bugüngündem
bugün ()
/
  1. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    uzun zamandır birine karşı böyle hissetmemiştim sanırım ..önceden insanların tarzına konuşmasına ve tipine bakarken şimdi hiçbir benzerliğimiz olmayan birine bağlanıyorum vazgeçtim dedikçe ondan bir hareket geliyor sanki kendi kendime gelin güvey oluyormuşum gibi hissediyorum ama bakışlarını gördükçe gülüşündeki sıcaklığı hissettikçe ben aşık oluyorum sanırım nasıl bir serttir bu yaktı kavurdu beni...
  2. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇nsan sev-mi-yo-rum.
  3. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bildiğim, duyduğum, öğrendiğim çok güzel şeyleri paylaşmak istiyorum; başkaları da bunlardan faydalansın diye. sonra aklıma hepinizin şerefsiz olduğu geliyor, vazgeçiyorum. suratınıza tükürmek isterdim ancak hangisine tüküreceğime karar veremedim.
  4. 17
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kız kardeşimle küçükken ortak bir kumbaramız vardı. bozuklukları biriktirir, canımız harcamak isteyince de hasılatı ikiye bölüp bakkalın yolunu tutardık. tabi o dönemde cips, kola, meybuz ve türevi abur cuburların tanesinin 25 kuruş olduğunu baz alırsak, hisse başına düşen 1 - 2 lira bile büyük paraydı. neyse, bir gün mahalledeki arkadaşlarla konuştuk, ertesi gün herkes pamuk elleri kasasına atıp ortaya para koyacak. totalde birleşen parayla da mahalle bakkalından şatafatlı bir top alıp bütün gün maç icra eyleyeceğiz... plan gayet net, başarılı olmaması için hiçbir neden yok. ancak... herkes üstüne düşen vazifeyi harfi harfine yaparsa... bakkaldan topun fiyatını öğrendik. aramızda matematiği en gelişmiş olan yavuz'a topun fiyatını kişi başına böldürdük. yavuz'un matematiği bizden daha fazla gelişmesinin sebebi de; bizden büyük olması. çünkü biz daha okula yeni yeni başlamamışız, çarpım tablosuyla falan boğuşuyoruz. yavuz yedişerlerde takılsa bile altışarları bile ezberlemiş, boru değil yani. kelle başına düşen miktarı yavuz'dan öğrendikten sonra rolex saatlerimizi ayarlayıp ertesi gün aynı kapı önünde buluşmaya karar verdik. işte o gün akşamüstü eve gittim. kardeşime dedim; bana para lazım. etrafı kolaçan ettikten sonra her zamanki yere gel bakışı attım. ben balkona gittim, yaklaşık 2 dakika sonra da kardeşim yanıma geldi. kasa dairesine aynı anda girmemiz şüphe çeker diye böyle yapardık. ne diye böyle yapmışsak, balkonda fısıldasak bütün mahalle duyuyordu :d neyse birkaç haftalık hasılatı ortaya döktük. bozuk paraları bir sana, bir bana yapa yapa pay ediyoruz. o sırada annem bana seslendi ama ne dediğini net olarak anlamadım. mutfağa annemin yanına gittim, annem çöpü indirmemi söyledi. tamam dedim, o sırada kasayı açık bıraktığımı ve bacak kadar boyuyla birlikte bana hiç de güven vermeyen ortağımın kasanın yanında olduğunu hatırladım. çünkü bir keresinde babaannemden duymuştum; götü yere yakın olandan korkacaksın demişti. bunlar para için her şeyi yaparmış. vay cipslerinde taso çıkmayasıcalar... balkona doğru depar attım, ne de olsa ertesi gün akşama kadar maç yapacaktım. her fırsatta antrenman yapmalıydım. balkona vardığımda gördüklerim karşısında bana kal gelmişti. sanki bir rüyadaydım ve karabasana maruz kalmıştım, bağıramıyordum... kardeşim bütün bozuklukları balkondan aşağı atıyordu. kemal sunal filmi çekiyor olamazdı. ne yaptığını anlayamadım. ilk fırsatta yutkundum ve sesimi giderek yükselterek "napıyorsun sen, neden bozuklukları atıyorsun sokağa?" dedim. aldığım cevap beni dumura uğratmıştı. bazı dişleri eksik olduğu için yarım konuşan ve sindirim sisteminin ilk işlemini henüz süt dişleriyle gerçekleştiren o kısa boylu tatlı şey, bozuk paraları aşağıya atmaya devam ederken bana aynen şunu dedi; "ee, bunlay bojuk paya?" mecaz nedir henüz bilmeyen bir velede karşı gülmekle ağlamak arasında muallakta kaldım. lakin böyle bir arafta beklemek bana hem zaman, hem de para kaybı yaşatırdı. acele karar vermeliydim. hemen o veledin üstüne tarzan gibi atladım. ona konuşmama hakkına sahip