Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 2
    +2
    -0

    geçtiğimiz ekim ayında bir şey öğrendim ve hayat o an siyah beyaz oldu. gerçekten hissettiğim tam olarak buydu, hani filmlerde olur ya her şey birdenbire rengini kaybeder, çiçekler solar başları düşer saksılarına, tüm sesler susar aniden. böyle alengirli alengirli anlatamam duygularımı genelde ama yaşadığım buydu işte. o günden bu güne zaman geçti ben kabullendim bazı şeyleri ama hayat sanki hala siyah beyaz. arada bir renklenir gibi oluyor sonra yine ince bi sızı duyuyorum derinden. o günden sonra ben değişmişim meğerse yeni fark ediyorum. her şey insanlar için bu hayatta olmaz dediğin şey olur, gitmez dediğin gider. ölüyorum sanırsın nasıl ölmediğine ölemediğine kendin bile şaşarsın. neyse ki insan zamanla anlıyor hayatta geçmeyecek acı yoktur, bir gün tamamen geçeceğini umuyorum. umarım bu günleri ileride sadece uzak, kötü hatıralar olarak hatırlarım

  • 1
    +1
    -0

    herkese tedirgin olmayin sinav icin soyle boyle diyorum ama ben hepsinden tedirginim

  • 3
    +4
    -1

    vefasız olmamla bilinirim sözlük, öyle diyorlar yani bende onların yalancısıyım.

    hep içimden severim pek arayıp sormam kimseyi. onlar bana bir şekilde ulaşırsa da eski günlerdeki gibi çok samimi davranirim araya yıllar girmemiş gibi.

    yarın 4 yıldır görüşmediğim bi arkadaşımla görüşücez. ayni şehirde olmamıza rağmen kendisine defalarca ulaşmaya çalışmama rağmen, bir türlü bana dönüş yapmamıştı. (sözde bana vefasiz derler)
    dün bir sürü bahaneler sıralayıp buluşalım falan dedi. kabul ettim.
    ama bi sor niye?
    tabi ki o 4 yılın hesabini sorup bi güzel haşlamak için.

    bide galiba kendisini çok özledim. (bu kısım gizli)

    ben vefasız biri değilim sözlük.

  • 1
    +1
    -0

    her zaman sığınacak bir liman buldum belki istediğim değildi fakat kıymet bildim.kıymet bilin.

  • 3
    +3
    -0

    sevdiğin insanların hayatında,senin sandığın kadar yerinin olmadığını farketmek acıtıyormuş.

  • 2
    +2
    -0

    kendi paramla gaming laptop almak istiyorum.bide sevgiye ihtiyacım var,sarılmak istiyorum.

  • 1
    +1
    -0

    okul açılmadan bir hafta önce dershane başladı (bkz: hızlandırma) orda ortam kurduktan sonra herkese hemşireliği kötüledim şöyle zor böyle zor işte şu üşleri yapıyon bunu yapıyon diye :d hedefi hemşirelik olan çoğu kişi vazgeçti :d burdan hepinizden özür diliyorum aslında atanırsanız gayet kıyak meslek ama o zamanlar hemşirelik düşündüğüm için önüm kapanmasın dedim ehehehe

