Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 4
    +4
    -0

    bazı yazar nickleri var ciddi alamıyorum. çok duygudal , depresif entryler yazsalar bile nicki görünce entry gözümde bir anda o ciddiyetini kaybediyor.
    aslında elimde olmadan oluyor yani bilmiyorum.

  • 2
    +2
    -0

    insanları yavaş yavaş tanımaya başladığım günden beri aslında hayvanların çok daha üstün yaratıklar olduğunu fark ettim ve o gün bugündür sürekli "ulan insan olacağıma keşke hayvan olsaymışım, o en tiksindiğim hamam böceği bile olmaya razıyım" diyorum. bunu gün içerisinde beş altı kez tekrar ediyorum. ulan hadi hayvan olmayı da geçtim bir ağaç, çiçek, ne bilim cansız bir nesne bari olsaydım. ama gerçekler neyi değiştirir ki. ben insanım ve çoğu zaman kendi türümün yüzünden insan olduğumdan aşırı derecede utanıyorum. hayvan-bitki > insan.

  • 4
    +4
    -0

    hayatımda tam böyle bişeyleri yoluna koymaya çalışıyorum moralimi bozan şeyleri unutmaya çalışıyorum pat birileri beni yerle bir etmeyi beceriyo.
    bu sefer toparlanacak gücümde yok

  • 4
    +4
    -0

    küçükken ünlü kişilerle akraba olduğumu söyler milletten para toplardım sonra eve gider bir kağıda imza atıp onları dağıtırdım çok büyük kazandım

  • 4
    +4
    -0

    bugün güzel güzel hazırlandım heyecanlandım heveslendim ve bana söz veren insanların sözlerini tutcaklarina inandım. sonuç hüsran ve hayalkirikliklariyla dolu...

  • 5
    +5
    -0

    hayır daha 21 yaşındayız ben büte kaldığım derslerimi düşünüyorum ama her ay bir arkadaşım itinayla düğün davetiyesi gönderiyor. ne yapayım arkadaşlar aldığım kyk bursuyla çeyrek altın mı bozayım ( ya ne kıskanacağım saçmalamayın 😏)

  • 1
    +1
    -0

    psikolojik tedavi almak istiyorum ama psikoloğun benim yüzümden intihar etmesinden korkuyorum.

  • 10 seven çok. ama karşılık bulanlar ve mutluluğa erenler az.. - bestadvices 07 Haziran 2017 00:03
    1 aynen, öyle.. - bestadvices 07 Haziran 2017 00:05
  • 3
    +3
    -0

    müzik dinlerken bir şarkı çalıyor. seni anımsatan bir şarkı, aniden geliyorsun aklıma. ah öyle güzelsin ki düşlerimde.. sonra yaşadıklarımızı hatırlıyorum teker teker. i̇mkansız olduğumuzu anımsıyorum birden. sana imkansız olmak nasıl böylesine yakar canımı inan bilmiyorum. bildiğim tek bir şey var. "seni özlüyorum sevgilim."

  • 24
    +25
    -1

    doğum günümdü iki gün önce arkadaşlarım ailem sevdiğim adam hiç biri kutlamadı tek bir kişi dışında. muayene olmaya gittim doktor ilaç yazarken sistemden gördü doğum günün müş bugün nice mutlu seneler dedi. ilk defa kendimi bu kadar yalnız hissettim

    1 yalnız seninki yalnızlık değil unutkanlık olmuş kardeş - pambikpiremses 07 Haziran 2017 22:06
  • 6
    +6
    -0

    bazı entryler altına,( şarkı sözü, güne bir söz bırak, güne bir şiir bırak gibi) sabaha dek entry giresim geliyor, çok güzel cümleler var, şiirler var ama bi tane yazıyorum

  • 6
    +6
    -0

    yıllar sonra sesini duymak istedim, üzerimde hala bir etkisinin olmasına şaşırarak gizli numaradan çevirdim numarayı, heyecandan sesimin titrememesini umut ederek.
    ve sonra o ses.
    "aradığınız kişi gizli numaradan çağrı kabul etmemektedir."
    şansıma tüküreyim dünya.

