Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 2
    +2
    -0

    herkes uyandı okula işe gidiyor. ben bütün gün uyucam süper bişey ya bu işsizlik :d

  • 12
    +12
    -0

    evet tam üç sene oldu..
    lise zamanıydı üçüncü sınıfın başında onu görmüştüm. bizim bi üst katımızda, 9/a sınıfındaydı. hala hepsini hatırlarım neyse. günlerden çarşamba öğleden sonra çıkışa doğru saat 14:18 son derse giricem sonra çıkıp evime gidicem. en üst katta tuvalette sigara içtik çocuklarla aşağıya iniyoruz merdiveni döndüğüm gibi bunu gördüm. hani beyler derler ya ilk görüşte aşk diye. işte öyle bişey oldu ama sadece bana olmuş gibiydi. o arkadaşlarıyla gülüşüp geçti yanımdan. parfüm kokusu hala burnumun ucundadır. ben merdivenlerin başında kala kaldım. arkadaşlarımın seslenmesiyle ölümden uyanmış gibi irkildim ve sınıfa gitti. derste onu düşünüyorum eve gittim o yatıcam hala aklımda o var kafayı yicem bi türlü aklımdan çıkmıyo. cesaretimi topladım dedim faceden istek yollıyım belki kabul eder. yarın oldu sabahın köründe okula gittim. sabahları soğuk oluyormuş ilk o zaman anladım tabi neyse. kızın yanından her tenefüs geçiyorum kız bakmıyor. ulan diyorum faceden başkasına mı istek gönderdim yoo o kız işte.

    kız bir ay sonra kabul etti bendeki sönen aşk ateşi kızın profilindeki doğum tarihini görünce anka kuşu gibi yeniden doğdu bu sefer daha büyük cayır cayır yanıyorum. doğum günlerimiz aynıydı. sonra öğrendim ki aynı saatte de doğmuşuz.. dedim bu kız benim olmalı. faceden de yazasım gelmiyor numarasını bulmam lazım. o zamanlar herkesin numarasını bulma lüksüm vardı. bi arkadaşım vardı kızın ismini soy ismini söylüyordum buluyordu hemen. söyledim buna bulamadım kusura bakma dedi. ulan nasıl bulamadın? okulun telefon rehberi gibisin o kızın numarasını nasıl bulamadın?