  • 4
    +5
    -1

    gün, saat, dakikalar önemsizdi. yıldızlar gökyüzünde meçhul yolculuğunu sürdürürken, karşımda güneşe selam veren bir ışık uyandırdı beni. ben karanlıktan çok korkarım ama içimde öylesine bir karanlık vardı ki korkularımı sarıp beni tutuyordu. sen ışık olup çıktığında karşıma hiç takip etmediğim o takvim ve saatler belirdi önüme. bir menekşe kokusunda seni aramak gibiydi senden öncesi öylesi umutsuz çaresiz ama güzel. sen bir anda aydınlattın beni karanlığın içinden tutup çektiğinde anladım ki aslında beni korkutan karanlık değil hiçbir zaman gün doğmayacağını düşünmekmiş. mükemmel hiç bir şey anlatılamaz ben seni içimde beş harf ile taşıyordum. belkide seni sıkıştırmış içimde öyle saklıyordum. sen bana seni sorduğunda gözlerin demeye asla çekinmedim. göremediğin birşeyi sana söyledim "sen kendine hiç burdan baktın mı?" aslında biliyordum bakamayacağını ama sadece sana kelimelerle anlatılamayacak bir şeyden bahsetmek istedim. düşündüm senin inanmadığın ama etkisinde olduğum büyü beni alıp götürüyordu. zat-ı şahane dedim sana ve bir şansım olduğunu bunca zamandır, karanlıkta olmanın tek suçlusu günün geceye dönmesi değil benim sabaha çıkmamam olduğunu sana anlatmak için bir şans istedim. o gün takvim 23 şubat ı gösteriyordu. sabaha kadar uyuyamayıp sonra güneşin kırmızı ışıklarına malup olmuştum. hızlıca kalktım yatağımdan o gün benim güneşim tepenin ardından ilk defa yüzüme gülümseyecekti. nasıl bir duygu bilmiyorum biz küçükken teletabi diye bir çizgi film vardı ordaki güneşi beklemekti. o gün benim beklediğim belirlediğimiz saati bir kaç dakika gecikmesine sebep olan o an beni heyecandan öldürebilirdi. korkuyordum güneş gözümü yakabilir ve battığında güneş hiç doğmaya bilirdi. heyecanımı yenip günümü aydınlatmaya başladığın ilk saniyeler aslında daha önce hiç rahat nefes almadığımı gösteriyordu bana. hafızamdaki silik yüz hatların belirmeli artık seni hatırlamalıydım. her baktığımda kafanı çevirmen sanki benim heyecanımı alıyordu belkide aydınlığa alışma sürecim gerçekten bu olmalıydı. takip etmeye başlağım takvim yarıya kadar kıvrılmış dakikalar hızlıca atıyor. ve artık gün batımı yaklaşıyordu. o gün gözlerimi almadığım güneşim bana göz kırpıyor ve bir daha doğacağım diye haykırıyordu.günler yine geçmeze döndü sonra hergünüm aydınlanıyor beni ışığı şımartıyordu. ve insanoğlu hep kaybetti elde ettikleri onu hep biraz daha fazlası diye kışkırttı. fazlasını istemek hatalara sebep verdi. ama yine güneş gülümsedi. çünkü güneşi de biliyordu ona belki yıldızlar fısıldamıştı belkide ona bakan gözlerim yalvarmıştı ne olur bir daha doğ aydınlat beni diye. doyumsuz varlıklar bu insanoğlu hatalarını görmeyip hep istediler birşeyler aslında istekler bazen karşıdaki kişiyi mükemmel görüşlerindendi. hatalar öyle görünmeye başladı ki gözlerimde geceleri uyursam güneş bir daha aydınlatmayacak beni diye kuruntulara sebep oldu. güneş çarpmıştı beni hatalar, hatalar ve yine hatalar sanki ders almak yerine bir eziyet oluvermiştim. ve bu güneşimi yordu ilk defa kapkara bulutlar çöktü üzerime sonra anladım ki o bulutların ardındaki o ışık olmasa ben birdaha uyanamayacağım kötü bir rüyada tekrar tekrar tekrar düşecek ama asla çakılmayacağım. silmeye çalıştım geçmişi sildim elimden geleni ama olmayacaktı. çünkü artık güneşe bakacak bir gözlüğün vardı. ön yargılar umutsuzluklar ve uykusuzluk diye bir gözlüktü bu. siktir etmişti güneş zaten bir kaç gün yüzünü dönmedi bana doğmadı asla. ama artık güneşi sevebilecek bir hatırası vardı beynimde yüz hattı gülüşü bakışı nefes alışı çay içişi herşeyi kaydetmişti gözlerim ve öyle güzel bir kokusu. bu aslında bir kaçış değildi. bu güneşin hayaliyle ay ışığında aydınlanmaktı. ben haketmiyordum güneşi ona haksızlık edemezdim çekilmem en doğrusu idi çünkü bu gözlüğü kırabilecek tek ben varken kırmak yerine takmayı tercih ettim cezamı çekmem gerek. ya uyanamaz gördüklerimle giderim toprak altına yada bu akşam yordu beni deyip karanlığa. sen bir güneşsin benim gibi onlarcasını aydınlatan ben bir güne bakan bir süre seni selamlayıp dalından kopan. sen var ol çünkü sana ihtiyacı var toprağın çiçeğin hatta karanlığın bile ben giderek sana değil kendime veriyorum cezayı. belkide toprak olacağımı biliyorum en azından diyorum böyle hatıralarla gideyim sonsuza sensizlik değil gidişim seni her gün sevebilmek niyetim. allah a emanet ol.

    hiç anlaşılmayacak bir ben birde benliğim.