  • 2
    +2
    -0

    tiyatro aşığıyım, sahnede olmanın hastası, rollerimin anası, sahnenin kadınıyım. bulunduğum şehir biraz kıttı bu konuda. çocukken oturup ağladığımı bilirdim ben tiyatro yapamıyorum, imkan yok diye. çok şey yaşandı bu konuda ama benim burada değinmek istediğim şey içlerinden biri, en etki yaratanı.
    zaman içinde tiyatrocu biriyle tanıştım, hocam oldu. kendi mekanı vardı bana orada oynamam için teklifte bulundu. tabi ben saftirik havalara uçuyorum. verimkar, faydalı da biriyimdir. gel zaman git zaman bu mekanda çok şey yaşandı. maddi manevi birçok katkım oldu. oynayıp yüzlerce lira kazandırdığım oyunlardan bir kuruş bile almadım, zaten vermedi de. ben seni eğittim, bu para benim hakkım kafasındaydı, bir kez bunun konusunu etmediğim gibi üstelik oyun biletlerini, afişlerini de kendi cebimden bastırdığım dönemler oldu. bir süre sonra gerçek yüzleri daha net görmeye başladım. allahtan ki sınırlarını korumayı çok iyi bilen bir insanım da kendimi o kaosun içinde bulmadım. fakat gerçek yüzler ortaya çıktıktan sonra insanlara gelen bi rahatlıkla olaylar daha çok boka sarmaya başladı. nasıl olsa beni tanıdı deyip bütün kirli çamaşırlarını serdi ortaya. tiyatroya olan aşkımdan, rolüme verdiğim emeğimden dolayı bir süre görmezden gelip idare etmeye çalıştım, rolümle ilgili işim bittiği gün de çekip kapıyı çıktım. fakat buna rağmen sürekli bahsettiğim kaosun içine çekilmeye çalıştım. sürekli bulundukları kara delikten ara ara kafalarını uzatıp sağımdan solumdan tutarak beni bulundukları yere çekmeye çalıştılar. çok direndim neyse ki hala beyaz bölgedeyim.
    velhasıl kelam tam mutlu oldum derken yıkıldı dünyam. tam içimdeki canavarı sahneye salabileceğimi düşünürken karşımdaki insan(lar)ın ne kadar aç gözlü, beleşçi, vurdumduymaz, iki yüzlü, arkadan konuşup yüzüne gülen, insanları yürüyen para, yardım kaynağı olarak gören insanlar olduğunu anladım. yıkıcıydı. ve bir o kadar da şaşırtıcı.
    bu insanlar sınıf farkına çok inanan insanlardı. oturulan semte göre insanları burjuvalar diye nitelendirebiliyorlardı, sonucunda da kendilerini hep ezik görüyorlardı. o yüzden de hep, karşıdakiden beklenti içindeydiler.
    çok çıkarcılardı. i̇şleri nasıl denk düşecekse ona göre davranmakta asla bir sakınca görmezlerdi. namusuna, kızlığına laf attıkları (kulaklarımla duydum) kızla, sırf ayak işlerini yapıyor diye şu an kardeşten öteler. kız her gün evlerinde, her türlü işlerinde yanında. çünkü işlerini görüyor. benimse en dayanamadığım şeylerden biri, net kırmızı çizgimin olduğu konulardan biri bu, iki yüzlülük.
