Başlığı Düzenleyin:


* Eger varolan bir baslik girerseniz, bu basligi ("asosyal itiraf") ve tum entirilerini oraya tasimis olursunuz.

Başlık Tipini Değiştirin:


* Bir basligi sabitlemeden once o basliga bugun entiri girildigine emin olun. Girilmemisse de siz girin. Sabit basliklar; sol kanatda her zaman ilk sayfada ve yukarlarda, koyu renkli olarak gozukecektir.

Başlığı Silmek İçin Tıklayın:

Başlığı kilitlemek için tıklayın:

Secilen Entirilerle bir sey yap

0 adet entiri secili.

  • 3
    +3
    -0

    bazen diyorum ulan deneysel ilaçlar için denek falanmı olsam en azından insanlığa yararımız olsun

    1 parası da iyi o işin hem - vega 11 Ağustos 2016 00:38
  • 10
    +10
    -0

    böyle sevilmek istiyorum mesela bir insan çayımı kahvemi nasıl içtiğimi,en sevdiğim yemeğin ne olduğunu bilsin istiyorum ama bende biliyorum çok şey istiyorum

  • 11
    +11
    -0

    11,5 hafta oluyor seni görmeyeli. sesini duymayalı da 10 hafta. daha 2 gün önce 'atlattım' dedim insanlara. 'gidecekti zaten, böyle olacağını ikimiz de biliyorduk.'

    kimse bir senedir seni sevdiğimi bilmiyordu. söyleyince yüzlerinin aldığı ifade var ya? sen orada gizlisin. sonra kardeşim bildiğim insan her verdiğim sırrı insanlara anlattığı gibi, bunu da sana anlatmış. olayların arasında bir okul çıkışı buluştuk seninle. her gergin olduğundaki gibi tuvaletin gelmişti, ayaklarını sallıyordun. ben tiyatro provamı ektim, sen arkadaşlarını. iki saat kadar konuştuk ve senden nefret etmem gerekirken daha da bağlandım sana. o kadar çok eğlenmiştik ki ikimizin yüzünde de gülümseme vardı ayrılırken. beni ders çalıştırdığın günü hatırlıyor musun? matematik özürlüsüydüm, ezberletene kadar silip silip çözdürmüştün bana soruları. gitmem gerektiğinde de beni arada yaptığın gibi minibüse bindireceğini söyledin. her gelen minibüse bir kulp taktın sonra. 'bu çok yeni, bu çok eski, bu çok dolu, bu çok boş, bu çok mavi....' geç kaldığımı söyleyince bir tanesini beğendin. binmeden önce sarılmak istedim. gözün parladı sanki. ilk ve son defa o gün sarıldın bana. ama yalandan değil, sahici sarıldın dakikalarca. ben ki sarılmayı severim, o güne kadar kimse bana o kadar sıkı sarılmadı. sonra ben 'minibüs kaçtı değil mi?' dedim. sen de gülerek nefesini saçıma verdin. sarılmayı bıraktık ama hala yakınımdaydın. yüzlerimizi inceliyorduk. güldün tekrar. 'tamam son gelene bin!' dedin. kovdum, gitmedin. sadece bir adım uzaklaştın ve binene kadar beni izledin o elektrik direğinin arkasından. vedalaştık. ben bindim. minibüsteki tüm insanlar bize bakıyordu sanki.

    sandım ki sen de beni sevmeye başladın. öyle hareketlerin vardı ki, kalbimi bir uçurumun kıyısından aşağı yuvarlıyordu.

    ben her şey iyiye gidiyor diye düşünürken beni bir kez daha reddettin. bu sefer arkadaşınla gönderdin haberi. olsun, ben yine sevdim seni. yine kek istedin benden, yine yaptım. yine tüm hocalar bize laf attı çok yakınız diye. güldük geçtik. şenlik haftası seni son bir kez gördüm. tatile gittin ve geri gelmedin. kavga ettik saçma bir olaydan. sana benim seni sevdiğimi söyleyen arkadaşım aramızı açtı. bir daha telefonlarımı da açmadın. şimdi o arkadaşım senin gideceğini söylüyor. hani okulumun yakınındaki yere gelecektin? ben senin yüzünü iki saniye görebilmek için okul değiştirmedim. sen karadeniz'de üniversiteye gidiyorsun, ben senin anılarının olduğu bir okulda sıkışıp kaldım. atlattım sanmıştım. seni düşünmeyince kolaydı. seni deli gibi özledim.

    o gün daha uzun sarılmadım diye pişmanım, bize grubun anne-babası yakıştırması yapıldığında senin gülüp benim sinirlendiğim ve gülüşünü daha uzun süre izlemediğim için pişmanım, beni kurs çıkışında beklediğinde sınıftan sana daha uzun süre bakamadığım için pişmanım, seninle daha çok iddiaya girmediğime pişmanım. en çok da seni kime anlatsam nefret ettiği halde, seni sevdiğim için pişmanım.

    elveda, babamdan sonra, en büyük kırıklığım. bu gece senin için ağlayamıyorum bile.