    gel zaman git zaman biz bunla bi okul dönemi bakıştık falan oda benim ona ne gözle baktığımı anlamış gibiydi artık. yaz tatiline girdik doğum günlerimizde yaz tatilindeydi. doğum günümü iple çekiyorum kendim adına değil ona yazıcam ya doğum günün kutlu olsun diye içim içimi yiyo. doğum günü/müz geldi çattı. ben buna mesaj attım; (mesajları pek hatırlamıyorum ama hemen hemen böyle yazışmalar oldu)
    -doğum günün kutlu olsun
    bir saat sonra
    -doğum günümüz kutlu olsun :)
    diye bir mesaj geldi. ben ben değilim havalara uçuyorum. kendimi duvardan uvara fırlatıyorum.
    -teşekkür ederim :) napıyosun?
    -arkadaşlarımla evdeyim. şuan müsait değilim
    -tamam müsait olunca yazarsın o zaman :)
    kız bir daha yazmadı.
    artık lise sondaydım herkes benim kimi sevdiğimi biliyor gibiydi. arkadaşlarım belalı tiplerdi bende bişey yoktu ama onlarla takılıyordum kimse bulaşmıyordu falan. okul değişmişti dağın başına okul yaptılar bizi oraya attılar falan. kızın sınıfı koridorun başında benim sınıfım koridorun sondaydı. koridorun sonundaki peteğe yaslanır onun giriş çıkışını izlerdim. içimden sayıklardım; niye böyle oldu hep adamlarmı kaybeder falan liseli aklı ne beklersiniz hep isyan hep isyan. bi gün yine kalorifere yaslanmış bekliyorum benimki çıktı sınıftan ordan bi çocuk geçiyodu onla makara falan yapıyorlar içim gidiyo amk. el hareketi falan yapıyorlar kız tekme atayım derken bacağını fazla kaldırdı düştü. benim canım yandı sanki içimde bi sızı hissettim. zaten sinirliyim gözlerimden ateş çıktı çocuğa doğru koşuyorum öldürcem tamam. koşarken aklımdan bir sürü şey geçiyo. ulan arkadaşı şimdi çocuğu dövsem disiplinlik olacam hadi onu geçtim kızın gözünden tamamen düşme riski falan var ama çocuğa bişey yapıcam hırsımı almam lazım birinden. üç saniyede oraya varmıştım çocuk durum anlasın diye bi omuz çaktım çocuk sendeledi falan kızın yanına gittim bişeyin varmı yok bişeyim saol dedi tuttum elinden kaldırdım.
    beyler o anı o hissi var ya hiç bir şeye değişmem. elini tutmuştum zafer yolunda bir galibiyetti. elleri narin avuçları hafif nemliydi. kalktı ayağa kızlar geldi pantolonu tozlanmış temizlemeye çalıştılar falan aldılar bunu sınıfa soktular. ben mal gibi kaldım ortada aklıma o çocuk geldi.
    arkamı döndüm çocuk orda duruyo. valla ben bişey yapmadım kendisi düştü falan anlatıyo böyle bişeyler gözüm döndü kırıcam bir taraflarını. tam üstüne yürüken bizim çocuklar geldi tuttular beni çocuğu gönderdiler. ne oldu falan sormaya başladılar anlattım durumu kızı biliyorlar zaten. gaz verdiler akşama yaz bu iş oldu diye. yazdım, yazmaz olaydım. numarası hala yok faceden yazdım.
    -nasılsın bir şeyin var mı?
    -yok iyiyim teşekkür ederim
    falan filan baya konuştuk. kız bana bişey dedi şuan deseler hayatta yapmam (büyük konuşmayım yinede zamanında yaptık) filancı kıza yazsana dedi numarasını falan attı. ben bu kıza yazdım. meğerse kız beni seviyormuş. benim sevdiğim kızın whatsapp kız grubunun mağduru oldum amk. kızın twitter hesabına girdim o kıza benim hakkımda güzel bi giydirme yapmış şimdi unuttum o sözü. beni bir güzel işletmişler sevgimi kullandılar amk. diğer kızında günahını aldık hayalleriyle oynadık falan. ben durumu anlayınca iş işten geçti tabi. buna yazdım niye bölye bişey yaptın diye. sen çok iyi birisin falan başladı bu anlatıyo. seviyorum ya gözüm hiç bişey görmüyo ne yapsa yeridir hesabı takılıyorum. sanki bir melek gibi bakıyorum ona. affettim falan üç gün geçti. sen çok iyi birisin böyle olmuyo kendine iyi bak dedi. ne kadar itiraz etsemde kararlıydı. deli gibi seviyorum son bir mesaj attım.
    -sana 3 seçenek sunuyorum. ya bana evet de. ya bekle de ilerde tekrar konuşalım bu iş olsun. yada sktr git de.
    kız ne dese beğenirsiniz.
    -lütfen beni zorlama kendine iyi bak. çok iyi bir insansın..
    -sende
    yazdım ve son konuşmamız buydu..
    bundan tam 3 sene 3 ay önce başladı bu hikaye. çarşamba günü 14:18 hala numarası yok :)
    geçen bi düğünde gördüm pembe bir elbise giymişti. ben ona bakarken o beni yakalıyor. o bana bakarken ben onu yakalıyordum. her rakı masasında hala aklıma gelir kendileri.

    okuyan okumayan herkese teşekkürü bir borç bilirim..