olduğunu ve söyleyeceği her şeyin akşama aleyhinde delil olarak kullanılabileceğini söyledim ama sanırım beni yanlış anladı. çünkü çığlık atmaya ve beni cimcikleyip ısırmaya hakkı yoktu. ben ona bunları söylememiştim. sesleri duyan annem mutfaktan balkona bir hışımla geldi. olayı ona özet geçtim, annem gülmeye başladı. sonra paracıklarımın akibeti için sokağa bir an evvel inmem gerektiğini söyledim. annem gülmesine ara verdi ve "hazır inecekken çöpleri de indirirsin." diyip bana iş kitledi. sonrada gülmeye kaldığı yerden devam etti. kardeşimi anneme teslim ettim ve inme hızımı yavaşlatacak yükte olan çöpleri alarak beşinci kattan aşağıya koşturdum. (işte itirafım) kaldırımdaki bütün paraları topladım ve eve geldim. ortağım yanımda değildi, ben de paraları onun yokluğunda bir sana birkaç tane bana diyerek dağıttım. çünkü o paralar en azından kendilerine saygı duyan, değer veren benim elimde olmalıydı. her şeyden önce mahalleye top alacaktık, bu ciddi bir savaştı ve her şey mübahtı. gemileri karadan yürüten fatih de olsa benim gibi yapardı. bu yolsuzluğu yaptığım için bazen pişman oluyorum. bazen pişman oluyorum çünkü; aldığımız topla sonradan vicdan yapmamı sağlayacak kadar doya doya oynayamadık. topu aldığımız gün yarım saat falan oynamadan şrfsz ömer yüzünden top caddeye fırladı ve bir kamyon tekerinin altında acımasızca infilak etti... not: ömer, bu olayı hatırladıkça kullaklarını çınlatıyorum, seni namussuz top düşmanı...
  5. 10
    +
    -entiri.verilen_downvote
    şuan önümde bir defter var ve 2013 yılında almışım. sevdiğim sözleri, replikleri, altını çizdiğim kitap cümlelerini ve arkadaşlarım ile olan diyaloglarımı yazmışım. okudum, okudum, tarihe baktım, geçtim, okudum, gülümsedim... sonra bir sayfaya geldim. 25.05.2013 tarihinde siyah pilot kalem ile yazılmış bir sayfa. okudum ve acıdım kendime. 4 sene öncesinden, şimdiki halime tercüman olan cümleleri tek tek yazmışım oturup. kendi ellerimle yazdığım o satırlar şimdi beni mahvetti. bunun farkına varmamaya çalışsam da bitiyorum ben.
  6. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇nsanın ölü birini yaşatmaya çalışması çok zormuş be sözlük. hâlâ her köşe başından o çıkacakmış gibi umutlu gözlerle bakmak çok zormuş. her seferinde göz yaşlarını silip tamam bu sefer alıştım demesi, ama hep bir şeylerin onu hatırlatması, boğazında oluşan yumruyu bastırmak, gözlerine hücum eden yaşları geri yollamaya çalışmak çok zormuş. insan kendi kendini ipten alabiliyormuş da saçma sapan bir kelime darma duman edebiliyormuş insanı. yolda yürürken herhangi bir cafede çalan şarkı mıhlayabiliyormuş insanı oraya. mezarına gidebilmek için gün sayması çok zormuş sözlük. insanlar hayallerini anlatırken vay be diyor, vay be milletin ne kadar büyük hayalleri var. seninse tek hayalin mezarına gidip yanına uzanmak. millet anlatıyor bu üniversitede okuyup yurtdışında şurada doktora yapmak falan filan... yemin ederim ki hayatta tek istediğim şey onun burda olmasıydı. kalksaydı keşke o hastane odasından ya yemin ederim felç olsa ben bakardım. çok zoruma gidiyor sözlük. hayatında insan bir kere, sadece bir kere kusurlarıyla sevebiliyormuş. dolmuyormuş yeri. ardından bıraktığı boşluk o kadar büyük ki bütün dünyayı önüne serseler eksiksin. hep yarımsın be sözlük. insanlar bakıyor artık daha iyisin diyor. ama değilsin sözlük, sadece alıştın bu acıya, dışa yansıtmamaya. hâlâ 2015 yazan bir yer gördüğünde bile acıyorsa için iyi değilmişsin demek ki. çok yoruldum yemin ederim nefesin çıkmıyor. onu unutmayı istemiyorum ama. resimlerini silmistim belki alışmam daha kolay olur diye çok üzüldüm sonradan çok pişman oldum sildiğim için. geçen gün kıyıda köşede kalmış dosyaların birinde gördüm tesadüfen. yemin ederim kayıp çocuğunu bulmuş anne gibi sevindim sözlük. onu çok özlüyorum. kendimde kaybettiğim ne varsa onunla beraber, hepsinden daha çok özlüyorum. artık dinmeyeceğini biliyorum be sözlük. şu özleme alışılmıyor bir tek. her şeye alışılıyor da bir özleme alışılmıyor.