  • 4
    +4
    -0

    ne zaman hayata karşı üst üste lose alsam boğaziçi köprüsüne gidip kendimi newton'ın yasalarına serbest bırakmayı düşünüyorum sözlük.bugün olduğu gibi.ama hayatım film gibi aq devamında ne olcağını merak ediyorum diye metrobüse 1.10 basıp gidemiyorum boğaziçine.umarım senarist ters köşe yapmaz da film olması gerektiği gibi biter

  • 7
    +7
    -0

    bu sıralar sabahları kız arkadasıma günaydın mesajı atmak için uyanıp mesajdan sonra tekrar uyuyorum allah affetsin kdlcldlxllsdod

  • 13
    +14
    -1

    çok özlüyorum lan. o minicik ellerini, öptüğüm avucunun içini. tırnaklarından biri yamuk gibi bir şeydi çalışırken olmuş galiba ama o bile çok tatlı geliyordu bana. omuzuma yaslanıp sakallarımla oynardı. ben de öylece onu izlerdim. sinamaya giderdik, o filmi ben onu izlerdim. çilleri çok güzeldi. o sevmezdi çillerini ama ben aşıktım onun her bir çiline. elleri avucumda kaybolurdu, okadar küçüktü. beline sarılırken korkardım onu incitmekten hep narin bir şekilde sarılırdım. o da elimi tutup iyice beline sarardı. sonra yüzüne bakardım o güzel gülüşünden atardı bana, o an dünyalar benim olurdu. kızdırırdı beni bilerek "dövücem seni bak" derdin "sen bana kıyamazsın ki" derdi, e haklıydı da. "senin sevginden çok korkuyorum" demişti bana "çok seviyorsun beni". şimdi de kendime bir şey yapmamdan korkuyor etrafımdakiler "cok seviyorsun onu" diyorlar. zaten başıma ne geldiyse "çok sevdiğimden" gelmedi mi ?

  • 6
    +6
    -0

    ne zaman gözlerim dolsa anneme esnemişim de sanki gözlerim sulanmış numarası yapıyorum. ben bunu yapmaktan sıkıldım annem de inanıyormuş gibi yapmaktan. bizi üzenler utansın.

  • 4
    +6
    -2

    şimdi buraya iç dünyami dökmek istiyorum. ne yazacağımı bilmiyorum.

    ne hakkında olduğu henüz karar verilemeyen bir konu üzerine yazılacak bu yazı. kelimelerin cambazlığını yapmak dahi yoruyor artık, bulamıyorum. sanırım tükendim. kendimi anlatmayacağım yine, konunun bu olacağını sanmıyorum. insanların benden sıkıldığı gibi; ben de sıkıldım. duvarlarda süzülen güneş ışığının güzelliğini yazsam veyahut gece uyku sersemliğime sığındığım kapkaranlık yalnızlığın kokusunu mu yazsam ? bilemiyorum. ikisi de eski güzel hatıraların fotoğrafları gibi; gülümsediğin halde canın yanıyor. yeni bir günün ağırlığını daha hatırlamak istemiyorum, kaldıramadığım ve altında günden güne ezildiğim bir yük gibi. yanlış anlaşılmasın ölmek istediğimden değil lakin uzun süre uyusam gerçekten dünyanın en mutlu insanı olacakmışım gibi hissediyorum. konu bu da olmayacak, bu sefer depresif olmayacağım. istemiyorum.

    belki de geçmiş hakkında yazmalıyım bu yazıyı.. bu cümleyi yazarken aklımdan geçirdiğim gibi “eskilerden girerim.. eskiler zaten bıçak gibi saplanacak cümlelerime”
    yazacağım yazmasına da depresif olmayacağım diye söz verdi, hüzünlü hüzünlü haykırdı içerden nefesim “depresif olmayacaktı bu yazı”

    bunları yazarken farkettim ki çoktan o bataklığın içine çekilmişiz, hüznümüzden ötürü dalıp gittiğimiz rüyalardan uyandığımızda; yakıp küllüğün üzerine bıraktığımız sigaramızı içmek için çok geçmiş... geçmiş, geçmişte en güzelmiş.

