bugüngündem
bugün ()
/
  1. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    hiç kimseye anlatmadığım bir şeyi bugün en yakın arkadaşımın yanında hatırladım ve gözlerim doldu. görmesin diye telefona bakar gibi yaptım ama bana dikkatlice baktı ve anladı. şu an onun üzüldüğünü hissedebiliyorum çünkü ona bile anlatmadığım, canımı çok yakan bir şey yaşadığımı biliyor. bunu öğrenmesini istemezdim.
  2. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yüzüne baktığımda söyleyecek hiçbir şeyim kalmamış. kollarım yana düştü ve sadece gözlerine baktım. toplanın kelimeler, haykırmamız gereken acılarımız var...
  3. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün de sevilmedim, iyi geceler.
  4. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    yeterince yıprandım
  5. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    biri vardı malesef vardı . beş dk cevap vermesem arayan saatlerce konuştuktan sonra bile telefonu kapatmak istemeyen konuşurken elmaciklarimi ağrıtan sacmalayabildigim tek kişiydi o .ama seni arkadaş olarak görmuyorum şu aralar bunalımdayım deyip gitti aradım açmadı yazdım mesajlarımı bile görmedi . bi insan ne kadar hızlı girebilirse o kadar hızlı gitti hayatımdan şimdi sevgilisi var beş aydır konusmuyoruz ve ben deli gibi ozluyorum hala bi defa hiç bi şey yokmuş gibi konuşsak istiyorum o gulusunu bi defa duyuyum istiyorum ben onu guldurebiliyim tekrar istiyorum . en son sevgilisini söylediğinde konuşmustuk .sesini o kadar özlemişim ki kızamadim ya beni öyle yüz üstü bırakıp gitti diye kızamadim bile sesi çok güzel hiç bişey yokmus gibi gülüşü nefret edilesi . i̇çim eriyor be hala kabul edemiyorum yokluğunu gittiğini başkasına güldüğünü . ama elimden hiç bişey gelmiyor . ben aylarca gitmesin diye uğraşırken onu ozlerken o başkalarını sevmekle mesgulmus . bana da attığı şarkılar kaldı . şarkı at bari be şarkılardan konuşalım .ben başlıyorum gökhan türkmen bi öykü
  6. 4
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çok güzel iki ay geçirdim. her günüm dolu dolu geçti. özellikle spora ve gezmeye çok zaman ayırdım. yeni insanlar tanıdım. samimi arkadaşlarım oldu. i̇ş arkadaşım çok iyi. ama şimdi araya askerlik girecek. gidip (inş.)dönünce aynı ortamı bulamamaktan ya da yabancı kalmaktan korkuyorum.
  7. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    duygularımı bastırmaya çalışıyorum son günlerde. acı çektiğimi kendime itiraf edemiyorum. her şey yolundaymış gibi davranıyorum ve hayal kurmuyorum.
  8. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ramazan ayı boyunca günde beş öğün yemek yiyorum. göktengri merhamet eylesin.
  9. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
  10. 6
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ben her anımda onu düşünürken o eksikliğimi hissetmiyor bile. neden diye sorası geliyor insanın
  11. 15
    +
    -entiri.verilen_downvote
    şubat gibi yeni bir mont almıştım çok severek, allah'ım dedim lütfen yaz erken gelmesin de şunu bir giyeyim. nerdeyse haziran geldi havalar hala soğuk. özür dilerim sanırım benim suçum.
  12. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bu nasıl hayat ya. bir şey de yolunda gitsin yolunu yordamını siktiğimin hayatında ya. koyduğumun yerinde kimse öğrenciye ev vermiyor, it bağlasan durmayacak yerlere fahiş fiyatlara veriyorlar. üç gündür şu bahar nezlesinden geberiyordum, günde ortalama 30 kere hapşuruyordum ve burnumdan bildiğin su akıyordu. bugun gittim ilaç aldım onun da yan etkilerinde nefes darlığı ve hırıltılı solunum var. hepsini yaşıyorum üstüne öksürüyorum. finaller de yaklaşıyor. öleyim kurtulayım birader.
  13. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ben buranın itiraf sayfaları gibi ışıl ışıl olacağını düşünmüştüm, gelen derdini bırakıp gidiyor.