    benim çok takıldığım bir başka nokta ise şu ki bu konuyla ilgili bizde bir laf vardır. götünün deliğini bileceksin ona göre sıçacaksın. yani ayağını yorganına göre uzat'ın kabacası. bu insanların göt deliği mercimek kadar, sıçmak istedikleri karpuz kadar. göt delikleri sıçmak istediklerine müsait olmayınca da aman rende benim senin üstünde emeğim var bi el at beraber sıçalım, aman x kişisi biz bunu yapamadık senin göt dediğini de ver ordan sıçalım, arkadaşlar biz bunu başaramadık bi el atın hep beraber çıkaralım diyorlar. ama götümüz mercimek kadar biz ip gibi sıçalım asla yok, o karpuz illa çıkacak. ben bunu anlamıyorum. her insan her zaman olduğundan daha iyisine sahip olmak ister ama bunu nirvanada yaşamaya, açgözlü olmaya gerek yok. ayrıca cebinde beş kuruş varsa beş kuruşluk iş yaparsın, on beş kuruşluk işe girip kalan on lira için milletten dilenmezsin. bu ne gözü yüksektelik yarabbim.
    ev taşırlar, arkadaşlar bize ev taşıma için kamyon tutabilecek biri var mı, evlenirler bize profesyonel fotoğrafçı yollayabilecek olan var mı, düğün yaparlar düğüne bal kabağıyla inerler. ayranın yok içmeye atla gidiyon çeşmeye. bu ne perhiz vat iz diz yani.
    her insanın hayali vardır ama biz malesef ki bu devirde hayallerimizi bütçemizle sınırlandırmak zorundayız. üzgünüm. bu bahsettiğim insanlar 30-35 yaşlarında. ben daha lisede daha 15-16 yaşındayken arkadaşlar bi yere gidelim dediğinde cebimde param yoksa karnım ağrıyor deyip eve gelirdim, param yok demeye de çekinirdim ki biz ısmarlayalım derler zorla götürürler de onlara yük olurum diye. şu bahsedilen iki yaş ve davranışlar arasında bana uçurumlar var gibi geliyor.
    şimdi de mekanı taşıyacaklarmış, kamyon tutmaya yine paraları yokmuş, grup kurmuşlar ki para toplayalım diye. bu iş iyice dedeye sahip çıkalım gibi oldu. he bu arada atladığım çok önemli bir diğer noktaysa bu bahsedilenleri yapmadığınızda yapmak zorundaymışsınız da yapmamışsınız gibi trip yersiniz.
    ilk defa böyle insanlarla karşılaştım, tamam oldu derken kendimi bir batağın içinde buldum. i̇ki sene oldu hala yakamı paçamı kurtaramıyorum.artık kene mi dersiniz ne dersiniz bilemiyorum. ama şaşkınlıklar içerisinde ve tiyatro aşkımın içine edilmiş bir biçimde çöktüm kaldım.
    çok konuştum, kaba konuştum, kusura bakmayın.