    bir çocuğun kahkahası gibi aydın olmalıydı oysa ki günlerimiz. gökyüzüne baktığımızda yıldızları saymalıydık; uçsuz bucaksız karanlık evrene tutulmalıydık.. gözyaşımız yüzümüze akıp silinirken yavaş yavas, hıçkırmamalıydık. şimdi ise duygusuz gözlerle varolmaya çabalıyoruz.

    konu bu değil.

    konusu yok bu yazının, hala düşünüyorum ve hala kafamdaki bir milyon düşünce birbirinden habersiz, zihnim yangın yeri. harfler geliyor hatrıma, ben onları yoğurup kelime yapmaktan aciz biriyim. zaten hiç bir zaman hiç bir şeyin mutfağında yeterince iyi olamadım. mükemmeli istiyorum sanırım. bunu sonuçlarına katlanacak olmak korkutucu, yapacak bir şey olsaydı; şu an yapardım. olmadığını bilmek.. şey gibi biraz.. şey.

    bu kelime de oldukça yankılanıyor iki kulağımın arası, içeride bir yerlerde. kendi halinde hiçbir “şey” sanki dünyaya sadece bu üç harfi harmanlayıp bırakmak için üflenmiş. gel gör ki; her cümle içinde bambaşka anlamlar ifade edebilen tek kelime. bazen kaçamak cevaplar, bazen yalanların su yüzüne çıkacağını bildiren göz kaçırmalar.. bazen de sadece acınasılık hissiyle dudaklarının arasından dökülen tek kelime. şey’in önemi kadar önemsiz insanlık zira kimse kimsenin cümlesinde karmakarışık bir özne değil.

    dağıldım. sahi ne yazıyordum ben ? tuzlu kirpik anılarına mı dönsem ? en derin duyguların kar yağarkenki akşamüstüsünü nasıl yansıtırım ? ölüm geldi aklıma, en karamsarı.. geç. ya uzaklaşmak ?

    fiziksel değil, herkesin savunduğunun aksine kalben bir uzaklaşma bu. bahaneler hz. adem’den beri var. cennetten kovulmasının bahanesi ile başlamamış mıydı zaten her şey ? belki de uzaklaşmak fıtratımızda vardır. kalplerimizin soğuması gerekiyordur belki de daha çok açmak için zihnimizi ve belki de artık üzülmemek. yalnızlıktır belki ruhunun tuttuğu ritmi duymanın anahtarı.

    doldum be sözlük. ne yapicagimi, nasil aktaracagimi da bilmiyorum. yazmak istedim sadece, hatam olduysa affola.

  • 7
    +7
    -0

    dün yıllık ücreti 38 bin tl olan üniversite kazandım bugün ise bimden iki şişe kolayı 2.25tlye alıp evime döndüm. hayat işte.

  • 0
    +0
    -0

    dişçiden aşırı korkuyorum, yarın da randevu var kanal tedavisi başlayacak içim sıkıldı...

  • 2
    +2
    -0

    geleceğe dair tüm hayallerim planlarım tek kişiliğe indi, aşka aşık bir insandım sevmeyi bile severdim karanlık gerizekalının teki tüketti bitirdi beni aq kimseyi sevemiyorum. okul başlayınca yine aynı ortama giricez onunla, bir gün o karanlığından kurtulmuş yüzünde güller açar bir şekilde karşıma gelirse ve bu bir kız yüzünden olursa naparım bilmiyorum. sevdiğimden ya da onu geri istediğimden değil, bende olmayan başkasında varmış demek ki diye bir aydınlanma yaşamak istemiyorum. yeterince üzüldüm aq yeter. sevmek istiyorum ben artık.

