırakmasını lütfen bi mucize olsun ve bıraksın lütfen

  • 5
    +5
    -0

    dibin en dibini boylamanın ne demek olduğuyla sınanıyorum. hayatımın arka fonunda bir hindu ağıt yakıyor. dünya üzerindeki bütün canlılar beynimin içimde bir birini kıstırmış... vaziyetin bokluğu üstüme başıma sıçramış. beni anca ab-ı hayat suyu paklar.

    son iki ayım ruhsal bunalımlar harikası oldu. ailenin o kadar da gerekli olmadığını anladım. olmasaydı da olurdu diyorum kendime. gelecek adına yaptığım bütün planlarıma destek olmamakla birlikte köstek oluyorlar. i̇pimi kopardım. evden ayrılacağım zamanı iple çekiyorum.

    çok sevdiğim kızla aileler yüzünden ayrıldık. i̇şin kötüsü beni terk ederken zil zurna ağlayan bu insan kırkım çıkmadan sevgili yapmış. i̇çimdeki harebeye kurşun sıkmış. i̇çimde gezen kıza isabet etmiş. sebep ne olursa olsun karektersizliğin dibindeki desenleri sıyıra sıyıra silmiş.

    "ben şimdi ne yapıcam amın feryadı"

    neyse küfre gerek yok. bir seçim yaptık olanları domino taşları misali izledik. sağlık olsun. tercih benimse suç da benimdir.

    2 dibin en dibini görmek, su yüzeyine en hızlı çıkmayı sağlayan yoldur sayın yazar. sadece sabır, kendine yetebilirsen bir daha kolay kolay sırtın yere gelmez 🙏🏼 - hasekikleoptrahz 01 Eylül 2017 02:27
    1 şu aile meselesinin konusu olan konuyu merak ettim. şey olursa yazabilirsin istersen. :)) güzel seçim bu arada allah yolunu açık etsin. destek lazımsa omuz vermeye vallahi hazırım ;) - devriksekiz 04 Eylül 2017 04:48
    eyvallah pirim. bu aralar bir akşamını çalabilirim :) - mumyax 04 Eylül 2017 12:59
  • 1
    +1
    -0

    babamdan her ne kadar nefret etsem bile ne kadar kötü bir şey yapmış olsa bile kızgın veya küskün kalamıyorum. ve şu an amcam yanımda horluyor.

  • 2
    +2
    -0

    acil -k a n k a- arıyorum.
    bu aralar yalnızlığımı hissettirmesin, düzenli günaydın, iyi geceler mesajı atsın yeter.
    başvurular kendim tarafınca değerlendirilecektir.
    soru edatlarını doğru yazbilen olması tercihimdir.

    edit: sözlükte kankacılık oynayan tipleri sevmem amacım knkcılık oynmk değil.

    yanında ekstra sos da alır mısın? dkskdjs - sessizbiri 01 Eylül 2017 18:09
    1 tl farkla zengin olmasını da ister misiniz - halaybasi 01 Eylül 2017 23:33
    gönlü zengin olsun yeter :d - abisininkamili 02 Eylül 2017 00:06
  • 2
    +2
    -0

    her yıl düzenli olarak kurban bayramında zehirleniyorum et bana dokunuyor ne zaman et yesem hastanelik oluyorum ve affet anne şuan et yiyorum bu gece yine ayaktasin

  • 1 en muhteşem şampuan aksini iddia eden keldir - hepsonradan 01 Eylül 2017 20:39
    bende kullanıyorum daha ferah oluyor kafam valla adfjss - poturcuk 01 Eylül 2017 20:51
    abi yemin ediyorum bak şampuanı köpürttüğüm an kafam üşüyor söyleyin bunu başka hangi şampuan yapıyor he - hepsonradan 01 Eylül 2017 20:55
  • 2
    +2
    -0

    bayram güzel geçmiyor. insanlarla konuşmak dahi icimden gelmiyor. güne hiç başlamamış gibiyim..2-3 saat once kapı çaldı. yengem geldi sanıp kapıyı dağınık bir sekilde açtım.tam arkami dönüp gidecekken karsimda komşu kızı

    - tuzunuz var mı? diye sordu. benim gözler yarı açık .
    1 dk canım deyip tuz verdim.
    geri dönüp uyumaya niyet edecekken az önce yaşadığım olay gercekse kız kesin korkmustur ve bir daha bu kapıyı calmayacaktir diye icimden gecirdim.

    sizinde moraliniz bozukken uyumak geliyor mu içinizden?
    kendimi anormal hissediyorum arkadaş!