  14. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    itiraf ediyorum kaç yaşıma gelirsem geleyim o davulun sesini duyunca heyecanlanıp korka korka camdan davulcuyu izliyorum (bkz: sesinde aşk var bi' ben duyuyorum )
  15. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    şuan farkettim de herkesin yanında ayırmadığı nesneler mümkün bi yüzük bi kolye çakmak anahtarlık vs. anlam katan nesneleri bi zincire takmışlar bi halkaya geçirmişler kimisi cebine sıkıştırmış kimisi süslü kurdeleli ufacık kutulara saklamış. kendimde nesne aradım bana kıymet katan ve hissettiren bi nesne bulamadım hala daha arıyorum bulamıyorum. kendime hediye ettiğim bi not defteri eskir uzun zaman geçiririm dediğim bi sigara tablası bi çerçeve yanında taşı uğur getirsin beni bana hatırlatsın dediğim hep kendimi hatırlayacağım sanırım.boynuma attığım da eline gelen bi kolye olmayacak yada odama gittiğim de anlamı olan bi balon olmayacak karşımda. kendime hediye edebileceğim anlam katacağını düşündüğüm şeyler zevk verse de o birinin - herhangi biri- vücut bulmayacak . yeterince yalnız ve umursanmaz olduğumuzu burdan çıkarıyoruz sanırım yada bence. keşke diyorum keşke karşıma bi çöp bile çıksa da biri bana anlam katmış ben birine anlam katmışım diyebilsem zor geliyor çok zor. yakınmıyorum ben bana yeterim ama keşke biyerlerde birilerine de yetebilseymişim.fazlasıyla acımasız ve aç gözlü insanlar.. neyse gittim
  16. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    susadım. edit: aga böyle bir şey olamaz ya lkjdsg normalde su içmiyorum neredeyse 10 dakika önce niyet ettim direkt susadım
  17. 3
    +
    -entiri.verilen_downvote
    ya diyorum birine güveneyim yine aynı şey yine aynı şey. azıcık da şuraya doğru güvenim kırılsın biraz da buraya ohhh
  18. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇stiyoruz ki gönlümüz bir kerede ota konsun
  19. 2
    +
    -entiri.verilen_downvote
    istiyorum ki doğru düzgün bir şeyler olsun şu hayatımda. şuan 24 yaşındayım, genç dinamik olmam gerekirken kendimi 40 yaşında ki bir dayı gibi hissediyorum. bilmiyorum, belki de lise zamanımın tamamının bok olmasından ötürü olabilir. şöyle ki liseyi ted kolejinde okudum. daha öncesinde ise annemin öğretmen olduğu okulda ilkokuldaydım. biraz anlatmak istedim gecenin bu vaktinde. benim hayatımdan bok gibi bir kesit; liseye adapte olamadım, yalan olmasın çabalamadım da. biraz maddi durum, biraz da devlet okulundan gelen tek öğrenci olmam ile alakalı olabilecek durumlardan ötürü gerçek anlamda yalnızdım. çok yalnızdım. liseyi boş geçirmedim gittim resim çizmeye çalıştım, kitap okudum, müzik dinledim ve bu minvalde bitirdim liseyi. kendi lisemden arkadaşım yoktu, hani bunu ergenlik sınıf beni anlamıyor çekemiyor gibi bir düşünce de düşünmeyin. gerçekten yoktu. i̇şte mahalleden, onun dışında ilkokuldan kalan arkadaşlarım da olmasa gerçekten kötü durumda olabilirmişim. her neyse, lise hayatım boyunca yalnız kaldım, okulda arkadaş olarak gördüğüm kişiler hocalarımdı. öğle arası olur gider yemek yerdik, okuldan çıkarken görüşürüz bilmem ne, bayramda seyranda mesaj atardık birbirimize. i̇lişki öğretmen-öğrenci den çok bir iş yerinde çalışan yıllanmış insan ile yeni gelen çaylak arasında ki ilişki gibiydi. i̇stemsiz olarak yavaş yavaş olgunlaşmaya başladım, en azından benim teorim o yönde. hayatımı siken şeylerden biri de buydu aslında. liseden ayrıldığımda dershaneden 1-2 çocuk, mahallemden 1-2 çocuk kalmıştı hayatımda. üniversite hayatımda her şeyi değiştireceğim diye düşündüm, ve değiştirdim. 