Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    az önce arkadaşımla canımız çok sıkıldı ve açıp ateş ve su oynadık, üstüne bi de kapıya ilk kim varacak yarışı yaptık

  • 1
    +1
    -0

    az önce twitterda bir flood okudum. bir hikaye anlatmış kız, okuduktan sonra beni dumura uğrattı.hani durup düşünmeye itti ve acı bir gerçeği yüzüme bir tokat gibi çarptı.bu yüzden teşekkür ediyorum ona.sizinle de paylaşmak istedim.
    gelelim hikayeye.
    "vakti zamanında bir adam, bir başka binayla paylaştığı bahçesi olan bir evde yaşar. bahçeler ortak, binalar ayrıadam evinde işiyle o kadar meşgul ki, bir kez bile bahçeye dönüp bakmamış, bahçe çer çöpten, ölmüş bitkilerden, tenekeden geçilmiyor.bir gün yan binaya bir kadın taşınıyor, kadının evdeki ve kendi işleri bitince bahçe dikkatini çekiyor, bahçesini düzeltmeye karar veriyor.kadın kendi tarafındaki ölmüş bitkileri topluyor, yenilerini ekiyor, çimler seriyor, birkaç haftaya kendi bahçesi mis gibi oluveriyor.kendi tarafı bittikten sonra, yan tarafın halini görüp burayı böyle bırakmayayım diyor ve adamın tarafını da düzenlemeye başlıyor.aynı kendi bahçesi gibi cennete çeviriyor, mis gibi çiçekler, yemyeşil ağaçlar. şans eseri bunu camdan gören adam bahçeyi çok beğeniyor.adam bahçeden çok memnun yaşamaya devam ediyor. birkaç gün kadın yeniden bahçeye çıkıyor, bahçeye farklı şeyler ekmek istiyor.kendi tarafına da adamın tarafına da farklı farklı ağaçlar dikiyor. adamın tarafına ektiği ağaç şeftali ağacı olunca ipler kopuyor.bu adamın hayatta en nefret ettiği şey şeftaliymiş meğer. derhal kapısına dayanıyor kadının.bugüne kadar bir kez dahi iletişim halinde bulunmadığı bu kadına derhal o ağacı oradan sökmesini söylüyor.kadın üzülüyor, ama sessiz sedasız ağacı söküp atıyor. madem istemiyor bir daha da ilgilenmem bahçeyle diyip asla onun tarafına ilişmiyor.adamın bahçesi birkaç hafta içinde yeniden çöplüğe dönüyor. gelelim ana temaya.ben hikayeyi dinler dinlemez, adamın ne kadar kaba olduğundan bahsettim, insan bir teşekkür eder ya bu ne böyle diye çıkıştım."sınırlar" dendi. bahçede bir çit ya da benzeri bişey yoktu. adam teşekkür edebilirdi, ama rica etmemişti ki.sınırlar. kimse istemedikçe birinin bahçesine girmeye, ve sırf siz istediniz diye düzenleyip teşekkür bekleme hakkınız yok.ben insanların hayatına çok burnumu sokan,kimse istemedikçe bi şeyler deneyen ve teşekkür bekleyen biriydim. ama haklılar, çünkü istemediler.başkalarının bahçelerinden çıkın."

  • -14
    +5
    -19

    itiraf ediyorum, jeyminin gitmesine bu kadar üzülceğimi düşünmemiştim.

    zalım insan bir hoşça kalın der, allah'a emanet olun der. seni daha akopiyle cumaya yollıcaktım.

    zalımsın jeymi zalımsın, gelme sakın geri.

    1 +++ - akopi 11 Mart 2017 00:22
  • 2 sağolasın :d - bilinmeyenkullanici 11 Mart 2017 00:02
    amacını sorabilir miyim ? - bilinmeyenkullanici 11 Mart 2017 00:48
    tamam o zaman sorun değil :) - bilinmeyenkullanici 11 Mart 2017 01:15
    1 senin düşünmen yeter :d - bilinmeyenkullanici 11 Mart 2017 09:02
  • 2
    +3
    -1

    ulan çektiğim acının haddi hesabı yok. geçmiyor yani azalmıyor böyle bişey olamaz. delirdim artık napcağımı şaşırdım ankarada olmuyo diyip gele gele karabüke geldim, neden geldim kime geldim bilmiyorum sadece geldim. napcağımı bilmiyorum ulan en zor şey çaresizlikmiş şu yaşta öğrendim bunu da.