  • 0
    +0
    -0

    bugün gine bi müşterinin malını hazırladım. ambara götürüyorum. baktım ambarın orda bi kalabalık adamın teki dükkanına fare giriyor diye camın üstüne yapıştırıcı sıkmış farede ona yapışmış koskoca camı konteynere atmaya çalışıyorlar aq :dd ilginç tarafı farenin hayla yaşaması bi tane ambar arabalarının sahibi niyazi abi var olummmmm taşla vırın len öyle ölmez diyo bi yandan bırakın diyenler falan filan neyse taşla vuruyorlar ama cam kırılıyor fare ölmüyor aq :dd neyse öldürüp camlarla birlikte konteynere attılar 1 kaç saat sonra tekrar ambara gittim başka müşterinin malını bırakmaya baktım konteynır yok dedim nerde konteynır ambarcı burak var diyoki karantianaya aldılar .dd bugünde olaysız geçmedi :d

  • 0
    +0
    -0

    bugun kendimi çok boşlukta hissediyorum az önce içmeye başlayacağım uyutur en azından

  • 7 ben seni sevmiyom - truman 12 Ağustos 2016 00:02
  • 7
    +7
    -0

    hergün otobüste en arka cam kenarına geçip yoldan geçen insanların kaderini belirliyorum. ister istemez ön yargım yüzde yüz oluyor. mesela yoldan geçen bir adamın tipine bakarak geleceğine yön veriyorum, sen yaşlanınca çocukların sana bakmayacak ve huzur evinin bir köşesinde öleceksin filan diyorum veya güzel bir kız görünce hayatının aşkını ararken evde kalacaksın diyorum, çok absürt şeyler düşünsemde yine en mantıklısı bunlar, yine de çok acımasız oluyorum lan. tanrı olsaydım dünya da iyi şeyler olmazdı.

  • 7
    +7
    -0

    mahalleden benle yaşıt çocukluk arkadaşım var. şiir kitabı çıkarttı, bende bazı konularda yardım ettim. şimdi roman yazmaya başladı. yine yardım ediyorum. geçen gün bana "ben baya baya yazar olcam lan galiba." dedi. böyle biraz kendini şımartmaya başladı. "sende yazsana, sende yaparsın." falan dedi bana.
    bende gönül rahatlığıyla "ben zaten yazarım, yazıyorum yani." dedim. üstüne bi de çok sağlam yeminler ettim yazar olduğuma dair. "ne yazıyorsun?" dedi. "entry" diyemedim ama neyse :)) "yazıyorum işte bi şeyler. belki bir gün sana söylerim dedim." :))
    bu konu hakkında gönlüm rahat bir şekilde yeminler etmemi sağlayan, benim 'yazar' olarak burada bulunmamış sağlayan bu platforma sonsuz kere teşekkür ediyorum :)) var ol, daim ol sözlük :))

  • 2
    +3
    -1

    hayatımda ilk kez ağlaya ağlaya up uzun bir yazı yazdım. sonra notlara attım ve sildim. paylaşmadan bile gayet rahatladım lan. bundan sonra yazıp yazıp sileceğim aq. kimse de bilmeyecek ne yazdığımı. oooh mis.
    (bkz: bu yazı bitince kendini imha edecektir) modunda yazıyorum eheueheh.

    bahsettiğim entry bu değil, sildiğim eheheuhee. yavaş yavaş kafayı yiyorum heheheueheuehe

  • 2
    +3
    -1

    motor alıcam yakında ve o kadar heyecanlıyım ki cok sevdigim bir motor asya nostalji 125 hergün hesap kitap yapıyorum sanki ilk kez ilişkiye girecek kadar heyecanlıyım

  • 9
    +9
    -0

    alkol kullanmam ben, ama kadeh kaldırasım var gece gece.

    şöyle, "gelmişinee geçmişine."

  • 3
    +3
    -0

    seneye üniversiteye hazırlanıyorum. her neyse işte. ben gidecekmişim gibi bu sene bütün sitelerde ortamını falan araştırıyorum gaza geleyim diye. n'olacak bu sonum, nereye kadar hep böyle boş davranışlarım olacak, merak ediyorum.

  • 3
    +3
    -0

    içerde on yaşında ki bebeler günah benim şarkısına, içli içli "kaderin benle bu derdi ne.fakir yar olmuyor zengine" diyerek eşlik ediyorlar. ne günlere kaldık yarebbim.

    kuzenim efkarlı şarkıları öyle içinden gele gele söylüyor ki sanarsın 10 yıllık sevgilisi terk etmiş. henüz 11 yaşında. - lilithimsi 12 Ağustos 2016 19:18
  • 1
    +1
    -0

    daha yeni yapılan dolgu hayvan gibi zonkluyo. ağrı yanındaki dişe de kaydı. dişçiye gittim doktor gelmemiş. pazartesiye kadar nasıl dayanıcam lan ben bu ağrıya. kara kara diş ağrısından intihar diye yazılsam ille de cehennemlik olur muyum diye düşünüyorum.