  • 0
    +0
    -0

    para karsılıgı olmadan sadece bira alıp yanıma gelebilirsiniz siz derdinizi anlatırken zevkle bira icerim

  • 1
    +1
    -0

    bu sene 20 aralıktı çıkmaya başladık 4-5 ay boyunca izmirdeydi her gün konuşuyorduk buluşuyoduk gayet de mutluyduk sonra babasının tayini çıktı istanbul'a taşındı. kurban bayramı tatili 9 gündü bu sene tatil başladığı gün çıktım yola 8 saat yol gittim pendiğe geldim eve girdiğim mesaj attım buluşalım hemen seni çok özledim dedim kartalda oturan kız 45 dakkalık yolu benim için gelemedi ve üstelik de sebebi yok ayrıldık ama hala çok aşırı seviyom kafayı yicem bu kadar karşılıksız kalması bi dert hala vazgeçememem ayrı bi dert yol gösterin be

  • 1
    +2
    -1

    babam diye adlandırılan adamdan nefret ediyorum.doğarsın yanında yok,büyürsün yanında yok,ağlarsın,gülersin yanında yok.yurtdışında çalışıyor güya ama eve gönderdiği paranın lafını yapan bir insan.senede 1 ay için gelir onuda zehir eder öyle gider.her şeye karışır,saçma sapan konuşmalar yapar.ya bir insan kızına söyleyemeceği sözleri bilmez mi?ya arkadaşlar 18 yaşında bir kız babası ölsün idye dua eder mi ? ben ediyorum.

  • 2
    +2
    -0

    valla bende asla vazgeçmem 3 kasım günü izmir izban alsancak durağında bindim bavullarla banliyoya ayaktayım esmer güzel bir kızda bindi onda el çantası vardı.neyse bakışıyoruz sürekli kızla.halkapınar da indik ikimizde normalde ben mavişehire gidicem ordan çiğliye geçip trenle manisaya gidicem üniversitedeki yurda.kız için indim halkapınarda.halkapınar bu arada izbanla metronun aktarma yeridir bilmeyenler için. bavulla cebelleşiyorum ben yukarı çıkmak için kız omzuma dokundu asansör şu tarafta diye bende de o an heyecandan biliyorum lafı çıktı ben şok tabi beklemiyorum. neyse çıktım asansörden metro tarafına geçtim oda gitti benden önce metro tarafına yine bakışıyoruz sonra metro geldi bindik kızla bakışıyoruz kızla tam konuşucam manyağın teki hayat insanlar çok güzel be kardeşim dedi bende öyledir tabi dedim adam 4 yıldır insan yüzü görmedim mapustan yeni çıktım falan dedi ben saydırıyorum içimden. sonra ege üniversitesi durağına geldik. ben indik derken ikimizde ben bavulla uğraşırken kız kayboldu. 14 ocak perşembe günüde bugün karşıyaka da otobus bekliyorum laan dedim içimden git otur sahilde mis gibi çekirdek çitle.aklıma uydu bu fikir gittim bankta oturdum. ulan yan banka bi kız oturdu lan dedim o kız elinde tuborg bira 15 saniye sevindim sonra sevgilisi geldi kız beni gördü zaten cocuk gelmeden bana bakarak cocugu öpüyor falan ben deli oluyorum ama gülüyorum da ismini öğrenmem gerek diyorum içimden 2.5 ay sonra bulmuşum kızı kaybetmemem gerek sonra bunlar kalktı banktan kız önümden geçerken yüzüme baka baka gitti. peşlerine takıldım bende taa nergise kadar takıldım peşlerine girdi bunlar apartmana bekledim 2 saat. saatte 19.30 olunca bende gitmek zorunda kaldım. ama kızın yada erkeğin evini öğrendim bacak apt. no 19 izmir karşıyaka neyse bulucam ama o kızı. durakta beklerken aklıma sahilde oturma fikri boşuna gelmiş olamaz.allahın işi bence bu boş umut belki ama o kızı bulucam sans dileyin bana