  7. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sevdiğim grubun beklediğim şarkısı çıktı ve ben moral olarak sıfıra düştüm dinleyince berbat hissediyorum
  8. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ... - bıktım + ben de - neyden ? + yaşamaktan. belirsiz yaşamaktan.. - sence seninki yaşamak mı ? ya da benimki ? biz sadece hayattayız + ve geçen zaman ayak uydurmaya çalışıyoruz.. - evet. bundan ibaret bizimki.yaşamak için önce hayatı sevmelisin. onu bir işkence, zulüm gibi görmemeli, her saniyesinden şikayet etmemelisin. istediğin herhangi bir şey olmadığında ona sitem etmemelisin. klişe bir var ya ''hayat şunu yapmak için kısa''. çok doğru, neden bir şeyleri sevmek varken, yaşamak varken ölüler gibi bir şey yapmadan duruyoruz ? çünkü yaşamıyoruz. geçen zamanda sadece eskiyip zarar gören bir iki parça bir şeyden ibaretiz. bence milyonlarca yıldır süregelen zaman diliminde, asırlardır dünya üzerinde süregelen hayat kavramında tek gerçek şey sevgi. + ve merhamet ...
  9. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    galiba depresyona giriyorum,neden bilmiyorum.iştah yok.kaç gündür kafam allak bullak.
  10. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sahte gülüşler atıyoruz arkadaş ortamında. “nasıl gidiyor?” diye sorduklarında “iyiyim” diyoruz sebepsizce. oysa gitmiyor cevabını vermemek için için kendimizle savaşıyoruz. nasıl gidiyor sorusuna gitmiyor cevabı veren insanların yüzlerine iyi bakın. çaresizlik kokarlar. sürekli kaybetmenin verdiği bir hüzün vardır gözlerinde. çok ağlarlar lakin kimse görmez yastık altında biriktirdikleri gözyaşlarını. arkadaş ortamında devamlı gülümserler. i̇nadına gülümsemektir bunun adı. “kaybettik ama ayaktayız çok şükür” demektir. kaybedecek bir şeyleri kalmadığından günde bin defa intihar etmeyi düşünürler. çok severler, az üzerler, büyük oynarlar. çünkü intihar, tanrıya karşı oynamaktır… i̇ntihar edenlerin cehenneme atıldığı intihara sürükleyenlerin ise dünyada keyif yaptığını gördüğümden beri öfkeliyim bu hayata.
  11. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bir kadın olarak dünyaya gelmek başlı başına eziyet. küçük yaşta memen belli olcak diye, yarım atletle başlayan serüven.. daha ergenliğe girmeden, kuzeninin uçkuruna sahip çıkmaması, oyun oynuyorum ayağına orda burda sana dayaması ve senin bundan gram bir şey anlamaman. en büyük kahramanın, aşkın, babanın, sana sadece alkollüyken sarılması ve her şeyi parayla çözebilirim sanması.. ergenliğe girip, regl dönemi ile birlikte, kendinden utandırılmak, pedi marketlerde gizli saklı almak, ağrın sancın olsa bile babaya bunu söyleyememek.. ve işte o an, evden ilk çıktığın ayaklarının üstünde duracağını sanan zavallı kanatları kırık bir kuş olduğun; üniversite.. daha gider gitmez babanla kavga etmen.. daha bismillah demeden, tecavüze uğramak.. aha da geçti ulan diyemeden, öğrenen ilk kişinin yine uçkuru uğruna ilişkiye zorlaması.. şimdi bakıyorum da pedimi sakladığım günlerden, alkol almaya çekindiğim günlerden nefret ediyorum. oturup bana ahkam kesen, her şeyi parasıymış zanneden babamdan nefret ediyorum. defalarca düştüm, defalarca. ağlasam da zırlasam da kendime bi çıkış yolunu hep buldum, bulacağımda. i̇stediğim her şey, heveslendiğim, düşündüğüm ne varsa hepsi benden milyonlarca ışık yılı uzakta. o istediklerimden kat ve kat daha iyisini yapacağım, bunu biliyorum. yaşanan, söylenen, yaşayabileceğim ve bana köstek olan onca şeye rağmen; kendimi öldürmek gibi saçma bir şeyi düşünmeyeceğim. dilediğim her şeyi yapabilirim ben. i̇ki kuruş parası gitti diye, her yerde ben şu kadar para harcadım, kız okumasa bir ev daha alırdık diyen ve üstüne, hayatımı mahvettiler diyen bir baba müsveddesi. ahdım olsun sözlük, eğitim öğretim hayatımda ekstralar da dahil olmak üzere harcanan parayı kuruşu kuruşuna babama geri ödeyeceğim ve asla unutmayacağım. bu kadar..