  • 6
    +6
    -0

    bugün doğum günüm iki arkadaşım yanımda. güzelde insanın içinde bir burukluk var sözlük. babam hiç bir doğum günümde yanımda olmadı bugün 20. doğum günüm yanımda yok. sıkıntı ne biliyo musunuz? olabilecekken bir önemli günümde yanımda olmaması. kaybeden hep biziz. ama gün gelicek kendi çocuğumun her doğum gününde yanında olucam. ona varlığımı hissettiricem. arkasında biri oluğunu hissettiricem. tek başına güçlü görünmek çok zor be sözlük. onu tek başına bu kadar güçlü yetiştirmicem. en azından yalnızlığı kabul edicek kadar güçlü olmasına izin vermicem asla!

  • 4
    +4
    -0

    ergenliğe yeni girdiğim zamanlardı 8. sınıf filan ben tabi deli zamanlar banyoda sabunu deldim onunla mastürbasyon yapıyorum bir gün yemek yiyoruz abim kahkaha atarak geldi bakiin dedi elimde ne var bu çıkardı benim delik sabun amk yerinde o gün almayı unutmuştum yüzüm muzum kızardi tabi babamdan yakında duvarı da deler nidaları annemden olum sen de ne var öyle sözleri o gün bu gündür 19 yaşındayım hala hatırlayıp gulerler burdan askerde olan o güzel abimin amk .

    1 ne yapalım yaptık bir abazalik 😂 - byretes 11 Mart 2017 22:53
  • 0
    +1
    -1

    bağzı şeylerden öyle bıktım ki. uyanır uyanmaz baktığım beyaz tavana karşı sigara yakıp bugünde uyandık amına koyayım diyip üzülüyorum. sonsuz bir uyku istiyorum artık ağzırısız ve sızısız. hayallerimizi yaşayacak kadar güzel değil bu dünya veya dünyamızı güzelleştirecek şeyler gelmedi daha. acaba kaçıncı duraktadır? kaç saatlik yolu kalmıştır gelmeye? aman geç gelmesin hayal turizmin kaptanına söyleyin hızlı getirsin onu. bekleriz en kötü. sahi beklerkende yorulur mu bir insan? sanki banka kuyrunduğayımda bütün banklar dolu bir ben ayaktayım ve o önemde en az 50 kişi varmış gibi bekliyorum. mesai biterse ne yaparız? bir rica etsek 23 yıldır burdayım lütfen bizim hayalleri araya sıkıştırın diye ıstar etsek ve bakoda oturmaktan beli kambur olmuş, gözlüklerinin üstünden bakan, şişman kadın bize olmaz derse biz bu hayalleri hangi bankadan kredi çekelim birader. 3 katlı triplex kartondan evimiz için hayal krediside mi vermezsiniz? ya ben bu hayallerle ortada kaldım be abi napayım? yıkılışlarına bir bir sigara yakıp izleyelim en iyisi

  • 4
    +5
    -1

    ilk defa bir insanı o kadar begenmiştim ki, insanı diyorum çünkü güzelliğe vurgu yapmak isteseydin bir kız diye devam ederdim fakat samimi konuşmasıyla içten gülümsemesiyle ve yanındaki arkadaşının bozuk moralini düzeltmek için şapşallaşması derken karşımdaki profil tüm hatlarıyla dürüst,sevecen,mutluğunu bencilce elinde tutmayan paylaşan bir insan vardı karşımda buraya mutlu son yazamayı okadar çok isterdim ki be sözlük ama olmadı ben cesaret edemedim o ise 2 ay sonra bölümden ayrıldı eğer görürseniz benim adıma selam verin çok zor değil zaten bu devirde insan görmek okadar nadirleşti ki yakında fosillerinden petrol çıkmaya başlar

  • 5
    +5
    -0

    daha 4-5 yaşındaydım ve evde çok dolanırdım dolapların içine falan girerdim dolap arkalarındaki halıların yanına girerdim. o dönemlerde de içlerinde hep bembeyaz bi toz bulurdum kendimi çok kötü hissederdim, annem ve babamın uyuşturucu satıcısı olduğunu düşünür annemle babamı polisler alıp götürür diye de bu olaydan hiç kimseye bahsetmezdim. allah affetsin çok salak bi çocukmuşum