  • 3
    +5
    -2

    bugün öylesine ygs ye girdim hiç çalışmadım aslında işte sınav oldu bitti hava yağmurlu ve de baya bi soğuk dışarıda bissürü aile çocuğunun sınavdan iyi bi şekilde çıkmasını bekliyor umutlu gözlerle ağızlarından çıkacak 2 kelimeye bakıyolar kimbilir sınav parasını içlerinde durumu kötü olsada bi yerden bulup denkleştirip vermişti ama her şeye rağmen fedakarlardı onları görünce içim burkuldu ulan dedim bu güzel insanlara çalışmadım öylesine girdim sınava nasıl dersin onları üzmeye hakkımız var mı dışarda saatlerce bekletmeye heleki soğukta çalışın çalışalım arkadaşlar kendimizi düşünmüyosak bile ailemizin bize olan çabası için bir şeyler yapmak zorundayız

  • 3
    +4
    -1

    hala seviyorum.

    allah'ım kıvırcık saçlarına suratımı gömmek, avuçlarını öpmek, kokusunu içime -daha önce hiç yapmadım- çekmek, gözlerine bakıp şiirler okumak istiyorum. ne olur ki onu benim kaderime yazsan? yaz olur mu? unutma bak, yaz.

    ah şu ellerimi bir tutsa, bu eller bir mutlu olur ki... bir güvense bana, kalbime; ona olan sevgime, bir güvense...

    bulutlar bile dağılır, güneş mutlu olur. tepelerin ardından teletabilere doğan güneşli velet doğar hayatıma. her yer; renkler mesela... tüm renkler daha güzel, daha canlı olur.

    lakin o beni diğerleriyle karıştırıyor. inanmıyor.

    inan bana ruhuna aşık olduğum kadın. inan.

    muhtemelen bu yazıklarım sana ulaşmayacak ama, sen yine de bir şans ver bana.

    yalvarıyorum.

  • 0
    +3
    -3

    bugün kafede garsona kızdıktan sonra verdigim tepki
    keşke yeşil gözlerine bakıp da kızsaydım çok tatlıymış hep yaparım ama bu sefer pişmanlığım büyük

  • 1
    +2
    -1

    buradan biriyle tanışmak çok isterim ama o biri istemiyor galiba hala tek bir kişiyle tanışacak imkanım olmadı...

    hocam aynı kaderi paylaşıyoruz sanırım.. - hercai1ruh 12 Mart 2017 19:24
  • 0
    +0
    -0

    rica etsem biriniz bana beğenmeme tuşunu gösterebilir mi? cahillik akıyorum ama bulamadım şflcldlclfl

  • 2
    +2
    -0

    şuan daha eğitimdeyim bu yüzden sürekli şubelerim değişiyor 3 günlük başka bu şubeye gittim gitmez olaydım ya birinden aşırı hoşlandım baya bi ama şubem değişti bir aşkım daha kavuşamadan sona erdi sözlük neyse hayırlısı olsun diyelim..

  • 1
    +1
    -0

    hani derler ya 17 yaşında sevdiğin gibi hic bir zaman sevemezsin diye 17 yaşıma dair anlatacak tek bir anım yok

  • 0
    +0
    -0

    yoruldum sözlük. insanların bu kadar samimiyetsiz olmasından, yalan söylemesinden, bunca kötülükten yoruldum. yanlış anlaşılmaktan, yalnızlıktan, sevgisizlikten yoruldum. boğuluyorum

  • 12
    +12
    -0

    mutsuzum sözlük ya, bazen o kadar mutsuzum ki sırf bu yüzden kimseyle konuşmuyorum. sözlük bile çare olmuyor. iki entry gireyim keyifleneyim diyorum ona da sanki birisine laf anlatcaksın da hiç anlamıycak gibi geliyor yazıyor yazıyor siliyorum...