  12. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sıkıntılarımda bazen sözlüge koşup fikir alacak insan arıyorum
  13. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yastığa sarılmadan çok zor uyuyorum.öyle birini özlediğimden falan değil,garip bi boşluk yada ağrı gibi bişey var çözemediğim. i̇lla göğüs kafesime baskı yapan bişey olcak öyle uykuya dalıcam. buda pek itiraf edilcek bişey değildi ya neyse.
  14. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok ama çok önemli bir şey dicem. killa hakan
  15. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bütün gruplarda ki sap olmaktan hem memnunum hem de değilim
  16. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ki saat yine 5'i geçiyor,
gözlerim kapanmak üzere,
sen son yudumunu alıyorsun kahvenden,
birlikte çekiyoruz sabahları güzel sevgilim,
çirkin kapı önleri,
ama ben seni çok sevmiştim sen her gece bir paket sigara edersin,
kirpiklerin hala uzun
  17. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    okula ilk başladığım sene beden dersine pijamalarla katılmıştım
  18. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok olağan gelebilir ama az önce dolmuşçuya müsait yerde bırakır mısınız? dedim 'tabiki' dedi hayırlı işler dedim 'iyi günler' dedi. nezaketinden dolayı çok etkilendim
  19. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bi işi başkasına yaptırmanın bi diğer şekli bunu en iyi sen yaparsın demek
  20. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bazen istemesem de bazı şeyleri yapmak, bazı insanları kırmak zorunda kalıyorum kendim için. önceden başka insanları kendimden çok düşündüğüm, onlar üzülmesin diye kendimi üzdüğüm oldu ama yoruldum ve bi faydasını görmedim. artık eskisi kadar insaflı biri değilim sözlük.
  21. 61
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün babamın ölüm yıldönümüydü sözlük. kimseye belli etmedim. ama içten içe yiyip bitiyor beni. bir haftadan fazla ayrı kalamazdım ben babamdan (mezarından). saat 12 yi geçmiş. dün dü yani yıldönümü. yani babam öleli tamı tamına 18 yıl olmuş. bu arada ben 21 yaşındayım
  22. 10
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün eczanede çalışırken hızımı alamadım, kremin üstüne sabah akşam tok karnına sürün yazdım.
  23. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bir sözlük yazarına (allah belasını versin şu merakımın) instagramdan istek attım (fake hesap) oda mesaj attı "hey stalkçı sen kimin nesisin"diye falanda filanda o kişi bendim sen kendini biliyorusun :) edit:allah belanı vermesin online olup insan az merak eder itirafta ne var diye de bakar bir
  24. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün kafam çok karışık,bir yanım canavarlaşmaktan yana diğer yanım incin sende incitme demekte.iyi rüyalar göremiyorum,hayatım çok monoton.belki hakediyorumdur ha.
  25. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok yalnızım ben ya. yalnızlıktan ölmek tabirini tam olarak yerine getirdiğimi düşünüyorum. bazen düşünüyorum bir insan neden karşı cinse bu kadar özlem duyabilir. bu soruyu ancak bir şekilde açıklayabiliyorum, neredeyse tüm canlılar çift yaratılmıştır. çiftimi bulamadığım için bu özlemi duyuyorum galiba. yalnızlık öldürüyor harbiden adamı. yalnızlık yaşadığın güzel ya da kötü duyguları paylaşamamaktır. birine karşı duygular beslemek güzeldir, fakat eğer ki karşıdaki sizi anlamıyorsa ve üzüyorsa bombok bir durum oluşur.
/