  • 2
    +2
    -0

    beni hep sessiz biri sanırlar. hani derler ya sessiz olandan korkacan(ama ben öyle biri değilim). yeni bir ortama girdiğimde ilk gördüğüm kişiye beş yıllık arkadaşımmış gibi davranamam aga. mesela en basitinden bi dersaneye gittiğimde geçerim en arkaya safımı belli ederim. sınıftakileri gözlemlerim kime nasıl davranacağıma bakarım(aslanın avına nasıl süzüldüğü gibi :p) bu süre en az 1 ay sürüyor belkide daha az, hele birde sigara içmiyorum ya hepten arkadaş ortamından uzak oluyorum neymiş sigara içmiyorum diye beni tanıyamamışlar "ulan gitme sigara içmeyede iki laf edek birbirimizi tanıyak". esprili, şakayı seven biriyim piçlik yapmayı düşünürüm ama karşımdakini üzecek kadar değil. şu 1 ay geçtikten sonra sesim çıkmaya başlayınca sınıftakiler -sanki istanbuldaki bombayı ben patlatmışım gibi bakıyorlar- şaşırıyorlar "ooo sesin çıkmaya başladı gibi laflar ediyorlar." nasıl canım sıkılıyor var ya. beni tanımaya başlayınca yanımdan ayrılmıyorlar nereye gitseler hadi sende gel falan demeye başlıyolar sınıfa gitmeyince eksikliğim belli oluyor "bunu kendilerinden duydum." yani korkulacak gibi biri değilim tamam mı yavru kurtlar bana gelene ben on adım giderim. neyse sen meşgulsün galiba öptm by kib aeo

  • 4
    +4
    -0

    bugün yeni bir his ile tanıştım. nasıl tarif etsem...
    hani daha fazla tanımak istersin bir insanı. konuşmak istersin sürekli, daha fazla vakit geçirmek için bir şeyler yaparsın sürekli. işte o red cevabını aldığın zaman fiziksel olarak durumunuzu düşünerek "kilomdan, boyumdan, tipimden...." oldu diyerek geçiştirirsiniz, kısa süre sonra olmayan bokun acısı kalır hani. bu sefer apayrı bir şey hissettim sözlük. bunun adı "yetersizlik" "acizlik"
    bir tarafta üniversitesini bitirmiş, çalışan ve kendini tanımak, kendini geliştirmek için sürekli olarak çalışan bir insan, bir tarafta 4. yılı olmasına rağmen 1. sınıf olan bir insan...
    bir tarafta müziğe, resime yeteneği olan ve onu geliştirmek için saatlerini heba eden bir insan, bir tarafta eline aldığı harmonicayı bile çalamayan bir avel.
    bir tarafta sosyalleşen bir insan, bir tarafta asosyal...

  • 19
    +21
    -2

    benim kirvem yoktu sanırım 1.5 yaşında sünnet oldum. sünnet eden doktora da helal olsun fasulye kadar pipiyi çok güzel kesmiş yarısı yok amk.

    1 ahahah :) - madridli bela 15 Ocak 2016 01:31
  • 8
    +8
    -0

    uzun zaman olmuştu birini sevmeyeli, tam tamına 19 sene oldu. bende zaten 19 yaşındayım. yani anlayacağınız ilk defa birini sevdim, ilk defa o olmadan yaşayamam dediğim biri çıktı karşıma, ilk defa çaresizliği tattım. iki senedir onu seviyorum, zaten ikinci görüşümde aşık olmuştum ona - ilk görüste aşka birazcık inanmam da - neyse böyle olmayacak dedim kendi kendimi yiyip bitirmenin bir alemi yok. 