    4 yanında seni tanıyanlar bile anlamıyorlar tanımayanlar nasıl anlasın ki zor bir çıkmaz - yoklugunbitirdi 13 Mart 2017 00:26
    2 +1 - ananasuyu 13 Mart 2017 01:33
    1 halıyı bile üzmüşsünüz allah sizin belanızı verecek - temmuzaksami 13 Mart 2017 23:52
  • 3
    +4
    -1

    küçükken direksiyon hocama aşık olmuştum. uzun bi aradan sonra öğrendim ki adam evliymiş çocuğu bile varmış. bende o hayal kırıklığıyla ani bi manevrayla arabayı vurdum ödesin pezevenk

    ewet problem nerde - ekonomik boy 13 Mart 2017 03:49
    2 bana göre 18 yaş küçük. senin de beynin büyüse keşke benim yaşlılığım kadar. burası anonim herkes doğruları rahat söyleyebildiği için burda. senin inanıp inanmaman beni ırgalamaz çocuk - ekonomik boy 13 Mart 2017 15:45
    1 inceden laf sokmaya çalışmalar yalancılıkla itham etmeler falan.. sen yaşıtlarınla oyna lütfen - ekonomik boy 13 Mart 2017 16:21
  • 56
    +58
    -2

    geçen yıl bu gun. 13 mart 2016. ygsden çıkmıştım kendimi hemen basket sahasına attım deliler gibi basket oynadım. saatlerce. sonra bi telefon geldi. annem. ağlamış sesinden anladım eve gelsene dedi. eve nasıl gittiğimi bilmiyorum. eve girdim noldu dedim. burak hocan şelaleden düşüp ölmüş dedi. kulaklarım uğuldadı o an. nasıl lan nasıl daha 2 gün önce denemeden çıkmıştım matematik sorularımı sormuştum. kanlı canlı yanımdaydı. inanmadım haberlere baktım şelalede arkadaşlarıyla selfie çekerken ayağı kayıp 30mden düşüyor. elim hemen bitirdiğim ygs kitabına gitti. onune not yazmıştı başarılarının devamını dilerim diye. birde imzası. notu yazdıktan 1 ay sonra gormuştum. sana bir gozluk yetmiyor optik ikinciyi de al sen demişti. optik ordan gelme yani. abi gibiydi ben o gün abimi kaybettim bir matematik hocamı değil. ruhun şad olsun mekanın cennet olsun abi. bu gun tam 1 yıl olucak. sen gideli. ben ise tekrar ygsye girdim. tekrar koştum bu maratonu ve koşuyorum hala. belkide bana tek sen inandın o koca okulda. tek sen bu işi kıvırırsın dedin hep bırakacakken o cüzdanımda ki ufak kağıdı hatırlattın. pes etmemeyi damarlarıma sen enjekte ettin. hep bi farklıydın ne bileyim genç oluşun mu diyim , öğrencilerle olan ilişkin hep abi kardeşti. öğretmen öğrenci değildi. abi abi diye peşinden koşardık soruları sorarken abi derdik. bir daha da hiç bir hocama abi diyemedim işte. ispartaya yolum düşerse kabrini ziyarete gelicem ozlettin kendini be.. rahat uyu optik sorularıyla seni bıktıramıyor artık. keşke burda olsan da bıktırsam ama işte. birde bunun obur dünyası var abi , çozulmemiş bir ton soru var o kitapta hala bekliyor kimseye de çozdurmedim. kimseye de optik dedirtmedim kendime. optikte seninle birlikte uyuyor...

    7 ağlattın gerçekten acını içimde hissettim. - sunturlu 13 Mart 2017 00:58
  • 14
    +14
    -0