84 öğrenci alan bölümümüzde herkesi tanırdım, herkeste beni tanırdı. bir hal hareket yada popülerlik gibi değil, herkese selam veirp almam, iletişim kurmamdı, gerçek anlamda çok fazla arkadaşım vardı ama gözlemlerim genel anlamıyla hepsinin çocuk olması üzerine kuruldu kafamda soğuyarak uzaklaştım, yarı da uzaklaştırıldım denilebilir. bunun sebebi kafa yapısı ve bunn gibi faktörlerin o insanlarla uyuşmaması ki üniversitelilerin bildiği gibi üniversite içinde gruplaşma bilmem nelerde var tabi ki, ama benim örneğim ile alakası pek yok bunun.bneyse üniversite de 5. yılım ve hala öğrenciyim, ne zaman mezun olurum bilmiyorum. yıllar içinde çok güzel dostluklar edindim, çok iyi insanlarla tanıştım ama bu o insanların ömrüm boyunca hayatımda olacağı anlamına gelmiyordu bu. lanet bir şeydi, çok salak bir durumdu. şuan çevremde güzel arkadaşlarım olsa da zaman içinde insanların kaybolup kaybolmayacağını bilmiyorum ve bu beni ürkütüyor. salak bir eğitim öğretim hayatı ve karakterimden ötürü 40 yaşında ki dayılar gibi etrafa bakmaya başladım. gençliğimi sanki elimden aldılar gibi hissediyorum, yaş olarak her şeye müsaitim, ruh hali olarak ise gücüm yok. tek istediğim emekli hayatı yaşamak, evde yatmak, kahve olmasa da 1 tane çayı ucuz olan yere gidip tütün içmek. 2 haftada 1 mangala gitmek, balık tutmaya diye gidip sandalı biralarla doldurmak ve bir baba klasiği olan ben evde uyuduğumda herkes yatacak diyerek akşam 8'de evladımı zorla odasına gönderip modemi kapatmak.
  20. 5
    +
    -entiri.verilen_downvote
    dün tiyatroda herkesin içinde ağladım sözlük. tiyatro dediğim de öyle şey sanmayın okul tiyatrosu lakin salon doluydu şaşırtıcı bir şekilde . nasıl desem sanki yüzüme vuruluyordu bazı şeyler orda. çocuğun babasına seslenişi "bana sen öğrettin yürümeyi bana sen gösterdin doğruyu yanlışı gel bir kere daha tut ve kaldır kollarımdan " burda ağlamaya başladım. ve karar aldım br daha böyle bişeye gitmicem çünkü ne zaman böyle bir şeye gitmek istesem 10 yıldır bir mesaj dahi atmayan babamı benim aklıma getirtiyorlar. bu bi̇r i̇ti̇raftir sözlük bi̇r daha böyle bi̇şeye gi̇tmeyeceği̇m ve çocuğum olduğunda onunla gerçekten her türlü etki̇nli̇ği̇ yapacağim. ve yi̇ne i̇ti̇rafimdir ki̇ gelecek i̇çi̇n korkuyorum bi̇r baba nasil davranir bi̇lmi̇yorum ve bu beni̇ korkutuyor...
  21. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    sevmekten korktum. seviliyordum hemde deliler gibi seviliyordum. ama ben sevmeten korktum. sonra nemi oldu. kaybettim. cok pismanim. sizi seveni sevin pisman olmazsiniz
  22. 0
    +
    -entiri.verilen_downvote
    bugün orucumu tuttum neyse. öğle namazını kıldıktan sonra aklıma cünüp olduğum geldi ama orucumu bozmadım devam ettim.
  23. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
    i̇çimde büyük bir yangın ne kadar ağlasam da boşaltamıyorum ne yapacağımı da kestiremiyorum ruhen zor durumdayım
  24. 1
    +
    -entiri.verilen_downvote
  25. 7
    +
    -entiri.verilen_downvote
    çığlık çığlığa susmak lazım belki de. çünkü ne kadar anlatırsan o kadar karışacak kafan. ne kadar konuşursan o kadar anlaşılmayacaksın. üstüne bir de yanlış anlaşılacaksın.
/