bugüngündem
bugün ()
/
  1. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    emoji mesajına görüldü attığım için benden ayrılmak istedi "bi daha yazmazsan sevinirim" dedi ben de giderken son bir piçlik olsun diye yine görüldü attım
  2. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    uzun zaman ardından yeni bir kızla konuşmaya başladım kıza gül getirmiştim gülü tam verirken gülün sapının kopup gülün yere düşmesi hayattaki şansım mq
  3. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    burada tanışıp diyalog kurduğum insanların kendini uçurmuş olduğu gerçeğiyle yüzleşme aşamasındayım,sanırım hoca ezanı okuduktan sonra paketi bitiricem.
  4. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çoğu zaman gerçekleri söylediğim için ve açık konuştuğum için hep kaybeden ben oluyorum.
  5. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    o salak insanların üstüne kusmak istiyorum
  6. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    siz orospu çocukluğu yapınca iyi oluyorsunuz, biz yaptıklarınızı yüzünüze bile vuramıyoruz.
  7. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bağıra çağıra ağlayabilmeyi diledim bugün. ailemin tek çocuğu ve üzerimdeki ilgiden dolayı 18 yıllık hayatımda ağladığım şeyler bir elin parmaklarını geçmedi. küçükten düştüğümde ağlardım. yine küçükken sahip olmak istediğim ve olamadıklarım oyuncaklar için ağlardım. bide dedem için ağlarım. çocukluğum dedemle geçti fazlasıyla düşkünüm dedeme ve ne zaman biryere yolculasak birbirimizi , ağlarım. ve o'nun için ağladım sözlük. dedim ya bağıra çağıra ağlayabilmeyi diledim diye ; çünkü beceremiyorum ağlamayı. i̇çimden gelen saatlerce bağıra çağıra ağlamak. benim yapabildiğim gözümden akan yaşlar, boğazıma takılan şeyler ve sesimin çıkmaması. bide bana dost kalalım konuşalım sürekli arkadaşça dedi sözlük. tabiki düşmanım değil. çok seviyorum nasıl düşmanım olabilir ki? asıl sorun arkadaş gibi konuşabilmekte. "a" yazınca otomatikte klavyede "onun adı +iyelik eki" yazarken nasıl arkadaşça yazabilirim sana? hani demiştim ya sana "o kadar mutluyum ki yanımda sen yokken bile herşey senmişsin senleymişim gibi geliyor" diye, yine öyle sevgilim. fakat bu sefer çaresizlikten. nereye baksam seninle ilgili birşeyler görüyorum. şimdi yarın seninle nasıl arkadaşça konuşabilirim ? dilimde varmıyor söylemeye "konuşamıyorum içim acıyor" demeye...
  8. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    acayip dik kafalı olduğumun farkına vardım. haksızsam bile haklıyım çünkü amcamın en bok huyunu almışım. canım amcam.
  9. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    "bana bir kere gül ben de şarkılar dizeyim" demiş deniz tekin. ben şarkılar dizemiyorum ya da şiirler yazamıyorum ama güldüğünde bir kere gözlerimin derinlerine baksan gerek kalmayacaktı zaten
  10. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    amerika'ya i̇ngilizce hazırlık okumak için giden arkadaşımı acayip kıskanıyorum oh be söyledim kızım yeter artık o insta ne öyle bide sevgili yapmış paçoz fotolar fotolar 2-3 güne dönecek oleyyy be
  11. 11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    itiraf ediyorim yurdun camasirhanesinden 5 kg deterjan çalıp suriyeli bir kadına götürdüm
  12. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    kimi zaman kendimi kandırdım, kimi zaman yüzleştim.. bir şeyleri başarabileceğimin farkındayım fakat olmak istediğim yerde mi olacağım yoksa zorunda kaldığım yerde mi ?