    eski oturduğumuz apartmanda bi komşumuz vardı, bir sürü de torunu vardı. sık sık birbirimize gider gelirdik. bu kadının bi torunu vardı ona "oliş" diyodular oliş de neyse. bu çok haşere bir çocuktu. ben 5-6 yaşlarındayım bu da 3-4 filan herhalde. bu çocuk her geldiğinde beni gördüğü yerde döverdi :( yanağımı filan ısırırdı. ben de nasıl bi salaksam hiç karşılık veremezdim oturur dayak yerdim :(
    bu tabi annemin canına tak etmiş, komşuya söylüyor, alttan alttan verip veriştiriyor olmuyo bak böyle filan diye. komşu da nasıl bi yüzsüzse umrunda değil aaa çocuk onlar diyo. çocuk ama nasıl çocuk aq bu bokumu çıkarıyo benim :(
    annem ne yaptıysa olmadı. sonra bir gün aldı beni karşısına. dedi ki oliş senden küçük, hep zopasını yiyosun, bi kez onu döversen o sana bi daha karışamaz, eğer oliş'i döversen sana sıkmalı çikolata alcam dedi. tabi o zamanlar sıkmalı çikolata çok moda ve öyle sürekli yiyebildiğimiz bi şey de değil. ben sevindim tabi nasıl döveceğimi filan planlıyorum.
    o zamanlar da anaokuluna gidiyorum. bi gün dayım geldi aldı beni anaokulundan, bizim eve gidiyoruz. dayım dedi ki bak oliş'in ananesi bizde, sakın annenin dediği şeyi söyleme, ağzından kaçırma, çok ayıp olur kadına dedi. (çocukken ağzım çok gevşekti) yol boyunca beni böyle tembihledi. ben de diyorum ki ayıpsın dayı hiç söyler miyim filan. sonra neyse eve geldik ben çantayı hemen attım kapının yanına, koşa koşa yanlarına gittim. daha oturduğum gibi kadına döndüm, biliyor musuuun ben senin torununu döversem annem bana sıkmalı çikolata alacaaaaaak dedim. kadın şok, gözleri ayrıldı. anneminse gözleri yerinden çıktı, rengi soldu, nefesi kesildi ama ben gerizekalısı hala anlatıyorum. sonra kadın anneme baktı annem de dedi ki valla abla kusura bakma ama evet öyle dedim, seninki bundan küçük bunu dövüp duruyor, bizimki bi kez dövse bi daha sorun olmaz yani senin torun korkar dedi. kadın da işte kem küm etti kalktı gitti. annem kadının arkasından kapıyı kapattı bana bir girişti ama ben hayatımda böyle bir dövme stili görmedim. odadan odaya duvardan duvara vura vura dövüyor. vücudumda ne kadar kemik varsa hepsinin yerini tek tek öğrendim o gün. ama ben hala anlamıyorum, annem niye dövüyor şimdi beni diyorum. ama bi temiz yedim zopayı.
    yıllardır utancımdan kimseye anlatamamıştım bu salaklığımı :(

  • 3
    +3
    -0

    adama titreyerek seni seviyprum her gün acı çekiyorum noglur anla diyorum.bana diyoki ne yapacağımı bilmiyorum kendine bi hobi falan bul unutmaya calis. sağol ya allah razı olsun kendime bi hobi bulayım ben en iyisi aynen.her gece ağlamak şu sıralar hobim sağol.

  • 2
    +2
    -0

    ağlasam sanki herkes yıkılırmış gibi hissettiriyor. duvarlar üstüme göçer de altında kalırım diye korkuyorum.

  • 2 nedir bu bizden çektikleri hshshhs - kilidivurunardimdan 13 Mart 2017 16:55
    2 benim de umudum yok:d - kilidivurunardimdan 13 Mart 2017 16:58
    1 ehliyet garanti ya ek olarak tektaş düşünüyorum :))))))) - kilidivurunardimdan 13 Mart 2017 19:09
  • 10
    +10
    -0

    çok yalnızım la sözlük . yalnızlığım insan yalnızlığı değil , his yalnızlığı . öyle özledim ki sözlük birilerine karşı birşeyler hissetmeyi . sanırım bitiyoruz la sözlük.

    haline şükret bence. senin yerinde olabilmek için neler yapmazdım, birisine aşık olmamak için. dengesiz birine aşık olmaktansa, senin gibi olmayı tercih ederdim. - kardesbosabekleme 13 Mart 2017 16:55
    iyi bisey değil kardeşim . insanı insan yapan hissiyatıdır. bende de galiba o hissiyat yok oluyo . birine karşı duyulan vicdan , sadakat , saygı gün geçtikçe yok oluyo bende . kendimi toparlamam için his lazım hisler lazım bence kardeşim . - anektod45 13 Mart 2017 20:02
    haa sen bütün duygularını kaybetmişsin, ben bundan bahsetmiyorum. elbette vicdan, üzüntü, acıma, sevgi hissiyatı olacak, ama aşık olmaya hacet yok, zira sonunun hep mutlu bitmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. - kardesbosabekleme 13 Mart 2017 23:24
    1 yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci; sahneye fırlayıp romeo’nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. sonunda geminin batacağı bilindiği halde titanic defalarca izlenmiştir. bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan hayattan hiçbir tat alamazsın. çünkü romeo ölmeli, titanic batmalı ama aşk her şeye rağmen yaşanmalı . alıntıdır . iyi ya da kötü aşk yaşanmalı aşksız olmuyo - anektod45 14 Mart 2017 01:57
    valla bu iyiydi :d - kardesbosabekleme 14 Mart 2017 22:08