    bütün cesaretimi toplayıp mesaj atacam facebooktan, orada farkettiğim bir gerçek kapı gibi çarptı yüzüme; daha facebookta arkadaş bile değiliz. neyime güvenip mesaj atacaksam, cahil cesareti dedikleri bir şey var ya işte onun vücut bulmuş hali benim. "size söylemem gereken bir şey var" diye mesaj attım. ama görmeniz lazım entera basarken elimin basıl titredigini, boğazımın düğümlenip nefes alamayışımı. "efendim" dedi evet anlayacağınız üzere; güzel olduğu kadar kibar ve hanımefendi bir kız. belki size sıradan bir kelime gibi gelebilir ama "efendim" kelimesi sadece onun dudaklarının arasından çıktığından dolayı benim için dünyanın en güzel kelimesi. 

    her şey iyi güzel de ben şimdi bu kıza ne diyeceğim diye düşünmedim değil yani. neden sonra düşünmeye gerek olmadığına karar verdim. içimden gelenleri olduğu gibi kendisine aktaracaktım. lakin yazarken farkettim de içimdekileri olduğu gibi aktarırsam hem kendi gözümde hem de onun gözünde haddinden fazla bir şekilde küçük düşmüş olacaktım. 

    neden sonra vazgeçtim her şeyi apaçık bir şekilde anlatmaya. "size karşı gayri meşru hisler besledim, bu hislerden vazgeçmeye çalıştım ama başaramadım özür dilerim " gibisinden sözler sarfettim. o ne dedi biliyor musunuz peki ? " size karşı olumlu cevap veremem, sonuçta aynı sınıftayız böyle hisler beslemeniz hiç hoş değil, ayrıca konuşmayı düşündüğüm biri var" dedi. dünyalar başıma yıkıldı sanki, ne demekti konuşmayı düşündüğüm biri var. ben onu sevmiştim o da beni sevmek zorunda değildi ama başka birini de sevemezdi. benim sevdiğim biri, başkasını sevemezdi. çünkü o farklıydı, çünkü ben onu sevmiştim, çünkü ben ilk defa birine aşık oldum. 

    aynı sınıftaymışız, böyle hisler beslemem doğru değilmiş. ne kadar da rahat söylüyor bütün bunları. sanki onu sevmem benim elimdeymiş gibi, sanki ben istemişim onsuz nefes almakta zorlanmayı.

    inanır mısınız bir haftadan beri okula gidemiyorum utandığımdan dolayı. insanlar tarafından ne kadar güçlü sanılırsam sanılayım onun yüzüne bakmaya utanıyorum. böyle dememin sebebini açıklama gereği duyuyorum; çünkü insanlar bana karsı vurdumduymaz, ukala, kendini beğenmiş gibi atıflarda bulunuyorlar. 

    neyse lafı uzatmaya gerek yok. bazen sen, onun saçının bir teline zarar gelmesin diye canını vermeye hazırken. onun senin farkında olmamasından daha da öte seni görmezden gelmesi inanın insana çok büyük acı veriyor. şuan bu satırları yazarken ahmet kaya'nın "içimde ölen biri var" şarkısı çalıyor. şarkıdaki sadece bir cümleyi aktarmak istiyorum size; "içimde intihar korkusu var " bu cümle anlatmak isteyip ama anlatamadığım her şeyi anlatmış .

    edit: 28.02.2015 tarihinde yaşadığım olaya istinaden yaptığım bir itiraf.

  • 7
    +7
    -0

    itiraf ediyorum kafama takmıyorum dediğim herşey kafamın etini yiyor geceleri ve mutlu gibi görünmeye çalışmaktan yoruldum. sürekli neden ben diye soruyorum niye başkalarından farklıyım neden bu hastalığı taşıyorum o kadar insan varken bana mı denk geldi. insanların bana acımasından nefret ediyorum sürekli kendi dertlerini anlatmalarından nefret ediyorum. biride gelip demiyor senin sıkıntın var mı sorunun var mı diye sormuyor sadece kendi yaşadıklarını aşk acılarını anlatıyorlar bundan sıkıldım artık. ve son olarak itiraf ediyorum sadece arkadaşlar ve aile yetmiyor insan sevgilide istiyor.