  13. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇nsanları sevmiyorum
  14. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sözlüğe ilk kayıt olduğum zaman ygs ye 3-4 ay vardı. lan acaba çok sararda sınavı etkiler mi kaydolmasam mı diye düşünmüştüm aradan tam 184 gün geçmiş,saatler sonra lys ye gireceğim. 184 günde kimler geldi kimler geçti neler yaşadım kimlere sırtımı döndüm kimlerin gerçek yüzünü gördüm ne işler çevirdim. ah be. zaman çok nankör,acımasız
  15. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sabaha sınavım var ama ben rocky balboa izliyorum pişman olmamayı temenni ediyorum
  16. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    aylar sonra girdim. biraz değişik.. hayatımda baya radikal kararlar aldım etrafımdaki herkes yapamayacağımı düşünüyor. ama ben hepsine inat yapıcam bunu da buraya bırakıyorum ki vazgeçmeyi her düşündüğümde bana güç versin.
  17. 11
    +
    -entiri.verilen_downvote
    eski sevgilimin bende kalan bütün eşyalarını letgodan sattım pişman değilim
  18. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çikolatayı paketinden ilk çıkardığımda o paketi koklamayı çok seviyom. zevk aliyorum kendimden geçiyorum resmen ayyyhhhh
  19. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yine yurdun 5 m uzunluğundaki üçlü prizi çalıp odaya getirdim yıl sonuna kadar kullandık arkadaslarla
  20. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yatağın sol tarafinda yatamıyorum
  21. 8
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün ve yarın ne televizyona bakacağım ne de sosyal medya hesaplarımda gezeceğim. anladık amk babalar günü. televizyon reklamlarında, haberlerde, dizilerde, sosyal medyada her yerde gösteriyorlar. yok milli takıma babalarından sürpriz yok bu babalar gününde babanıza şunu alın. i̇nsta storye " babalar günün kutlu olsun hayatımın adamı " falan yazıyosun ama hayatına sokmadığın adam kalmamış. olan var olmayan var kardeşim bu nedir ya. biraz duyarlı olun. biraz.
  22. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇çime kapanıktım lise zamanları, ne kadar sevecen, neşeli görünsem de içimdeydi tüm o acımış yanlarım. sevdiğim biri vardı, çok sevdiğim. sevgiliydik o zamanlar tabi. okul çıkışı birlikte durağa gidiyoruz. mutluyum, çünkü yıllarca bu adamın yanımda olacağı günü beklemişim. ama o günler hayatımın en zor günleri aynı zamanda. ona tutunuyorum kalan tüm gücümle. annem aradi açtım, ben işten çiktim eve birlikte geçelim diyecek diye beklerken o bana veda etmek için aramıştı. benden kardeşlerime bakmamı isteyip artık olmayacağını soylemişti. kalakaldım öylece. ben naparım dedim içimden. gözlerim doldu. iyi misin diye sordu bana. kafamı salladım anladı o an ama sustu o da biliyordu konuşsam ağlardım. her seyimi ugruna serecek kadar sevdigim adam bir ya da iki ay sonra beni terk etti. sudan çıkmiş balığa döndüm iyice. kaybettiğim çok şey vardı. neden bu kadar karmaşık anlattım bilmiyorum. nereye nasıl varacağim bu sözlerle bilmiyorum. sadece onu cok özlüyorum sözlük. aradan 6 yil geçti, o hala geçip gidemedi içimden. en son 3 yıl önce gördüm. şimdi görsem, kalbim yine aynı heyecanla çarpar biliyorum.. i̇çimde kalan acısıni bile seviyorum.
  23. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    obez olup sürekli yemek fotoğrafı paylaşan karılara ve heriflere ayar oluyorum. bakın şişko demedim obez diyorum. ya siktir git spor yap onun fotoğrafını yayınla, seve seve bakayım layklim. sikerim senin yapacağın tatlıyı kurabiyeyi keki pastayı. ayrıca 3 kuruş para veriyor diye çalışanını azarlayan bütün patronların sülalesini üst üste koyup sikeyim. ben bu siteye geldiğimde çok naif ve çok kibar bir insandım. takaatim kalmadı hiçbir şeye, dar geliyor yaşamak. yaşıyorum yaşıyorum da bitmiyor.