  • 4
    +5
    -1

    bu gün bi miktarcık para topladım ordan burdan annemde bayramlık al diye para verdiydi paraların içinde 25 lira civarında bi para kaybolmuş ara ara bulamadım normaldede pek maddi durumu iyi birisi değilimdir paraya üzülüyodum baya baya hemde sonra birden parayı sütyene koyduğum aklıma geldi mutluyum darısı sizin başınıza

    1 halden anlayan birisi ne mutlu sdasdg - delinin_defteriii 01 Eylül 2017 23:34
  • 5
    +5
    -0

    iyi bayramlar.
    arkadaşlıkta ve manitacılık işlerinde yüzüm gülmediği için kendimi akademiye adamaya karar verdim. sonra 9 tane kedi alırım yaşar giderim. çünkü bu kalbim milletin anasının porselen takımının bir parçası değil arkadaşlar.
    iyi bayramlar

    1 i̇yi bayramlar - laylaylom 01 Eylül 2017 23:24
    1 hayırlı cumalar adlı video gelsi aklıma - mavi bereli 02 Eylül 2017 01:42
  • 0
    +2
    -2

    küçükken kız kuzenimle evcilik oynarken aldığım zevki hala başka birinden alamadım. ne güzel günlerdi be :d

  • 6
    +6
    -0

    8. sınıfta karşı apartmanımda oturan hoşlandığım kişinin evini gözetliyordum önce normal cama çıkıp bakıyordum sonra o apartmandan kadınlar beni şikayet etmiş sonra da cama çıkmadan nasıl bakarım diyip ayna düzeneğiyle bakmıştım :d

  • 5
    +5
    -0

    birinin entrisine yorum yapmadan önce entri sahibini stolklamak huyumdur

  • 3
    +3
    -0

    uzun süredir yalnız bu kardeşiniz kimseyi almıyor hayatına, tabi arada tanışmalar falan oluyor karşı cinsle ama hep bir şeyler eksik kalıyor(du). olmuyordu yani, muhakkak bir şey muallakta kalıyor ve başlamadan bitiyordu.
    sonra bir şey oldu ve biriyle tanıştım öncekiler gibi değildi.
    ben olgun bir insanın ne istediğini bileceğine ve bu şey karşısına çıktığında farketmek için aylara ihtiyacı olmayacağını düşünüyorum.
    nitekim öyle de oldu, tesadüfen karşılaştık ve tanıştık. ilk bakışta "bu o dedim, kesinlikle o aradığım kadın bu" .
    konuştuk, konuştuk... gün geçtikçe daha da hayran oldum. aşık oldum. dünyanın en güzel hissiyatı değil mi bu? mesaj gelince eli ayağın titriyor, sesini duyduğunda içinde bir şeyler hareketleniyor, ,için içine sığmıyor. böyle bir duyguyu kaç kez tadabilir ki bir insan yaşamı boyunca? kaç kez "bu o " diyebilir...
    neyse sevgili arkadaşlar sayfalarca onu anlatabilirim. hayallerimin merkezinde nasıl yer ettiğinden, aldığım nefese nasıl tesir ettiğinden bahsedebilirim. belki de 27 yıllık yaşantımın en güzel anlarının onunla geçirdiğim anlar olduğunu söyleyebilirim.

    sonuç mu ? yıkıldık arkadaşlar, hayallerimiz yerle bir oldu. kaybettik.
    yine, yine olmadı. ve ben artık güvenimi kaybettim.
    daha fazla uzatmayacağım, bunları anlatmam lazımdı okuduysanız teşekkür ederim.
    (not: belki birgün olur da dönerse, bu ateş yeniden yanarsa, bu yazı mutluluk içeren cümlelerle güncellenecek.)