  • 0
    +1
    -1

    evdekilerden habersiz istanbulda 24 saat gecirecegim. aslında kicimizin dibi iki saat yol ama ilk defa akrabama değil sevgilime gidicem

  • 5
    +5
    -0

    benim için cansız varlik yoktur. gerekirse kafami koyduğum yastikla bile konuşurum. yerdeki taşla konuşurum. tabi her zaman değil canım sikilinca. öyle muhabbet ederiz ama empati yaparim hep. kendimi yastığın yerine koyarim konuşurken, aslinda konuştugum yine ben olurum ama empati yapan ben. bazen bana kızıyor ama genelde iyi anlasiyoruz. bazen bana deli dediğide oluyor ama sanki kendisi cok akıllı

  • 4
    +4
    -0

    eğer o da bana yalan söylediyse çok üzülürüm be sözlük.

  • 3
    +4
    -1

    dersine 1 kere bile girmediğim 4 hocanın kazık gibi sınavlarından geçmiş olmanın gururunu yaşıyorum babuşlar. 02:20 sigarası yakıyorum hatta. :d

  • 9
    +9
    -0

    o kadar yoruldum ki sözlük, artık uyuyamıyorum. halbuki yorgun olunca daha bir iyi uyur insan. ama öyle olmuyor işte. bu yorgunluk ki; adamı ipe götürür.
    direneyim derken tükeniyorum. siyah pencereler arkasından bakar oldum hayata. renklerim çürüdü. neredeyim bilmiyorum, korkarım bitiyorum.

  • 0
    +5
    -5

    bugün 3 yil boyunca aldatildiğimi ogrendim sozluk. kizi 3 yil boyunca bi ben sikmemisim. iyi adamların uzuldugunu ogrendim sozluk. ve iyi adamlarin nasil kotulestigine tanik oldum.

    eksileyin amk bi tekmede siz vurun iyiki duygusal olduk - taygungurses 15 Ocak 2016 02:47
    tekmede - taygungurses 15 Ocak 2016 02:48
  • 1
    +1
    -0

    geçen gün sınavdan çıkarken onun da sınav için okula gittiğini gördüm. çok acıydı onu görmemezlikten gelmek. inanın çok koydu. 2 yıldır gece gündüz demeden her koşulda ve her konuda hiç bıkmadan konuşmalarımız sonunda ayrılıkla bitti. bu olayın üzerine ilk defa gördüm onu. çok tedirgin görünüyordu. sınava iyi hazırlanamamıştı heralde. onun o yüzünü gördüm ya gördüğüm günden beri onu düşünüyorum acaba sınavı ne yaptı diye. düşünürüm tabi çünkü çok sevdim be. o beni gördü mü bilmem. gördüyse bile ne olacak ki? ''kanka dediğimiz adamla şimdi ne haldeyiz?'' diye düşünür en fazla

  • 0
    +0
    -0

    modlar benim ustume oynuyor saat 03.55 gelismeleri yazicam sozluk bu burda dursun. isim vermek istemiyorum lord orhangutan ve recep bana baski kuruyor. hele recep hakkimda deyim buldu.

    haydee sjsnsn gormessin sandim :d - taygungurses 15 Ocak 2016 04:00
    1 bidaha soz oyle yapcam kardo bol bol ozur dilerim sjmsnz - taygungurses 15 Ocak 2016 04:05
  • 4
    +4
    -0

    çocukken gittiğim kreşte (annemin kreşiydi bakınız rayben gözlüklü artiz), erkek çocuklara özenip ayakta çiş yapmaya çalışmış ve her tarafı batırmıştım. şşşş sus sus aramızda kalsın.

    xolvmdşlkgvnçömdblkvm - recep cetinin sol ayagi 15 Ocak 2016 03:57