  24. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hayat yavaş, ciğerimi söktün
  25. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    arkadaşlar öncelikle bu yazıyı uzun bir dönem üniforma giymiş ve vicdan azabından dolayı uyuyamamış yarın sınavı olan bir vatandan olarak yazıyorum. bildiğiniz üzere 17.06.2017 tarihinde (bkz: manisa'da gerçekleşen asker zehirlenmeleri) başlığına değinerek bir olay anlatmak istiyorum. bir çok kişinin farklı görüşleri olabilir ama anlatacağım durumu birebir yaşamış biri olarak size aktarmaya çalışacağım. 2 sene kadar önceydi. gezi güzergahımız üzerinde 1 gece konaklama yapmamız için 200+ personelle afyonda bulunan bir askeri birliğe geldik. şöyle ki bulunduğumuz yer afyonun merkezinde kalıyor. bu kışla kıta görevi esnasında sürülen personellerin görevlendirildiği bir yer. askerlerin bir çoğunun psikolojik sıkıntıları var. her neyse birliğe girer girmez dediğim şey şu olmuştu. ben van'dan izmir'e kadar kara yolu ile yolculuk yapan biri olarak en kuş uçmaz yerlerde bile türk askeri bulunduğu bölgeyi yeşillendirir ve düzenler. zaten anlarsınız o sert kayalıklar arasında yeşil bir bölge varsa orda türk bayrağımız dalgalanıyordur. gerek korna gerek aradan açılan bir bayrakla o askerlere bir kaç saniyelik yaşattığını mutluluk kelimelerle asla anlatılamaz.. her neyse birlik zaten virane bir ortam. bizlerin kalacağı koğuşlara götürdüler. bulunduğumuz binaya giriş eskiden tecrit için kullanıldığı için tuvaletlerde bile elektrik yoktu. bütün katlar her yer kilitli her yerde parmaklıklar var. 50 kişilik koğuşlar. yataklar yorganlar rezalet. yemin ederim hayvan bağlasanız durmaz öyle yani. 50 yataktan topu topu 10 15 tanesi yatılır vaziyette. eşyalarımızı yerleştirdik. malum yemeğe gidicez. işte bombanın patladığı kısım işte burası. akşam yemeği için aldık elimize tabldot ve metal bardağı. sıraya geçtik. adamlar başladı dağıtmaya. allah affetsin marul koydular ama resmen su değil sıvı yağ ile yıkanmış durumda. birde makarna vardı. aldım geçtim oturdum masaya tam çatalı attım ağzıma görücem karşıda bulaşıkların yıkandığı yeri görmemle bırakmam bir oldu. şimdi yemeği biten götürüyor boşaltıyor. bir asker bütün tabldotların bulunduğu koca kazana bırakıyor biri çıkartıyor varsa çerçöp eliyle alıp atıyor devam temiz diye başkasına. zaten elime alınca kıllanmıştım bir halt var diye. yağ yağlı tabldot verdiler elimize. temizlik seviyesi böyle bir yer siz düşünün sadece suya bandırılıp çıkartılıyor. dedik tamam eyvallah bari kantine gidelim. benden önceki adama diyorum kanka kaça aldım 50 krş ben gidiyorum 1 lira başkası gidiyor 30 krş. meğer ordaki asker fazla para alıp cebe indiriyormuş. velhasım kelam o askerlerin yediği yemekler gerçekten temiz olduğunu düşünmüyorum. sözüm meclisten dışarı çok temiz askeri birliklerde de yemek yedim. ama bu durumda temizlik harici şeyler olabilir.
/