  • 3
    +3
    -0

    hayat ne kadar karmaşık. oysa daha yolun başındayız. neler bekliyor bizi ne maceralar..insanın bu hayatta çok amacı olabilir ancak hepimizin ortak bir amacı var sevilmek ve anlaşılmak.birini gördüğünde sadece görüntüsüne bakarak karar vermek fazla acımasızca. sen onun dünyasını bilmiyorsun çünkü ne hissettiğini bilmiyorsun. o yüzden dış görünüş bir yere kadar önemli olmalı. ne yapmak istiyoruz hayatta, aslında ömür bitiyor bir hiç uğruna. i̇yi olmak gerek ne olursa olsun...

    2 yine konuşturuyorsunuz tecrübelerinizi sayın yazar :) - bestadvices 07 Haziran 2017 03:29
  • 1 ama ben hala yazmaya değer bir başlık göremiyorum kardeşim sana cevap vermek bu sözlükte yapacağım en iyi iş :( - thecrude 07 Haziran 2017 03:50
    bebeğim benim - thecrude 07 Haziran 2017 03:55
  • 2
    +2
    -0

    size şu yaşıma kadar olan en büyük pişmanlığımı anlatayım.iki yılı geçkin bir süredir gurbetteyim işim dolayısıyla, ki bundan sonra da gurbette devam edeceğim, ailemden , kardeş gördüğüm insanlardan , arkadaşlarımdan yani beni ben yapan çoğu şeyden uzağım, geçtiğimiz zamanlarda elime bir fırsat geçti; tekrar memleketime dönüp orda çalışmaya devam etmek gibi hayallerimin fırsatı, ama ben bunu gözüm kör bir şekilde reddettim , diyeceksiniz ki sen salak mısın? madem bu kadar üzülüyorsun neden dönmedin ? dönmedim çünkü o vardı. onu seviyordum.o bana bu koskoca şehirin kalabalığını unutturdu. benim için sadece ikimiz vardık bu koskoca şehirde. bu şehri sevdirdi , bana aile oldu. seviyordum derken öyle laf olsun diye değil, güzel gözlerine perde gibi dizilmiş kirpikleri tek tek sayacak kadar sevdim , babamın annemi sevdiği gibi sevdim.ben hep istedim ki bir olsun, tek olsun; bana ait olsun , bana sahip olsun, öyle de sevdim onu , kimseye bakmadım kimseye yanaşmadım, sağ gözüm sol gözümden kıskandı onu, sevdim dediğime bakmayın hala da seviyorum işte, birşeyler olsun istedim , kalırsam yeni bi sayfa açılabilirdi belki hayatımda diye. bir de küçüklüğümde de zaman zaman ailemden ayrı kaldığım olmuştu. alışıktım bu duruma , hiç babamla oturup dertleşmedim , annemle kanka gibi olamadım , bir derdim oldu mu akıl danışacak abim ablam da yok. bir kardeş gördüğüm insanlarla hallettim bu işlerimi, çoğu zaman eve yemek yemek ve uyumak için gittim , çok marifet gibi anlattığıma bakmayın. ne bok yediğim , neler kaçırdığım yavaş yavaş geliyor aklıma, bir kardeşim var , iki yıl önce giderken ağlıyordu , arada memlekete gittigimde de gördüğün ağlıyor, koşup sarılıyordu , telefon açtırıp annemlere aratıyordu , bugün telefonda annemle konuşuyoduk.kardesim o kim dedi , annem de abin dedi. selam söyle dedi sadece .normalde telefonu isteyen çocuk, selam soyle dedi sadece.telefonu kapattığımda zoruma gitti. 2 yıldır yanında değilim tabi , doğru düzgün gidemiyorum da , bugün pişmanlığımı iliklerime kader hissettim sözlük, sırf onunla herşey daha güzel olsun istedim diye , neleri göz ardı ettiğimi , neleri kaybettiğimi daha yeni yeni anladım.onu sevdiğim için değil, kör olduğum için pişmanım

  • 1
    +1
    -0

    kız arkadaş yapınca değişen tüm arkadaşlarımın şerefini sikim iyi geceler

    aynı şey erkek arkadaş yapanlar içinde geçerli olsun lütfen ☝️ - aptaltospik 07 Haziran 2017 23:33
  • 1
    +1
    -0

    eski sevgilimle ayni gruptayiz,hala gorusuruz. bir gün bana okul sisteminde hesabıma girebilir misin bilgisayarım yanımda değil dedi, tamam dedim. verdi tabi şifreyi bu. gel zaman git zaman baktım bu çok kız takipliyor instada, dürttü tabi şeytan beni. şifreyi bir yazdım dank! tüm yürüdüğü kızlar, takip ettikleri vs gözümüm önünde. hızımı alamadım swarma da girdim dank! aynı anda 3 kıza yürümüş ibne. hala da çakmadı şifre aynı, arada girip sevmediğiö kızları takipten çıkarıyorum allah affetsin:d

  • 0
    +0
    -0

    ben galiba cok safım . bunu da buraya anlatacak kimsem olmadığı için yazıyorum. bi cocuk vardi. tam üç sene sessiz sedasız sevdim . soyleyemedim. artık ümidi kesmiştim. bir baktım mesaj atmış. neyse bana karşı duyguları olduğunu falan söyledi. o an dünya nın en mutlu insani bendim. peki suan? konustuk biraz. beni hic umursamiyordu. ona sakallarini sevmediğimi soylemistim. oda sen ne istersen yaparım keserim demişti. şimdi o çocukla konuşmuyoruz yazmiyo artik. ve en acisida sen iste yeterki diyen cocuk sakallarini geri uzatmis

  • 2
    +2
    -0

    biriyle ilk tanıştığın anı düşünmek ne garip sende ne yaralar açacağını hayatında ne anlamlara geleceğini bilmeden öyle merhaba demişsin...