  • 2
    +2
    -0

    geçtiğimiz ekim ayında bir şey öğrendim ve hayat o an siyah beyaz oldu. gerçekten hissettiğim tam olarak buydu, hani filmlerde olur ya her şey birdenbire rengini kaybeder, çiçekler solar başları düşer saksılarına, tüm sesler susar aniden. böyle alengirli alengirli anlatamam duygularımı genelde ama yaşadığım buydu işte. o günden bu güne zaman geçti ben kabullendim bazı şeyleri ama hayat sanki hala siyah beyaz. arada bir renklenir gibi oluyor sonra yine ince bi sızı duyuyorum derinden. o günden sonra ben değişmişim meğerse yeni fark ediyorum. her şey insanlar için bu hayatta olmaz dediğin şey olur, gitmez dediğin gider. ölüyorum sanırsın nasıl ölmediğine ölemediğine kendin bile şaşarsın. neyse ki insan zamanla anlıyor hayatta geçmeyecek acı yoktur, bir gün tamamen geçeceğini umuyorum. umarım bu günleri ileride sadece uzak, kötü hatıralar olarak hatırlarım

  • 1
    +1
    -0

    herkese tedirgin olmayin sinav icin soyle boyle diyorum ama ben hepsinden tedirginim

  • 3
    +4
    -1

    vefasız olmamla bilinirim sözlük, öyle diyorlar yani bende onların yalancısıyım.

    hep içimden severim pek arayıp sormam kimseyi. onlar bana bir şekilde ulaşırsa da eski günlerdeki gibi çok samimi davranirim araya yıllar girmemiş gibi.

    yarın 4 yıldır görüşmediğim bi arkadaşımla görüşücez. ayni şehirde olmamıza rağmen kendisine defalarca ulaşmaya çalışmama rağmen, bir türlü bana dönüş yapmamıştı. (sözde bana vefasiz derler)
    dün bir sürü bahaneler sıralayıp buluşalım falan dedi. kabul ettim.
    ama bi sor niye?
    tabi ki o 4 yılın hesabini sorup bi güzel haşlamak için.

    bide galiba kendisini çok özledim. (bu kısım gizli)

    ben vefasız biri değilim sözlük.

  • 1
    +1
    -0

    her zaman sığınacak bir liman buldum belki istediğim değildi fakat kıymet bildim.kıymet bilin.

  • 3
    +3
    -0

    sevdiğin insanların hayatında,senin sandığın kadar yerinin olmadığını farketmek acıtıyormuş.

  • 2
    +2
    -0

    kendi paramla gaming laptop almak istiyorum.bide sevgiye ihtiyacım var,sarılmak istiyorum.

  • 1
    +1
    -0

    okul açılmadan bir hafta önce dershane başladı (bkz: hızlandırma) orda ortam kurduktan sonra herkese hemşireliği kötüledim şöyle zor böyle zor işte şu üşleri yapıyon bunu yapıyon diye :d hedefi hemşirelik olan çoğu kişi vazgeçti :d burdan hepinizden özür diliyorum aslında atanırsanız gayet kıyak meslek ama o zamanlar hemşirelik düşündüğüm için önüm kapanmasın dedim ehehehe

  • 4
    +5
    -1

    gün, saat, dakikalar önemsizdi. yıldızlar gökyüzünde meçhul yolculuğunu sürdürürken, karşımda güneşe selam veren bir ışık uyandırdı beni. ben karanlıktan çok korkarım ama içimde öylesine bir karanlık vardı ki korkularımı sarıp beni tutuyordu. sen ışık olup çıktığında karşıma hiç takip etmediğim o takvim ve saatler belirdi önüme. bir menekşe kokusunda seni aramak gibiydi senden öncesi öylesi umutsuz çaresiz ama güzel. sen bir anda aydınlattın beni karanlığın içinden tutup çektiğinde anladım ki aslında beni korkutan karanlık değil hiçbir zaman gün doğmayacağını düşünmekmiş. mükemmel hiç bir şey anlatılamaz ben seni içimde beş harf ile taşıyordum. belkide seni sıkıştırmış içimde öyle saklıyordum. sen bana seni sorduğunda gözlerin demeye asla çekinmedim. göremediğin birşeyi sana söyledim "sen kendine hiç burdan baktın mı?" aslında biliyordum bakamayacağını ama sadece sana kelimelerle anlatılamayacak bir şeyden bahsetmek istedim. düşündüm senin inanmadığın ama etkisinde olduğum büyü beni alıp götürüyordu. zat-ı şahane dedim sana ve bir şansım olduğunu bunca zamandır, karanlıkta olmanın tek suçlusu günün geceye dönmesi değil benim sabaha çıkmamam olduğunu sana anlatmak için bir şans istedim. o gün takvim 23 şubat ı gösteriyordu. sabaha kadar uyuyamayıp sonra güneşin kırmızı ışıklarına malup olmuştum. hızlıca kalktım yatağımdan o gün benim güneşim tepenin ardından ilk defa yüzüme gülümseyecekti. nasıl bir duygu bilmiyorum biz küçükken teletabi diye bir çizgi film vardı ordaki güneşi beklemekti. o gün benim beklediğim belirlediğimiz saati bir kaç dakika gecikmesine sebep olan o an beni heyecandan öldürebilirdi. korkuyordum güneş gözümü yakabilir ve battığında güneş hiç doğmaya bilirdi. heyecanımı yenip günümü aydınlatmaya başladığın ilk saniyeler aslında daha önce hiç rahat nefes almadığımı gösteriyordu bana. hafızamdaki silik yüz hatların belirmeli artık seni hatırlamalıydım. her baktığımda kafanı çevirmen sanki benim heyecanımı alıyordu belkide aydınlığa alışma sürecim gerçekten bu olmalıydı. takip etmeye başlağım takvim yarıya kadar kıvrılmış dakikalar hızlıca atıyor. ve artık gün batımı yaklaşıyordu. o gün gözlerimi almadığım güneşim bana göz kırpıyor ve bir daha doğacağım diye haykırıyordu.günler yine geçmeze döndü sonra hergünüm aydınlanıyor beni ışığı şımartıyordu. ve insanoğlu hep kaybetti elde ettikleri onu hep biraz daha fazlası diye kışkırttı. fazlasını istemek hatalara sebep verdi. ama yine güneş gülümsedi. çünkü güneşi de biliyordu ona belki yıldızlar fısıldamıştı belkide ona bakan gözlerim yalvarmıştı ne olur bir daha doğ aydınlat beni diye. doyumsuz varlıklar bu insanoğlu hatalarını görmeyip hep istediler birşeyler aslında istekler bazen karşıdaki kişiyi mükemmel görüşlerindendi. hatalar öyle görünmeye başladı ki gözlerimde geceleri uyursam güneş bir daha aydınlatmayacak beni diye kuruntulara sebep oldu. güneş çarpmıştı beni hatalar, hatalar ve yine hatalar sanki ders almak yerine bir eziyet oluvermiştim. ve bu güneşimi yordu ilk defa kapkara bulutlar çöktü üzerime sonra anladım ki o bulutların ardındaki o ışık olmasa ben birdaha uyanamayacağım kötü bir rüyada tekrar tekrar tekrar düşecek ama asla çakılmayacağım. silmeye çalıştım geçmişi sildim elimden geleni ama olmayacaktı. çünkü artık güneşe bakacak bir gözlüğün vardı. ön yargılar umutsuzluklar ve uykusuzluk diye bir gözlüktü bu. siktir etmişti güneş zaten bir kaç gün yüzünü dönmedi bana doğmadı asla. ama artık güneşi sevebilecek bir hatırası vardı beynimde yüz hattı gülüşü bakışı nefes alışı çay içişi herşeyi kaydetmişti gözlerim ve öyle güzel bir kokusu. bu aslında bir kaçış değildi. bu güneşin hayaliyle ay ışığında aydınlanmaktı. ben haketmiyordum güneşi ona haksızlık edemezdim çekilmem en doğrusu idi çünkü bu gözlüğü kırabilecek tek ben varken kırmak yerine takmayı tercih ettim cezamı çekmem gerek. ya uyanamaz gördüklerimle giderim toprak altına yada bu akşam yordu beni deyip karanlığa. sen bir güneşsin benim gibi onlarcasını aydınlatan ben bir güne bakan bir süre seni selamlayıp dalından kopan. sen var ol çünkü sana ihtiyacı var toprağın çiçeğin hatta karanlığın bile ben giderek sana değil kendime veriyorum cezayı. belkide toprak olacağımı biliyorum en azından diyorum böyle hatıralarla gideyim sonsuza sensizlik değil gidişim seni her gün sevebilmek niyetim. allah a emanet ol.

    hiç anlaşılmayacak bir ben birde benliğim.

  • 3
    +5
    -2

    bugün öylesine ygs ye girdim hiç çalışmadım aslında işte sınav oldu bitti hava yağmurlu ve de baya bi soğuk dışarıda bissürü aile çocuğunun sınavdan iyi bi şekilde çıkmasını bekliyor umutlu gözlerle ağızlarından çıkacak 2 kelimeye bakıyolar kimbilir sınav parasını içlerinde durumu kötü olsada bi yerden bulup denkleştirip vermişti ama her şeye rağmen fedakarlardı onları görünce içim burkuldu ulan dedim bu güzel insanlara çalışmadım öylesine girdim sınava nasıl dersin onları üzmeye hakkımız var mı dışarda saatlerce bekletmeye heleki soğukta çalışın çalışalım arkadaşlar kendimizi düşünmüyosak bile ailemizin bize olan çabası için bir şeyler yapmak zorundayız